İzmir'de 2 bin fidan dikildi

Milli Eğitim Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında imzalanan 'Fidanlar, fidanlarla büyüyor' ağaçlandırma iş birliği protokolü kapsamında İzmir'de 2 bin öğrenci adına fidan dikimi gerçekleştirildi. Ankara'da düzenlenen ağaç dikim törenine katılan ve buradan video konferansla İzmir'e canlı bağlanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yavrularımızın bugün dikeceği fidanlar, fidanlar ile büyüyecek" dedi

İzmir'de 2 bin fidan dikildi
06 Kasım 2018 Salı 15:33

Şefika Bal- Milli eğitim Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında imzalanan 'Fidanlar ile Fidanlar Büyüyor' protokolünü ağaçlandırma etkinliği yapıldı. 81 ilde aynı anda düzenlenen ağaçlandırma etkinliğine İzmir'de İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir İl Milli eğitim Müdürü Ömer Yahşi İzmir Orman Bölge Müdürü Veliki Mehmet Erol katılım gösterdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da canlı bağlantı ile katıldığı ağaçlandırma etkinliğinin İzmir ayağında, ilk ve ortaokul düzeyindeki 1500 öğrenci Naldöken Mevkii Ağaçlandırma Sahası'na 1500 fidan dikti. Halk oyunu gösterileri ve öğrencilerin şiirlerinin okunmasılyla başlayan tören fidan dikimiyle son buldu.

Ankara'dan canlı bağlantı ile etkiniğe katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Okul çağındaki evlatlarımız adına fidanlarımız toprakla buluşuyor. Bu fidanlar evlatlarımızla birlikte büyüyecek. Yaşları ilerledikçe kökleri toprağa boyları göğe yükselecek. Öğrencilerimizin bugün kurduğu hayaller gerçeğe yaklaştıkça diktikleri fidanlar da ağaçlara, ağaçlar ormanlara dönüşecek. Ekonomimiz ve güzelliklerimizde böyle büyüyecek. Tabiata sahip çıkma ve çevreye saygı duyma bilinci de aşılamalıyız. Bu proje evlatlarımıza daha yeşil güzel ve huzurlu bir Türkiye bırakmamıza yardımcı olacak. Öğretmen, öğrenci ve desteği geçen kurumlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Sanayi devrimiyle başlayan ve daha devam eden tarihi dönüşüm süreci beşeri ve sosyal hayatımızı da dönüştürdü. Geride bıraktığımız insanın toprakla, tabiatla ,çevreyle, toplum ve kendisiyle kurduğu ilişkide büyük bir değişim yaşandı. Sanayileşme ve modern teknoloji hiç olmadığı kadar insana doğa karşısında güç verdi. Aşılmaz dağlar aşıldı, uzaklar yakın oldu. Modern insanın tabiatla geliştirdiği ilişkide kırıldı ve yeni bir şekle büründü. Tabiat insanın gözünde değerini kaybetti, yaradanın verdiği bir lütuf olmaktan çıktı. Ya düşman ya da özel mülk gibi aldılandı. Batılı yazarlar bu durumu tabiat artık bir mabet değil fabrikadır diyerek açıklıyor. Oysa ki tabiat yurt, vatan, hatta anadır. Bizde bunun için toprak ana diyoruz. İslamda Allah'ın kainatta yarattığı her şey gibi insana emanet edilmiştir. İnsanın yaradılıştan kardeşidir" dedi.

"Yüce mevlanın Kuran-ı Kerim'le birçok şeyi tabiat üzerinden insana anlattığına da şahit oluyoruz. Cennet anlatılırken yemyeşil ifadesini kullanılıyor, ırmaklardan pınarlardan bahsediliyor. Yaradan güzel sözü de kökleri sağlam olan ağaca benzetiyor. Bunların dışındada dinimizde tabiatla ilgili pek çok örneğe rastlıyoruz" diye konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  sözlerine şu şekilde devam etti; "Çevreye ve insana dair son iki asra damga vuran bu değişim en büyük zararı yine insana,dünyaya ve geleceğimize veriyor. Ne pahasına olursa olsun tahakküm kurma isteği bizi çevre sorunlarıyla karşılaştırıyor. Denizlerimiz kuruyor, ormanlar azalıyor, dereler kuruyor, verimli tarım arazilerinin yerini fabrikalar alıyor. İnsanları yerlerini terk etmeye zorlayan sorunların başında çölleşme geliyor. 5 milyon orman arazisi her yıl tahrip oluyor. 1 milyon insan bu sebeple yeterli beslenemiyor. 2035 yılına kadar küresel gıda üretiminin yüzde 12 azalması bekleniyor. Kutuplarımız da eriyor. Batılı zengin devletlerin ürettiği bu sorunlarla Asya, Güney Afrika baş etmeye çalışıyor. Batının zenginliğini borçlu olduğu tüm maaliyeti fakir halklar ödüyor. Bir tarafın zenginliği diğer tarafın fakirliğine neden oluyor. Refahına refah katan ülkeler yüzünden Somali'de insanlar aç, Bangladeş'te susuz kalıyor. Yüzmilyarlarca dolarlık petrol ve altın rezervlerinin üzerinde yaşayan insanlar evlerine ekmek götüremiyor. Buzulların erimesiyle değişen iklim okyanusların ücra köşelerinde kendi hallerinde yaşayan insanları etkiliyor. Şimdiden adım atmazsak ilerde çocuklarımız çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacak. Ecdadımızın mirası bu dünya yaşanılır olmaktan çıkacak. Kızılderili sözü  'Tüm ağaçlar kesildiğine, tüm hayvanlar avlandığında, tüm sular kirlendiğinde işte o zaman paranın yenilir bir şey olmadığını anlayacaksınız' diyor. Bu dramla karşılaşmadan gerekli adımları atmalıyız."

"Son 16 yılda daha yeşil ve güzel bir Türkiye bırakmak için çaba gösterdik. Gezide yakıp yıkanlar gibi değil biz samimiyetle ülkemize hizmet ettik" diyen Erdoğan, yeşil alan çalışmalarıyla ilgili son 16 yılın sayısal verilerini verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,   "Milli park sayımız 32'den 43'e, tabiat parkı sayımız 16'dan 243'e yükseldi. İlk defa bal ve şehir ormanları kurduk .4 milyar 70 milyon adet fidan diktik bunu 7 milyara çıkarmak istiyoruz. Yeryüzü ve zihinlerdeki çölleşmeyle mücadele ediyoruz. 175'ten 575' e korunan alan sayısını çıkardık. Türkiye erozonla mücadelede dünya lider, orman alanını arttıran nadir ülkelerden biri. 16 yıldır yılda ortalama 357 milyon fidan üretiyoruz. Afyon'da tıbbi ve ıtri bilgiler merkezini kurduk, orman köylülerimizi destekledik. 5 bin köye 5 bin gelir getirici orman, ceviz badem fıstık çamı gibi meyveli orman ağaçları diktik. Okul bahçelerinde 8 milyon küsur ağacı ektik bu projeyle daha da arttırıyoruz" dedi.

İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, "Ağaç ormansa orman vatan demektir. Bizler sınıflarda yarınlara genç fidanlar yetiştirirken doğadakileri de unutmayacağız. Medeniyetli toplumlarda olduğu gibi doğayı her zman koruyacağız. Çocukların kalbine inşa edeceğimiz doğa sevgisi memleketimiz için çok önemli. Yeşilden ağaçtan topraktan uzak kalan özünden ve aslından da uzak kalır. Ülkece gelişmek sadece sanayiyle olmaz, evlatlarımız için yaşayacak bir çevre gereklidir. Yerleşik hayata da toprakla geçildi ve menediyet böyle kuruldu. Hızlı kentleşme ile aşınan doğa bilincini toplum olarak yeniden kazanmalıyız. Doğayla yaşamayı ilke edinen bir toplum olma yoluna gitmeliyiz. Ağaç sevgisi, insan kalbinde çok özel bir yerdir. 'Kıyametin kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz' diyen ve doğayı el üzerinde tutan bir dinin, 'benim sadık yarim kara topraktır' diyen Aşık Veysel'in toplumuyuz. Vatan toprağına sahip çıkmak hepimizin görevidir.  Yaşanacak bir çevre bilincini çocuklarımıza kazandırmak asli görevimizdir" sözlerini kaydetti.
"Bugüne kadar İzmir'de dikilen fidanların sayısı 200 bini aştı ve her yıl bu rakamı arttırmaya çalışıyoruz"diye konuşan İzmir Orman Bölge Müdürü Vekili Mehmet Erol, " Eş zamanlı olarak 81 vilayette düzenlenen fidan dikme etkinliğimizde, toplam ilk ve ortaokul seviyesinde olan 10 milyon öğrencinin katılımıyla 10 milyon fidan toprakla buluşturulmuş olacak.  İzmir'in bereketli topraklarına bereket katıyoruz" diye belirtti.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.