Bergama'nın aile albümü açıldı

Dr. Ulrich Mania ve Berna Polat

Dr. Ulrich Mania ve Berna Polat



13 Mayıs 2018, 13:37

Sevgi Halime Özçelik- Bergama'da Alman Arkeoloji Enstitüsü İstanbul Şubesi, Bergama Belediyesi, Bergama Kültür ve Sanat Vakfı işbirliği ile Ne Yerde Ne Gökte: Çok Katlı Bir Kültürün Aktörleri isimli bir fotoğraf sergisi açıldı. Sergide Alman Arkeoloji Enstitüsü İstanbul Fotoğraf Arşivi'nden seçilen tarihi fotoğraflar, günümüze ait güncel fotoğraflar ve Bergama'dan yolu geçmiş kişilerin tanıklıklarıyla eşleştirilerek izleyiciye sunuluyor.

En eskisi 140 yıllık olan fotoğraflar hem Bergama'nın hem Bergamalıların değişen ve değişmeyen yüzlerini de sergiliyor. Bu nedenle olsa gerek açıldığı günden itibaren büyük küçük demeden Bergamalılar sergiye yoğun ilgi gösterdi, fotoğraflarda şimdinin içindeki geçmişin izlerini sürdü. Sergiyi hazırlayanlardan Alman Arkeoloji Enstitüsü İstanbul Fotoğraf Arşivi sorumlusu Dr. Ulrich Mania ve arşiv çalışanı Berna Polat söyleşimizde 'Bergamalılar sanki bir aile albümüne bakar gibi içten bir şekilde onlara bakıyorlar' yorumunu yaptılar. İşte bu aile albümü Bergama Kültür Merkezi'nde bir ay kadar açık kalacak. Söyleşimizse şimdi ve burada.

*Ne Yerde Ne Gökte sergisinin isminin kaynağı nedir?

Ne Yerde Ne Gökte sergi isminin kaynağı önce Kızıl Avlu'nun mimari strüktürü sonra da Bergamalılardır. Katip Çelebi buraya ilk geldiğinde Bergamalıların Kızıl Avlu ve çevresine ne yerde ne gökte mahallesi dediğini aktararak bu ifadeyi ilk kez kayıt altına almıştır.

*Sergi açma fikri nasıl oluştu, konsept nasıl belirlendi?

Bergama Fotoğraf Arşivi dijitalize edilirken tüm fotoğrafları yeniden görme şansımız oluşmuştu. Bu esnada hoşumuza giden fotoğrafları belli başlıklar altında sınıflandırarak toplamaya başladık. Bergama'da şimdiye kadar hiç sergi yapılmamış olması da bizi kışkırttı. Konsepti oluştururken insan odaklı düşündük. Bu yönde elimizdeki malzemeden Bergama sakinlerinin en hoşuna gidecek seçkiyi yaptık ve böylece konsept oluştu. Konsept dahilinde Bergama'da bulunmuş ya da Bergama'dan yolu geçmiş kişilerin Bergama ile ilgili tarihi ifadelerini fotoğraflarla eşleştirdik. Bu ifadelerdeki Bergama kentinin önemine yapılan vurgu ile fotoğraflardaki sıradan insan halleri arasında kasti bir kontrast oluşturduk. Bunun yanında Bergamalı olmasına özen gösterdiğimiz fotoğraf sanatçılarından beş adet renkli, güncel  fotoğraf kullandık. Örneğin Bergama'da eczacılık yapan Emrah Taşkıran'ın fotoğrafını kullanıyor olma fikri çok hoşumuza gitti. Sergideki siyah beyaz fotoğrafların büyük çoğunluğunun Bergama'da Taş Hanım olarak tanınan, 34 yıl boyunca Bergama'yı fotoğraflayan  Elizabeth Steiner'e ait olması serginin insan sıcaklığını arttıran bir başka nedendir. Osman Bayatlı, Eyüp Eriş, Wolfgang Radt ve Martin Bachmann gibi Bergama'ya emeği geçen isimleri yad etmek bizi ayrıca gururlandırdı.

*Serginin alt başlığı, Çok Katlı Bir Kültürün Aktörleri. Kaç katman var diye soralım?

Hellenistik, Roma, Bizans, Osmanlı Dönemlerini bir çırpıda sayabiliriz. Tabii bunun üstüne Bergamalılarla yapacağınız ayak üstü herhangi bir sohbette açığa çıkacak çok canlı Cumhuriyet anıları da eklenebilir.

*Bergamalıların sergiye ilgisi nasıl, anekdotlarınız var mı anlatabileceğiniz?

İlgi beklediğimizden de yoğun. İlginin yoğunluğundan ziyade sahiciliği de bizi çok heyecanlandırdı. Özellikle 60'lı ve 70'li yıllarda çocukluğu veya gençliği burada geçmiş kişiler için sergimizin özel bir anlamı oldu. Yıkılmış bir konağı, değişmiş bir sokağı ya da kapanmış bir köfteciyi fotoğrafta bulmak Bergamalılar için  hem kentin geçmişine hem de kişisel geçmişlerine aynı anda bir geri dönüş oldu. İnsanların her bir fotoğrafın başında, kümelenerek ya da tek başına dakikalar geçirdiklerini gözlemledik. Bu, özellikle bu devirde herhangi bir sergi ziyaretinde izleyicinin esere dikkat gösterebileceği uzun bir süre  aralığıdır. Sergi ziyaretçilerinin zaman zaman arkadaşlarını da yanına alarak yeniden sergiye geldiklerine şahit olduk. ?ehrin geçirdiği değişikliklere üzülenler, pazar yerindeki simitçiyi tanıyanlar, Merak Taşı gibi daha önce dikkatlerini çekmemiş yerlere yeniden gidip bakma ihtiyacı duyanlar oldu.
Çağımız geçmişe özlem çağı ve nostaljik fotoğraflar en önemli tatmin aracı. Bizim fotoğraflarımız gibi özellikle henüz çekildiği anda arşiv amacı güden fotoğraflar ve tabii bu tip fotoğrafların sunumu belli bir dürüstlüğü ve saygıyı hak ediyor. Etrafımızda yaşanan siyah beyaz fotoğraf enflasyonunu saymazsak bu tip fotoğraflar doğru düzgün bir şekilde izleyiciye sunulduğunda geçmişi anlatan bir ton yazılı metnin yapamadığını bir çırpıda yapar ve geçmişi olduğu gibi, eğmeden bükmeden önünüze serer. Bunu yaparken de diplomalarınızın ve mevkilerinizin bir önemi kalmaz. Fotoğraf ona bakan herkese söyleyecek bir şey bulur. Bizim fotoğraflarımız da Bergamalılara pek çok şey söylemiştir. Bergamalılar sanki bir aile albümüne bakar gibi içten bir şekilde onlara bakmışlardır.

*Sizin Bergama'ya gelişiniz ne zaman, nasıl oldu?

Ben ilk 2000 yılında arkeoloji ögrencisi olarak geldim. Berna'da 2009'da kısa bir turistik ziyaret için gelmiş.

*Bergama'yla ilgili izlenimleriniz, deneyimleriniz neler; yerde mi gökte mi?

Ne yerde ne gökte ifadesi bir saşkınlık içerir. Aslında Kızıl Avlu'nun altındaki tüneller bu betimlemenin kaynağıdır. Fakat bugün kim Bergama'ya girerken gördüğü gökte uçar gibi duran Pergamon antik kentinin görkemiyle şaşırmaz ki? Bergama şaşırtıcı bir şehir. Sadece antik geçmişiyle değil; tarihi peyzajın etrafında süren günlük yaşamıyla da hem yerdedir hem gökte!
Onun bu eşsiz durumu, Bergama'yı UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi'ne katmıştır zaten.

*Pergamon kazılarının sizin için anlamı nedir, sizin zamanınızda neler gün yüzüne çıktı?

Bergama'da yaptığımız bilimsel kazılar ve  restorasyon çalışmalarını yaratıcı bir konseptle eğitim ve ekonomik gelişmeleri tetikleyecek şekilde yaygınlaştırmayı her zaman istedik.
Kazılan alanları bilimsel olarak değerlendirmenin yanı sıra kamu için geliştirmek de bizim için önemli olmuştur.
Kazılarda pek çok buluntu ele geçirilmekte; bunlar Bergama Arkeoloji Müzesi'nde görülebilir. Gün yüzüne çıkarttığımız en güzel eserlerden bir örnek olarak size, 2000'lerin başında Kızıl Avlu'da yaptığımız kazılar sırasında bulduğumuz anıtsal heykel parçasını söyleyebilirim. Bu parça Kızıl Avlu'daki anıtsal heykellerden birini ayağa kaldırmamıza neden oldu. Bugün halka açık olan Kızıl Avlu'da bu heykel tüm görkemiyle sergilenmektedir.

*Alman Arkeoloji Enstitüsü 1870'lerden beri Pergamon antik kenti kazılarını yürütüyor. Gün yüzüne çıkacak çok alan var mı daha?

Antik kent Pergamon büyük bir şehirdi ve biz hala çok kücük bir parçasını kazdık. Yani hala kazılacak çok alan var. Fakat  arkeoloji biliminde gelişen modern metotlar (jeofizik araştırmalar gibi) sayesinde artık her yeri kazmak gerekli de değil. Bugün artık bütün alanı kazmak yerine toprak altındaki bilgiyi 3D modellerle görünür kılabiliyoruz.

*Bergama denince bizim aklımıza hemen Berlin'deki Zeus Altarı gelir. Bergamalılar Zeus Altarı da dahil çoğu Bergama'dan giden ve Berlin'de bulunan eserlerin anayurduna dönmesini istiyor. Siz arkeolog olarak ne düşünürsünüz kültür varlıklarının yeri yurdu konusunda?

Modern arkeoloji araştırmalarında yapılar, görseller ve objelerin orijinal konteksti tabii ki önemli rol oynar. Bu sebeple  de arkeolojik buluntular mümkün olabildiğince orjinal yerinde kalmalıdır. Zeus Sunağı'nın gün yüzüne çıkarıldığı 19. yüzyılın sonlarında arkeolojide böyle bir bakış açısı henüz yoktu. Zeus Sunağı Osmanlı İmparatorluğu'nun izniyle Berlin'e götürülmüştür ve orada bulunduğu süreçte tarihi Berlin Müze  Adası'nın bir parçası olarak UNESCO Dünya Kültür Mirası olarak kabul edilmistir. Bu tip anıtların yeri ile ilgili tartışmalar çok komplike konulardır ve bunlar diplomat ve politikacıların tartışacağı bir konu olmalıdır.

*Ne Yerde Ne Gökte sergisi İzmir ve İstanbul'da da açılacak mı?

Sergiyi İzmir'de de açmak istiyoruz, bunun için çalışmalarımız var. İstanbul'a sonra bakacağız.

*DAI'nin büyük bir fotoğraf arşivi olduğunu sanıyorum. Çeşitli temalarda başka sergiler yapma planınız var mı?

Evet tabii, arşivimiz daha pek çok sergi yapabileceğimiz zenginlikte geniş bir kaynak. Hatta yeni sergi hazırlıklarımız başladı bile.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.