E-GAZETE
RÖPORTAJLAR

70 bin gönül kapısı çalacağız

23 Mart 2011, 20:35
Muhtar Egeli

Yönetime geldiği ilk günden itibaren AK Parti İzmir İl Başkanı Ömer Cihat Akay'ı takip ediyorum. Haber Ekspres ekibi olarak kendisini ziyaret etmek istediğimizde, özel kalemine "Hemen dileği yerine getirin" talimatını verdi. Gerçekten olağanüstü denilebilecek kibarlıkta konuk etti. "Çok kısa" dedik, ziyaretimiz yaklaşık bir saat sürdü. Sonunda ziyaret için kapı önünde bekleyenleri bildiğimiz için, "Siz yoğun birisiniz, bu nedenle bizi af edin!" diyerek yanından ayrılırken, "Bir sonraki sefer mutlaka kahve içeceğiz" teklifini getirdi. Yaşça kendisinden büyük olduğum için ise "Ağabey" diyerek hitap etmek istediğini dile getirdi. Akay, Başbakan Recep Tayip Erdoğan gibi konuşmasını şiir ve fıkralarla da süslüyor.

Aslında zaman zaman sorularımızla biraz zorladık, örneğin "Geçen hafta açıklanan ankete göre CHP'nin oyları artıyor gözüküyor, siz ne diyorsunuz?" diye sorduğumuzda, "CHP İzmir İl Başkanı, 11 ilçede yapıldığını belirtilen anketi, elindeki sonuçlara dayanarak Türkiye sathına yaymaya kalktı. Yani; 'CHP iktidar olacak' anlamına getirdi. Buna herkes güler!" dedi.



AK Parti'yi seçimlerde taşıyacak olan Ömer Cihat Akay'a biz sorduk, o da yanıtladı...

İlk sorumuz akçeli idi...

- Sayın Başkan, sizden önceki başkanlar sürekli 'parasızlıktan' söz ediyorlardı. Siz de bir süre sonra 'Ankara'dan para gelmedi, ne yapayım!' diyecek misiniz? Yani yakınacak mısınız? Suçu herkesin savunma aracı olarak kullandığı 'paraya' mı atacaksınız?

AKAY: Para önemlidir, ancak sevgi ve inanç önce gelir. Biz sevgiyi ve güzelliği ön plana çıkarıyoruz. Vatandaşlarımız bizi kucaklıyor, biz de onları... Biz kitle partisiyiz. Önemli olan sorunları çözmektir. Her şey para demek değildir. Zaten öncelikle parayı düşünenin bizimle ilgisi yoktur. Dikkat edin her meslekten, her yaştan insanımız kapımızı çalmakta, bizimle çalışmak istemektedir.

- Siz kapınızı her çalana, ziyaretinize her gelene inanıyor musunuz? İçlerinde yanıltıcı ve aldatıcı olanlar yok mu? Ben bu insanları ismen bile sayabilirim, siz bilmiyor musunuz?

AKAY: Tabii ki binlerce kişinin arasında art niyetli olanlar da çıkabilir. Ama onlar ne benden ne de ekibimden yüz bulamazlar. Zaten biz de çalışmalar gönüllülük esasına göre yürütülür. Menfaat ve maddiyat bekleyenler yüz bulamaz, kısa sürede ayrılırlar. Tabii ki her insan ailesinin ve kendisinin geçimini düşünecektir, ama yeri burası değildir. Partimizde amaç hizmettir. Hizmet esastır. Başka düşüncede olanlar kendilerini kısa sürede afişe ederler ve ayıklanırlar.

- Başbakanımız ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ilahiyatçı, siz de belirttiğine göre ilahiyat tahsili yaptınız. Bunun sizi bu makama getirilmenizde bir rolü oldu mu? İlahiyatçılar iyi hatiplerdir, yani konuşmalarında toplumu etkilerler...

Konuşmamızın bu bölümünde, "babacan bir şekilde gülümseyen" AK Parti İzmir İl Başkanı Ömer Cihat Akay, özetle şunları söyledi:

"Ben İlahiyat tahsili yaptım ama bir gün bile Diyanet'te görev almadım. Ben baba mesleğini, yani ticareti seçtim..."

- Şu anda herkes "İşler iyi değil, ya da kesat' diyor. Yani ağlamayı tercih ediyor. Siz ticarette para kazandınız mı?

AKAY:  Allah bereket vesin... Ben ticareti alnımın akıyla ve helalinden yaptım. İyi kazanç da sağladım. Yani ticaretten memnunum. Ben, haksız kazanca karşıyım. Herkes hakkını almalıdır. Ama aldatmacanın, kandırmacanın kesinlikle karşısındayım. Beni tanıyanlar bunu bilirler.

- Siz insanları nasıl kandırırsınız, ya da hedefe ulaşırsınız?

AKAY: Babamın dükkanı Bitpazarı'nda idi... Ben orada yetiştim. Benim işim müşteriyi işyerine sokmak ve malı satmaktır. Bunda başarılıyımdır. Ama aldatmaca kesinlikle olmaz, olamaz. Mühim olan satan kadar alanın da memnun ve mutlu olmasıdır.

- Sizden herkes bir şey istiyordur. Tayinden tutun da paraya kadar. Sizin tutumunuz nasıl oluyor?

AKAY: Karşımdaki samimi ve haklıysa her türlü yardımı yaparım, yapmaya çalışırım. Zaten bizi bilenler kesinlikle yasa dışı bir iş yapmayacağımızı, keyfi hareket etmeyeceğimizi ve sadece doğrudan yana olduğumuzu bilirler. Biz "sesini duyuramayan" ya da bir yere ulaşamayan, haksızlığa, yalana, iftiraya uğrayan insanımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz.

- Peki bu kadar açık ve net söylüyorsunuz, İzmirliler size nasıl ulaşacaklar? Sıradan birisinin makamına girmek bile sorun oluyor...

Bu arada AK Parti İzmir İl Başkanı Ömer Cahit Akay yerinden kalkarak bize kartvizitini uzattı. Ondan sonra, "Üzerini okur musunuz?" diye sordu ve cümlesini şöyle sürdürdü:

"Bakın kartvizitimde cep telefonum yazıyor. Yani bu belki birçok kişi ve yönetici için risk gibi görülse de benim için sadece mutluluktur. Mutlaka her telefona çıkar ve gerekli konuşmayı yaparım. Sadece bir toplantı ya da görüşmedeysem, karşımdakine saygıdan, telefonu açmam, ya da meşgule alırım. Böyle durumlarda ise telefon özel kalemimdedir. O notlarını alır ve mutlaka geri dönerim."

- Peki sizi boş yere meşgul eden oldu mu?

AKAY: Henüz olmadı. "Vatandaş daima haklıdır" prensibinden hareket ederim ve hoşgörü ile olaya bakarım, karşımdakini dinlerim. Çoğunluk, gönüllülük esası dâhilinde hemen herkes AK Parti'ye, Başbakanımız Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a bağlılıklarını bildirip sevgilerini iletiyorlar.

- Sizin hedefiniz nedir?

AKAY: Adalet ve Kalkınma Partisi'ni İzmir'de birinci parti yapmak. Bu olmayacak bir şey değil. Seçimlere kadar tüm evlere gireceğiz, çalmadık kapı, sıkılmadık el bırakmayacağız. Bizi dinleyen klasik fikir ve görüşünü bırakıyor.

- Bunu nasıl başaracaksınız?

AKAY: Mahalle temsilcilerimiz aracılığıyla bunu rahatça başarırız. Biliyorsunuz ortalama bir sandıkta 200 seçmen oy kullanıyor. Bize inanan ve gönül verenler eğitimlerini aldıktan sonra her seçmene rahatça ulaşabilirler. Kayıt dışı bir kişi bile kalamaz.

- CHP, MHP ve hatta tüm partilerin il başkanları ve yetkilileri de aynı cümleyi tekrarlıyor...

AKAY: Bizi diğer partiler ilgilendirmiyor. Biz ilkeli bir partiyiz. Çalışmalarımızı belli kural ve prensipler dahilinde iyi niyetle, şeffaf bir şekilde sürdürüyoruz.  Biz sadece 70 bin kapı değil, Mevlana'da olduğu gibi 70 bin gönül kapısını da tek tek çalacağız.

- Sayın Başkan siz İzmir'de birinci olmaktan söz ediyorsunuz, ama CHP'nin açıkladığı anketler bunu tersini gösteriyor?

AKAY: Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan, İzmir'e çok önem veriyor. Devlet ve hükümet olarak her türlü yatırım desteğini de sağlıyor. Ancak burada bizim hatamız ortaya çıkıyor. Çünkü biz yatırımları ve İzmir'e yapılanları herhalde iyi anlatamadık. 

CHP'nin 11 ilçede, toplam 2 bin 200 kişi üzerinde yaptırdığı anketlerin için şu an hiç bir mana ifade etmediğini ve "şaibeli" olduğunu savunan Akay, CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır'ın, "Türkiye'nin birinci partisi olacağız." Sözüne çocukların bile güldüğünü söyledi.

İlahiyat tahsili görmesine rağmen, aklımızdan geçirdiğimiz AKP'li tasvirinin tamamen dışında olan "Öz İzmirli" AK Parti İzmir İl Başkanı Ömer Cihat Akay, konuşmalarını fıkra ile süslemeyi de seviyor.

Bu arada Ömer Cihat Akay'dan bir de fıkra örneği verelim:

Adamın biri kepçesini göle düşürür. Cin, adamın üzgün ve perişan haline görünce yardıma karar verir. Göle dalar ve "Altın"dan bir kepçe çıkarıp sorar, "Bu senin mi?"
Yanıt, "Hayır!" olar...
Cin tekrar göle dalar ve bu kez elinde "gümüş!" bir kepçe ile çıkar ve yine sorar, "Bu senin mi?"
Yanıt yine "Hayır!"dır..
Üçüncü dalışta ise adamın işine yarayan ama madden değersiz kepçeyi çıkarıp "Bu mu?" diye sorduğunda, sevinç içinde "Evet!" der...
Günler geçer, bu kez adam eşiyle balık tutarken, dengesini kaybeden kadın karanlık sularda kaybolur. Feryadı duyan Cin, "Adamın haline acır ve güvenilir bir kişi olduğunu bildiği" için, tekrar göle dalar ve yine muziplik yaparak saçlarından tuttuğu kadını dışarı çıkarır...
Ve sorar: "Karın bu mu?"
Yanıt "Evet"tir...
Cin şaşırır, çünkü saçlarından tuttuğu, Jennifer Lopez'dir!
Ben bu fıkradan şu kıssadan hisseyi çıkardım: Özellikle siyasette, her "evet" e inanmayın...
Yani; AK Parti İzmir İl Başkanı Ömer Cihat Akay ile ekibi de her şeye tedbirli yaklaşıyor...

- Sayın Akay, gördüğüm, duyduğum ve bildiğim kadarıyla babacan tavrınız kadar hoşgörünüz var. Peki siz her şeyden memnun musunuz, canınızı sıkan bir olay meydana gelmedi mi?

AKAY: Göreve başladığım ilk günden itibaren, gazeteci dostlarımıza 'Her türlü sorunuzu yanıtlayacağım?" dedim. Ancak, bir gazetemizde çıkan haber beni üzdü. Çünkü haber değil, yorum yapılmıştı ve ben söylediklerimden ötürü suçlanıyordum. Eski Türk Ceza Kanunu'nun 163. maddesinden yargılanıp cezaevinde 'fikir" suçundan yatmıştım. Bu kamuya başka türlü gösterilmek istendi.

Bence konuşmamızda en önemli noktalardan biri de, temayül yoklamalarının kesin belirleyici olmadığının altını çizdi. Önce aday adayları görüşmeye çağrılacak, sonra AK Parti Genel Başkanı ile dosyalar bir kez daha ele alınacak ve sonuca ulaşılacak. Yani; "hemşeri derneklerinden" tutun, da sivil toplum örgütleri ile bağlantılardan tutun da, toplum üzerindeki etkisine kadar her nokta değerlendirilecek.

İzmir'deki Roman vatandaşlarımızdan tutun da balkan kökenlilerine, tarım sektöründen tutun da devlette, ya da özel sektörde önemli mevkilere kadar gelenler, yöneticilik vasıflarına kadar incelenecek. Yani popüler isimlere de önem verilecek. O zaman şu anda hiç kimse ne kazanmış ne de kaybetmiş durumda. Mücadele yeni başlıyor.

Yaşça kendisinden büyük olduğum için "Ağabey" demek için izin isteme nezaketini gösteren Ömer Cihat Akay, İlahiyat Fakültesi mezunu İzmir'deki "Alevi" yurttaşların sorunlarını da en iyi kendilerinin bildiğini de söyledi.
Yani; yeni başkan ekibiyle birlikte her daveti ve hareketi değerlendiriyor. 15 günde bir tüm ilçe teşkilatlarını mutlaka ziyaret etmeyi prensip edinmesine rağmen, "Teşkilat ne der?" sorusunun yanıtını da biliyor, küskünleri barıştırıyor.
Özetle;  her gün birçok kişinin ziyaret ettiği ve büyük hareket yaşanan AK Parti İzmir İl Başkanlığı'nda "başarı" için her türlü çalışma yapılıyor.
Bu arada bir Anadolu ilçesinde, tesadüfen şahit olduğu bir olayı da Ömer Cihat Akay, "İzmir'deki başkanlarımızın kulakları çınlasın!" diyerek şöyle anlattı:

"Bir girişimci konfeksiyon üzerine yatırım yapmak istiyordu. Başkan, '100 kadınımıza iş verin, size her türlü imkanı yaratalım' sözünü verdi. Bu girişimcileri neden İzmir'e getirmeyelim?"
AK Parti İzmir İl Başkanı Ömer Cihat Akay, Pazar günü yapılan temayül yoklamasından sonra, bu aşamada komisyonların öne çıkanları mülakata çağıracağını, daha sonra da AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile il başkanlarının toplantı yapacağını söyledi.
Son kararı da 11 Nisan 2011'den evvel Başbakan Erdoğan'ın vereceğini aktardı. Temayül yoklamalarının kesin belirleyici olmadığının altını çizen İl Başkanı Akay, bu defakinin farkının, sonuçların sandıklar kapanır kapanmaz açıklanması olduğunu, bunun da genel merkezin izni ve onayıyla yapıldığını ifade etti.

- Son günlerde ünlü isimleri partiye davet etmenizin nedenini de anlatır mısınız? sorumuzun yanıtı ise şöyle oldu:

AKAY: Biz Türkiye'nin partisiyiz. Herkese kapılarımızı açtık. Spor dünyasından olur, iş dünyasında olur, sanat dünyasından olur herkesle siyaset yapmak için varız. İl yönetimini oluştururken de buna dikkat ettik. Herkesi siyaset yapmak için AK Parti çatısı altında toplanmaya davet ediyoruz.

- Sayın Başkan bu arada "yaşam tarzınız"ı da anlatır mısınız?

AKAY:  İzmir'de bir yaşam tarzı ve kültürü var. İzmir Mardin, Urfa, Diyarbakır, Muş gibi illerden gelenleri de kendi kültürü içerisinde yoğurmuş. Yasam tarzının hükümet tarafından değiştirilme endişesi var. Bu konuda İzmir'i ve Türkiye'yi arındırmak ve rahatlatmak lazım.

-Bir turistik şehrimizde parkta bira içen bir gencimiz cezalandırılmıştı, buna ne diyorsunuz?

AKAY: Bir insan mükemmel olmayabilir, hatta hiç bir insan mükemmel değildir. Sizlerden katkı bekliyoruz. Birbirimize atacağımız adımlarla bir noktada birleşeceğiz. Hiç kimse kimsenin dinine karışamaz, birbirimizi farkımızla sevelim. Ama elbette ki halkımızın sağlığı, emniyeti ve eğitimi hükümetin sorumluluğu altında.
İzmir'in son 10 yıldır gerilediğini, bunda en büyük nedenin de yerel yönetimler olduğunu, büyük şirketlerin İzmir dışına kaçtıklarını belirten AK Parti İzmir İl Başkanı Ömer Cihat Akay, süper ligde tek takım Bucaspor'un da sahip çıkılmadığı için nasıl güç durumda kaldığının tüm İzmir halkı tarafından bilindiğini söyledi. Biz de bunun üzerine şu soruyu sorduk:

-Sayın Başkan siz siyasette takım oyununu mu, ferdi oyunu mu seviyorsunuz?

AKAY: Yönetim kurulunun her bireyini il başkanı gibi düşünüyorum. İl başkanı gibi çalışacağını, il başkanının da her yönetim kurulu bireyini düşündüğünü ifade etmek istiyorum. Burada biz takım oyunu oynuyoruz. Bu takım oyununda Cihat Akay neyse Sedat Gürler, Mahmut Badem de odur. Mahmut Badem neyse Akay da odur. Takım oyunuyla yapacağımız her çalışmada başarılı oluruz. Münferit, ferdi çalışma yapmayacağız. İzmir'i ve İzmirliyi kucaklayacak projeler yapacağız. İktidar partisinin il yönetimi olarak İzmir'deki bütün sorunların çözümüne faydalı olmaya gayret edeceğiz. Hükümetimizin üzerine düşen görevleri yönetim olarak yapmak istiyoruz. Bunu da başaracağımıza inanıyorum"

- Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan'la baş başa görüştünüz ve verdiği görevi üstlendiniz. Kendisine herhangi bir söz erdiniz mi, ya da o sizden bir şey istedi mi?

AKAY: Görüşme yaptığım Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yeni yönetim kurulundan İzmir'de başarı beklediklerini ifade etti. Görevi alırken Başbakanımızın bir talimatı vardı, 50 kişilik yönetim kurulunda yüzde 30 kadın kontenjanının korunmasını istemişlerdi. Yüzde 29.5 kullandık, 14 hanımefendi kardeşimiz bu yönetimde görev yapacak. STK'larda ve kendi mesleklerinde başarılı olmuş arkadaşlarımız. Avukat, ekonomist, kadın doktoru ve diş doktor hanımefendi var. Ev hanımımız var. Ülkemizi yurtdışında temsil eden bir hanımefendi üyemiz var. Gayrimüslim dediğimiz ama Türk vatandaşı olmuş bir hanımefendi üyemiz var. Geçmiş yönetimde yer almış ve bu yönetimde yer almış arkadaşlarımız var. Diğer 12 arkadaşımız ilk defa siyasete girmiş kişilerden oluşuyor.

- Sayın Ömer Cihat Akay, 'Barış, demokrasi, anlayış, diyalog' için neler söyleyeceksiniz?

AKAY: Diğer bir tarafta yerel yönetimlerdeki eksikleri de insanları hedef almadan hizmet noktasında eleştireceğiz. Kardeşçe, dostlukla, vatandaşa hizmet etmek için siyaset yapıyoruz. Kırgınlık olmadan hizmet yapılmasından yanayız. Belediyenin, AK Parti hükümetiyle yapabileceği işlerde biz her zaman yardıma hazırız İzmir'in Ege Bölgesi'nde önemi ne kadar büyükse AK Parti'nin de İzmir için önemi büyüktür. AK Parti hükümetin partisidir. Biz burada hükümeti temsil ederek, İzmir için yapılması gereken her şeyi yapmak istiyoruz. Barış içinde, demokrasi içinde karşılıklı anlayış, diyalog, sevgi ve saygı çizgisi içinde, tüm siyasi partilerle barış ortamı içinde siyaset yapmak istiyoruz.

 

Ömer Cihat Akay kimdir?


01 Kasım 1956'da İzmir'de doğdum. 1964 - 1969 yılları arasında Mehmetçik İlkokulu'nda, 1969 - 1972 yılları arasında 27 Mayıs Ortaokulu'nda, 1972 - 1975 yılları arasında İzmir Atatürk Lisesi'nde eğitimlerimi tamamladıktan sonra, 1975 - 1981 yılları arasında Erzurum Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde eğitimimi tamamladım.

Sırası ile 1984 - 1993 Konfeksiyon ve Ticaret, 1993 - 2001 İnşaat Sektörü, 2002 - 2005 Ülker Firmasında Üst düzey yöneticilik görevlerini ifa ettim.

Siyasi ve Sosyal Faaliyetlerim arasında;
1972-1980: M.T.T.B, Akıncılar Teşkilatı,MSP Gençlik Kolları,Talebe Ve Yurt Başkanlıkları
1984-1992: REFAH Partisi Konak Bşk. Yrd. İZMİR
1990-1992 ; Milli Gençlik Vakfı İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyeliği
1992-1998: MÜSİAD İzmir Kurucusu Ve Şube Başkanı
1994-1996: MÜSİAD GENEL Merkezi Yönetim Kurulu Üyeliği
1998-1999: FAZİLET Partisi İl Bşk. Yrd.
İTO ve MAZLUM-DER Üyelikleri
2003-2004: AK Parti Konak İlçe Yönetim Kurulu Üyeliği yer almaktadır. 2005 yılından itibaren halen CEMER Ltd. Şti. 'de üst düzey yönetici görevini ifa etmekteyim. İzmir'e hizmete yönelik sivil toplum kuruluşlarındaki görevlerim hala devam etmektedir. Evliyim, Amerika'da İşletme üzerine Master yapan bir kızım, Celal Bayar'da okuyan bir oğlum ve ODTÜ'de okuyan bir kızım olmak üzere üç çocuk babasıyım. Orta düzeyde Arapça ve Almanca dillerini biliyorum.

Yükleniyor...

YAZARIN DİĞER KÖŞE YAZILARI