Mahkeme kararına rağmen çalışan taş ocağına tepki!

İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı Germiyan Mahallesi'nde kurulan kalker ocağı ile kırma- eleme tesisi için verilen Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) kararı, üçüncü kez mahkemeden döndü. Mahkeme, zeytinlik ve tarım alanlarına yakın olduğu gerekçesiyle 'ÇED gerekli değildir' kararını iptal etti. Ancak kapatılması için gerekli olan yasal süre dolmasına rağmen faaliyetini sürdüren tesis, çevrecilerin tepkisini çekti

Mahkeme kararına rağmen çalışan taş ocağına tepki!
16 Nisan 2018 Pazartesi 11:31

İzmir Valiliği, Çeşme'ye bağlı Germiyan Mahallesi'nde bulunan bir kalker ocağı ve kırma-eleme tesisine üç kez 'ÇED gerekli değildir' raporu verdi. Birinci karar, İzmir 4'üncü İdare Mahkemesi'nce iptal edildi. İkinci kez verilen 'ÇED gerekli değildir' kararı da İzmir 5'inci İdare Mahkemesi'nden döndü. Üçüncü rapora karşı ise İzmir 1'inci İdare Mahkemesi'nde dava açıldı. Germiyan Mahallesi sakinleri tarafından açılan davada, mahkeme tesisin hem mera alanlarına hem de zeytinliklere yakın olduğuna oysa bu tür tesislerin zeytinlik alanlara 3 kilometre uzaklıkta bulunması gerektiğine dikkat çekti. İdare Mahkemesi ayrıca kararında tesisin, Kutlu Aktaş içme ve sulama barajının etki alanında kaldığına vurgu yaparak, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Çeşme Belediyesi'nin de müdahil olduğu davada 'ÇED gerekli değildir' kararının iptaline hükmetti. Tesisin faaliyetinin durdurulması için gerekli olan 30 günlük yasal süre de doldu. Germiyan Mahallesi sakinleri, çevreciler ve davacıların vekili Şehrazat Mercan, tesisin bulunduğu alana giderek, tutanak tuttu. Vatandaşlar, daha sonra mahalle kahvehanesinde toplantı yaptı. Çeşme Kent Konseyi'nin düzenlediği toplantıya CHP Çeşme İlçe Başkanı Ekrem Oran'ın yanı sıra AK Parti Çeşme Teşkilat Başkanı Erdoğan Yılmaz ile HDP ve İYİ Parti temsilcileri de katıldı. Avukat Şehrazat Mercan, Danıştay'ın zeytinliklerin olduğu yerlere bu tür tesislerin kurulmaması yönünde kararı olduğunu anımsattı. Bu tesisin de Danıştay kararını dikkate alarak bir daha açılmamak üzere kapatılması gerektiğini söyleyen Şehrazat Mercan, vatandaşların haklarını aramaları gerektiğini belirtti. Bu davaları hukukçu olarak tek başlarına yürütmelerinin mümkün olmadığını kaydeden Mercan, "Eğer davanızın gerçek sahipleri yoksa moral ve motivasyonunuz olmaz. Bu kadar baskı ile bu işi yürütemezsiniz. Bu davalar normal davalar gibi değil. Taş ocağını yapan firmalar hep kazanmak ister. Verseniz dünyayı patlatmak, dünyayı mıcır haline getirmek isterler. Bu işin doğası bu. Bu işe 'dur' diyecek olan devlet. Devlet burada hakem durumunda. Mahkeme kararlarını, kanunları uygular" dedi.


'ÇEŞME KUŞADASI'NA DÖNECEK'

İzmir Düşünce Topluluğu üyesi Ahmet Güler, Kuşadası'nın, Marmaris'in bittiğini, şimdi herkesin gözünü Çeşme'ye diktiğini ileri sürdü. Yarımadanın tüm vahşi kapitalizm ve barbar betoncuların hedefi haline geldiğini öne süren Ahmet Güler, şunları söyledi:

"'Burayı nasıl talan ederiz' diyorlar ve bunun büyük planları yapılıyor. Kısmi olarak da talan başladı. Bu talana kanunla bir yere kadar karşı çıkabiliyoruz. Sermaye her zaman kendisine bir açık kapı buluyor. Çevreciler ve bilinç artarsa, bu talan duruyor. Dünyanın her yerinde çevre hareketleri, sermayenin dünyayı talan etmesini önleyebilir. Hukuk mücadelesi tek başına yeterli değil. Eğer halk bunun karşısında durmazsa Çeşme, Kuşadası'na dönecek. Torunlarımıza ne diyeceğiz? 'Neden müdahale etmedin' dediklerinde ne söyleyeceğiz onlara?"

'BURALAR BİZİM YAŞAM ALANLARIMIZ'

Germiyanlı çevreci sosyolog Engin Önen de yapılan projelerin yaşadıkları bölgeleri tehdit ettiğini söyledi. Bundan dolayı rahatsız olduklarını aktaran Önen, itiraz olsun diye bunlara karşı çıkmadıklarını ifade etti. Çeşme'ye sahip çıkmak istediklerini söyleyen Önen, "Açtığımız davalarda defalarca sonuç aldık. Ama kararı uygulamıyorlar. Mahkeme, 'dur' diyor ama bu barbar sermaye durmuyor. Kocagöl onlar için para ama buralar bizim yaşam alanlarımız. Biz bunlara seyirci kalamayız" dedi. Taşocaklarına ve enerjiye karşı olmadıklarını da dile getiren Önen, tüm projelerin planlı yapılması gerektiğine işaret etti. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sözcüsü Melih Yalçın da devletin vatandaşlarını korumakla yükümlü olduğunu belirterek, "Burada devletin ruhsatı iptal edilen taş ocağını kapatması gerekiyor. Vatandaş olarak siz kapatamazsınız, sizin kolluk gücünüz yok. Sorun burada. Kapanmıyor çünkü ülkeyi, sermaye yönetiyor. Devleti, sermaye yönetiyor. Sermaye ne istiyorsa onu yapıyorlar. Artık bu işin şirazesi kaçtı. O nedenle vatandaşlar yaşam alanlarını korumak zorunda" dedi. CHP Çeşme İlçe Başkanı Ekrem Oran ise AK Parti'nin, bu kararların uygulanması için Kanun Hükmünde Kararname çıkarmasını istedi. Toplantının ardından mahalle sakinleri, tesise dair yargı kararının uygulanması için, tuttukları tutanak ve yazdıkları dilekçelerle Çeşme Kaymakamlığı'na başvuruda bulunacaklarını açıkladı.

BİR İPTAL DE ASFALT TESİSLERİ İÇİN

Germiyan'da bir diğer iptal kararı asfalt tesisleri için çıktı. Yine kırma-eleme tesisi içinde yapılması planlanan asfalt plent tesisleri için de 'ÇED gerekli değildir' kararı verildi. Kararın iptali için İzmir 5'inci İdare Mahkemesi'nde dava açıldı. Mahkeme ÇED olumlu kararı alınmadıkça, bu tür projelere onay verilemeyeceğini ve yatırıma başlanamayacağına hükmederek, 'ÇED gerekli değildir' kararını iptal etti.


Kaynak: DHA
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Maden Müh. - 6 ay önce
SELAMLAR
Bu tip maden işletmeleri ilgili kurumların denetiminde çalışır. Söz konusu işletme yönetmeliklere uygun çalışıyor ise herhangi bir zarardan söz etmek mümkün değildir .İşletmelerin tabi olduğu yönetmelikler de düzenli olarak yaptırılması şart reel değerler veren bir takım test ve deneyler(gürültü ,tozuma ,titreşim vb..) söz konusudur. Bu bilimsel verilere göre zarar oluşması söz konusu ise yapılan muhallefet doğru muhallefettir .Kaldı ki bu durumda zaten işletme, ilgili kurum tarafından durdurulur .Bu işten nemalanan kişilerin peşine bilinçsizce takılmak veya bilinçsiz istemeyüzcülük yapmak hakkani değildir. Aksine Vatana,Millete,Ekonomiyev zarar vermektir.
ATAMIZ’IN DEDİĞİ GİBİ - HER FABRİKA BİR KALEDİR.
Saygılarımla