Ata Evi'nin mutlu sakinleri

Gaziemir Belediyesi tarafından açılan Ata Evi, 60 yaş üstü vatandaşları sosyal, psikolojik ve zihinsel yönden desteklemeyi amaç edinerek 2015'te açıldı. Kurumdan yararlananlar burada dostlarıyla mutlu olduklarını, yeniden hayata bağlandıklarını, yalnızlıkla ve hastalıklarla başa çıktıklarını anlatıyorlar

Ata Evi'nin mutlu sakinleri
27 Ocak 2018 Cumartesi 10:57

Gamze Geçer- 14 Mayıs 2015 tarihinde Gaziemir Belediyesi tarafından açılan Ata Evi; Gaziemir'de ikamet eden 60 yaş üstü vatandaşları sosyal, psikolojik ve zihinsel yönden desteklemeyi amaç edinerek 1 psikolog, 1 sosyal hizmet uzmanı, 1 idari memur, 1 temizlik personeli ve 1 güvenlik görevlisi ile sabah 08:30 akşam 17:30'a kadar hizmet veriyor. Kayıt esnasında psikolog tarafından yaşlının durumuna uygun bir Alzheimer testi uygulanarak sonucunda Alzheimer şüphesi bulunan yaşlı ve yakınlarına hastalık hakkında bilgi verilip, nöroloji uzmanına yönlendirme yapılıyor olması bilinçlendirme konusunda önemli bir rol oynuyor.

Ata Evi'nde kurulduğu günden beri çalışan psikolog Zeynep Şarkıcı, işini severek yaptığını ve ürettiği projeleri sunduğunda hiç hayır cevabı almadığını, hep destek gördüklerini belirterek şöyle devam etti: Olması gerekeni yapmaya çalışıyoruz. Nüfusumuz çok hızlı yaşlanıyor. Haftada bir gün sudoku çözme etkinliği yapıyor ve İngilizce hocası eşliğinde İngilizce kursu veriyoruz. Dil öğrenme becerisinin kazanılmasının yanında, bilişsel gelişim ve Alzheimer önleyici bu aktiviteleri yaparak  zihinlerinin dinç kalması yönünde destek vermiş oluyoruz. Her ay gezi programları ile grup bilincini geliştirip onlara farklı mekanları tanıtıyoruz. Müze, piknik, deniz gezileri ve bowling turnuvası gibi sportif amaçlı geziler düzenleyerek, yaşlıları geri çekildikleri sosyal hayata yeniden gelmelerini sağlıyoruz. Haftada bir gün kitap okuma etkinliği düzenleyerek, çeşitli yazarların öyküleri ve şairlerin şiirlerini onlara okuyoruz. Onlardan gelen öneriler dahilinde eserleri paylaşmanın yanı sıra, edebiyatla ilgilenen üyelerimizin eserlerini de paylaşmış oluyoruz. Belirli günlerde sabahları fizyoterapist ve fizik tedavi rehabilitasyon uzmanı eşliğinde spor faaliyetleri düzenleyerek bedensel sağlıklarını koruyup geliştirmelerine katkıda bulunuyoruz. Tüm bunların haricinde merkezimizde çeşitli oyunlar da bulunmaktadır. Trivial Pursuit, Scrabble, Dixit, Jenga, Distraction, dama, satranç, briç, domino, soma küpü gibi oyunları istedikleri zaman oynuyorlar. Bu oyunların birincil amacı üyelerin yeni şeyler öğrenmelerini sağlamak ve hafıza, genel kültür, kelime, zihinsel anlamda kendilerini geliştirip, Alzheimer'dan korunmalarına yardımcı olmak.


Yalnız ölmeme mutluluğu


Üyelerin çok çabuk kaynaştığını belirten Zeynep Şarkıcı bir sene önce üyelerden birinin vefatının ardından bahçede bir üyesini ağlarken görüp neden ağladığını sorduğunda cenazeye çok fazla katılım olduğunu, yalnız ölmeyeceği için mutlu olduğunu söyleyen üyesi için hem mutlu olup hem üzüldüğünü söyledi.

Üyelerden emekli hemşire olan aynı zamanda şiir yazan, resim yapan ve tiyatroyla uğraşan 75 yaşındaki Zehra Şengir, '31 yaşında mide kanserini atlattım. Hemşire olduğum için moralimi hiç bozmadım, ardından 2004 yılında göğüs kanseri teşhisi kondu. Tedavi sürecinde göğüsümün biri alındı. Ama ben gözümü kapadığım zaman dünyamızı güzel bir bahçe olarak görüyorum. İçinde bulunan biz insanları ve canlıları o bahçenin farklı kokularda ve renklerde çiçekleri olarak görüp düşünüyorum. Bu güzel bahçeyi sağlık, psikolojik sorunların karartmamasını istiyorum. Bilinçli olarak kayıt olduğum Ata Evi'nde yaşadığım sağlık sorunlarını unutmaya başladım. İnsanlarla etkileşim içerisinde olup iletişimimizi genişleterek yaşımızı hissetmiyoruz. Burada kocaman bir aileyiz' dedi.

 

'Aramızda fark yok'


2 sene önce eşini kaybeden, kızının zoruyla Ata Evi'ne kayıt olan 87 yaşındaki Ali Rize, 'Eşimi kaybedince hayatla olan tüm bağımı kopardım. Yalnız olduğumu hissettim. Kızım beni buraya zorla getirdi. Kayıt olduktan 3 ay sonra adımımı attım. İnsanlarla tekrar muhabbet etmeyi öğrendim. Okula gelir gibi çocuk sevinciyle her gün geliyorum. Cumartesi ve pazar günlerinden nefret ediyorum. Eve gitmeyi hiç istemiyorum. Kadın, erkek ve yaş ayrımı olmayan bir yer. Aramızda olan tek fark, boyumuz. Onun dışında ben kendimizi aynı çatı altında olan ve kendini yenileyen, kahvehaneye gitmeyen, kadın günlerinde zaman öldürmeyen bilinçli bir topluluk olarak görüyorum' dedi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.