İki koltuktan biri!


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

12 Ocak 2019, 09:00

Herhalde, bizim Meclis Başkanı ve AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olan, İzmir Milletvekili, Erzincanlı Binali Yıldırım için yaptığımız yorum, bir süre daha gündemde kalacak galiba!
Yıldırım, Mart'ta düzenlenecek yerel seçimlere ilişkin 'Çıktığım yoldan geri dönmem, kararı seçmen verecek!' dedi.
Ben ne demiştim?
AKP'de zaman zaman gördüklerimizi şöyle gözden geçirirsek, seçilenin yerine yedeğini, daha doğrusu bir başka partili adayı yerleştiriyorlar. Bunun örneklerini; İstanbul, Ankara, Bursa, Balıkesir gibi kentlerde gördük...
Hatta şimdi 31 Mart seçimlerinde onların çoğu aday gösterilmedi, yerlerine, yani adaylıklara daha popüler isimleri gösterdiler. İstanbul'da da benzer olay oldu, 'Binali Yıldırım' aday gösterildi. Peki, Anayasa'nın belli bir maddesine göre 'istifa' etmesi gerekmiyor muydu?
Kendisine sordular;
'Seçimden sonra' dedi...
Ve şunu söyledi: 'İki koltuğu birden idare edemem!'
Yani bir koltukta iki karpuz olmayacak....
TBMM'den yani 'Meclis Başkanlığın'ndan mı istifa edilir, yoksa belediye başkanlığından mı?
Bugüne kadar 'TBMM Başkanlığından istifa edeceğim' demedi...
İki koltuktan biri...
En iyisi verirsin bir yedeğe, yani Meclis üyelerinden birine, sorunu çözersin...
Seçime gireceği kesin ama belirttiğim gibi iki koltuktan birini seçmesi bu şekilde çözülür...
Ne zaman ki, 'Meclis Başkanlığı'ndan istifa edeceğim' diyecek o zaman tüm gücüyle, İzmir'de kaybettiğini İstanbul'da elde etmeye çalışacak...
Bu arada İzmir'den bir örnek vereyim:
Denizli'den gelip İzmir'de Büyükşehir Belediye Başkan adaylığına soyundurulan AKP'li Nihat Zeybekci, 'Basın Bürosu' sayesinde sürekle medya kuruluşlarına servis yapıyor...
'Şuradayım, buradayım!' diyor...
Ama nedense hiçbir basın kuruluşu ve muhabirin bu seçim çalışmaları hakkında bir bilgisi yok!
Seçim günü birkaç gün önceden bile haber salınıyor, 'Şurada, şu adreste, şu saatte oyunu kullanacak' diye...
Haber verilmemesinin nedenini söyleyeyim mi?
'Korku'dan...
Önceki seçimlerde halkın, esnafın tepkilerini adayları takip eden emekçiler, yani muhabirler görmüş yaşamışlardı. Ve bazıları korkusuzca bu görüntüleri yayınladılar. Herkes 'yandaş' olamaz ki...
Gördüğünü, duyduğunu yazan bir kişi bile olsa, tüm Türkiye duyar...

Gençleri bitiriyorlar

Çiftçiler, emekliler, işçiler, yani büyük kitle gibi, sonunda Mahsun Kırmızıgül de, patladı, 'Gerçekten, doğruluktan ve şeffaflıktan yanayız!' diye...
Şanı, şöhreti, serveti bırakarak film yapımcılığını 'sinema aşkı' için yaptığını belirten Kırmızıgül, 'fiyatları duysanız dudağınız uçuklar!' diyor. Yani kibarca, kimseyi de, örneğin hükümeti de üzmeden 'Bitiriyorlar bizi, gençleri de' demek istiyor...

KURDELA

Bir İzmirliden bir soru!

İzmirli Mehmet Ali Özeriç soruyor? 'Anayasanın 94. maddesine göre; Sayın Binali, istifa etmeden seçimlere katılamaz !..
Peki, kendisi ne diyor?
'Belediye Seçimleri, siyasi bir faaliyet değildir!..'
Tamam...
Şimdi sorum:
'Seçimler siyasi değilse; neden bir sivil toplum kuruluşundan değil de, siyasi bir partinin adayı olarak seçimlere giriyorsunuz?'

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.