Süt ürünlerine yüzde 25 zam!

Yaklaşık dört yıl sonra çiğ süt fiyatına yapılan zam sonrası süt ürünleri ardı ardına zamlandı. Son 3 ayda peynir ve tereyağı gibi süt ürünlerine yapılan yüzde 25 zam, yine vatandaşın cebine zarar verdi. TOSBİ Başkanı Kosat Gürler, 'Bu fiyat artışları, Türkiye'de hayvancılık ya da süt ürünleri üreticilerinin hatası ya da eksikliğinden kaynaklanan bir durum değil. Dünya genelinde yaşanılan bir durum' dedi

Süt ürünlerine yüzde 25 zam!

Ali Budak- Süt ürünlerinde son günlerdeki fiyat artışı dikkat çekici. Özellikle büyük markaların ürünleri, çiğ süt fiyatına ağustosta yapılan zam sonrası ardı ardına zamlandı. Peynir fiyatı ağustostan bu yana yüzde 25 arttı. Süt ürünleri üreticileri ise fiyat artışının dünya ile paralel olduğunu çiğ süt fiyatlarında düşüş olmazsa herhangi bir düşüş yaşanmayacağına dikkat çekiyor.

Çiğ süt fiyatına ağustosta gelen 9 kuruşluk zam süt ürünlerine fiyat artışı olarak yansıdı. Ağustos ayında 33 lira olan markalı peynir, ekim sonunda 41.5 liraya yükseldi. 35 liralık tereyağının fiyatı 51 lira olurken, 4.5 liralık yoğurt ise 6 liraya çıktı. Fiyatı kontrol altında tutmak için kayıtdışı sütü önlemek ve arz dengesini kontrol etmek gerektiğine dikkat çeken sektör temsilcileri, hükümetten 'sosyal bir beslenme anlayışı' için tüm hayvansal protein ürünlerinde sıfır KDV talep ediyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'yı ziyaret eden Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu, bu talebin de bulunduğu sektör raporunu bakana sundu. Halen söz konusu ürünlerde KDV oranı yüzde 8 olarak uygulanıyor.


'Süt fiyatlarına 4 yıldır hiç zam yapılmadı'


Gürsüt Yönetim Kurulu Üyesi ve TOSBİ Başkanı Kosat Gürler, 'Firma olarak üreticiden süt alıyor, peynir ve diğer süt ürünlerini yapıyoruz. Hayvan çiftliğimiz yok. O nedenle de yapılan çiğ süt zammından doğrudan etkilendik. Çiğ süte yaklaşık 4 yıl sonra ilk kez zam yapıldı. Zaten 3-4 yılda yapılan bu zammın olması gayet normal. Bu fiyat artışının nedeni ise arz-taleple de ilgili bir durum. Zaten bu zam olayı da sadece Türkiye'de olmadı. Dünyada da tereyağı ve süt tozu fiyatları çok yükseldi. Bu fiyat artışları, Türkiye'de hayvancılık ya da süt ürünleri üreticilerinin hatası ya da eksikliğinden kaynaklanan bir durum değil. Dünya genelinde yıllardır yaşanılan bir durum. Bundan sonraki süreçte eğer çiğ süt fiyatları artmazsa peynir ve tereyağı fiyatlarının da artacağını düşünmüyorum' dedi.


'Mağduriyet oluşmaması için kooperatif şart'


Peynir ve tereyağında yaşanan artışın çiğ sütteki artışla ilişkilendirilmesi hakkında konuşan Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, 'Aslında şu anda yaşadığımız üretici ve tüketici mağduriyetinin temel nedeni kooperatifin Türkiye'de gelişmemesi yani eksikliğidir. Evet, çiğ süte 3-4 yıl sonra bir zam geldi. Ki gelen zam bile üreticiler için yeterli değil. Yapılan zam sonrasında da peynir, tereyağı ve diğer süt ürünlerinin fiyatlarında artış yaşandı. Ancak piyasada bir düzen sağlamak; üretici ve tüketicinin mağdur olmaması isteniyorsa öncelikle kooperatifin geliştirilmesi gerekiyor. Üretici uygun fiyata, güvenli gıda tüketmek istiyorsa kooperatifçiliği benimseyecek ve oluşması için destekleyecek. Bunun şu an için başka yolu ya da çözümü yok. Yoksa her türlü zamdan yine tüketici etkilenecek. Ülkemizde kooperatifçiliği geliştirmek zorundayız. Bakın, üretici üretiyor ama o da kazanamıyor. Firmalar bir anda fiyatı düşürünce zarar ediyor. Aynı şekilde üretici fiyat artışına gittiğinde de tüketici doğrudan zarar görüyor. Her iki tarafın da mağduriyetinin giderilmesi için kooperatifçiliğin geliştirilmesinden başka yol yok' ifadelerini kullandı.


'İthalat bağımlılıktır, çözüm değil!'


Kırmızı et ithalatının arttırılacağını ve Et ve Süt Kurumu'nun ucuz et satmasının sağlanacağını açıklayan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'nın et ithalatıyla vatandaşın ucuz et yemesini sağlayacağı yönünde yaptığı açıklamalarının yanlış olduğuna vurgu yapan Eskiyörük, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye, bugün itibariyle ithalattan vazgeçmelidir. İthalat ülkeye zaman kaybettirirken, kendi üreticisini üretemez hale getiriyor ve dışarıya daha da bağımlı hale getirecek. İthalattan vazgeçilmeli. Tüketici bir süre mağdur olmayı göze almalı ve üretime yatırım yapılmalı. İthalatla günlük çözümden başka bir şey değil. Eğer günlük çözüm bulunmak isteniyorsa da bu Türkiye'yi ithalata daha da bağımlı kılar. Bunu görmemiz ve ona göre politika üretmemiz gerekiyor. İthalatın çözüm olmadığını bütün bakanlara yıllarca söyledik. Ancak hala değişen bir şey de olmadı."
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.