Damlacık kaderine terk edildi

Konak Tünellerinin yapım sürecinde tartışmalı bir kamulaştırma ile karşılaşan Damlacıklılar evlerini bırakmak zorunda kalmıştı. Kamulaştırılan binalardan bir kısmının yıkılması bir kısmının da harabeye dönüşmesi, semt sakinlerini huzursuz ediyor. Şehir Plancıları Odası Başkanı Kocaer, semtin bir şantiye alanına dönüştüğünü ifade ederek 'Damlacık kaderine terk edildi. İlgili idareler tarafından sahiplenilmiyor' dedi

Damlacık kaderine terk edildi

Sercan Engerek-Konak'a bağlı en eski semtlerden Damlacık'ta Konak Tünellerinin yapılmasıyla fiili kentsel dönüşüm ile kamulaştırılan binalardan bir kısmının yıkılması bir kısmının da harabeye dönüşmesi, semt sakinlerini huzursuz etti. Bilirkişinin 'oturulamaz raporu' verdiği binaların yıkımı sırasında komşu evlerde yaşayan insanlar, yeniden hasar göreceği endişesiyle evlerine tadilat yapamadıklarını dile getirdi. Şehir Plancıları Odası Başkanı Özlem Şenyol Kocaer, tüneller yapıldıktan sonra semtin bir şantiye alanına dönüştüğünü ifade ederek 'Damlacık kaderine terk edilmiş durumda. İlgili idareler tarafından sahiplenilmiyor. Belediye'nin ve diğer yönetimlerin bu alanla ve yerinden edilen insanlarla ilgili çözümü ne bilmiyoruz ama Damlacık İzmir'in en eski semtlerinden biri. Hala o mahalle kültürü yaşatılmaya çalışılıyor. İzmirliler için değerli bir alan' diye konuştu.
      

'Sahip çıkılmıyor'

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü tarafından 2011'de yapımına başlayan ve 2015'in Mayıs ayında açılan Konak ile Yeşildere'yi bağlayan tünellerin inşası sırasında kamulaştırılan 46 bina dışında tarihi binaların da bulunduğu pek çok ev hasar gördü. Kentsel, tarihi, arkeolojik ve doğal SİT alanı olduğu belirtilen bölgede bulunan 8 tescilli bina harabeye döndü. Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümü öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından Damlacık ve Beştepeler mahallelerinde tünel hattının dışında kalan 64 binaya 2015'in Ekim ayında 'oturulamaz raporu' verildi. 23'ü Damlacık'ta bulunan binaların sahiplerine rayiç bedelleri ödenirken evlerde oturan aileler başka yerlere taşındı. 2016 Haziran'ında hasarlı kimi binalar için ise zarar ücret tespiti yapıldı. Bilirkişinin 'oturulamaz raporu' verdiği ve kamulaştırılan binaların yıkımı sırasında komşu evlerde yaşayan insanlar yeniden hasar göreceği endişesiyle evlerine tadilat yapamadıklarını, hurdacıların tarihi binaların kapı, pencere, su ve elektrik tesisat malzemelerinin çalındığını ve semtte hırsızlıkların arttığını söyledi.   
Şehir Plancıları Odası Başkanı Özlem Şenyol Kocaer, alanda arkeojeofizik araştırmalar yapılmadan, jeolojik etütleri olmadan tünel inşaatına başlandığını hatırlattı. Damlacık'ın kaderine terk edilmiş durumda olduğunu belirten Kocaer, 'Damlacıklılar tüneli inşa eden Bakanlık, Karayolları ve ilgili idareler tarafından sahiplenilmiyor. Daha önce Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş'n da katıldığı forumlar olmuştu. Merkezi ve yerel yönetimlerin bu alanla ve yerinden edilen insanlarla ilgili çözümü ne bilmiyoruz ama Damlacık İzmir'in en eski semtlerinden biri. Hala o mahalle kültürü yaşatılmaya çalışılıyor. İzmirliler için değerli bir alan' dedi.

'Kent merkezine kara bir delik'

Damlacık'ın hiçbir zaman kentsel dönüşüm alanı ilan edilmediğini ancak fiili olarak en hızlı kentsel dönüşümün uygulandığı semt olduğunu söyleyen Kocaer şu ifadeleri kullandı: Hasarlı evlerde can kaybı olma durumu hepimizi endişelendiriyor. Konak Tünellerinin inşası imar planları olmadan Koruma Kurulu kararıyla başladı. TMMOB Şehir Plancıları Odası olarak kararının yürütmesinin durdurulması takiben de iptaline karar verilmesi için dava açtık. Sonradan imar planı geldi. Bilirkişi keşfi yapılırken alan da en az 300 metre ilerlemişti. Hem o süreçleri çiğneyen hem de insanları mağdur eden, her yönüyle olumsuzluklar taşıyan bir Konak Tüneli inşa edildi. Hep dediğimiz gibi İzmir kent merkezine kara bir delik açıldı.
Kocaer, tünel, Konak tarafından daha 200 metre ilerlemişken üstündeki binalarda çatlaklar oluştuğunu dile getirdi. Hiç kimse ne olduğunu anlayamadan evlerin kamulaştırıldığını vurgulayan Kocaer, 'O süreçte hasar gören evlerde yaşayan insanların bir an önce evlerini boşaltması istendi. Hiç kimse ne olduğunu anlayamadan insanların evinin kamulaştırıldığını öğredik. Kamulaştırma kararı Bakanlık tarafından alınmış. Kararın alınma zamanı belli değil. İnsanların zorunlu olarak yerlerinden edilmesi söz konusu' diye konuştu.
'Oturulamaz raporu'nun hızlı bir şekilde verildiğini sözlerine ekleyen Kocaer şunları vurguladı: Hasar derecesine göre değişir ama raporların ne kadar sağlıklı verildiği konusunda ciddi eleştirilerimiz oldu. Bu konuda uzmanlar da aynı şeyi söylüyordu. Belki bazı binalarda güçlendirme ve tadilat yapılabilirdi. Bunun tek çözümü yıkılma karaları ve bu bağlamda birçoğunun yıkılması mıydı? O süre zarfında hiçbir riski göze almamak adına yapılan bir uygulamaydı. Ancak sağlıklı ilerleyen bir süreç olsaydı tadilatla en azından güçlendirilebilirdi binalar. Başında sonuna insanların barınma hakkını, yaşam alanını gaps eden bir proje yapılmış oldu.


'Ne olacağı belli değil'

Damlacık Semti Namık Kemal Mahallesi Muhtarı İbrahim Cebeci ise 'Birçok bina kamulaştırıldı. Bazıları yıkıldı bazıları da duruyor. Burada yıkılmak üzere olan ağır hasarlı binalar da var. Damlacık çok eski bir semt. Buradaki mahallelerde insanlar hala yaşam sürüyor. Hasar tespiti yapılan binalar yıkılacak mı bilmiyoruz. Yıkıldıktan sonra Damlacık'ın ne olacağı belli değil. Rekreasyon alanı olacak diyorlar. Ama imara da açılabilirler' diye konuştu.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.