Avrupa ile eş zamanlı 'Avrupa Kalesine Hayır' eylemi yapıldı

Avrupa ile eş zamanlı 'Avrupa Kalesine Hayır' eylemi yapıldı

Kübra Topal-2011 Yılının Nisan ayında başlayan Suriye Savaşı bugün 6. yılında. Geçen 6 yılda ise 5 milyon Suriyeli ülkelerinden kaçıp başka ülkelerde mülteci olmak zorunda kaldı. Yalnızca Suriye'de değil Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın bir çok ülkesinde de savaş hala devam ediyor ve milyonlarca insan ülkesini terk ediyor


Avrupa ile eş zamanlı düzenlenen Avrupa Kalesine Hayır etkinliğine İzmir de katıldı. Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapılan basın açıklaması metnini Dilan Taşdemir okudu. Taşdemir, 'Başta Suriye olmak üzere, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın birçok ülkesinde devam eden savaşlarda milyonlarca insan ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Bu yaşananların karşısında ise dünya devletlerinin yaşayan insanlık krizinin karşısında tek yaptığı ise kendi iktidarlarını güçlendirmek veya iktidarı ele geçirmek için milyonlarca insanın hayatlarını siyaset yarışında malzeme olarak kullanmak' dedi. Bunun son örneğinin Amerika seçimlerinde görüldüğünü söyleyen Taşdemir, 'Amerika Birleşik Devetleri'nde Trump'ın başkanlığa seçilmesi tüm dünyada insan haklarını, demokrasiyi ve özgürlükleri savunanları şoke etti. Popülist Trump, sadece seçim kampanyası boyunca sözde değil, seçildikten sonra da fiilen kadınlara, göçmenlere, müslümanlara ve mültecilere saldırarak başladı. Trump Avrupa'da mültecilere karşıtlık üzerinden sesleri yükselen ırkçı, islamofobik, aşırı sağ ve faşist hareketlere umut verirken öte yandan da umutsuzluğun umuda çevrildiği eylemlerde ABD ve Avrupa'da milyonlarca insan ırkçılığa, kadın düşmanlığına ve homofobiye karşı sokağa çıktı' şeklinde konuştu.


'Duvarlar kalksın'


Bugün ABD ve Avrupa'da ırkçıları bir duvar merakı sarmış durumda diyen Dilan Taşdemir, 'Artık devasa boyutlara ulaşan mülteci krizinde ve yaşanan insanlık dramında Avrupa devletlerinin hem emperyalist hem de ırkçı mülteci politikalarının büyük bir katkısı olmasına rağmen AB hiçbir insani ve siyasi sorumluluk almıyor. Trump, Meksika sınırına göçmenlere karşı duvar örmekten bahsediyor. AB ise önce Türkiye ile anlaşarak Ege kıyılarını mültecilere kapatıp yaklaşık 3 milyon insanı bir açık hava hapishanesinde yaşamaya mecbur bıraktı. Şimdilerde ise işleyen bir hükümeti bile olmayan Libya'ya 200 milyo Euro vererek Akdeniz kıyılarını kapatma uğraşında' dedi. Taşdemir, 'Bunun yanı sıra yıllardır açık kapı politikasıyla övünen Türkiye de Suriye sınırına 3 metre yüksekliğinde bir duvar örüyor' şeklinde ifade etti.


'Misafir değil mülteci'


Türkiye'de 3 milyona yakın Suriyeli, 400 bine yakın da Irak, Afganistan, Eritre, Somali gibi milletlerden mülteci yaşamakta. Suriyelilerin ise 6 yıldır uluslararası statülerin olmadığını dile getiren Taşdemir, '3.5 milyon insanın varlığı görmezden gelinerek başlarının çaresine bakması bekleniyor. 6 yıl geçmesine rağmen hala Suriyelilerin Türkiye'de yaşayabilmelerini öngören koşullar için bir adım atılmadı. Yüzbinlerce okul çağındaki çocuk çalışmak zorunda ve 500 bine yakın insan hiçbir hakkı olmadan kayıt dışı çalışmak zorunda kalıyor' dedi.
Başka bir Avrupa'nın olduğuna değinen Taşdemir, 'Halkların neoliberalizme öfkesine ırkçılık karşıtlığını, mülteci dayanışmasını katan ve İspanya, İngiltere, Almanya başta olmak üzere tüm Avrupa'da yüzbinlerle ırkçılığa ve neoliberalizme karşı haykıran bir Avrupa' dedi. 'Türkiye ile Avrupa halklarının kardeşliği dayanışmadan geçiyor' diyen Dilan Taşdemir, mülteciler için Avrupa'da yükselen eylemleri hatırlatarak, "Bizler Türkiye'den mülteci hakları savunucuları olarak Avrupa'daki dostlarımızın sesine ses katıp iltica temel bir haktır, mültecilere koşulsuz şartsız 'sınırları açın' demeye devam edeceğiz. Bu zorlu bir mücadele ama gelişen aşırı sağa, AB devletlerinin ırkçı politiklarına rağmen kaybedilmiş bir mücadele değil. Çünkü biliyoruz dünyanın en zengin kıtası Avrupa'da çalışan insanların yarattığı zenginliği mültecilere paylaşmakta hazır milyonlar var" şeklinde konuştu.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.