Akhisar'ın yarım sezonu


Murat B. BABAOĞLU

Murat B. BABAOĞLU

08 Ocak 2019, 09:41

Geçen sene tarihi bir başarıya imza atarak Türkiye Kupası'nı kazanan Akhisarspor, ligde kötü bir performans göstermiş, son haftalara kadar küme düşme korkusu yaşamıştı.
Bu sene ilk önce Süper Kupa'yı kazanmayı hedefliyordu. Bunu Galatasaray karşısında aldığı galibiyetle başardı. Süper Kupa'nın verdiği güven ile de ligde üst sıralar hedeflendi. Maalesef evdeki hesap çarşıya uymadı.
Lige çok kötü başlandı. İlk 5 hafta galibiyet yüzü göremedi. Bu Saffet Susic'in sonunu getirdi. 1 haftalık teknik direktör Cem Kavcak ile 3-0'lık Galatasaray galibiyetine imza atıldı. Bu galibiyete rağmen oynanan oyun hiç kimseyi tatmin etmedi ama umut aşıladı. Sıkı defans yapıldı, rakibi bu defansı aşamadı. Hızlı hücumlarla zafere gidildi.
Takımın başına eski eski teknik direktörü Cihat Arslan getirildi. İlk 3 maç hüsran yaşandı ama sonrasında bir toparlanma görüldü. Uzun süre küme düşme hattı içinde kalınsa da, sezon arasına kırmızı bölgenin hemen üstünde girildi.

***

Yeşil siyahlıların en başarılı olduğu oyun sistemi, defansif idi. Zamanla değişime gidilmek zorunda kaldı. Çünkü defansın bel kemiği Mustafa Yumlu sakatlık geçirdi ve sezonu kapatmak zorunda kaldı. Hücum hattında oynayan Manu'nun performansında büyük dalgalanmalar oldu. Bazı maçlarda yedek kulübesinde oturtuldu. Seleznyov sorunlar çıkarmaya başladı, kadro dışı bırakıldı.
Tüm bu olanlardan sonra defansif oyunun tutmadığını gördük. Ne zaman tam saha presi tercih etti, işte o zaman daha az pozisyon verip, daha çok pozisyon buldu.
Tarihinde ilk defa Avrupa Kupaları'nda boy gösterdi. Onda da tamamen başarısız olundu. 6 maçtan sadece 1 beraberlik alınabildi.
Daha sistemi oturtamadan sezonun yarısı geldi. Bundan sonra yapılması gereken, bazı bölgelere yeni oyuncular transfer etmek. En başta giden Seleznyov'un yerine bir forvet ve sezonu kapatan Mustafa Yumlu yerine bir defans şart. Sonra defansa ve orta sahaya oyuncular alınabilir. Bunun kararını verecek olan kişi Cihat Arslan. Takımı nasıl oynatmayı düşünüyorsa, transferler de ona göre yapılacaktır elbette.

TFF kulüplere müdahale edecekmiş

En sonunda Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören yumruğunu masaya vurdu, UEFA'nın yaptığının bir benzerini yapacağını söyledi. Nasıl ki UEFA, gelir gider dengesini sağlamayan kulüplere ceza veriyorsa, Demirören de bu kulüplere müdahalede bulunacaklarını söyledi.
Eğer bu çooook öncelerden yapılmaya başlansaydı, bugün hem kulüplerimiz çok iyi yerlerde olacaktı hem de Türk futbolu. Çok geç alınmış bir karar ama atalarımız demiş ya 'Zararın neresinden dönülürse kardır' diye. Oldukça zarar ettik, UEFA geldi biraz olsun bu zarardan döndürmeyi başardı. En başta kendi göbeğimizi kendimiz kesmeliydik bunu el aleme yaptırdık.
Tabii ki ülkemizde bu tür açıklamalarda bulunulur hatta kanunlar çıkartılır ammaaaa uygulamaya gelinince yapılmaz, yapılamaz. TFF'nin bunu yapabileceği ya da hakkıyla yapabileceği konusunda tereddütlerim var.

Göztepe, Emre Taşdemir'i istiyormuş

Göztepe Bursaspor'dan ayrılan Emre Taşdemir'in peşinde olduğu haberleri çıktı. Emre'nin sık sık sakatlandığını ve yaşadığı sakatlıkların ağır olduğunu birçok kişi biliyor. Bunun yanında kendisi hakkında hiç iyi şeyler söylenmiyor.
Kendisini izlemiş biri değilim, sadece ufak bir araştırma yaptım. Futbola sol açık başlamış. O dönem slalomlarıyla beğeni toplamış ama asıl çıkışını sol bekte yapmış. İleri çıkışlarıyla hücuma katkı sağlamış, beğeni toplamış. Ancaaak bek oynayan oyuncunun asıl iyi olması gereken kısım, defansa verdiği katkı. Bunda da hiç iyi değilmiş.
Gece hayatına çok meraklı olduğu da söyleniyor. Kendine dikkat etmemesi sebebiyle sakatlıkları uzamış. Şans bulduğu zaman da bekleneni verememiş, taraftarın da tepkisini almış. Bursa'nın transfer görüşmelerinde anlaşamaması ve serbest bırakmasının sebebi de bu olmalı.
Göztepe her ne kadar bedavaya kadrosuna katacak olsa da, bedavaya oynatacak değil. Yıllık belli bir ücrette anlaşılacaklar mutlaka. Fayda alamama riski yüksek olan bu oyuncuyu, transfer etmek ne kadar doğru olur?

***

Emre gibi oyunculara ülkemizde en çok güvenen takım Galatasaray oldu. 2000'li yıllardan sonra, defans oyuncusu diye hep hücum oyuncusu aldı. Bu sebepten de defansı her zaman yolgeçen hanı oldu, her sene 2 ya da 3 oyuncu almak zorunda kaldı. Gönderdikleri ile aldıkları hep de aynı özellikte oldu. Hala geçmişten ders çıkarmamışlar olsa gerek, bu transferde Göztepe'nin de rakibi oldular.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.