Nasuh Mahruki: Cumhurbaşkanına hakaret etmedim, bana kumpas kuruldu!

2523 operasyon arasında en büyüğünün 17 Ağustos Depremi olduğunu belirten AKUT Onursal Başkanı Nasuh Mahruki, bir televizyon programında sarfettiği 'Devran Değişecek' sözlerinin Cumhurbaşkanına hakaret ve ya tehdit içermediğini, kendisine kumpas kurulduğunu vurguladı

Nasuh Mahruki: Cumhurbaşkanına hakaret etmedim, bana kumpas kuruldu!

Zeynep Kaya- Türkiye'de gönüllü afet çalışmalarıyla bilinen Afet Kurtarma Teşkilatı (AKUT), 20 yıl içinde 2523 operasyona katıldı. 2490 insan, 1162 hayvanın kurtarılmasını sağlayan AKUT eski kurucu üyesi, Onursal Başkan Nasuh Mahruki, 'Ekiplerinin sık sık eğitimden geçtiklerini belirtti. Bir televizyon programında sarf ettiği sözler nedeniyle hakkında soruşturma açılan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret ettiği iddiasıyla mahkemeye sevk edilen Mahruki, 'O süreçte bazı yerel yönetimler bize çok sert davrandı. Yerleşkelerimizden çıkarılma ve genel merkezlerimizin elimizden alınacağı söylendi. Televizyon programında sarfettiğim 'Devran Değişecek' içerikli cümlem çarpıtıldı. Bana büyük kumpas kuruldu. Benim o televizyon programında ağzımdan çıkan kelimeleri toplasanız üç cümle bile değil. O üç cümlenin karşılığında, 23 cümle olarak, şu şu suçları işledi, bu hakaretleri yaptı diye yansıttılar. Ben duruşmada bunu yapan avukatlara 'Size bunları mı öğrettiler hukuk fakültesinde?, Ben şunu söyledim, sizinkiler bunu yazıyorlar, ayıp!' dedim. Cumhurbaşkanına hakaret ve ya tehditte bulunmadım, o bir kumpastı' diye konuştu.


İzmir ekibimiz 120 kişiden oluşuyor


Türkiye'de 29 AKUT ekibi olduğunu belirten Mahruki, 'Ekip sayımız 36'ydı ama azalttık. Zamanla insanların öncelikleri değişiyor. Yerel bölgelerdeki iletişimler değişiyor. Bazen azaltıyoruz, bazen yeni ekip kuruyoruz. Bazen de askıya aldığımız oluyor. Bir tane de İzmir'in içinde ekibimiz var. Ve çevre bölge olarak da Seferihisar, Sarıgöl, Kuşadası, Bodrum ve Marmaris'te var. İzmir'de bulunan ekibimiz 120 kişiden oluşuyor. Türkiye geneli'nde son 20 yıllık uluslararası operasyon verilerimize bakınca 2523 operasyon, 2490 kurtarılan, 1162 hayvan, 299 tane ex sayısına ulaşıyoruz' dedi.
Mahruki, tamamen gönüllü olarak çalışan AKUT'ta ilk yıllarda operasyonlara birebir katıldığını söyledi. Şuan ise operasyonlara katılmadığını kaydeden Mahruki, 'Ekibimiz yoğun olarak çalışmaya devam ediyor. tarihe not düşen en büyük operasyonumuz 17 Ağustos Depremi'ydi. Yaşananları anlatmak bile istemiyorum. Bütün operasyolar acıdır aslında. Onun ayrı bir acısı kaldı yüreklerde. Feryat sesleri her 17 Ağustos tarihinde kulaklarda yankılanıyor' dedi.


AKUT ekibinin donanımlı bir eğitimden geçtiğini vurgulayan Mahruki, 'Genelde donanımsız insanlar çalışmak istiyor ekibimizde ama gayret var, istek var. Bütün altyapılarını vermemiz gerekiyor. Deprem, yangın, sel, arama, teknik arama gibi eğitimler veriyoruz. Bunları kısmen kendi yerel bölgelerimizde veriyoruz, kısmen ortak eğitimler düzenliyoruz. Teknik eğitimleri Antalya Olimpos'ta yapıyoruz. Ama Türkiye'nin her yerinde eğitim veriyoruz. Her ekip kendi içinde kendi eğitimlerini yeniliyor. Bir de yılda 4 defa daha çok ekibi biraraya getirip, donatmaya çalışıyoruz. Karadeniz, Ege gibi bölgeleri biraraya getirerek, bölgesel eğitimler veriyoruz' diye ifade etti.


7/24, 365 gün, 7'den 70'e depreme hazır olmalıyız


Ege'de artmaya başlayan depremlere maddi ve manevi hazırlıklı olmamız gerektiğini vurgulayan Mahruki,  depremlerin kaçınılmaz olduğunu belirterek, 'Bizim 7/24, 365 gün, 7'den 70'e hazır olmamız gerek. Sadece insanların hazır olması yetmez. Mevcut yapı stoklarının hazır olması, kurum ve kuruluşlar arasındaki işbirliğinin sağlanması, yasal düzenleme ve mevzuatların hazır olması lazım. Ama ne yazık ki sadece 17 Ağustos geldiğinde bu konuyu konuşuyoruz, günlük hayatımızda konuşamıyoruz. Bu da sorunu çözmemizi engelliyor. Kök sorun yerinde duruyor. Mesela şehirlerin kalabalıklaşması büyük sorun. İstanbul benim doğduğum yıl 2,5 milyon nüfustu. Türkiye şimdi 80 milyon, İstanbul ise 17 milyon. Türkiye'nin nüfusu 2,5 kat artmış, İstanbul'un nüfusu 7 kat. O zaman şehri yönetmekte zorlanıyorsun. Kenti yönetemiyorsun. Alt yapısı müsait değil. O zaman tek derdimiz afet değil. Trafikte'de insanlar vakit harcıyor. Arabalardan egzoz gazı çıkıyor. Hava kirleniyor. Bütün her yere bina dikildiği için şehrin içerisinde havalandırma yok. Deniz kentiyiz. Her sıkı yağmurda sele dönüyor herşey. Deniz kentinde su sorunu mu olur? Bu yüzden kök sorunlara dokunulmuyor' dedi.

Yerel yönetimlerden Afet Kurtarma Teşkilatı (AKUT)'a destek verenlerin de hiç destek vermeyenlerin de olduğuna dikkat çeken AKUT Onursal Başkanı Mahruki, 'Yerel yönetimler hakkında hiç bir zaman AKUT için genel bir konuşma yapamıyorum çünkü Türkiye'de hiçbir şey belli bir ortalama ile yürümüyor. Bu tabiki AKUT'u da etkiliyor' diye ifade etti. İzmir ve Ege Bölgesi'ndeki yerel yönetimlerle oldukça kuvvetli ilişkilerin sürdürüldüğüne değinen Mahruki sözlerini şöyle sürdürdü:Bazı politize olmuş yerel yönetimlerde sıkıntılar yaşadık. Benim Cumhurbaşkanı'na  hakaret ettiğim iddiasıyla AKUT Başkanlığı'ndan ayrılmam için bize kumpas kuruldu. O süreçte ise bu bahane ile bazı yerel yönetimler bize çok sert davrandı.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.