Çıraklığını yapmadığın işin patronluğunu yapamazsın

İzmir Lokantacılar ve Gazinocular Odası Başkan adayı Alpay Okyay

İzmir Lokantacılar ve Gazinocular Odası Başkan adayı Alpay Okyay



05 Ocak 2018, 10:52

Gamze Geçer- İzmir Lokantacılar ve Gazinocular Odası (İLGEO) başkanlığına aday olduğunu söyleyen Alpay Okyay, "Bu mesleğin içinde büyüdüm. Esnafın bütün sorunlarını biliyorum. Dedem her zaman 'Çıraklığını yapmadığın işin patronluğunu yapamazsın' derdi. Şimdi başkan olarak mesleğime hizmet etmek istiyorum" dedi.

İzmir'deki lokantacı esnafı gezdiğini, sorunlarını dinledikten sonra esnafın ve sektörün sorunlarına çözüm olmak için İzmir Lokantacılar ve Gazinocular Odası (İLGEO) başkanlığına aday olduğunu söyleyen Alpay Okyay, 'Bu mesleğin içinde büyüdüm. Esnafın bütün sorunlarını biliyorum. Bütün esnafı gezdim, hepsinden aldığım olumlu tepki ve destek sonucu bu yola çıktım' dedi.

İzmir'de 62 yıllık geçmişe sahip olan Adil Müftüoğlu lokantasının 3'üncü nesil yöneticisi olan Alpay Okyay ile İzmir Lokanta ve Gazinocular Odası başkanlığına adaylığını, esnafın ve sektörün yaşadığı sorunları ve bu sorunlar için geliştirdiği projelerini konuştuk.

 -Mesleğe nasıl başladınız? İzmir'de 60 yılı aşkın bir süredir hizmet veriyor ve 3'üncü nesil olarak mesleğinizi sürdürüyorsunuz.

Çocukluğumdan beri yaz tatillerinde, hafta sonlarında dedemin yanında çalıştım. Bu mesleğin içinde büyüdüm. Üniversite bittikten sonra bir fiil çalışmaya başladım. Dedem her zaman 'Çıraklığını yapmadığın işin patronluğunu yapamazsın' derdi. Dedemin yanında çalışmaya başladığım zaman beni direkt kasaya oturtacağını düşünüyordum. Ama öyle bir şey olmadı. Elime bez verdi ve kendi lokantamızda komilik yapmaya başladım. Daha sonra garsonluk yaptım. İlerleyen dönemlerde de mutfağa geçtim. Dedem vefat ettikten sonra dayım da emekliye ayrıldı. 3'üncü nesil olarak görevi devraldım. Dedemin prensipleriyle yolumuza devam ediyoruz. Her sabah erkenden kalkar, kasaba kendi gider, Havra sokağında ürünleri kendi alırdı. 11.30'a kadar alışverişlerini yapardı. Sonra yemekleri kontrol ederdi. Kasayı kendi bakardı, her müşteriye ilgi gösterirdi.  Bir gün tatil yaptığını görmedim. Bizim de aynı şekilde sürüyor. Hastalanma lüksümüz dahi yok. Hastalandığımızda ise ayakta geçiriyoruz. Bu disiplinle çalışıldığında bir firmanın 62 yıl ayakta durduğunu şahit olursunuz. Meslekte hedefimi sorduklarında oda başkanı olarak mesleğime hizmet etmek, lokantamı da 4'üncü kuşağa bırakmak olarak söylüyorum. Avrupa'da bugün 150 yıllık lokantalar var. Bizim 62 yıllık bir serüvenimiz var ve onlara göre daha çok yeniyiz. İzmir'de 62 yıllık lokanta yok. Hedefim 4. ve 5'inci kuşaklara da lokantamızı ulaştırmak. Çocuklarımızın da dedemizin prensipleriyle yetişip bu mesleğe hizmet etmelerini istiyorum.


'Mesleğe usta yetiştireceğim'


-Şu anda da dedeniz gibi İLGEO yönetim kurulu başkanı adayısınız. Bu süreç nasıl gelişti, neler söyleyeceksiniz?

Bu mesleği ve odacılığı dedemden öğrendim. İlk kez aday oluyorum. Günümüzdeki lokantacılık sistemiyle dedemin lokantacılık sistemi aynı değil. İkisini harmanlayıp güzel bir oluşum yapacağım. Dedeme internet, databank demiş olsaydık anlayamazdı. Buca Kaynaklar'da satılan, odamıza ait olan yeri dedem yıllar önce aldı. 3 dönümlük alanın 1 dönümüne eğitim merkezi yapmak istiyordu. Dedem bana gelecekte bu meslekte usta yetişmeyeceğini söylemişti. Yapacak olduğu eğitim merkezi ile usta yetiştirecekti ve esnafın hizmetine sunacağını belirtmişti. Şimdi dedemin o projesini aldım, günümüz sistemi ile harmanlayıp proje ürettim. Benim söylediklerimin hepsinin altı dolu.

-Oda başkanlığı adaylığınızı açıkladığınızda çok ciddi projeleriniz olduğunu söylediniz. Bu projeleriniz hakkında detaylı bilgi alabilir miyiz?

Odamız, oda başkanları, oda yönetimleri 5362 sayılı yasaya tabi resmi kurumlardır. Oda başkanlarının en önemli görevi de esnafıyla diğer kurumlar arasında köprü olmak, mesleğin güncel sorunlarına çare bulmak, proje üretmek ve bu tarz işlerde mesleğe ve meslektaşlarına hizmet etmektir. Şimdi bu bağlamda da öncelikle mesleğimizin güncel sorunlarına proje üreteceğiz. Lokantacı esnafın sorunlarında şu zamana kadar oluşturduğumuz çevremizi de kullanacağız. Örneğin, bir esnafımızın ilçe ya da il belediyesiyle bir sıkıntısı olduğunda direkt Aziz başkanımızı ya da bürokratlarını arayıp bu sorunu çözeceğiz. Ya da herhangi bir ilçe belediyesinin başkanıyla da aynı şey geçerli olacak. Emniyetle ilgili sıkıntı olduğunda da durum böyle. İktidar partisi ya da muhalefet partisi fark etmeksizin esnaf olarak aramız iyidir. Çünkü esnaf teşkilatının içine siyaset girmemesi gerektiğini düşünüyor ve ona göre hareket ediyoruz. Esnaf teşkilatının her siyasi partiyle iyi ilişkiler kurması gerektiğini savunuyoruz. Bu bağlamda sosyal çevremizi, esnafımızın sıkıntılı durumlarını çözmede kullanacağız.

-Ülkede en önemli sorunlardan biri et fiyatlarının artması oldu. Hükümet bu konuda girişim yaptı ama eleştiriler de oldu. Et fiyatlarının uygun seviyelere gerilemesi adına bir projeniz var mı?
Özellikle son bir yıl içerisinde et fiyatları çok artış gösterdi. Bununla ilgili odaların da fazla yapacağı bir şey söz konusu değil. Belirli lokasyonlarda kasap, manav, yağ ve tüp bizim ana giderlerimiz olan ihtiyaçlarımız için gereken yerlerle anlaşıp, üyelerimize uygun fiyata kaliteli mal alacağız. Örneğin, Alsancak'ta Ahmet kasapla anlaşıp piyasadaki fiyatını öğrenip 40 lira ise 38 liraya anlaşacak ve süreci öyle sürdüreceğiz. 2 lira deyip geçmemek gerekiyor. Toplu alımlara bakıldığında epey fark eder ve esnaf kar elde etmiş olur. Bunu tüm toplu alımların ana giderlerin içerisine koyabilirsiniz. Bu yapacağım projelerden biri. Şu an odamızda gayrimenkul kalmadı. Tabii bu saatten sonra odamıza hizmet amaçlı gayrimenkul edinmek istiyoruz ve bu gayrimenkullerin satışını yönetimlerin elinden alıp, genel kurulun yetkisine vereceğiz. Yüzde 51 genel kurul kararı olursa da satış olacak. Odamızın varlığını korumak için gereken tedbirleri alacağız.


'İşveren ve işçiyi buluşturacağız'


-Özellikle sektörde yetişmiş ve nitelikli eleman sorunu yaşandığı sürekli dile getiriliyor. Bu konuyla ilgili projeniz var mı?

Personel bankası, projem var. Bu proje benim için çok önemli. Bu zamanda komi bile bulamıyoruz. Mesleğimizde usta yetişmiyor. Çıraklık eğitim merkezi açıp, salon ve mutfak personeli yetiştireceğiz. Yetiştirdiğimiz personeller ise bütün kişisel bilgileriyle oda bünyesinde kuracağımız kayıt sisteminde olacak. İhtiyacı olan işveren de buradan ulaşacak. Adayları da yeterlilik seviyesine göre derecelendireceğiz. Örneğin, Alsancak Bölgesi'nde Huriye Hanım'ın döner ustasına ihtiyacı var. Odaya telefon açacak ve ona uygun, o bölgede yaşayan kayıtlı personellerin bilgisini vereceğiz. Bu personelleri de oraya yönlendireceğiz. Yani işveren ve işçiyi buluşturacağız.

-Sektörde en önemli sorunlardan biri de yemek çekleri ya da kartları. Bu konuda projeniz var mıdır?

Yemek çekleri ya da kartları sorunu, en önem verdiğim sorunların başında geliyor. Yüzde 7-10 arası değişen komisyonlar hala esnafın sırtında kambur olmayı sürdürüyor. Aynı çeklerin Avrupa'daki komisyonları ise yüzde 3 ile yüzde 5 arası değişiyor. Bu oranları düşürmek başlangıç için iyi olacak. Ancak bu sorun eylemle çözülemez çünkü imzaladığınız ticket, multinet, setcart sözleşmelerinde şartları onaylıyorsunuz. Protesto etseniz de olmuyor. Ancak gerekli görüşmeleri başlattık. Başkan olduktan sonra bu süreci esnafın çıkarına düzelteceğimizden eminim. Türkiye'de de maksimum yüzde 6 olmasını istiyorum. Avrupa'da nasıl ise ülkemizde de öyle olmalı. Maliye Bakanlığı ile görüşüp bütün esnaf teşkilatı olarak sözleşmelerimizi fes edeceğiz. Örneğin 10 bin üyemiz, sözleşmesini fesh edecek ve yeniden sözleşme yapılacak. Başka da çözümü yok. Çok araştırdık.

-Şu an ki başkan Aykut Yenice'yi eleştirdiğiniz en önemli konu nedir? Gördüğünüz sorunun çözümü için neler yapacaksınız?

Kayıt dışı en önemli sorunlarımızdan biri. Aykut Bey, 16 senedir '2-3 liraya tavuk döner olmaz' der. Doğru mantık ama bununla ilgili doğru mücadeleyi yapmadı. Bırakın 2 liraya tavuk dönerin kalkmasını, vergisiz çalışanların sayısı daha da arttı. Bugün yolda giderken görüyorsunuz, adam tekel bayi ama tavuk döner satıyor. Bizler dükkânlarımız da sigara satıyor muyuz? Bununla ilgili gerekli şikâyetleri alacağız ve kapatılmaları için mücadele edeceğiz. Sürece zabıta dahil olacak ve gerekli çalışmaları yapacak. O tekel bayi ya sigara satmayacak ya da tavuk döner satmayacak.

-Türk mutfağının geri planda kalmaya başladığı sürekli dile getiriliyor. Kemeraltı için de bu söylenmişti. Bu konuda ne gibi projeleriniz olacak?

Marka mekân oluşturmalıyız. Türk mutfağını iyi tanıtmalıyız. Öncelikle yemek kültürümüzü genç kitleye göstermeliyiz. 40-50 yaşındaki insanlar sulu yemeğe alışkın ama çocuklar ya dürüm, döner ya da hamburger yiyor. Çocuk dershaneden çıktığında şu lokantaya gidip, kuru fasulye ve pilav yiyelim demeli. Bu sayede hem kültürümüze hem esnafımıza sahip çıkarken hem de sağlıklarını koruruz. Bunu yaparken ise kâr amacı güdülmemeli. Yani standart fiyatların olması gerekiyor. Mesela sokak arası mekânlarımız olacak. İzmir'in lezzetlerini, köklü mekânlarının adlarını basın yoluyla duyuracağız. Kebabıyla, döneriyle, sulu yemeğiyle, çorbasıyla, Ege lezzetleriyle ya da doğunun mutfağıyla şehrimizi tanıtacağız. Bu konu zor değil ama iyi organize olmalıyız.

-İzmir lezzetlerinin olduğu yerler ya yok ya da bilinmiyor. Bunu genişletmek ve öne çıkarmak için neler yapılabilir? İzmir'e gelenler, nerde ne yemeliyim sorusuna cevap bulabilecek mi?

Bunun yanıtı dergi projemizde var. 3 aylık dergiler yapacağız. Şu an için periyotlarını 3 ay olarak belirledik. Bölge bölge tanıtımlar yapacağız. Bu dergileri de yerli ve yabancı turistlerin ulaşabileceği doğru lokasyonları seçecek ve oralarda dağıttıracağız. Yoksa dergi bastırıp teker teker üyelerimize göndermenin bir anlamı yok. Dağıtım işini de havaalanı, tren ya da otobüs istasyonlarında özellikle toplu alanlarda dikkat çekici bir şekilde yapacağız. Tabii bütün süreç içinde sosyal medya ve internet sitelerini de tanıtımda kullanacağız.

-Odada hukuki süreçlerin yürütülmesinde eleştirdiğiniz şeyler oldu. Bu nasıl olmalı ve avukatların görevleri genişletilecek mi?

Oda avukatları aidatını ödemeyen üyeyi direkt icraya veriyor. Başka hiçbir şey yapmıyor. Öncelikle bunu kaldıracağız. Aidatlarımız sınıfına göre aylı 200-300 lira olarak değişiyor. Avukatımız mesleki konularda da üyelerimize ücretsiz danışmanlık verecek. Örneğin, esnafımızın iş mahkemesinde işi var. Avukatımız ya davasına girecek ya da danışmanlık verecek. Bütün bunlar da ücretsiz bir şekilde olacak. Bir diğer projemiz ise Kredi Kefalet Kooperatifi. Lokantacılar olarak kooperatif kuracak ve üyelerimize kredi temin edeceğiz. Tabii Bu para ise banka standartlarında verilecek. Çünkü bu para benim çekmecemde değil ve herkese verilmeyecek. Bankalardaki gibi kırmızı çizgimiz olacak. Esnaf vergisini geç ödemişse, geçmişte kredi kullanmış ve ödememişse ya da kredi notu kötüyse verilmeyecek. Bunun üzerinde çalışıyoruz. Öncelikle bir havuz kurulacak ve bu havuzda gelirlerimizi biriktirip, esnafımıza verilecek.  Zaten kooperatifin verdiği kredinin faizi de düşük olacak.

-Başkanlıkta süre olarak bir öneriniz var mı?

Benim düşüncem 3 dönem seçilmesi. Çıraklık, kalfalık ve ustalık olarak. Tabii daha da hizmet etmek isteyen varsa çıta yükseltilebilir. 3 dönem başkanlık olması çok ideal. Bunun yasalandırılması gerekiyor. 3 dönemden sonra ise başkan olamamalı.
 

'Lokantayı işi bilen açsın'


-Toplam kaç üyeniz var? Sizden sonraki süreçte iş yeri açma sürecini zorlaştıracağınızı söylemiştiniz. Bu nasıl olacak?

2117 üyemiz var. Kesinlikle iş yeri açmayı zorlaştıracağım. 10 senelik ustalık belge isteme, ruhsatta bacanın tam emisyon gücünden en ince ayrıntısına kadar inceleyeceğiz. Yeni yer açacakların iş yeri açması zorlaşacak. Buradaki amacımızı ise şöyle anlatayım; Bayraklı'ya gittim ve bir apartmanın altında 6 tane lokanta olduğunu gördüm. Bu mekânlarda 6 ile 8 liraya tabldot yemek veriliyor. Bu 6 lokantanın altısı da devretmek istiyor. Kadın emekli bankacı, evde iyi yemek yaptığı için lokanta açmış. Emeklilik ikramiyesi üzerine kredi çekip, lokantayı açmış. Ama şimdi devretmek istiyor. Emeklilik ikramiyesi gittiği gibi bir de kredi borcuna girdi. Lokantacılık bu kadar kolay olmamalı. Zaten pazar da doydu. Bu rakamın dışında İzmir Ticaret Odası 42'inci Restoran, Kafe ve Eğlence Yerleri Meslek Grubu'ndaki sayıyla birlikte 4 bin 500 kayıtlı esnaf var. 500 de kayıt dışı olsa yaklaşık 5 bine yakın lokanta yapar. Hiç lokanta açılmayacak diye bir durum söz konusu da değil. Sadece lokantayı hakkı olan açsın, bu işi iyi bilen açsın.

-Sektörünüzdeki en önemli sorunlardan biri de fiyat tarifesi sıkıntısı. Uzun yıllardır fiyat tarifesi çıkmıyor. Bu sorunu nasıl gidereceksiniz?

Resmi olarak 10 yıldır fiyat tarifesi çıkmıyor. Resmi fiyat tarifesi üzerine yeni bir fiyat tarifesi koymak evrakta sahteciliğe girer. Bizim birlik ve TESK bu işin üstüne gitmiyor. Resmi belgelerin üzerine fotokopi yapıştırarak koyamazsınız. Bu bir suçtur. 10 yıldır fiyat tarifesi çıkmıyor. Fiyat tarifesi çok önemli. Fiyat tarifesi hem tüketiciyi korur, hem de esnafı korur. Tüketici haklarında yemek fiyat listesini koymak bir zorunluluktur. Koyması gerekiyor. Tüketici haklarına göre tüketici fiyatları öğrenmek zorunda. Menüsünün içinde fiyatlar yazılmış olmalı. Bu yönde biz de bir çalışma yapacağız. Sonuçta tüketici hakkı. Fiyat tarifelerinde asgari rakam yazılmalı. Bugün 2,5 liraya tavuk döner var. Tavuk dönerin içinde gramaj şudur. Şu zamda 4 liradan aşağıya satılmaması lazım denmeli. 50 gram tavuk döner 4 liradan satılmalı ve bunun altında satılmamalı diye madde olmalı. Bu sayede 4 liranın altında olan yerlerde hijyen kuralının olmadığını herkes görecek. Bunun yanında kaçak et, kaçak içki kullanımının da önüne geçeceğim. Bunların PKK'dan da bir farkı yok. Kaçak et kullanılarak, kaçak içki satarak ve 3 liraya tavuk döner satarak insanlar zehirleniyor ve öldürülüyor.

 
-Esnafın yararına olacağını söylediğiniz yemeksepeti.com çalışmanız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Evet, yemek sepetiyle ilgili projemiz var. Oda bünyemizde böyle bir yazılım yapmak istiyorum. Yemek sepeti yüzde 10-12 kesiyor. O gün alışveriş yapsanız da yapmasanız da 4 ya da 5,5 lira arası 5 lira ortalamayla her gün kestiği sabit bir komisyon olacak. Bu konuda bir çalışmamız olacak. Sadece İzmir içerisinde olan bir program da kuracağız. Bu esnafımız açısından çok güzel olacak. O gün hiç sipariş almamışsanız 5 lira vermeyeceksiniz. Toplamda ise aylık 150 lira olacak.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.