E-GAZETE
RÖPORTAJLAR

Efes KBB, horlamanızı yatağınızda test edecek

18 Ekim 2011, 12:01
Nihal Işık
Özel Efes Kulak, Burun, Boğaz Dal Merkezi doktorlarından Prof. Dr. Atilla Tekat ile kulak, burun, boğaz (KBB) hastalıkları konusunda; bademcik ameliyatlarından orta kulak hastalıklarına, horlamadan sigaranın etkilerine kadar birçok konuyu ele aldık. Prof. Dr. Tekat, horlama şikayetinde uygulanan uyku testinde hastaların çoğunun kendi yatakları dışında rahat uyuyamadıklarından sağlıklı sonuç alınamadığını belirterek, yakında Efes KBB'de uygulayacakları evde uyku testi ile daha pratik verilere ulaşacaklarını anlattı.




 
 
Efes Kulak Burun, Boğaz, Baş ve Boyun Cerrahisi Merkezi hakkında bilgi verir misiniz?


Özel Efes KBB Dal Merkezi 2005 yılında açılmıştır ve halen KBB Hastalıkları alanında hizmet vermektedir. Benimle birlikte 4 KBB Uzmanı ve 1 Anestezi Uzmanı arkadaşım bu merkezde, 2 KBB Uzmanı arkadaşım Hatay Şubemizde hizmet veriyoruz. Efes KBB da günde yaklaşık 250-300 arası hasta muayene ediliyor ve günde 15-20 arası ameliyat gerçekleştiriliyor. Tam donanımlı ve KBB alanında her türlü cerrahi işlemi uygulayabilecek nitelikte 2 adet genel ameliyathane ile acil vakalar ve lokal uygulamalar için ayrı birim mevcut. Tüm muayene odaları gerektiğinde endoskopik tanı yöntemlerini uygulayabilecek olanağa sahiptir. Ayrıca hemşire ve yardımcı sağlık personeli de kendi hizmet alanlarında iyi yetişmişlerdir.
 
Ben yaklaşık 1 sene önce Ondokuz Mayıs Üniversitesi KBB Anabilim Dalında Öğretim Görevlisi kadromdan emekli olarak İzmir'e geldim. KBB alnında Türk KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği başta olmak üzere birçok derneğin yönetim kurullarında ve KBB-BBC Vakfı Akademisi'nin kurucu üyeleri arasında görev aldım. Halen Orta Karadeniz KBB ve BBC Derneği Başkanı olarak danışma kurulunda görev yapıyorum. Ayrıca Ulusal Derneğimizin Sağlık Hukuku Komisyonunda görev yapmaktayım.
 
 
Hastalar merkezinize en çok hangi şikayetle geliyor?

Hastaların en çok başvurma nedenleri Üst Solunum Yolu Enfeksiyonlarıdır (ÜSYE). ÜSYE'ler bizim merkezimizde olduğu gibi diğer hastaneler ve aile hekimlerine başvurularda da ilk sıralardadır. Bununla bağlantılı olarak kulak ağrıları, işitme kayıpları, çınlama, baş dönmesi, ses kısıklığı, burun tıkanıklığı, horlama, sinüzit ve alerjiye bağlı yakınmalar da en sık başvuru nedenlerindendir. İçinde bulunduğumuz mevsim zaten ÜSYE'lerin en sık görüldüğü ayların başlangıcıdır. Bunların çoğu akut yani ani gelişen hastalıklardır. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının çoğu viral nedenlerle oluşur bu nedenle antibiyotik kullanılmasına gerek yoktur. Gereksiz antibiyotik kullanımı başka sorunlara yol açabilir. Hastalık dönemi belli bir süreden daha uzun sürerse kronik olarak adlandırılır ki bu süre genellikle 3 aydır. Akut dönemlerde sıklıkla ilaç tedavisi uygulanırken kronikleşen durumlarda Cerrahi tedavide gerekebilir.
 
Özellikle bademcik ameliyatlarının yazın yapılmadığı gibi bir inanış var, ameliyatların mevsim ya da yaşla ilgili sınırlamaları var mı?
 
Hastalıklarla ilgili birçok konuda yanlış veya eksik bilgilenme söz konusudur. Bademcik ameliyatlarının yazın yapılmadığı da bunlardan birisidir. Ameliyat yöntemleri ve kullanılan ürünler çok değişmiştir. Ameliyat edilme gereği doğru olarak değerlendirilmişse her mevsim ameliyat edilebilir. Ameliyatların çoğu genel anestezi altında yapıldığından genel anestezi alma yönünden bir riski yoksa ameliyat her yaşta uygulanabilir. Özellikle ileri yaşlarda yüksek tansiyon, şeker, koroner arter ve kalp hastalıkları gibi nedenler ameliyatları sınırlayabilir.
 
 
Çocuklarda bademcik ameliyatları hangi durumda yapılmalıdır?

Çocuklarda bademcik ameliyatları; çok sık bademcik enfeksiyonu geçirmeleri yani hastalığın kronikleştiği durumlarda veya bademciklerin ileri derecede büyük olması ve buna bağlı olarak uykuda solunum durmalarının olması, çok sık orta kulak ve sinüzit atakları geçirmeleri halinde uygulanabilir. Tabi bademcikle beraber mutlaka geniz eti de değerlendirilmelidir. Ameliyat özellikle 2-6 yaş arasında sıklıkla uygulanır. Buradaki bir yanlış inanış da nasılsa büyüyünce geçecektir yaklaşımıdır... Adölesan çağdan sonra özellikle geniz eti ve bademcikler hacimsel olarak küçülebilir ancak o döneme kadar kalp ve akciğer başta olmak üzere ağız yapısı, kulak ve işitme üzerine olumsuz etkilerini yapacaktır. Ameliyatların yapılmasının bir amacı da bu kötü etkilerin oluşmasını engellemektir.
 
 
Kulak iltihapları hakkında bilgi verir misiniz?

Orta kulağı havalandıran östaki borusu genzimize açılır. Çocuklarda özellikle bu bölgede yerleşen geniz etinin enfeksiyonu veya ÜSYE sırasında tıkanması nedeniyle sıklıkla orta kulak enfeksiyonları gelişir.
Bunlar ilaç tedavisiyle çoğunlukla düzelir. Çok ağrılı bazı durumlarda cerrahi olarak kulak zarına müdahale etmek gerekebilir. Yine orta kulakta akut enfeksiyon olmadan sıvı birikimleri de olabilir. Bunlarda yine östaki borusunun tıkanmasıyla ilgili olarak gelişir. Bu tıkanma enfeksiyonlarda olabildiği gibi alerjik nedenlerle de gelişebilir. Bu durum uzun sürer ve kulak zarında şekilsel değişikliklere yol açarsa kulak zarına tüp koyma ve varsa geniz etini alma gibi cerrahi işlemler gerekebilir.
 
 
Horlama sıkça görülen bir şikayet. Efes KBB'ye bu şikayetle başvuran hasta çok mu? Tedavi yöntemlerini anlatır mısınız?

Horlama erkeklerde daha sık ancak son zamanlarda kadınlarda da oldukça artan bir yakınma. Basit horlama aslında sosyal bir problem. Aslında hastadan çok odayı paylaştığı kişiyi ilgilendiriyor. Ancak horlama sırasında apne yani nefes durmaları oluyorsa bu kişi için ciddi sağlık sorunudur. Uykuda ani ölüm nedenlerinin başında gelir. Dünyada 300'den fazla horlamayı giderecek aperey, yöntem, ilaç tariflenmiştir. Ancak horlamayı tamamen ortadan kaldıracak yüzde yüz garantili bir yöntem söz konusu değildir. Horlamaya yol açan 3 ana bölge: Burun, yumuşak damak ve dil köküdür. Bu bölgelere ait sorunlar giderildiğinde horlanma kaybolabilir, apneler düzelebilir. Ancak kilo alındığında, alkol alındığında ya da bazı ilaç kullanımlarından sonra horlamayacağı anlamına gelmez.

Horlamaya yönelik çeşitli ameliyat yöntemlerini  uyguluyoruz. Apnelerin sayısı fazla ise uyku testi ile değerlendiriliyor. Ancak hastaların çoğu kendi yatakları dışında rahat uyuyamadıklarından bazen sağlıklı sonuç alınamayabiliyor. Şimdi yeni bir teknikle hastalarımıza yardımcı olmaya çalışacağız. Evde uyku testi olarak da adlandırılabilecek bir yöntemle daha pratik olarak diğer uyku testi ile aynı sonuçlara yakın veriler elde edebileceğiz.

 
Ağızdan veya burundan nefes alma arasında ne gibi farklılıklar var?

 
Sağlıklı olan alınan havanın burundan geçerek akciğerlere gitmesidir. Burundan geçerken hava nemlendirilir, ısıtılır ve filtre edilir. Ağız solunumunda ise bu fonksiyonlar gerçekleşmez. Ağız solunumu yapanlarda özellikle çocukluk döneminde damakta kubbeleşme,dişlerde sıkışma,ağız kuruluğu görülebilir. Erişkinlerde kronik farenjitin en sık nedenlerinden biri de ağız solunumu yapılmasıdır.

 
Son olarak, her yaştan hastayla karşılaşan bir hekim olarak hastalarınızla nasıl dialoglar kurduğunuzu anlatır mısınız?
 
Hekimlikte empati yapabilmek çok önemlidir. Hastanın beklentilerini, sorununu, çelişkilerini anlayabiliyor ve onun yerine kendinizi koyabiliyorsanız sağlıklı bir iletişim kurabilirsiniz. Aslında ne söylediğiniz değil, nasıl söylediğiniz ve hastanın ne anladığı önemlidir. Hastalığı veya ameliyatı ile ilgili tüm açıklamaları onların anlayacağı şekilde anlatmaya çalışıyorum. Ameliyat sonrası olabilecekleri ve hastanın yapması gerekenler konusunda da yeterli bilgilendirmeyi yapıyorum. Hekimle hastanın arasındaki iletişim ne kadar iyi ise sorunlar o derece iyi değerlendirilip tanı ve tedavi daha etkin bir şekilde yapılabiliyor. Hekimin yapacağı basit bir açıklama hastayı rahatlatıp kafasındaki endişeleri giderebilir.


Kulak burun boğaz profesörü olarak sigaranın zararlarını bir de sizden alabilir miyiz?

Sigaranın zararlı bir etken olduğunu artık toplumda herkes biliniyor. Ama KBB için ayrı bir önemi var. Çünkü ilk içildiği yer ağızla başlıyor. Sigarayı azalttım diye bir şey yok! Kişi kendini kandırmasın. Başkaları bile sizin yanınızda sigara içerse aynı kötü etkiye maruz kalınıyor. Bazı anne babalar, sigarayı çocuklarının yanında içmeyip balkonda içiyor. Bu durumda bile anne babanın üzerine yapışan partiküller çocukla temas ettiğinde odada içilmesiyle aynı etkiyi yaratıyor. Sigara yanınca açığa çıkan binlerce maddenin çoğu kanser yapan maddeler. Sağlıklı bir yaşam için içilen sigara sayısını azaltmak bile işe yaramaz, tamamen bırakılması gerekir. Sigara bırakıldıktan 24 saat sonra içinde tüm sistemlerde olumlu değişiklikler başlıyor. Sigara özellikle üst solunum yollarında temizleme görevi yapan hücrelerin tüysel hareketlerini felç ediyor. Dolayısıyla zarar verici maddeler daha uzun süre boğaz yollarında ve burunda kalıyor. Ayrıca sigaranın yanmasıyla açığa çıkan birçok kansorejen madde özellikle dudak, dil, nazofarinks (burnun gerisi) ve ses teli kanserlerinin gelişiminde rol oynuyor.
 
 
Tıp'daki gelişmelere gelirsek sizce ülkemizde tıp, dünya standartlarına göre nerede?

KBB alanında çağdaş seviyede tıbbi hizmet veriyoruz. Tıbbın her alanında uluslararası çok önemli konumlarda meslektaşlarımız görev yapıyor. Dünyadaki tüm gelişmeler çok yakından takip ediliyor ve eşzamanlı olarak da uygulanabiliyor. Birçok konuda literatüre katkı sağlayan çalışmalar mevcut. Hastaları değerlendirmede daha başarılı olduğumuzu söyleyebilirim. Yurtdışından gelen ve tedavi olan birçok hasta var. Gelişmiş tedavi yöntemlerini rahatlıkla uygulama olanaklarına sahibiz. Mevzuat ve uygulama ile ilgili sıkıntılarımız giderildiğinde  daha iyi hizmet verebileceğimize inanıyorum.
Yükleniyor...

YAZARIN DİĞER KÖŞE YAZILARI