İŞYERİNDE EN SAÇMA YASAKLAR
DÜNYA ALARM VERİYOR
MUHTEŞEM YÜZYIL'A SÜRPRİZ KONUK
ÇOK OTURANLAR DİKKAT!
17 Mayıs 2012 Perşembe
RÖPORTAJLAR
10 bin kişilik istihdam yaratacağız
Hemen her çalışanın kabusudur "Pazartesi Sendromu." Haftanın ilk günü işe gelmek, hafta sonunun rehavetini üzerinizden etmek zordur. Bu sendrom, Petkim çalışanları için geçerli değil. Başta şirketin en tepe yöneticisi Genel Müdür Hayati Öztürk için. Hayati Bey için çoğu Petkimli üst düzey yöneticilerde olduğu gibi, çalışma günü hafta içi ile sınırlı olmasa da, her gün işine severek geldiğini söylüyor. Dile kolay, tam 35 yıllık Petkimli Hayati Öztürk. Çalışma yaşamının tümü Petkim'de geçmiş. Genel müdürlük koltuğuna oturduğu 2010 yılına dek, şirketin hemen her basamağında çalışmış, değişik birimlerde görev almış. "Petkim'i sadece genel müdür yönetemez" İnsanların görevlerini yerine getirmesinin önemine dikkat çeken Öztürk, 35 yıllık profesyonel çalışma hayatını şöyle özetliyor:
Kimya sektörünün rekabete çok açık olduğunu ifade eden Öztürk, her yöneticinin geçmişte hatalı kararları da olmuşsa da önemli olanın toplamda yaratılan değerin olumlu yönde gidip gitmemesine bakılması gerektiğini vurguluyor. Petrokimya sektörünün petrol ve petrol bazlı ürünlerdeki fiyat oynaklığından çok fazla etkilendiğine dikkat çeken Hayati Öztürk, Türkiye'de üretim yapmanın zorluklarını şöyle özetliyor: "Bizim sektörümüz rekabete açık, piyasanın çok oynak olduğu bir sektör. Verilen karar her zaman doğru olamıyor. Dinamik bir sektör, belirsizlik yoğun oluyor. 2008 krizini birlikte yaşadık. Dünyayı darmadağın etti. Binlerce fabrika kapandı, on binlerce insan işsiz kaldı. Büyüyen ve kar getiren bir şirket, yöneticisinin çalışmak isteyeceği bir kurumdur. Öbür taraftan sürekli yaşam savaşı veren bir şirket var. Yönetici olarak sırtınızda büyük bir sorumluluk var. Türkiye'de rekabetin en yoğun yaşandığı bir sektörün tek yerli üreticisiyiz. Size şunu çok net söyleyebilirim: Dünyada petrokimya üreticisi olup da Petkim ile yarışmayan, rekabet etmeyen tek bir şirket yoktur. Suudi Arabistan'dan Tayvan'a; Çin'den Hindistan'a kadar. Avrupa zaten kapı komşunuz. Yarış hiç bitmiyor. Çünkü adam geçiyor seni. Enerji ve hammadde maliyeti senin onda birin kadar. Ve onlarla rakipsin. Petkim'in bulunduğu nokta kritik, her dakika dünyayı izlememiz gerekiyor. "Ben çok iyiyim" diyemezsin. "Ben artık seni geçtim" deyip, dinlenebileceğin bir zamanın yok. Öyle büyük, hızlı ve kıran kırana bir yarış ki, geride bıraktığınız rakiplere bakıp rahatlayamıyorsunuz. Durma lüksünüz yok. O nedenle sürdürülebilir biçimde büyümeyi çok önemsiyoruz." Özelleştirme süreci gereğinden çok uzadı 1987'de başlayan ve 2008 yılında SOCAR & TURCAS Grubu'nun Petkim'in yeni sahıbı olmasıyla biten özelleştirme sürecinin çok uzun sürmesinin, şirket için büyük bir handikap oluşturduğunun altını önemle çiziyor Öztürk. 21 yıl süren bu dönemin şirkete en önemli faturası, gerekli yatırımların zamanında yapılmaması olmuş. Bu süreci bir "zaman kaybı" olarak betimliyor genel müdür. "Tam 21 yıllık bir özelleştirme sürecinden bahsediyoruz. Çünkü siz özelleştirme süreci ile uğraşırken rakiplerimiz yerinde durmuyor, büyüyorlar. Petkim kamu yönetiminde iken 2005-2006'da yıllarında nefeslenme dönemi yaşandı. Tekrar adım atma anlamında ciddi katkısı olan yatırımlar devreye alındı. 500 milyon dolarlık bir yatırım yaptık ve toplam kapasitemizi yüzde 21 oranında artırdık. İnşallah önümüzdeki süreçte yeni ve büyük yatırımlarla rekabetçi ve ölçek ekonomisi olarak kuvvetli noktalara getireceğiz" diyor. "Dünya ile kendimizi kıyaslıyoruz" Petkim'in başlı başına bir şehir olduğunu dile getiren Hayati Öztürk, kendi deyimi ile sabah gözünü açınca, "Bugün neler yapacağız" diye düşünen bir yönetici. "Çok iyiyiz, mükemmel değiliz ve daha iyi olmamız lazım" diyor. Gerçeklerle yüzleşmenin her zaman başarıyı getireceği konusunda çalışanlarıyla hemfikir. Şirket yönetiminin çalışanlarla birlikte sürekli özdeğerlendirme yaptığını vurgulayan Öztürk, "Kalite" kavramının Petkim'e yansımasını şöyle özetliyor: "Toplam kalite açısından sadece Türkiye'ye değil dünyaya da bakıyoruz. Ana fabrikamız olan Etilen Fabrikamızı, dünyanın bu alanda bir numarası olan Solomon firmasının veri tabanındaki, dünyanın çeşitli yerlerinde kurulu Etilen fabrikaları ile kıyaslıyoruz. Karlılığımız, birim maliyetimizi, verimliliğimizi ölçüyoruz. Neredeyiz? Boyumuz ne? Kilomuz ne? Bunu görüyoruz. İyileştirmeye açık alanlarımızı sürekli izliyoruz. Sürekli iyileşme peşindeyiz. Gerçeklerle yüzleşmiş, daha iyisi olmak için uğraşıyoruz. Petkim'in SOCAR & TURCAS Grubu ile bu yeni yapılanma sürecinde ortaya koyduğu stratejiler çok önemli. Petkim'in kurumsal birikimi yeni sahiplerinin de onayıyla belli bir noktaya gidiyor. Gerçekten Türkiye kimya sanayisi için önemli bir dönüm noktasındayız. Bir yanda doğalgaz ve petrol rezervlerine sahip SOCAR, öbür yanda Türkiye'nin petrol sektöründe en köklü şirketi Turcas. Tam ortalarında da Petkim var. Tam bir uyum ile mükemmel bir sinerji modeli yaratıldı. Ancak karşınızda Çin, Hindistan, Brezilya var. Yüzde 8-9 büyüyorlar... Buna karşılık Türkiye pazarı kadar ithalata açık bir ülke yok. Petrokimyasal ürünlerin yüzde 75-80'ini ithal ediyor. Türk pazarında muazzam bir potansiyel var. Biz bu potansiyeli belli oranda yerli üretimle doldurabilmek adına sürekli projeler yapıyoruz. Rafineri bu çalışmanın birinci adımı, anahtarı ve olmazsa olmazı. Sonrasında Rüzgar Enerjisi Santrali geliyor. Temel sorumuz şu: Burada gördüğünüz işletmelerde kapasitemizi nasıl maksimize ederiz."
5 yıllık istihdam imkanı Ege Rafinerisi'nde inşaat aşamasında ciddi bir istihdam beklentisi de var. 2011-2014 yılları arasında 4 milyar dolardan fazla bir yatırım sözkonusu. Bu rakam Türkiye'de tek noktaya yapılan en büyük yatırım tutarı olarak kayıtlara geçecek. İnşaat aşamasında yaklaşık 10 bin kişilik bir istihdam demek bu. Faaliyet aşamasında ise yaklaşık 800 kişi kadrolu olarak yeni rafinerinin çatısı altına girecek. Yeni rafineride bugün dünyada bilinen en üst düzey teknolojiler kullanılacak. Yarattığı değer ve kimya sanayine katacağı güç açısından Türkiye ve İzmir için çok önemli bir proje olacak. Türkiye'de önümüzdeki yıllarda bu örneklerin çoğalması gerekiyor. "Çevreye duyarlı üretim anlayışı" Petkim çevrenin korunmasını ve yaşanabilir bir çevre bilincini öncelik olarak kabul ediyor. Hayati Öztürk, şirket bünyesinde tehlikeli atıkları bertaraf etmek üzere 24 milyon dolarlık bir tesis kurduklarını, bunun Türkiye'de sanayide kurulan bu alandaki tek örnek olduğunun altını çiziyor. Hem Petkim'in hem de kimya sanayisinde birçok şirketin atığını yok ettiklerini belirten Öztürk, çevreye bakışlarını şöyle özetliyor: "Mevcut mevzuatı ciddi bir titizlikle takip ediyor ve uyuyoruz. 2000'li yıllarda dönüşüm projesi olarak çevre konusunda 42 milyon dolarlık yatırım yaptık. Şu anda bile Avrupa'da klor üretiminin yüzde 40'ı civalı olarak yapılıyor. Petkim, çevre dostu membranlı cell teknolojisine 2000 yılında geçti. 2006'da mevcut buhar kazanlarımızda fueloilden doğalgaza geçtik. 80-90 milyon dolarlık bir yatırım yaptık. Her yıl çevre için düzenli yaptığımız yatırımlar dışında büyük montanlı yatırımlar yapıyoruz. Rafineride de seçilen teknolojiler dünyada enerjiyi daha az kullanan, çevreyi daha az kirleten, sürdürülebilir büyüme konusunda güvenli çevre dostu teknolojiler olacak. Bizim ürünlerimiz çevreye büyük katkı sağlıyor. Plastikleri ele alalım. Bir plastik üretirken 1 birim karbondioksit yayıyorsanız. Bu ürünü kullandığınız zaman, kullanım ömrü boyunca en az 3-4 katı karbondioksit tasarrufu ile size katkı sağlıyor. İşim bitti, artık atacağım dediğiniz plastiklerin enerji ve yakıt değeri var. Petrole eşdeğer hem de. Plastikleri yaktığınız zaman kağıt ve tahtanın iki katı enerji veriyor. Sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı bence plastik ürünlerdir" Rüzgar Enerjisi yatırımı lisansı aldı bu yıl başlıyor Petkim gelişme alanı içinde 25 megavatlık bir Rüzgar Santrali kurmak için çalışmalar devam ediyor. EPDK'dan alınan lisans sonrasında yatırımın temeli bu yıl atılacak ve bir yıl içinde işletmeye alınacak. Temiz enerji kullanımının Petkim için büyük önem taşıdığını ifade eden Genel Müdür Hayati Öztürk, rüzgardan elde edilecek enerjinin kendi bünyelerinde tüketeceklerini Kyoto Protokolü açısından karbon ticaretinde yenilebilir enerjinin getireceği kredinin önem taşıdığını ifade etti. Rüzgar güllerinin kurulacağı alanın, teknik, lokasyon ve iklim olarak çok uygun olduğunun altını çizen Hayati Öztürk, "İnşallah bu projeyi bir yıl içinde gerçekleştireceğiz. Petrokimya sektörü enerji yoğun bir sektör. Biz enerjiyi sürekli ithal ediyoruz. Sürdürülebilir enerji kaynakları Petkim'in gündeminde olmak zorunda. Rüzgar da bu bölge için önemli bir avantaj. Bunu da kullanmak istiyoruz..." diyor.. Petkim'in insan kaynakları politikasında büyük önem taşıyan İstihdam Garantili İşgücü Yetiştirme Programı'na bu yıl da devam edeceklerini belirten Petkim Genel Müdürü Hayati Öztürk, geçen kasım ayında kurs sürecine başlayan 200 kursiyerin, şubat ayı içinde işbaşı yaparak Petkim ailesine katılacaklarını söyledi. Programı Ege Üniversitesi ve Türkiye İş Kurumu işbirliği ile sürdürdüklerini, bu yılın ikinci yarısında 200 teknisyenin daha kurs sürecini başlatmayı planladıklarını kaydeden Öztürk, Petkim'in önümüzdeki yıllarda yapacağı yatırımlarda çalışacak insan kaynağını şimdiden yetiştirdiklerini sözlerine ekledi.
Petkim, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) öncülüğünde 3 Nisan 1965 tarihinde kuruldu. Kocaeli'deki Yarımca Kompleksi'nde 1970 yılında önce 5 fabrikayı işletmeye açtı. Daha sonra diğer fabrikalar bunu izledi. Petkim'in ikinci kompleksi, en ileri teknolojiler ve optimum kapasitelere sahip olarak 1985 yılında İzmir-Aliağa'da işletmeye açıldı. Petkim Petrokimya Holding A.Ş'nin sermayesindeki yüzde 51 oranındaki kamu hissesi; blok satış yönetimi ile özelleştirilmesine ilişkin ihale süreci sonucunda, 30 Mayıs 2008 tarihinde 2 milyar 40 milyon dolar bedelle SOCAR & TURCAS Grubu'na geçti. 1952'de Kırıkkale'nin Keskin ilçesinde dünyaya gelen Mehmet Hayati Öztürk, 1976'da Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. 1977'de PETKİM'in Yarımca kompleksinde Proje Mühendisi olarak göreve başlayan Öztürk, Teknik Kontrol Müdürlüğü'nde Şef ve Başmühendis; Ar-Ge Müdür Yardımcılığı ve Grup Müdürlüğü görevlerini sürdürdü. 2001'de PETKİM Petrokimya Holding A.Ş'nin Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirilen ve genel müdür olana dek bu görevini sürdüren Hayati Öztürk, şirketin Ar-Ge, Finans, Proje, Yatırım, Planlama, Satış ve Pazarlama birimlerinin tüm iş akışlarının sorumluluğunu üstlendi. 8 Ocak 2010 tarihi itibarıyla PETKİM'in Genel Müdürlük koltuğuna oturan Öztürk, İngilizce ve Fransızca biliyor, evli ve iki çocuk babası. Yükleniyor...
YAZARIN DİĞER KÖŞE YAZILARI |
|