Döviz arttıkça, ilaç azalıyor

Dövizdeki artış sonrası kanser ilaçlarından sonra, şimdi de astım, ağrı kesici jeller, göz damlası, vitamin iğnesi ve kan iğnesi gibi çok sayıda ithal ilaç bulunamıyor. Sorunun uzun zamandır devam ettiğine vurgu yapan İzmir Eczacılar Odası Başkanı Tuncay Sayılkan, 'Hükümet, ithal ilaç fiyatlarında Euro'yu 2 liraya sabitledi. Ancak Euro şu anda 4 lira 60 kuruşun üzerinde. Aradaki fark her geçen gün arttığı için ithalatçı firmalar bu ilaçları çok az sayıda getiriyor' dedi

Döviz arttıkça, ilaç azalıyor

Ali Budak-Hükümetin geçtiğimiz 15 yılda başlattığı sağlıkta dönüşümün sonu vatandaşa çile olmaya başladı. Geçtiğimiz ay kur nedeniyle eczanelerde kanser ilaçlarının bulunamazken şimdi de ithal diğer ilaçlar piyasada yok. İlaçların bulunamama nedenini hükümetin ithal ilaçta Euro'yu 2 liraya sabitlemesinden kaynaklandığını belirten alanın uzmanları bir an önce çözüm bulunması gerektiğine dikkat çekiyor. Astım, ağrı kesici jeller, göz damlası, vitamin iğnesi ve kan iğnesi gibi çok sayıda ilaç bulunamıyor. Vatandaşlar bu ilaçların yerine ya eş değerlerini alıyor ya da hiç ilaç almıyor. Yaşanan ilaç sorunu, devlet hastanelerindeki yoğunluk ve uzman doktor sıkıntısı, her yerde açılan özel hastanelerin fiyatlarını sürekli arttırması gibi gelişmeler sonucunda Türkiye sağlıkta çığır atlamayı hala sürdürüyor.

Hükümet, ithalatçı firmayla anlaşmak zorunda

Türkiye genelinde bazı kanser ilaçlarının (tamoksifen, nolvadex) yanı sıra astım, ağrı kesici jeller vd. gibi çok sayıda ithal ilacın piyasada bulunamadığını belirten İzmir Eczacı Odası Başkanı Tuncay Sayılkan, 'Yaşanan bu sorun yeni değil ki! Geçtiğimiz aylarda kanser ilaçları bulunamıyordu şimdi de astım, ağrı kesici jeller, göz damlası, vitamin iğnesi ve kan iğnesi gibi çok sayıda ithal ilaç bulunamıyor. Bu sorun ise devletin ithalatçılarla yeni bir sözleşme yapmamasından kaynaklanıyor. Türkiye, dünyadaki çoğu ülkeye göre ucuza ilaç alan bir ülke. Zamanında ithalatçılarla hükümet anlaştı. Hükümet, ithal ilaçların fiyatlarını yani Euro'yu 2 liraya sabitledi. Euro ise 4 lira 60 kuruşun üzerinde. Bu aradaki farktan dolayı da ithalatçı firmalar bu ilaçları getirmiyor. Önceden az da olsa getiriyordu. Şimdi hiç getirmiyor ki piyasada bulunamıyor' dedi.

İlaç bulmak daha da zorlaşacak

'Bu sorunun çözümü için hükümete yıllardır ithalatçı firmalarla oturup, anlaşmaları gerektiğini söylüyoruz' diyen Sayılkan, şöyle devam etti: Bu ilaçlar üretilemediği için satın alınıyor. 4 lira 60 kuruşu üzerine çıkan kuru 2 liraya hesaplarsanız bu işi kimse yapmak istemez. Sonra da ilaç bulunmaz. İthalatçı firma olaya kazanç açısından baktığı için onu bir yerde anlayabiliyorum. Çünkü kimse zararına satış yapmaz. Euro kurunun güncellenmesi şart. Yoksa bu sorun daha da büyüyecek ve önüne geçilemeyecek bir hal alacak. Sosyal bir devlette ilaç bulamamak nedir? Hükümet, vatandaşın sağlığını korumak ve ücretsiz sağlamak zorunda.

Sağlıkta her şey 'sıra' oldu

Hükümetin sağlıkta dönüşüm politikaları nedeniyle uzun zamandır vatandaşın özel sağlık kuruluşlarını tercih etmeye başladığını ifade eden Sayılkan, 'Devlet hastanelerinde her şey sıraya binmiş durumda. Vatandaşa 1 ay sonrasına film sırası veriliyor. Vatandaş özel hastanelere ya da kuruluşlara daha çok para ödemesine rağmen orayı tercih ediyorsa devlet hastanelerinde bir sorun var demektir. Zaten sağlıkta dönüşüm adım adım vatandaşı parası kadar sağlığa götürdü. Her şey plansız ve altyapısız yapıldığı, süreçlerin finansmanı planlanmadığı için bu sorunlar daha da artmaya başladı.  Çünkü siyasi iktidara bütçe yetmedikçe ve açık verdikçe vatandaşın sırtına yük koydu. Şu anda en çok katkı payı sağlıkta. Yok katkı payı yok ilaç fiyat farkı yok muayene katkı payı ve reçete hizmet bedeli derken süreç vatandaşın sırtında büyük bir yüke dönüştü. Şu anda parası olan sağlık hizmeti almak için özel hastaneye gidiyor. Aradaki fiyat farkını ödüyor ve tedavi olabiliyor. Ya parası olmayan ne yapıyor? Devlet hastanesindeki kuyruklarda tedavi olmayı bekliyor! Şu anda sağlık için inanılmaz paralar ödüyoruz ama doğru dürüst tedavi olamıyoruz' ifadelerini kullandı.

Katkı payı en az % 20 arttı

Sağlıkta dönüşüm sürecinde vatandaş istediği sağlık kurumundan (özel-devlet) istediği tedaviyi sıra beklemeden alabilecekti. Bu ilk başlarda iyi de gitti. Sonrasında ise hükümet bütçe yetmedikçe sağlık paralı hal almaya başladı. Son dönemde de vatandaş artık hastanelerde hem çok beklemekten hem de çok para ödemekten şikâyet ediyor. Bu ister kamu, ister özel, isterse üniversite hastaneleri olsun. Bir de bu hastanelerde muayene olmak için ödenen katkı payı ise yüzde 20 ile yüzde 60 arasında arttı. Bundan sonra, özel hastanede muayene olacakların cebinden 15 lira, devlet hastanesinde muayene olacakların ise 6 lira çıkacak. İşte bu ücretler, 2017 başından itibaren arttı. Geçen sene üniversite hastanesine 5 lira öderken, artık 8 lira ödeyeceksiniz. Tabi, bu kadarla da sınırlı değil. Bir de hastalardan alınan ilaç katılım bedeli var. Bu da 3 kutu ilaca kadar 3 lira, 3 kutuya ilave her bir kutu için de 1 lira eczaneye ilaç katılım bedeli olarak ödenecek. Kime ödeniyor? Sosyal Güvenlik Kurumu'na. Bu paralar hastanelerin kasasına ya da eczacının cebine gitmiyor. Daha açık şöyle söyleyeyim. Özel hastaneye gidip muayene oldunuz, doktor ilaç yazdı, eczaneden de ilacınızı aldınız, cebinizden ödeyeceğiniz para 18 lira. Kamu hastanesine giderseniz 9 lira.


 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.