E-GAZETE
RÖPORTAJLAR

DSP ve Ahmet Piriştina yaşama geçirdi

03 Aralık 2010, 21:07
Emine Kantarcı

DSP İl Başkanı Rıfat Mutlu, yaşamdaki aksaklıklara karikatür penceresinden bakarak hafifletmeye çalışıyor. Karikatür ile yol arkadaşlığı öğrencilik yıllarından bu yana devam ediyor. Tıp Fakültesi öğrencisi olduğu 1976 yılında Akbaba dergisi tarafından  düzenlenen 'Yusuf Ziya Ortaç Karikatür Yarışması'nda 1.Mansiyon ödülünü kazandı. Bugüne kadar 9 kişisel sergi açan Mutlu, birçok karma sergiye de katıldı. "İki Gözüm 2 Çeşme" isimli 2002 yılında yayınlanan bir karikatür albümü var. Karikatürcüler Derneği üyesi olan Mutlu'nun eserleri  2004'ten başlayarak "Birileri" başlığı altında Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanıyor.  Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1973 yılında mezun olan Rıfat Mutlu, aynı üniversitede 1978 yılında Beyin Cerrahisi alanında uzmanlığını tamamladı. 1978-81 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji (Beyin-Sinir Cerrahisi) Ana Bilim Dalı'nda öğretim üye yardımcısı olarak görev yaptı. 1981'de üniversiteden ayrılacak İsveç-Umea Üniversitesi'nde uzmanlık alanında çalıştı. 1983'de İzmir'e dönerek beyin cerrahı olarak çeşitli hastanelerde görev yaptı. Mutlu, 1992-94 yılları arasında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu İzmir İl Müdürü olarak çalıştı. 1999-2001 yılları arasında Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı görevini yürüttü. Son olarak 2001-2006 yılları arasında Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı olarak hizmet yaptı. İlk kez DSP İzmir İl Başkanlığı'na 1996 yılında atanarak 9 ay görev yaptı. 2009 yılı Eylül ayında DSP izmir İl Başkanlığı'na yeniden atanan Mutlu, Mayıs 2010'da yapılan DSP İzmir İl Kongresi'nde kongre üyeleri tarafından il başkanı olarak seçildi. Siyasetin günümüzde işin özüne inmeyen reklam uygulamalar ile yapıldığını ifade eden DSP İl Başkanı Rıfat Mutlu, "AKP seçimde oy istediği emekliler, çalışanlar ve yaşlıları göreve geldikten sonra unutuyor. Aynı durum yerel yönetimlerde de geçerli. Para, kömür, beyaz eşya, yiyecek maddeleri dağıtarak yaşanan ekonomik sıkıntıya ve yaralara merhem olunmuyor. Sadece geçici süreyle insanlar oyalanıyor. AKP Hükümeti, sosyal devlet anlayışından giderek uzaklaşıyor. Korunmaya muhtaç olan çocuk, yaşlı, engelli, kimsesizler çok ihmal ediliyor. Bu grupları kapsayacak kalıcı düzenlemeler yapılmıyor" dedi.    




CHP'nin türban hatası Erdoğan'a yarıyor


Demokratik Sol Parti geleneğinde nezaketin önemli olduğunu vurgulayan İl Başkanı Rıfat Mutlu, "Yeni CHP'nin başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu değerlendirmek bize düşmez. Siyasi terbiyede bir ilin il başkanı başka bir partinin genel başkanını eleştiremez. Doğru olmaz. Sayın Kılıçdaroğlu CHP'nin karşılaştığı zor bir durumda kurultay iradesiyle genel başkan olmuştur. Bundan sonra lider kişiliği zamanla ortaya çıkacaktır. Kendisi yeni CHP arayışları içinde halkın sevgi ve sempatisini topladı. CHP'nin yeni başkanının başarıya ulaşmasını dileriz" dedi. CHP'nin türban politikası konusunda değerlendirme yapan Mutlu, "Kılıçdaroğlu yönetiminde yeni CHP türban konusunda AKP'nin ekmeğine yağ sürmüştür. AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, siyasette özellikle hassas konularda her fırsatı başarıyla kullanıyor. Oysa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi türban konusunu çözmüş ve uluslarası alanda bir karar vermişti. Çözülen bir sorun referandum öncesi gündeme getirilip sorun tazelendi. Ne yazık ki sorun tazelenerek şimdi ilköğretime türban ile gidilmesi aşamasına getirilmiştir" diyor. Türbanın ilköğretime yayılması konusunda ciddi girişimleri olduğunu kaydeden Mutlu, "AKP'nin türbanın ilköğretime yayılması konusundaki nabız yoklaması ve girişimlerini doğru bulmuyoruz. İlköğretim öğrencilerinin türban takmasına tamamen karşıyız. Reşit olmayan bir çocuğun kendi özgür iradesi ile karar vermesi beklenemez. Ama 18 yaşını doldurmuş yükseköğrenime devam eden bir öğrencinin de eğitim yaşamı kılık, kıyafet ve dini inancı nedeniyle sınırlandırılamaz. Öte yandan kamuoyunda görev yapan personel dini inanç ve siyasi inançlarını belirtecek simgeler olan türban, sarık, çarşaf, yaka amblemi kullanamaz" diye konuşuyor.



"Ecevit önemli bir şahsiyet"

CHP Kurultayı'nda Kemal Kılıçdaroğlu'na Demokratik Sol Parti'nin kurucusu Bülent Ecevit' ile bütünleşen kasket şeklinde bir şapka hediye edildi. Siyasette liderlerin simgeler ile anıldığını belirten Mutlu, "Şapka simgesi Ecevit için kaskettir. Sayın Ecevit, Halkçı Başkan olarak emek hareketiyle yanyana, yürekli bir liderdi. Milyonların gönlünde yerini halen koruyor. Siyasette simgeler önem taşır. Ama tek başına simge yetmez. Bu simgenin altının da siyasi hareket ve liderin tavrı ile dünya görüşü ile doldurulması gerekir. Sayın Kılıçdaroğlu da Bülent Ecevit'e olan saygısını bildirdi. Sayın Ecevit'in emek sınıf ile dayanışmasını, dünya görüşünü, halkçılığını, demokrat kişiliğini benimsemelerinden memnun oluruz. Siyasi nezaket gereği İzmir İl Başkanı olarak başka bir partinin genel başkanını eleştirmem doğru olmaz. CHP'nin yeni başkanı ile başarıya ulaşmasını dilerim. Bunu süreç gösterecek. Sadece şapka ile bir dünya görüşünü benimseme olmaz. O değerli simgenin altının doldurulması gerekir" diye konuştu



"CHP, DSP'nin mirasyedisidir"

DSP, 1999 seçimlerinde Ahmet Piriştina başkanlığında Büyükşehiri kazandığını vurgulayan Mutlu, "Demokrat Parti ve DYP gibi merkez sağ partilerin güçlü olduğu İzmir'de sosyal belediyecilik anlayışını DSP ve Ahmet Piriştina yaşama geçirdi. Okulların fiziki ve altyapı ihtiyaçları için doğrudan yardım yapıldı. İzmir Körfezi temizlendi. Üniversiad alındı. İzmirli denizle barıştı. Yeni vapur durakları deniz ulaşımını canlandırırken gemiler de alındı. Adnan Saygun Kültür Merkezi ihalesi iki kez iptal edildi. Yılmadan projeye devam edildi. Çalışan personellerdin hiçkimse işinden çıkarılmadan yolsuzluk yapılmadan hizmet verildi. İzmirlilerin AKP Genel İktidarı ile CHP yerel iktidarı arasında sıkıştığını ileri süren Rıfat Mutlu,  "İzmirliler bunaldı. Türkiye'nin en pahalı toplu ulaşımı ve suyu İzmir'de. İnsanlar yaka silker hale geldi. Bitmeyen metro inşaatı nedeniyle Hatay esnafı işyeri kapatıyor. İzmir'de DSP vardı. Ahmet Piriştina İzmir'de DSP'nin sosyal belediyecilik uygulamasını tüm kente yaşattı. DSP'nin bir dönem belediye başkanlığından sonra halk yeniden Ahmet Piriştina ve sosyal belediyeciliği istedi. Siyasi değişimler çerçevesinde sayın Piriştina CHP'ye geçti. CHP İzmir'de DSP'nin sosyal belediyecilik mirasına oturdu. Mirasyedi zihniyetiyle de elindeki kaynakları bitirmek üzeredir. AKP karşıtlarının çağdışı yönetim anlayışından kaçmak için verdikleri ödünç oylarla CHP İzmir'de Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve yerel yönetimleri aldı. Ancak bunulan insanlar arayış içindedir. Süreç içinde CHP'ye verilen ödünç oylar yeniden doğru adreslerine dönecektir" diye konuştu.  "Yerel yönetimler özellikle de Büyükşehir Belediyeleri Atatürk'ün de dile getirdiği gibi kimsesizlerin kimsesi olacak bir çalışma yürütmeli. Sağlıkla yaşamak için gerekli şartları olmayan çocuk, yaşlık, kimsesiz, engelli, muhtaç durumdaki insanlara sahip çıkılmalı. Merkezi yönetimden gelen bütçe kalemleri var. İzmir Büyükşehir Belediyesi para odaklı hizmet vermek yerine DSP'li  Ahmet Piriştina dönemindeki insan odaklı hizmeti benimsemeli. Bayramda 51 bin kişiye 100 Lira dağıtmak yaraya merhem değil. Milyonlarca aileyi ilgilendiren ulaşım ve su zammı geciktirilebilirdi. Su ve toplu ulaşım kullanmayan ev yok. Aile bütçelerinde ulaşım ve su zammı önemli sorunlar yaratıyor" dedi.

Yükleniyor...

YAZARIN DİĞER KÖŞE YAZILARI