Daveti kaçırdım!


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

06 Aralık 2017, 08:57

'Sen neymişsin be ağabey?' diye bağırmak geliyor, içimden...
Şu ünlü Rektör Prof. Dr. Budak için söylüyorum!
Mazhar Alanson, Fuat Güner, Özkan Uğur ve Galip Boransu, yıllar önce, 'hastasıyız! hayattan zevk almayı bilen yetenekli bir yaşam gurusu: Ayhan Sicimoğlu' için yazmıştı bu şarkıyı...
Sanıyorum şimdi yeni ve son versiyonunu da AKP Milletvekilliğinden sonra adı sanı ortada yokken bir anda Ege Üniversitesi Rektörlüğüne getirilen Prof. Dr. Necdet Budak için yazabilirler...
Daha dün bir bugün iki...
Sürekli adı ve yaptıkları pompalanıyor İzmirliye...
Yaptıkları dediğim yapacakları...
Sanıyorum; bu gidişle altı ay içinde Ege Üniversitesi'nin daha doğrusu kendi adı dünyanın en önemli üniversiteleri ve bilim adamları arasında geçer. Bir zamanlar Balkan Kupası'nda oynayan bir İzmir takımımızı aklıma getirdim. Takımımız Beşiktaş'ın Manisaspor'a attığı 9 gol gibi farklı şekilde yenilmişti. İzmir'e hangi yüzle dönüleceği düşünülürken, bir yöneticinin önerisi ile birlikte turistik gezmeye götürdükleri yandaş muhabirle anlaştılar ve Türkiye'ye haberi ters köşe geçtiler. Yani biz Bulgarları yenmiş olduk...
Yani bazı gazetecilerle zamanımızda da iyi geçinmek ya da bir şekilde safına çekmek sizi göklere çıkarabiliyor. Herhalde Prof. Dr. Necdet Budak da sistemi biliyor ya da anlatıyor olmalılar ki, geçenlerde kendince 'medya yöneticieri'ne bir yemek vermiş...
Tabii ki cebinden değil...
Üniversitelerin parasızlıktan, ödeneksizlikten adeta döküldükleri Mersin ya da Antalya'daki ulusal toplantıda açıklanırken, Ege Üniversitesi'nin kasasından biraz para çıkmış önemli mi?
Bakın hemen her gün Rektörün adı servis ediliyor ve okuyunca da 'Bravo' demek geçiyor, bizim gibi okuyucunun da aklından...

Davetler devlet parasıyla olmamalı

Daha önce de yazmıştım....
Özellikle Ramazan'da kim iftar yemeği veriyorsa cebinden versin, devletin, yani bizim cebimizden lüks iftar yemekleri verenler kendi ceplerinden ödesinler, demiştim. Beni destekleyenler de çıkmış, kulağının üstüne yatanlar da...
Hatta şirketler ise bu hayır yemeklerini vergiden düşmesinler,  böylece abartılı faturalarla devletten vergi kaçıranlar yakalansın, diyerek, müfettişlere seslenmiştim. Rektör son olarak şunu söylemiş: "Balkanlar, gönül coğrafyamızın güzide köşelerinden biridir!'
Allahını severseniz siz söyleyin:
Bu haber olur mu?
Her gün onlarca toplantı oluyor. Yani bazıları kendilerine iş çıkarıyor. İş çıkarmak isteyenler çözüm yolu bulsunlar...
Bulmakla kalmasınlar yaşam soksunlar. Yani elle tutulur, gözle görülür olsun. Ben bildim bileli, 'Üniversite ile el ele!' denir de, elle tutulur, halkın yararına bir şey daha görmedim. Bilen varsa söylesin, biz de öğrenelim. Geçenlerde yine yazmıştım;
Artık 'hoş geldin' ya da 'güle güle!' gibi ziyaretler bırakılsın. Yani yağcılık dönemini geçelim...
İcraata bakalım...

Sık anket yapılmalı...

Üniversite denilince akla ne geliyor?
Örneğin Tıp Fakültesi hastanesi...
Bir anket yapılsın, kaç insanımız memnun. Ya da çalışanlara sorulsun, kapı görevlisinden en yukarıdakine kadar, 'memnun musunuz?' diye. Bakalım ne diyecekler?
İşin özü, lafla işler yürümüyor. İnsanımız mutlu edilirse, bir kişi bile 'Yaşasın!' diyerek, keyifle evine gidebiliyorsa mutluluk budur. Yoksa gazete sayfalarında çıkmakla değil. Ya da beyanat vermekle olmaz. Bakın ne dedim?
Bırakın insan yığınlarını, 'bir kişi bile' dedim. Yani o kadar kötü haldeyiz. Artık yüzümüz gülsün istiyoruz...
Karşılıklı, geri paslarla ileriye gitmemiz mümkün değil. Sadece aybaşını getirir, maaşımızı alırız. Bu satırları yazarken, ben de birçok gazeteci gibi şu daveti aldım: 'Değerli Basın Mensubu,
İzmir Valisi  Erol Ayyıldız, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Erdal Çelik'i makamında ziyaret edecektir. Saat 13.30'da gerçekleştirilecek ziyarette sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyacağımızı belirtir, saygılar sunarız.'
Davet 12.20'de internetten elime geçtiği için maalesef yetişmem imkansız. Böylece hem Vali beyi hem de vekil rektörü görme şansını da kaçırmış oldum.

'Fikrim için nasıl para bulabilirim?'

Dünya'nın en büyük fikir aşaması kuluçka merkezi Founder Institute İstanbul, Türkiye'deki 6. yılında girişimcilerin başarılı ve sürdürülebilir teknoloji şirketleri kurmalarına yardımcı olmak için düzenlediği buluşmalara devam ediyor.
2018 yılı Girişimcilik Programı kapsamında yürütülen ön değerlendirme sürecinin 3. etkinliği, 'Fikrim İçin Nasıl Para Bulabilirim?' başlığıyla Galata Business Angels Yönetici Direktörü Ata Uzunhasan ve Projemetre Start-up Fonlama Danışmanı Başar Kaya'nın katılımıyla gerçekleştirilecek. Etkinlik, bu akşam saat 19.00'da Habita'da ücretsiz olarak düzenlenecek.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.