‘İmbat’ ve ‘Meltem’ işbaşı yaptı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Büyük Körfez Projesi’nin en önemli adımlarından biri olan, deniz dibindeki ve dere ağızlarındaki çamuru temizleyecek kesici-emici tarama gemisi ‘Meltem İzmir’ ile gemiye lojistik destek sağlayacak ‘İmbat İzmir’i törenle hizmete aldı

‘İmbat’ ve ‘Meltem’ işbaşı yaptı

Törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Bizim hayalimiz, kendi dönemimizde fikirden projeye ulaşmış olan ‘Yüzülebilir Körfez’ hedefi. Bu projeyi gerçekleştirdiğimizde denizde yüzeceğiz, balıklar olacak, ulaşım büyüyecek, liman büyüyecek ama bunun yanında dünyadaki metropol kentler içinde zaten bir çok konuda öne çıkan İzmir, çevre konusunda en saygın, en tanınır kentlerden bir tanesi olacak” dedi.

Üçkuyular Levent Marina Kırmızı Fener önünde gerçekleştirilen törene İzmir Milletvekilleri Hülya Güven, Alaattin Yüksel, Mustafa Moroğlu, CHP İl Bakanı Ali Engin, ilçe belediye başkanları, oda başkanları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. Sanayicisinden bilim insanlarına kadar bir çok kişinin çevreyle ilgili ‘sürdürülebilirlik’ kelimesini kullanarak çalışma yürüttüğünü belirten Başkan Kocaoğlu, “Körfezde su değerlerini yüzülebilir hale getirirsek, koskoca Körfez’i 70 sene önceye döndürmüş, temizlemiş bir kent olarak dünyadaki saygın yerimizi alacağız. Temizlenmiş körfez, tasarlanmış 40 kilometrelik bir sahil bandıyla beraber altyapısını hemen hemen tamamlamış bir İzmir’i 2014 yılında tüm dünyaya görücüye çıkartmayı hedefliyoruz. Bir an evvel İzmir Körfezi’nde yüzelim diyorum” diye konuştu.

Körfez’in bilinirliği ile ilgili Dokuz Eylül Üniversitesi ile çalışmaların devam ettiğini ifade eden Başkan Kocaoğlu, “Körfezde ilk kez 1832’de bilimsel çalışma yapılmış ve o tarihten itibaren Gediz yatağı yedi kez değişmiş. Ondan sonra da körfezle ilgili ilk kez bizim dönemimizde bilimsel çalışma yapıldı ve şu anda geldiğimiz noktaya ulaşabildik. Körfezde ne yapabiliriz sorusuna karşılık olarak benden önceki belediye başkanları döneminde 20 yılı aşkın bir süreyle çalışmalar yapıldı ve Büyük Kanal Projesi göreve geldiğimde bitmiş ve 2000 yılından itibaren çalışmaya başlamıştı. Bizim de bunu geliştirmemiz gerekiyordu. Körfezi temizlemek için de körfezi nasıl çözeriz, körfezin ve limanın İzmir için önemi nedir düşüncesinden hareketle çalışmaya başladık ve bir proje hazırladık. Bu konuda en deneyimli ülkeler olan Hollanda ve Finlandiya’ya giderek, buradaki örneklerini inceledik. Ayrıca Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü ile çalışmaya başladık. Körfezde yüzebilir miyiz noktasına geldik. Böyle bir fikirden hareket ederek, çamurun çıkartılması ve rehabilite edilmesi gibi konuları da içeren bir rapor hazırladık, sonra da ilgili Bakanlıklar’a ulaştırdık. Bizim derdimiz körfezi kurtarmak, denizimizi kurtarmak. İncelemelerden sonra bu gemilerin şartnamesini bir örnek olsun diye hazırladık. Bu arada Ulaştırma Bakanlığı bir tane daha gemi alarak, geçen ay tanıtımını yaptı” dedi.

“İkisi de yerli malı”

Römorkorü Tuzla’da yerli bir tersane firmasının, kazıcı gemiyi de Çiğli Ata Sanayi’nden bir firmanın ihaleyle yaptığını belirten Başkan Kocaoğlu, “Hem kazıcı-emici gemi ‘Meltem İzmir’, hem de ‘İmbat İzmir’ römorkörü yerli malıdır. Yalova tersanesinden bir firmanın aldığı vapurlar gibi bunlar da yerlidir. İzmir denizciliğinin ve tersaneciliğinin gelişmesine çok büyük bir katkıda bulundular. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. İhalelerin ülkemizde kalmasından çok büyük mutluluk duyduğumu da ifade etmek istiyorum. Hayırlı uğurlu olsun” dedi.

 
“Körfezde yaşamı sağlamak için bu proje şart”

Hizmete alınan kazıcı-emici gemi ile römorkörün teknik özellikleri hakkında da kısa bir bilgi veren Başkan Kocaoğlu, “İzmir bu şekilde giderse, dolmaya devam ederse, 16 dereden malzeme gelirse bir gün Efes gibi, Milas gibi olacak. Bugün Efes’te düşünüldüğü gibi törenlerle kanallar açılacak. İzmir 8500 yıldır yaşayan bir kentse, bunu denize ve körfeze borçludur. İzmir bir liman kentidir. Biz bu projeyi Ulaştırma Bakanlığı’na sunduk. Projenin özünde iki ana unsur var. Birincisi İzmir’in liman fonksiyonunu genişleterek, yeni nesil gemilerin de yanaşacağı bir noktaya getirip liman faaliyetinin İzmir’in ticaretinin gelişmesine olan lokomotif etkisini sürdürmesini sağlamak. Bu Ulaştırma Bakanlığı’nın işi. Bizim işimiz ise İzmir’in denizinin korunması. Biz de hem dere ağızlarını ve yıllardır birikmiş olan yüzer çamuru, lodos çıktığında denizin altından çıkan çamuru temizleyeceğiz, hem de kuzeye, Sasalı bölgesine 13 km uzunluğunda sirkülasyon kanalı açacağız. Körfez’in sıkıntısı, güneyden gelen akıntının kuzeye döndüğü zaman sığlıktan dolayı sirkülasyonun sağlanamaması, suyun durgunlaşması, durgunlaşan suyun oksijeninin azalması ve dolayısıyla yaşamın azalması. Bunu engellemek, yaşamı sağlamak için eskisi gibi İzmir Körfezi’ndeki deniz zenginliğini artırmak için bunun şart olduğunu düşündük” diye konuştu.

 
“365 gün 24 saat çalışacak”

Deniz ulaşımını zenginleştirmek için de Bostanlı İskelesi’nden Mavişehir’e yapılacak olan vapur iskelesine doğru kazı yaparak bir yol açılması gerektiğini ifade eden Başkan Kocaoğlu, kazıcı geminin İzmir Körfezi’nde 365 gün 24 saat çalışacağını söyledi. Geminin yetersiz kalması durumunda yenilerinin alınacağını anlatan Başkan Kocaoğlu, “Buradan çıkan çamur tuzdan arındırılarak tarım, park ve bahçe toprağı olarak kullanılacak. Ormanların zenginleştirilmesinde, kentin çevresindeki verimsiz arazilere yığılarak oralara ağaçlar dikilmesi sağlanacak. İsteyen vatandaşların da tarım arazilerinin rehabilite edilmesinde kullanılacak. Rehabilitasyon için düşündüğümüz bölge 20 bin dönümlük İZSU arazisidir” diye konuştu.

“Hep birlikte yüzeceğiz, balık tutacağız”

Ulaştırma Bakanlığı’nın liman derinleştirmesi konusunda Devlet Demir Yolları’nı görevlendirdiğini ve ortak bir ihaleye çıkıldığını kaydeden Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu sözlerine şöyle devam etti: “İhale Kasım ayında sonuçlanacak. Körfezi’nin ne olacağı, nasıl bir proje ortaya çıkacağı belirlenecek ve ÇED raporu da alacak. Biz kendi görevimizi yapacağız ve bu sistemle ve buna benzer ilavelerle körfez kısa zamanda temizlenebilecek konuma gelecek. Hep birlikte yüzeceğiz. Yüzmekten öte hep birlikte balık tutacağız. En önemli maliyet, sığ yerlerde derinleştirme çalışmalarıdır”

Törenin ardından, Başkan Kocaoğlu ve beraberindekiler şehitler anısına ve gemilerin hizmete alınması dolayısıyla denize çelenk bıraktılar. Firma temsilcisi Atilla Balık, İmbat römorkörunun maketini Başkan Kocaoğlu’na verdi. Meltem gemisinin plaketini ise, firmanın çalışanlarını Başkan’a takdim etti.

 
Teknik özellikler

Çiğli Ata Sanayi Tersanesi'ndeki üretimi takiben Levent Marina’da montajı tamamlanan kesici-emici tip tarama gemisi, kullanılan teknoloji ve kapasitesi açısından Türkiye'de üretilen ilk gemi olma özelliğine sahip. KDV hariç 5 milyon 850 bin liralık yatırımla bir Türk firmasına yaptırılan tarama gemisi Meltem, 14 metre derinliği tarayabilecek. Geminin maksimum katı madde taşıma kapasitesi saatte 800 ton, yüzde 20 oranında katı madde içerdiğinde de saatte 4 bin ton olacak. İZSU, halen DLH tekneleri ile yapılan tarama çalışmalarında günde sadece 1000 metreküp civarında tarama yapabiliyor.

Kesici-emici tarama gemisine lojistik destek sağlayacak römorkör İmbat ise, İstanbul Tuzla Tersaneleri'nde üretildi. Tarama gemisinin çalışma sahasına sevkinde, tarama gemisine ekipman ve personel taşımada, ayrıca İZSU’nun Körfez suyu kalitesinin ölçümü ve takibi ile ilgili yürüttüğü çalışmalarda kullanılacak. KDV hariç 3 milyon 134 bin TL’ye mal olan yine “yerli üretim” römorkör, minimum yakıt tüketimi ile çalışacak.  Römorkör,  14.75 metre boyunda ve 6.40 metre genişliğinde. 10 ton çekme gücüne sahip römorkörün derinliği ise 2.5 metre.

İZSU, ayrıca DLH’dan kiralanan klasik kepçelerle bugüne kadar Ragıppaşa Dalyanı  civarında, Bostanlı deresinin ağzında 919 bin metreküp çamur çıkarttı.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.