"Kocaoğlu, İzmirlilerin suyuna sahip çıksın"

Yaklaşık 15 yıldır devam eden süreçte, Danıştay'ın kapasite artırımını iptal ettiğini ve yeniden keşif yapılmasını istediği Efemçukuru Altın Madeni'ne 2'nci keşif de yapıldı. İzmirlileri sularına sahip çıkmaya çağıran Avukat Cangı, 'Davalar uzayıp gitti. Maden, Haziran 2011'den bu yana çalışıyor. Bilimsel tespitlere göre de İzmir'in su havzasını kirletmeye devam ediyor. Bu dava İzmir'in suyunu, sağlığını koruma davasıdır. Kocaoğlu, İzmirlilerin suyuna sahip çıksın' dedi

"Kocaoğlu, İzmirlilerin suyuna sahip çıksın"

Ali Budak- İzmir'in su havzalarını çok yakından ilgilendiren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından; Tüprag Metal Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin İzmir İli, Menderes İlçesi, Efemçukuru Köyü sınırları içindeki Efemçukuru Altın Madeni Kapasite Artışı projesine 31.12.2012 tarihinde Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu belgesi verildi. 2014 yılında yapılan keşifte alınan numunelerin analizi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ağır metal kirliliğinin başladığı tespit edilmiş ve mahkeme iptal kararı vermişti. Danıştay bilirkişilerin uzmanlıklarının yeterli olmadığı ve İzmir üniversitelerinden olmaları nedeniyle iptal kararını bozdu. Bozma sonrası bu defa İzmir dışından Hacettepe Üniversitesi'nden bilirkişiler belirlendi ve 1 Haziran'da yeniden keşif yapıldı.


Keşif eksik yapıldı


1 Haziran'da Efemçukuru'na keşfe gittiklerini söyleyen davacı ve davacılar Ahmet Karaçam ve EGEÇEP'in Avukatı Arif Ali Cangı, şunları söyledi: Altın madeninin kapasite artırımı ÇED izninin iptali davasının ikinci kez keşfini yaptık. Mahkemenin açıklayıcı bildirim yapmaması ve bilirkişilerin hazırlıksız gelmelerinden dolayı pasadan, kuru atıklardan, yüzeysel ve yeraltı sularından örnekler alınıp tahlil yapılması talebimiz karşılanmadı. Eksik bir keşif yapıldı. Bu konu taraflar arasında ciddi tartışmalara neden olurken, zaman zaman gerilimler yaşanmasına da yol açtı.
Davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hukuk müşaviri ile Tüprag firmasının avukatlarının örnek alınmasına karşı çıkışları görüldüğünde 'Her şey bir yana sırf bu karşı çıkışlara bakarak o işin mutlaka yapılması için herkes ısrar ederdi. Adeta bir şeyleri gizlemek için çırpındılar durdular. Yani ortada açığa çıkmasını istemedikleri bir durum vardı' diyen Cangı, 'Konuyla ilgili tutanaklar yazıldı, olmadı değiştirdi, silindi yeniden yazıldı. Neyse ki itirazlarımız ve tartışmaların sonunda örnek alınması talebimizin reddi kararını engelledik. Yani düzenlenecek bilir kişi raporu eksik ve/veya yaşamdan yana olmaz ise bu kez örnekleme yapılma suretiyle yeni bir keşif yapılmasını isteme hakkımıza sahip çıktık' dedi.
 

Dik dursalardı davayı kazanmıştık


Bir diğer tartışma konusunu ise Çamlı Barajı'nın oluşturduğunu söyleyen Cangı, şöyle devam etti: 200-300 bin kişiye su sağlaması öngörülen, İZSU'nun stratejik planında yer alan ve İzmirlilerin gelecekte susuz kalmaması için yapılan proje. Davalı tarafın sözlerinden, 'Merkezi iktidarın Çamlı Barajı projesini altın madenine feda ettiği' bir kez daha ortaya çıktı. Bu aynı zamanda İzmir'in suyunun ve sağlığının Çevre Bakanlığı'nın ve hükümetin umurunda olmadığını da göstermesi bakımından önem taşıyor. Diğer yandan İzmir Tabip Odası'nın avukatı Av. Mehmet Öget, davaya davacılar yanında müdahil olan İZSU Avukatı Niyazi İlke Eronat ve uzman çalışanlarının keşifte bulunmaları son derece önemliydi. İZSU ve İzmir Büyükşehir Belediyesi yöneticileri bu çalışanları gibi kararlı ve dik dursalardı Efemçukuru davasında şimdi daha iyi noktada olurduk. Aynı duruşu bekliyoruz. Yöneticiler olarak vatandaşların temiz su ve çevre haklarına sahip çıkmak zorundalar. Maden, Haziran 2011'den bu yana çalışıyor. Bilimsel tespitlere göre de İzmir'in su havzasını kirletmeyi sürdürüyor. Bu dava İzmir'in suyunu, sağlığını koruma davasıdır. Kocaoğlu'na sesleniyorum, İzmirlilerin suyuna sahip çık.


15 yıldır kapatılmayan maden kirletiyor


Efemçukuru'nda yaşamı savunma çabalarının 15 yıla ulaştığını ve kaçıncı kez keşif yaptıklarının artık sayısını unuttuğunu söyleyen Cangı, 'İzmir'in suyu ve geleceği için; Efemçukuru bölgesinin havası, toprağı, suyu, doğası, insanı, börtü böceği, ağacı, otu velhasıl ekosistemi için çabalıyoruz. Bizim elimizden gelen budur. Eğer İzmir yerel yönetimi, yaşamdan yana örgütleri ve yurttaşları suyuna, havasına, toprağına kısacası doğasına sahip çıkarsa bu davayı kazanırız. İzmir'in suyu ve sağlıklı geleceği için Efemçukuru Altın Madeni kapatılmalı. Madenin kapatılmasından başka bir çözüm yok. İzmirliler ve Kocaoğlu, o yüzden davaya sahip çıkın ve İzmir'in yaşanabilir geleceğinin olması için Efemçukuru altın madeninin kapatılmasını isteyin.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mestan Ökten - 5 ay önce
İzmir'li halkın başkanıyım diyen Sayın Kocaoğlu'na sesleniyorum: Suyumuza sahip çık
Avatar
hayri fırat - 5 ay önce
sonsuza kadar ikdidarda kalamassınız muhalefete düşeçeğiniz ğünleri hayal edin bu sizin için dahahayırlıdır.
Avatar
Hüseyin KIZILDAĞ - 5 ay önce
Bu dava çok önemli.İçme suyumuz hızla kirleniyor.Metinde durumun vehameti açıkça anlatılıyor.Büyük şehir Bekediye başkanı,meclis üyeleri,bürokratları ve tüm izmirliler birleşip,madeni kapatmalıyız.