İŞYERİNDE EN SAÇMA YASAKLAR
DÜNYA ALARM VERİYOR
MUHTEŞEM YÜZYIL'A SÜRPRİZ KONUK
ÇOK OTURANLAR DİKKAT!
17 Mayıs 2012 Perşembe
RÖPORTAJLAR
31 Aralık'ta ya Metro'da ya da metro çukurunda buluşacağız
AKP'nin İzmir'de iyi anlatılmadığının altını çizen Kabak, "İzmir'de 1. parti olmamamız başta il başkanı olarak ben olmak üzere il ve ilçe teşkilatlarımızın suçu. Elbette demokratik seçimlerde partiler 1. parti de olabilir 2. parti de olabilir. Ama parti ilkeleri, hükümet icraatları, Başbakanımızın fedakarlığı ve İzmir sevgisini biz gerektiği gibi anlatamıyoruz. Bu yüzden bizlerin çok daha özenle çalışması gerekli. İzmir'de güçlüyüz. Henüz 1. parti değiliz. Ama 1. parti olmamız zaman meselesi" diye anlatıyor. İzmir'i 11 yıldır yöneten CHP anlayışına tepkisini gösteren Kabak, "CHP zihniyeti İzmir'de metro konusunda başarısız olmuştur. 1999'dan 2005'e metronun temeli bile atılamadı. 2005'te temeli atılan metronun 2007'de biteceği ilan edildi. 2010 sonlarına geldik metro hala bitecek gibi görünmüyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu sürekli mazeret üretti. Halen de üretiyor. 31 Aralık 2010 günü İzmirlileri metro açılışı için davet etmiştim. Aziz Kocaoğlu'nun verdiği söze dayanarak yapılan bu davetim geçerlidir. İzmirliler ile ya metro çukurunda ya da metro faaliyetinde buluşacağız" diye konuşuyor. İl Başkanlığı koltuğunun özellikle iktidar partilerinde önemli bir konumu olduğuna vurgu yapan Kabak, "AKP iktidar partisi. Güç erkinin elinde olduğu bir siyasi anlayışın temsilcisiyiz. Her partide parti içi çekişmeler olur. Ama söz konusu parti iktidar partisi ile bu çekişmeler daha fazla ve şiddetli gerçekleşir. Siyasetin doğasında var. İl başkanı bir koltuğa oturduğu gün tartışmalar başlar. 'Niye O? Niye ben değilim? Niye benim ekibimden değil? Niye...?' diye sorulan sorular çekişmeye dönüşebilir. Siyasette iktidar için çekimleşmeler doğaldır. Ama ben 16 aydır bu koltuğa layık olmak için hareket ettim. Parti içi hiçbir çekişmeye girmedim. Enerjimi sivil toplum kuruluşları, basın kuruluşları, halka kendimizi daha iyi anlatmak için kullandım. İyi yönetilmeyen İzmir'in hakkını aramak için CHP Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na karşı etkin bir muhalefet yürüttüm. Parti içi çekişmelere girmek, hizipçilik yapmak ne kişiye ne de siyasi anlayışa başarı getirmez" diyor.
AKP'nin İzmir'de 2. parti olmasını değerlendiren Kabak, "Bursa, Kocaeli, Sakarya, İstanbul ile İzmir'in sosyal, kültürel ve demografik özelliklerinin paralel şehirler. Diğer kentlerde AKP açık ara 1. parti durumundadır. İzmir'de 2. parti durumundayız. İzmir'de de çok güçlüyüz. 1. parti olacağımızdan eminim. Sadece zaman meselesi. Birlik ve ekip ruhu bizi başarıya taşıyacak. Sevgi, ilgi, fedakarlık, cesaret ve ekip ruhu ile başarmamız mümkün değil. Ama bizim için başarı salt iktidara gelmek değil. İktidara geldiğimizde İzmir'e hak ettiği hizmeti vermek. Hem adalet hem de kalkınma istiyoruz. İzmir kötü yönetiliyor. Büyük bir köy görünümünde. 11 yıldır yerel belediye iktidarında olan CHP İzmir'e ne yaptı?' Ama sayın Başbakanımız liderliğindeki Hükümet Beydağ Barajı, havaalanı, Aliağa-Menderes Hafif Raylı Sistemi, duble yollar, İzmir-İstanbul Otoyolu yatırımı, hızlı tren yatırımı ile hak edilen ilgiyi gösteriyor" diyor. AKP'nin İzmir'de iyi anlatılmadığının altını çizen Kabak, "İzmir'de 1. parti olmamamız başta il başkanı olarak ben olmak üzere il ve ilçe teşkilatlarımızın suçu. Elbette demokratik seçimlerde partiler 1. parti de olabilir 2. parti de olabilir. Ama parti ilkeleri, hükümet icraatları, Başbakanımızın fedakarlığı ve İzmir sevgisini biz gerektiği gibi anlatamıyoruz. Bu yüzden bizlerin daha çok daha özenle çalışması gerekli. İzmir'de güçlüyüz. Henüz 1. parti değiliz. Ama 1. parti olmamız zaman meselesi" diye anlatıyor. "İl Başkanlığı önemli bir koltuk" Türkiye'de AKP diye bir parti olmadığını ısrarla vurgulayan Kabak, "Benim adım Ömür Kabak. Siz benim adımı Ömür yerine Ömer derseniz olmaz. Aynı şekilde AKP diye bir parti yok. Siyasi Partiler Kanunu'na göre bir partinin uzun adı ve kısa adı vardır. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kısa adı AKP'dir. Her bir partinin ismi ve kısa ismini parti kurucuları seçer. Resmi tüzüğümüzde bizim partimizin adının da AKP olduğu belirtilmiştir. Tekrar ediyorum Türkiye'de AKP diye bir parti yoktur. Uzun adıyla Adalet ve Kalkınma Partisi kısa adıyla AKP vardır. Merkezin sağında yer alan ve milletin moral değerleriyle sıkı ilişkileri olan bir kişiyim. Devlet yönetiminde katı devletçilik anlayışını reddediyoruz. İnsanımıza güvenen onların önünü açan bir yaklaşımımız var. Hukuk, adalet ve özgürlüklere önem veren bir siyasi anlayışa sahibim. Temiz, dürüst ve doğru insan olarak hem adalet hem de kalkınmanın birlikte olabileceğine inanıyoruz" diye anlatıyor. İl Başkanlığı koltuğunun özellikle iktidar partilerinde önemli bir konumu olduğuna vurgu yapan Kabak, "AKP iktidar partisi. Güç erkinin elinde olduğu bir siyasi anlayışın temsilcisiyiz. Her partide parti içi çekişmeler olur. Ama söz konusu parti iktidar partisi ile bu çekişmeler daha fazla ve şiddetli gerçekleşir. Siyasetin doğasında var. İl başkanı bir koltuğa oturduğu gün tartışmalar başlar. 'Niye O? Niye ben değilim? Niye benim ekibimden değil? Niye...?' diye sorulan sorular çekişmeye dönüşebilir. Siyasette iktidar için çekimleşmeler doğaldır. Ama ben 16 aydır bu koltuğa layık olmak için hareket ettim. Parti içi hiçbir çekişmeye girmedim. Enerjimi sivil toplum kuruluşları, basın kuruluşları, halka kendimizi daha iyi anlatmak için kullandım. İyi yönetilmeyen İzmir'in hakkını aramak için CHP Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na karşı etkin bir muhalefet yürüttüm. Parti içi çekişmelere girmek, hizipçilik yapmak ne kişiye ne de siyasi anlayışa başarı getirmez" diyor.
Görevden alınma konusunda yazılıp çizilenleri hatırlattığımızda ise "Benim asıl güvencem Sayın Başbakan ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem'dir. Bizi yakından takip ediyorlar. Yaptığımız çalışmaların söylediğimiz sözlerin her birinden haberleri var. İyiyi de yanlışı da görüyorlar. Her iki yöneticimiz de adaletli bir şekilde milletin ve partinin menfaatlerine uygun kararlar alıyor. Bu kararların adaletinden hiç şüphemiz yok. Millet için ve partimizin genel ilkeleri çerçevesinde fedakarca çalışıyorum. Genel Merkezin beni desteklediğini biliyorum.Doğru şeyleri yaparsak doğru kişilerin bizi desteklediğine inanıyorum. Yanlış bir uygulama yaparsak da bunun karşılığı olarak uzaklaştırılırız. Ömür Kabak'ı AKP İl Başkanı olarak çok başarılı bulmuyorum. Çünkü partimizin oy oranı günden güne yükseliyor. Ama benim imzamı attığım kazandığım somut bir seçim yok. Ama gidiş yönümün doğru olduğuna yürekten inanıyorum. AKP'nin 1. parti olması İzmir'de zaman meselesidir. Bu yüzden parti içi kavgalara hiç girmedim. Girmeyeceğim" diye özetliyor. Kişisel yaşamında bilginin en büyük güç olduğuna inanan Kabak, "Hakimlik ve avukatlık yaşamımda da birbirinden oldukça farklı insan ve olayla karşılaştım. Bilgili insan bilgisi ve güler yüzüyle inandığı yönde samimiyetle çalışmalarını sürdürür. Bağırıp çağırmakla açık kapatılmaz. Bağırıp çağıranların söylediklerinin doğruluğu yüksek sese gerek duymaz" diyor.
Metronun İzmir için çok önemli olduğunu dile getiren Kabak, İzmir'in keşmekeş trafiği için metronun tamamlanması gerektiğini ama İzmir'i 11 yıldır yöneten CHP zihniyetinin idarecilerin sürekli erteleme yaklaşımı içinde olduğunu dile getiriyor. İzmir'i 11 yıldır yöneten CHP anlayışına tepkisini gösteren Kabak, "CHP zihniyeti İzmir'de metro konusunda başarısız olmuştur. 1999'dan 2005'e metronun temeli bile atılamadı. 2005'te temeli atılan metronun 2007'de biteceği ilan edildi. 2010 sonlarına geldik metro hala bitecek gibi görünmüyor.Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu sürekli mazeret üretti. Halen de üretiyor. Kamu İhale Kurumu ile ilgili sorunlar şubat ayında çözüldüğünde davaları kazandığında elinde mazereti kalmadı. O tarihlerde metroyu 2010'un sonunda bitireceğini ilan etmişti. Ben de o ana kadar metro konusunda eleştirilerimi dile getirmiştim. Metronun biteceği ilan edilen 2010'un sonuna kadar konuşmama kararı aldım. Ancak 2010'un Haziran Temmuz aylarında kendini kendi verdiği sözü yalanlamaya başladı. 31 Aralık 2010 günü İzmirlileri Metro açılışı için davet etmiştim. Aziz Kocaoğlu'nun verdiği söze dayanarak yapılan bu davetim geçerlidir. İzmirliler ile ya metro çukurunda ya da metro faaliyetinde buluşacağız" diye konuşuyor. "İzmir için büyük hayallerimiz var" İzmir Türkiye'nin en büyük gecekondu şehirlerinden birisi olduğunu iddia eden Kabak, "İzmir'in hala imar planları yok. Yatırımcı sahipsiz durumda. Nereye gideceğini nereye yatırım yapacağını bilmiyor. Bu konuda Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun Deniz Feneri olmasına ihtiyaç var. İzmir'in en eksiği yerel bir liderinin olmaması. Bu görevin doğal adresi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığıdır. Ama İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan biz böyle bir liderlik görmüyoruz" diyor. İzmir'in birçok üstünlüğüne dikkat çeken Kabak, "İzmir potansiyeli çok yüksek bir ildir. Ne yazık ki bu potansiyeli kullanamıyoruz. İzmir'i tanımlamak için belli bir kavram yetmiyor. İzmir Sanayi kenti, İzmir liman kenti, İzmir turizm kenti, İzmir tarihi bir kent, İzmir tarım kenti. Bunların herhangi birinin öne çıkmasına gerek yok. Hepsini bir arada gerçekleştirebiliriz. Organize Sanayi Bölgelerimizle limanımızla Batı Anadolu'nun ticaret merkezi olabiliriz. Efes, Agora, Bergama ve termal turizmiyle sağlık ve tarih turizm merkezi olabiliriz. İzmir Türkiye'nin 2. büyük tarım şehri. Küçük Menderes, Gediz ve Bakırçay Havzaları çok büyük tarım potansiyeline sahip. Tarıma dayalı sanayi oluşturulabilir. Organik tarıma elverişli bir kentiz. Üniversiteler şehriyiz. Tüm bunların planlanması ve entegrasyonu için de liderliğe ihtiyaç var" diye aktarıyor. İzmir'e yönelik sihirli projeleri olmadığını söyleyen Kabak, "Hiç kimsenin elinde sihirli değnek yok. Tek bir proje ile İzmir'i uçururuz demek yanlış olur. Ama İzmir için büyük hayallerimiz var. En büyük gücümüz İzmir'in insanları. Entegrasyon ve planlama etkili liderlik sonucunda İzmir'in hiçbir sıkıntısı kalmaz" diye anlatıyor. Yükleniyor...
YAZARIN DİĞER KÖŞE YAZILARI |
|