İZDENİZ grevi İzmir turizmini de yaraladı!

İZDENİZ grevinin turizmi de olumsuz yönde etkilediğini, 40 derece sıcaklarda vatandaşı ve turistleri kimsenin mağdur etmeye hakkı olmadığını belirten ETİK Başkanı Mehmet İşler, ‘Bu durum iç turizmi baltalıyor. Yaşanılan İzmir için hem ayıp hem de kayıptır. İzmir, denizini kullanamıyor. Belediyede turizme vizyonel bir bakış yok. Çünkü belediyenin gündeminde turizm yok. Oysa bu şehri atağa kaldıracak tek şey turizm’ dedi

İZDENİZ grevi İzmir turizmini de yaraladı!

Ali Budak- İZDENİZ AŞ ile Türk-İş’e bağlı Türkiye Denizciler Sendikası (TDS) arasında devam eden toplu sözleşme görüşmelerinin olumsuz sonuçlanmasının ardından sendika İZDENİZ’de görev yapan personel için 12 Temmuz 2017 tarihinde grev kararı almıştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İZDENİZ'de başlayan grev ise böylece 20'nci gününe girmiş oldu. revin başından beri tarafların sorununun çözümüne dair hiçbir görüşmede bulunmadıkları belirtilirken 20 gündür İzmir’de devam eden tramvay çalışmaları ve grev nedeniyle deniz taşımacılığının yapılamaması ulaşımı kilitledi. Grevden etkilenen İzmir halkı ise sorunun bir an önce çözüme kavuşturulmasını bekliyor.
 

Grev iç turizmi ciddi yaraladı


Deniz yoluyla Foça, Urla ve Yassıcada’ya gidip serinleme imkanı bulan İzmirlilerin grev nedeniyle bu imkandan faydalanamadığına dikkat çeken Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, ‘Grev nedeniyle iç turizm de ciddi yara aldı. İzmir’in maalesef denizi kullanamayan bir şehir görünümüne kavuştu. İzmir aslında Allah’ın bir lütfu doğal limana sahip. İzmir, Bozdağ gibi kış turizminin yapıldığı yerin yanında hem termal ve tarihi hem de inanç turizmi ile müthiş derecede kendini pazarlayacak güçte önemli bir turizm merkezidir. Ancak gelin görün ki turizm merkezi olması için öncelikle ulaşımın iyi olması gerekiyor. Bugün 10 milyonluk kapasiteye sahip bir havaalanı var ancak THY’nin direk uçuşları yok’ dedi.
 

‘Yerel yönetim vizyonsuz!’


Bundan 20 yıl önce Samsun ve Ankara feribotlarıyla İzmir’den İstanbul’a yolcu taşındığını ve İstanbul ile İzmir’in denizden bağlantısı olduğunu vurgulayan İşler, şöyle devam etti: 20 yıl sonra geldiğimiz noktada ise İzmir-İstanbul arasında feribot diye bir şey kalmadı. 20 milyon nüfusu olan bir şehre her geçen gün feribot sayımızı arttırmamız gerekirken bunu Bursa ve Bandırma yaptı. Biz yapamadık. Bugünkü yerel yönetimin son derece vizyonsuz yaklaşımları İzmir turizmini ve ulaşımı geriye götürdü. İzmir’de ne uluslararası yelken turnuvası ne de uluslararası windsürf turnuvası düzenliyoruz. Düzenlemeyi bırakın bunların olması için en ufak bir çabamız yok. Gerçi daha doğru dürüst karşıdan karşıya ulaşımı sağlayamıyoruz. Bu koca bir ayıp aynı zamanda koca bir kayıptır. İzmir Körfezi bir amfi tiyatrodur. Karşıyaka, Bayraklı, Kadifekale işte o sahnenin tribünleridir. Körfezde oynanan oyunun rezilliği ortada. Bu yerel yönetimin; İzmir halkına, turistine yapmış olduğu işkencedir.
 

‘İç turizm baltalanıyor’


‘Eskişehir’deki Porsuk deresi kokan bir vaziyetteydi ancak bugün gondollar ile seyahat ediliyor’ diyen İşler, ‘Bir avuç nehirden bile bir cevher çıkartıldı. İzmir Körfezi gibi Allah’ın bize bahşettiği bu körfezi biz turizm amaçlı uluslararası festivaller ve etkinlikler yaparak kullanamıyoruz. İzmir’e yat limanı ve marina yaptırarak Ege’nin incisi yapmak gibi hayallerimiz varken yerel yönetim gerçekleri yüzümüze tokat gibi vuruyor. Daha insanımızı karşıdan karşıya taşıyamaz halde olduğumuzu bize gösteriyor. Bu durum iç turizmi baltalıyor. Maalesef turistler tarafından da ciddi tepki alınıyor. Bu ayıbı İzmir taşıyamaz. Bu insanların yazın ortasında çoluğu ve çocuğu ile az bir bütçe ile İzmir’in ilçelerinin sunduğu bereketi yaşamak için hafta sonu vapurlara binerek Foça’ya Urla’ya, Yassıcada’ya giderek kendi ekonomileri ve yerel yönetimlerin yarattığı fırsatlar ile bir tatil geçirme hakkı ellerinden çalındı. Dar bütçeli vatandaş hem serinliyorlardı hem de plajlara gidiyordu. Bu yanlış İzmir’e yakışmıyor. Bunun müsebbiplerinin seçimlerde vatandaşa hesap vermesi gerekir. Bu halk koyun sürüsü değildir. Bu halka sıcaklığın 40 derece olduğu bir dönemde kimsenin bunu yapmaya hakkı yok’ dedi.
 

Belediyenin gündeminde turizm yok!


Turizmciler olarak hayallerinin bir türlü gerçeğe dönüştürülemediğini belirten İşler, sözlerine şöyle devam etti: Turizmin ilerlemesi için hava, kara ve deniz yolu şarttır. Hükümet, 2018’de İstanbul-İzmir arasını 3,5 saate indiriyor. Peki, yerel yönetim ne yapıyor? Belediyemiz borcu olmamakla övünüyor. Hizmet vermezsen tabi ki borcun olmaz! Neden İZDO diye bir şirket kurup İstanbul’a feribot seferi koyulamıyor? İzmir’den İstanbul’a Bodrum’a insanları deniz yoluyla taşıyalım, hizmet verelim. İcraat yapmazsan, bir şey alıp satmazsan tabi borcun olmaz. İzmir, denizi kullanamıyor. Belediyede turizme vizyonel bir bakış yok. Çünkü belediyenin gündeminde turizm yok. Oysa bu şehri atağa kaldıracak tek şey turizm. İzmir turizmde baş şehirdi. Ancak dördüncülüğe düştü. İzmirlilere bunu kimsenin yapmaya hakkı yok.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.