Nükleer temizlik denetime açık olsun

Gaziemir'de bahçesine gömülü radyoaktif atıklar nedeniyle 'İzmir'in Çernobil'i olarak adlandırılan ve geçmiş dönemde yargı tarafından durdurulan kurşun fabrikasındaki istif alanının temizlik işi için hazırlanan ÇED dosyası bu kez nihai olarak kabul edildi. Avukat Arif Ali Cangı, 'Nükleer atık temizleme çalışmaları denetime açık ve şeffaf yürütülmeli' dedi

Nükleer temizlik denetime açık olsun

Ali Budak- Gaziemir'de bahçesine gömülü radyoaktif atıklar nedeniyle 'İzmir'in Çernobil'i olarak adlandırılan ve geçmiş dönemde yargı tarafından durdurulan kurşun fabrikasındaki istif alanının temizlik işi için hazırlanan ÇED dosyası bu kez nihai olarak kabul edildi. Sakarya Mahallesi mevkiinde Turanlar Atık Yönetimi Geri Dönüşüm Çevre Özel Sağlık Hizmetleri ve Enerji Nakliye Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan 'Radyoaktivite Bulaşmış Atıkların Fiziksel Yöntemlerle Ayıklanması, Sahanın Temizlenmesi ve Elde Edilen Kurşunun Geri Kazanımı Projesi' ile ilgili olarak hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunca yeterli bulunarak nihai kabul edildi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan yapılan duyuruda radyoaktif kirliliğin 2007 yılında tespit edildiği arazide temizliğin başlayacağı belirtilirken, raporun halkın görüş ve önerileri için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nde 10 gün süreyle askıda bekletileceği ifade edildi.

 

'Firma verdiği sözleri tutmadı'


İzmir Valiliği'nin 'ÇED gerekli değildir' kararını mahkemeye taşıdıklarını ve süreci başından itibaren takip ettiklerini belirten Avukat Arif Ali Cangı, şunları söyledi: Mahkemeye taşınınca da ÇED süreci başlatma kararı alındı. Geçtiğimiz Haziran ayında halkın katılım toplantısı yapıldı. Orada da özellikle ayrıştırma için dışarıdan atık alınmamasına vurgu yapıldı. O konuda da söz verilmişti. Bu işlemin çevreye en az zarar verecek şekilde yapılması konusunda firmayla anlaşmıştık. Ancak bir süre sonra mahalleden kamyonların bir şeyler taşıdığı yönünde bilgi gelince firma ile doğal olarak güvensizlik oluştu. 14.12.2016 tarihinde Ankara'da yapılacak İnceleme Değerlendirme Kurulu toplantısına katılmak istediğimizi söyledik. İDK'ya bağımsız komisyonların da katılacağı konusunda firma tarafından söz verilmişti. Bu yapılmadı.


'Alana kırma ünitesinin kurulmasına karşıyız'


EGEÇEP olarak toplantıya katılma isteğimizi Bakanlık'a bildirdik ve bakanlığın da 'Komisyon üyesi değilsiniz. Ancak gelirseniz sizi de dinleriz' diyerek kendilerini de davet ettiğini söyleyen Cangı, 'Komisyona bilim insanlarının hazırladığı raporların yanı sıra en somut itirazımızı alana kurulacak kırma ünitesine yaptık. Çünkü kurulacak olan kırma ünitesiyle ayrıştırma yapılmak isteniyor. Ancak kırma ünitesinin yaratacağı tozlanma ve radyoaktif kirliliğe ilişkin ÇED raporunda öngörü yok. Önlemler kısmında da bunun önlenmesi için yapılacaklar konusunda eksiklik gördük. Bunun üzerine de buradaki malzemenin taşınıp meskun bir alanda kırılmasını ve ayrıştırılmasını talep ettik' dedi.

 

'İDK toplantısından çıkarıldık'


ÇED raporunun genelinde atıkların ayrıştırılmasından çok atıklardan kazanç sağlamaya yönelik olan anlayışı dile getirdiklerini söyleyen Cangı, şöyle devam etti: Ayrıştırma sırasında geri kazanım sağlanacak olsa da rapor ona özgülenemez. Raporun, bertaraf işleminin bilimsel yöntemlerle ve zararsız bir şekilde yapılmasını öngörmesi gerektiğini söyledik. Bu da firmanın hoşuna gitmedi. Epey bir tartışma oldu ve toplantıdan çıkarıldık. Süreci takip etmek istedik ama çıkışımızın tutanağa geçirilmesini ve tutanağın daha sonra bir örneğini istedik ve kabul edildi. Yasal başvuru yapacağımızı da belirttik. Yapacakları yönünde söz verdiler ancak ertesi gün tutanağın bir örneğinin gönderilmesine ilişkin talebime bakanlık tarafından 'Toplantı tutanakları kişisel bilgi içermesi sebebiyle' hukuk müşavirliğinden alınan görüş doğrultusunda 'özel hayatın gizliliği ihlal edileceği' düşüncesiyle bilgi edinme hakkımız reddedildi. Tekrar Başbakanlık'a itirazda bulunduk. İtirazımız da verildi. Komisyon tutanakları hakkında bilgi verilmesi için dava açtık ve dava devam ediyor.
 

'ÇED süreci şeffaf işletilmedi'


İşletilen ÇED sürecinin şeffaf yürütülmediğini ve bakanlıktaki tartışmaları İzmirlilerin bilmediğini savunan Cangı, 'ÇED sürecinin başlatılmasını sağlayanlar olarak bu süreçlerin şeffaf olmasını istiyoruz. Bakanlık ne yazık ki şeffaf yürütmüyor. Firma da aynı şekilde. Dolayısıyla gelişmelerden haberdar olamıyoruz. Bakanlıkta sürecin şu anda ne aşamada olduğunu bilmiyoruz. Bu süreç böyle işledi. Şimdi açıklanan İDK tarafından kabul edilen nihai ÇED raporunu inceleyeceğiz. 10 gün içerisinde de rapora göre itirazımızı bakanlığa ileteceğiz. Sonrasında verilen kararla da ne yapacağımıza karar vereceğiz' diye konuştu.


'Yetkili kurumlar duruma müdahil olmalı'


Amaçlarının bu süreci engellemek olmadığını, bu işin bir an önce, bilimsel yönetmeliklerle ve bağımsız denetimle yapılması olduğunu vurgulayan Cangı, konuşmasını şöyle sürdürdü: Firmanın inisiyatifine bırakılacak bir mesele değildir. Durumun insan ve çevre sağlığı açısından taşıdığı riskler, ülkede ilk kez nükleer atık ayrıştırması yapılacağından dolayı bağımsız bilim insanlarının oluşturduğu kurumlar tarafından da denetlenmesini istiyoruz. Süreç şeffaf ve kamuoyuna açık yürütülmeli. Tel örgülerin açık olduğu alan, şu haliyle ciddi bir tehlike oluşturuyor. Hiç olmazsa tel örgülerin sağlam olması ve canlıların girmesinin engellenmesi gerek. Tel örgüler herkesin geçişine açık vaziyette. Bu duruma bütün yetkili kurumların bir an önce müdahil olması şart.
 

Vatandaşa reva mıdır?


Gömülü olanların alınmasından sonra kimsenin alana uğramadığını ve tel örgülerin açık olması yüzünden insanların alanın içinden yürüdüğünü söyleyen vatandaş Ayşe Hödelek, 'O gömülü olanlar alındıktan sonra kimse uğramaz oldu. Açtıkları çukuru bile kapatmadılar. Oranın 100 metre ilerisinde okul var. O çukura kepçe girdiğinde görünmüyor. O kadar derinden nükleer malzeme alıyorsunuz ama ondan sonra temizliğini yapmıyorsunuz? Burada yaşayan bizlere bu reva mıdır?' dedi.
 

Muhtar: Yetkililer gerekeni yapmıyor


Fabrikanın kapanması için mücadele ettiklerini ve fabrikanın kapanmasını sağladıklarını ancak önceki halinin şu anki halinden daha iyi olduğunu söyleyecek duruma geldiklerini belirten Emrez Mahalle Muhtarı Ramazan Arslanalp, şöyle konuştu: Önceden güvenlik elemanı ve güvelik telleriyle bir şekilde içeriye girilmemesi sağlanıyordu. Şu anda ise her yeri açık ve kaderine terk edilmiş durumda. Fabrikanın her tarafında da hendek ve çukurlar açılıp, bırakılmış vaziyette. 2 ay önce gece oradan geçerken düşen bir arkadaşımız ayağındaki ve bileğindeki 4 farklı kırıktan dolayı hala yatıyor. Bine yakın öğrencisi olan Mustafa Kemal Paşa Ortaokulu öğrencileri de bu alandan geçiyor. Zaten okulla fabrikanın arasında da en fazla 100 metre var. Etrafında halk yaşıyor. Nükleer atık çıkan yerde hayvan otlatılıyor ve o hayvanın sütü çocuklara içiriliyor. Hükümetimizin bakanı orada nükleer atık olduğunu kabul etti ve bu nedenle firmaya para cezası kesildi. Ancak temizlenmesi için gerekli adım atılmıyor. Umarım çalışmalar burada yaşayan insanların sağlığı düşünülerek yapılır.  


Turan: Dava açılmasaydı çoktan temizlemiştik

ÇED raporu içerisinde her şeyin detaylı olarak gösterildiğini ve bütün kamuoyuna da bu bilgilerin açık olduğunu söyleyen Turanlar Atık Yönetimi Geri Dönüşüm Çevre Özel Sağlık Hizmetleri ve Enerji Nakliye Ticaret A.Ş.  Başkanı İrfan Turan, 'Çevre sağlığı ve korunması için destekleyen her kim ise biz onları destekliyor ve birlikte çalışmak istiyoruz. Avukat Arif Beyle de durumu görüştük. Ancak Arif Bey, temizlenmesinde de temizlenmemesinde de dava açıyor. Temizlenmesi gerçekleşecekken dava açtı ve yürütmeyi durdurma kararı aldı. 2 sene gecikme sebebi Arif Ali Cangı'dır. Yoksa şu anda orası temizlenmiş ve yeşil olmuştu' dedi.


'Kafamıza göre temizlemeyeceğiz'

Temizleme işleminde kullanacakları yöntemin doğru olduğunu ve yöntemi Uluslararası Atom Enerjisi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'yla birlikte sürdüreceklerine dikkat çeken Turan, şöyle konuştu: Biz temizlemek istiyoruz. Kafamıza göre bir şey yapmıyoruz. Dünyada bu iş nasıl yapılıyorsa onu yapacağız. Herkesin o alanın bir an önce temizlenmesine iyi niyet katkısı sağlaması ve engel değil destek olması lazım. İzmir'in kalbinde yer alan bu kirliliğin acilen temizlenmesi gerekiyor. Dava açılmaz ve şovlar yapılmazsa orası en kısa sürede temizlenir. Bu işi kendi kafamıza göre yapmayacağız. Uluslararası Atom Enerjisi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'yla birlikte çalışacak ve işlemi ortak yürüteceğiz.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.