Efemçukuru'nda sağlıklı su kalmadı

Efemçukuru'nda Tüprag altın madeni yüzünden ağır metallerle kirlenen köyün en büyük kuyusu geçtiğimiz günlerde İZSU tarafından mühürlendi. İZSU, köye tankerlerle su taşımaya başladı

Efemçukuru'nda sağlıklı su kalmadı

Aykut Polatlı-Her yaşam savunusu, halkın katılımıyla başarıya ulaşır. İzmir Efemçukuru'ndaki köylüler maalesef bu konuda yeterince istekli değillerdi. Arazilerini şirkete sattılar. Şimdi içecek suları kalmadı. Maden faaliyetleri yüzünden ağır metallerle kirlenen köyün en büyük kuyusu, geçtiğimiz günlerde İZSU tarafından mühürlendi. Kurum, köye tankerlerle su taşımaya başladı. İZSU Su Arıtma Daire Başkanı Erkan Arsu ile görüşen EGEÇEP Yürütme Kurulu üyeleri Turgut İnel ve Cezmi Tomrukçu, Arsu'nun içme suyunun sudaki ağır metal kirliliği nedeniyle kapatıldığı bilgisini verdiğini söylediler.
Köylüler bir haftadır susuzluk çektiklerini, gelen suyun yetmediğini söylüyorlar. İçme suyunu satın alıp, geleni de diğer temizlik ihtiyaçları için kullanıyorlar ama yetiremiyorlar.

Maden yaşamı tehdit ediyor

Oysa Efemçukuru İzmir'in su havzasında bulunuyor. Çevreciler yıllardır, İzmir'in tek su havzasında bulunan Efemçukuru'nda altın madeni açılmasına karşı çıkarak İzmir'in suyunun kirleneceğini söylüyorlar, TÜPRAG tarafından işletilen altın madeninin kapatılmasını istiyorlardı. Buna karşılık ise şirket Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan kapasite artırımı ile ilgili ÇED olumlu raporu aldı. Bu raporun iptali için açılan dava sürüyor.

EGEÇEP Yürütme Kurulu Üyesi Turgut İnel, durumun vehamiyetini şu sözlerle açıklıyor: İZSU tarafından kapatılan kuyu, aşırı su birikmesi dolayısıyla dışarı taşıyor. Bu da şimdi köylülerin kullanması için gösterilen yüzey sularına karışıyor. Ağır metal bulunduğu bilimsel olarak tespit edilen kuyu suyu, hem bu suyu kullanan köylülerin sağlığını hem de doğayı tehdit ediyor.

Efemçukuru davalarının yürütücüsü avukatlardan olan Arif Cangı ise konu hakkında şunları söyledi: Madenin faaliyete geçtiği üç buçuk yıllık sürede tehlikeli sürecin başladığına dair belirtiler ortaya çıkmaya başladı. En son gelişme ise İZSU'nun Efemçukuru Köyü'nün içme suyu kuyusunu ağır metal kirliliği nedeniyle kapatması oldu. Şimdi taşıma suyla köyün su ihtiyacı karşılanıyor.

İzmir'in su havzasını korumakla yükümlü olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Efemçukurlulara su taşımaktan daha fazlasını yapmak zorunda. Kirliliğin kaynağını tespit ettirip, gereken önlemi almak zorunda. Bugün Efemçukuru köyünün suyunu kirleten ve susuz bırakan altın madeni işletmesi durdurulmazsa yakın gelecekte İzmir'in suyunu da kirletecektir. Her şey ortada; Efemçukuru'ndan çıkarılacak altına karşılık İzmir'in geleceği yok oluyor. Yöredeki kaya arsenikten zengin, kazıldığında milyonlarca yıldır doğayla barışık yaşayan başta arsenik olmak üzere birçok ağır metal türünün hareketlenmesi, yer altı ve yer üstü sularına karışması riski var.

Birçok bilim adamı bugüne kadar, Efemçukuru'nda bulunan madenin çevreyi zamanla kirleteceği uyarısında bulunmuştu. Buna başında ne köylüler ne de şirket inanmış ve cevap vermişti. Zamanla yaşanan çevre sorunları ile köylüler işin ciddiyetini kavradılar. Gereken yerlere şikayet yapıldı ve seslerini duyurmak için eylemler yapmaya başladılar. Bilim insanları yıllardan beri ortaya koyduğu raporlarla birlikte uyarıyor: Maden işletmesi ağır metal kirliliği yaratır, böylelikle bölgenin yeraltı ve yerüstü su kaynakları kirlenebilir. Yörenin bitki ve orman örtüsünü zarar görür, bölgede uygulanan ekolojik tarıma zarar verir." 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Prof. Dr. İbrahim Bozkuş - 3 yıl önce
bilimin ortaya koyduğu gerçekleri görmeyen, göremeyen devlet adamları ve yöneticiler, felaketin başladığını kanıtlarıyla anladıklarında, her şeyin çok geç olduğunu kavrayacaklardır. oysa bu akıl tutulmasında öncelikle duyarsızlıklarının cezasını kendi yaşamlarıyla ödeyeceklerini asla unutmamalıdırlar. sonuçta çevreye yayılan zehirli atıkların ve kötülüklerin bumerang gibi kendilerine döneceğini çok iyi bilmelidirler. gelişmeler gösteriyorki üretilen altın potasında izin verenler ve aymazlar eritilecektir.