E-GAZETE
RÖPORTAJLAR

Biz belediyeciliği bilen tek partiyiz

05 Kasım 2011, 19:56

MHP İzmir İl Teşkilatı'nın yeni başkanı Necat Karataş, İzmir'in yerel yönetimde başarısız olduğunu idda ederek halka hizmetin MHP'nin işi olduğunu savundu

MHP il teşkilatının yerel seçimlere kilitlendiğinin altını çizen İl Başkanı Karataş, "Diğer tüm illerde olduğu gibi İzmir'de de MHP iddialıdır. Bu iddia laftan ibaret değildir, biz halka hizmet eden ve belediyeciliği bilen tek partiyiz" dedi

MHP İzmir İl Teşkilatı yeni İl Başkanı Necat Karataş ile İzmir'in yerel yönetiminden MHP İzmir Teşkilatı'nın hedeflerine, ulusal siyasetten terörle mücadele konularına kadar geniş bir açıdan konuştuk. Göreve geldiği günden itibaren aktif olarak MHP il teşkilatını canlandırmaya çalıştıklarını belirten Karataş, MHP İzmir tabanının özlediği babacan tavırlı bir il başkanı olarak İzmir'e hizmet etmeye hazır. Karataş "Yıllardır CHP İzmirliyi bezdirmiştir biz hizmet için buradayız, halka hizmet bizim işimizdir" diyor



Kamuoyunda İzmir'de yerel seçimler AKP ve CHP arasında geçecek gibi bir izlenim var. Her seçim öncesi MHP'nin iddiasız gibi gösterilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Milliyetçi Hareket Partisi gerek yerel gerekse genel seçimlerde her zaman iddialı olan bir partidir. Kamuoyunda çıkan bu tarz haberler yandaş medya mensuplarınca düzenlenmektedir. Amaç bellidir; MHP'nin güçlü tabanından oy koparmak. Biz gerek ulusal siyasette gerekse yerel siyasette 81 ilimizde başarıya kilitlenmiş tek partiyiz. Genel seçimler öncesi bazı parti liderleri seçimlerde MHP'nin baraj altında kalacağı gibi deli saçması iddialarda bile bulundular. Burada yapılmak istenen 'bakın siz MHP'ye oy verirseniz AKP daha güçlü gelir' ya da 'AKP'yi devirmek için gelin CHP'ye oy verin' anlayışıdır. Bunlar etik siyasete aykırı olan seçim stratejileridir. Biz hiçbir siyasi partinin tabanına müdahale edebilecek söylemlerde bulunmayan ve Türkiye'de etik siyaseti üreten tek partiyiz. Gerek iktidar partisi AKP olsun gerekse ana muhalefet partisi CHP olsun karşılıklı bir tahterevalliye binmişler ve benim oyum senin oyundan ağır anlayışıyla siyaset üretir hale gelmişlerdir. Diğer tüm illerde olduğu gibi İzmir'de de MHP iddialıdır. Bu iddia laftan ibaret değildir, biz halka hizmet eden ve belediyeciliği bilen tek partiyiz. Bizim işimiz hizmettir, MHP'nin yönetiminde olan il ve ilçelere bakın, her bir belediyemiz diğer partilerin belediyelerine ders verir. Biz geçmişten günümüze halk için siyaset, etik siyaset ve halkın sorunlarını çözmek için siyaset yapan bir parti olarak iddialıyız diyorum. Diğer iki parti bir birine saldırmayı bıraksın da halka nasıl yaralı oluruz ona baksın.

Son günlerde artan terör olayları ve her bir şehit haberinden sonra AKP'nin, MHP tabanı için dile getirdirdiği 'Kan üzerinden siyaset yapıyorlar' sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Her şehit haberinden sonra yüreklerimiz adeta dağlanır biçimde şehit cenazelerine gidiyoruz. Biz istiyoruz ki bu işe son verilsin. MHP'ye kan üzerinden siyaset yapıyor diyen kişilere sesleniyorum. Genel Başkanımız 'Kandil'e Türk Bayrağı dikilmelidir ve oradaki PKK'lıların sonuncusu bile yaşatılmamalıdır' dedi. Siz kalkıp oraya operasyon düzenlemiyorsunuz, orada teröristlerin yaşamasına ve şerefli Türk ordusuna hain suikastlar yapmasına izin veriyorsunuz, sonra da kalkıp şehit cenazelerinde 'Şehitler ölmez vatan bölünmez' sloganlarına kan üzerinden siyaset diyorsunuz. Asıl kan üzerinden siyaseti Kandil'de PKK'nın hayatta kalmasına sebep olan kişiler yapıyor. Bence Ak Parti bıraksın şehit cenazelerinde yüreği yananların sloganları hakkında konuşmayı, teröre son versin. Bakın siyasetin yapılamayacağı yerler vardır, sözün bittiği ancak bize bu ithamı yakıştıranlar siyaset yapanlardır. Biz terörle müzakere edenlerin yanlış yolda olduklarını belirten tek partiyiz. Bırakın müzakereyi, mücadele edin. Geçtiğimiz günlerde sınır harekatı haberi alan Genel Başkanımız Devlet Bahçeli bizzat Başbakan'ı aramış ve aldığı karardan ötürü tebrik etmiştir.



Başbakan'ın sözlerini hatırlayın!

Ak Parti'nin 35 İzmir Projesi'ni nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Ben herkesin gözlerini kapatıp Başbakan'ın geçmişte dile getirdiği söylemleri akıllarına getirmelerini istiyorum. Hatırlarsanız yerel seçimler öncesi İzmir'in suyu arsenikli denildi ve daha sonra laboratuarlarda yapılan incelemelerde gerçekten de İzmir'in suyunda arsenik çıktı. Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu acil bir proje ile Manisa Gördes Barajı'ndan su getirilmesi için projeyi iktidarın bakanlığına sundu ve kaynak istedi. Başbakan bu proje için 'Biz suyu getirelim siz İzmirli'nin oyunu alın' dedi ve projeyi redetti. Başbakanın ne hakkı vardı da aylarca İzmirliye arsenikli su içirdi. Sen kalk İzmirliye kanser içir daha sonra gel plakasından kopya çek; 35 İzmir 35 proje de, bunun bir önemi kalmadı ki. Sayın iktidar partisi 10 yıldır neredeydiniz de İzmir'e hizmet etmediniz. Yerel seçimler öncesi boş vaatlerdir bunlar. Ayrıca bahsettikleri projelerinin büyük çoğunluğu uzun vadeli projelerdir, gelsinler kısa dönemde İzmir'i kurtarabilecek adımlar atsınlar.


İzmir'in Expo süreci hakkında hükümetin tavrını beğeniyor musunuz ?

İtalya'nın Milano şehrine kaybettiğimiz EXPO 2015 sürecini anımsayacak olursak, İtalyan hükümeti EXPO'yu kendi kentlerine getirebilmek için bizzat organizasyonlar yapıp, seçimin olduğu gün kulislerde yer aldırlar. EXPO'yu kazanmak öyle sadece proje geliştirmekle olmuyor. Bunun yanında kulisler yapıp, EXPO'yu ülkemize getirebiliriz. Ancak o sürece baktığımızda iktidar partisinin bu sürece destek verdiğini söyleyemeyiz. O dönemde belli kişilerin desteğinden öteye gidilemedi. Bakın biz EXPO 2015 sürecinde kendimize yakın olan Türk devletleri ve İslam devletlerinin birçoğunun oyunu alamadık. Neden diye soracak olursanız, izlenen stratejik hatalar. İzmir'e EXPO 2015 sürecinde destek olmayan bir iktidar söz konusudur. Tekrarlıyorum Milono şehri için İtalya'nın tüm siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra iktidar partisi de oradaydı ve Milano 'yarın EXPO Fuarı'nı düzenleyebiliriz ve buna hazırız' sloganıyla, başarılı oldu. Şimdi önümüzde EXPO 2020 süreci var ve İzmir'i yakın tanıyan bir Vali bu işin başına getirildi. Kendisinin başarılı olacağına inanıyorum. Ancak sorgulamadan da geçemiyorum, neden EXPO 2015 sürecine destek olmadılar? İzmir'i büyük bir kasaba gibi bırakılmasına neden olan bu anlayış 2020 sürecinDe ne kadar samimi olabilir? Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu süreçte EXPO'nun İzmir'e kazandırlması adına elimizden gelen ne varsa yapmaya hazırız. Amacımız ülkemiz ve İzmir kazansın.



Güncellemeler hakkında ne düşünüyorsunuz ?

Bakın işsizlik son yılların en yüksek düzeylerinde, İzmir ise Türkiye ortalamasının üzerinde bir işsizlik oranına sahip. Hükümet üç kuruş maaş verdiği işçi, memur ve emeklisinden kat ve kat gerek vergiyle gerekse güncelleme adı altında zamla bunu geriye alıyor. Hükümet çaresiz duruma düşmüştür, hükümet başarısız olduğunu güncelleme adı altında zamları halka dayatarak kanıtlamıştır. Çok değil 5-10 yıllık süreçte benzin, tüp ve ekmeğin fiyatına bakın. Her birine 10 yılda yüzde 300-400 oranında zam geldi. Bu ülkede 650 lira asgari ücretle çalışan ve aile bakan aile reisleri var. En düşük kira 350 lira. Bunlar nasıl geçinsin, ne yesin, ne içsinler? Günahtır gerçekten günahtır. Halkına eziyet eden bir iktidar şu an halkımızı yönetmektedir. Başbakan diyor ki 'içki içmezsin, yüksek motorlu araca binmezsin olur biter'. Ama zamlar dolaylı olarak hayatımıza yansımakta. Ellerini vicdanlarına koysunlar ve bu ağır vergilerle diğer bütün halka zulüm eden herşeyi kaldırsınlar. Halkın yükünü azaltsınlar. Zammın adını güncelleme yaptılar halkın yükünü daha da artırdılar.

İzmir'in en büyük sorunu sizce nedir? Sorunlar nasıl çözülebilir?

İzmir'in en büyük sorunu altyapı eksikliği ve ulaşımda insanların adeta eziyet çekmesidir. İzmir'e bir damla su düştüğünde trafik bir birine girmekte. İzmir'in ulaşımda kullanabileceği ana artelleri hala yok. Bu durum İzmirlileri perşan ediyor. Ulaşım hala yıllar evvel hayata geçirilmiş olan İkiçeşmelik ve Varyant gibi güzergahlardan sürmekte. İzmir'in bitmeyen metrosu halkı ve inşaat güzergahındaki esnafı bezdirdi. Bunun yanında Ak Parti, İzmir'e gerekli yatırımı yapmadı. Yatırım gelmeyince İzmirli, CHP elinde ayrıca perişan oldu. Yine yatırım gelmeyince sermaye İzmir'den kaçtı. Eskiden İzmir denince tütün, kuruyemiş mağazaları ve diğer üretim sektörleri akla gelirdi. İzmir'in sermayesi, İzmirli'nin karnını doyurur, İzmirli'ye ekmek sağlardı. İzmir'de kadın, erkek, çoluk-çocuk herkes üretirdi, çalışırdı. Ama artık yatırımcı İzmir'den kaçtı. İzmir'in öncelikle altyapı sorunu çözülmelidir. Daha sonra yatırımcı için cazibeli hale getirilmeli. Hükümet tarafından İzmir'e yatırım yapmak özendirilmelidir. Bu şekilde İzmir'in kurtuluşu sağlanabilir.

Yükleniyor...

YAZARIN DİĞER KÖŞE YAZILARI