DİSK eylem yaptı: Yanlıştan dönülmezse tam gün iş bırakacağız

Hükümetin 696 Sayılı KHK ile yaptığı taşeron düzenlemesine karşılık DİSK üyeleriyle birlikte uyarı niteliğinde yarım gün iş bıraktı. Ege Bölge Temsilcisi Sarı, ‘En geç bir hafta, 10 gün içinde bu yanlıştan dönülmezse bu kez tam gün iş bırakacağız’ dedi

DİSK eylem yaptı: Yanlıştan dönülmezse tam gün iş bırakacağız
09 Mart 2018 Cuma 16:54

Ali Budak- Hükümetin 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yaptığı taşeronda düzenlemeye karşı DİSK Ege Bölge Temsilciliği yaptığı eylemle İzmir’deki binlerce sendikalı, kamu kurumu ve kuruluşlarında görev yapan özellikle emekli, emekliliği hak eden ve eski hükümlü personellerin iş akitlerinin feshedilmesi karşısında yaşanan mağduriyete tepki gösterdi. Eyleme, CHP İzmir İl Yönetimi, HDP ve EMEP’li yöneticiler, Alevi dernekleri, KESK ile Tüm Yerel Sen temsilcileri ve çok sayıda sivil toplum örgütü destek verdi.

Uyarı niteliğinde yarım gün iş bıraktıklarını söyleyen işçiler ve sendika temsilcileri, Konak’ta gerçekleşen eylemde, ‘Hak, hukuk adalet’, ‘İş, ekmek yoksa barış da yok’ ‘Direne direne kazanacağız’, ‘İş, aş, adalet’, ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz’ sloganları atarken, ‘Hükümet yasanı al başına çal’, ‘Kadro dediniz işimizden ettiniz’, ‘Memur değil işçiyim, ekmeğimle oynama’, ‘Çalışırken işsiz kalmak istemiyoruz’, yazılı dövizleri taşıdı.


10 gün içinde yanlıştan dönülmeze tam gün iş bırakacağız


Eyleme katılan emekçiler adına konuşan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, hükümete yanlıştan dönülmesi, siyasi parti temsilcilerine ise mücadelede destek çağrısı yaparak, ‘En geç bir hafta, 10 gün içinde bu yanlıştan dönülmezse bu kez tam gün iş bırakacağız. Biz o eski hükümlü arkadaşlarımıza yıllardır beraber çalıştık. Cenazelerine gittik, düğünlerinde halay çektik. O arkadaşlarımızı yalnız bırakmayacağız’ dedi.
Sarı, şöyle konuştu:
‘Çalışırken işsiz kalmak istemiyoruz!’
Daha önceki açıklamalarımızda da işaret ettiğimiz gibi 696 sayılı KHK eşitlik ilkesini göz ardı ederek bir düzenleme getirmiştir. Belediye işçilerine kadro verilmemiştir. Oysa hem merkezi idare hem de belediyelerde çalışan alt işveren işçileri kamu hizmetlerinde çalıştırılmaktadır. Merkezi idarede kadro verilirken belediyelerde çalışan alt işveren işçileri belediyelere değil belediye şirketlerine geçiş yapacaktır. Bu anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. 696 sayılı KHK ile taşeronlarda çalıştırılan işçilerde bir sürü diğer koşul yanında devlet memurları için aranan koşullar da aranmaktadır. Merkezi idareye kadrolu geçişte 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun atama şartlarını aramak bile tartışmalıyken 657 sayılı kanun içinde tanınmamış ve tanımlanmamış belediye şirketlerine geçiş için 657 koşullarını aramak hukuki temeli olmayan bir keyfiyettir. Şu anda belediye hizmetlerinde çalışan binlerce taşeron şirket işçisi hukuk dışı bir durumla karşı karşıyadır. Sendika olarak en başından beri yıllardır kamu idareleri için çalışan ve aslında kamu idarelerinin işçisi oldukları hukuken tescil edilmiş olan işçilerin karşısına güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması koşulunu dikmenin işçileri eleme amacını taşıdığını ifade etmiştir. Sendikamız birçok belediyede daha önceleri çeşitli nedenlerle güvenlik soruşturması sorunu yaşamış yurttaşlarımızın topluma kazandırılması için uygulanan istihdam önceliklerine destek vermiştir. Belediyelerin bu yöndeki politikalarının toplumsal huzur ve esenlik için çok değerli olduğu görüşündedir. Bu işçiler kadro beklerken işsiz kalacaktır. Şimdi sabıka kayıtları nedeniyle ortaya çıkan belki daha sonra da güvenlik soruşturması nedeniyle karşımıza çıkması beklenen bu durum büyük bir toplumsal açmaza neden olacak boyuttadır. İşsizliğe mahkum edilecek binlerce işçi nasıl yaşamlarını sürdürecektir. Bu durumdaki üyelerimiz geçmişte yaptıkları hatalarından dolayı cezalarını çekmişlerdir ve kamuya yıllardan beri hizmet vermektedirler. Buna rağmen toplumun dışına itilmesine sebep olacak bu uygulama ile karşı karşıyadırlar. Bu uygulamayla işçiler adeta suç işlemeye teşvik edilmektedir.
 

Rakamlarla işinden olanlar!


Öte yandan konuyla ilgili çıkarılan tebliğde başvuruların reddinden sonra itiraz komisyonlarının kararlarının kesin olduğu, yargı yolunun kapalı olduğu da söyleniyor. Bunu kabul etmeyeceğiz yargıya başvuru hakkı anayasal bir haktır. Her türlü hukuksal mücadeleyi sürdüreceğiz. Alt işverenlerden geçiş ile ilgili başvuruların sabıka kaydı nedeniyle reddedilmesine ilişkin verileri toplamaya başladık. Henüz kesin verileri veremiyoruz. Ancak süreç devam ediyor. Gelen sayılardan başvurusu bu nedenle reddedilen işçi sayısının 150 bin civarında olduğunu gözlemliyoruz. Konfederasyonumuz aracılığıyla bakanlıklar nezdinde gerekli yasal düzenlemelerin yapılması taleplerinde bulunduk. Umuyoruz soruna çare en kısa sürede bulunur. Sorun eski adli sicil kayıtlarıyla da sınırlı değildir. Başvuru sırasında başka nedenlerle de elenen işçilerin varlığını da hatırlatmak isteriz. Örneğin askerlik durumu nedeniyle başvurusu kabul edilmeyenler, örneğin emeklilik hakkını elde etti diye başvurusu kabul edilmeyenler, örneğin ihalesinin niteliği gereği ihale bedelinin yüzde 70’inden az işçilik bedeli olan işlerde çalışan işçiler. Bunlar da bir anda işsiz kalacaklardır. Örneğin İstanbul’da sadece belediyelerde taşeron aracılığıyla çalıştırılan 57 bin civarında işçinin başvurusu kabul edilirken 5 bin 800 civarında işçinin başvurusu reddedilmiştir. İzmir’de sadece belediyelerde başvurusu reddedilen işçi sayısı 2 bin 500, karayollarında 14 bin 970 ret 4 bin 640 kabul, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü bin 657 ret, Ege üniversitesi ve 9 Eylül Üniversitelerinde toplamda 580 kişi ret, bunlar sadece belirli kurumlardan sizlere örnek olarak sunduğumuz rakamlardır. Bu işçilerin sorunlarını dile getirmek çözüm aranmasını istemek boynumuzun borcudur. Çözüm bulunmazsa dertlerini bu meydanlarda, işyerlerinde her yerde dile getirmeye devam edeceğiz.
 

‘Hayaller kadro, gerçekler belediye şirketleri’


696 sayılı KHK’nın kamuya geçiş hükümleri oldukça problemli ve sürekli engellerin ortaya çıktığı bir düzenlemedir. Bu sorunlar bitmeyecek diye endişeliyiz. Bilindiği gibi daha sınav aşaması gelecek. Sınav aşamasında daha ne kadar eleme yapılacak endişesini taşıyoruz. Kim, ne söylemişti? Çalışma bakanı; ‘taşeronda devrim yaptık’. Başbakan; ‘taşeronda bir çılgınlık yaptık’. Cumhurbaşkanı; ‘taşeron diye artık bir şey kalmadı’. Hayaller kadro, gerçekler Belediye şirketleri. Hayaller sınavsız, şartsız, koşulsuz kadro, gerçekler güvenlik soruşturması, sınav, mülakat. Hayaller tüm taşeron işçilerin kadroya geçmesi idi. Gerçekler 200 bin işçinin taşeron olarak devamı, 150 bin eski hükümlü, emekli ve engelli işçilerin işsiz kalmasıdır.
 

Kadro hakkımızdan asla vazgeçmeyeceğiz


Şu an ihtiyacımız olan şey yeni yasal bir düzenlemedir. Yapılacak bir yasal düzenleme ile taşeronlar eliyle çalıştırılan kamu işçilerinin adli sicil sorgulaması, güvenlik soruşturmasına, sınava tabi kılınmadan geçişlerinin yapılmasının sağlanmasıdır. Siyasi iktidara bu düzenlemenin en kısa zamanda yapılması konusunda buradan çağrı yapıyoruz. DİSK/Genel-İş Sendikası olarak kamuya geçiş sürecinde bütün alt işveren işçilerinin sesi olacağız, sorunlarını dile getireceğiz, onların hak ettikleri işlerde hakça çalışmaları için, belediyelerde çalışan işçilerin de kadro haklarına kavuşmalarını başarana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Kadro hakkımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.