Ranta karşı, ‘İzmir’e Sahip Çık Platformu’ kuruldu

Merkezi hükümetin İzmir’e yönelik rant politikalarıyla ilgili ‘İzmir’e Sahip Çık!’ platformunu oluşturduklarını söyleyen Kocaer, ‘Siyasi iktidar, İstanbul ve Ankara’da ranta çevrilecek alan kalmayınca gözünü İzmir’e dikti. İzmir’i talan edecek, rant çevreleri tarafından yağmalanmasına neden olacak projelere bugün karşı çıkmazsak yarın çok geç olacak’ dedi

Ranta karşı, ‘İzmir’e Sahip Çık Platformu’ kuruldu
26 Şubat 2018 Pazartesi 14:44

Ali Budak- İzmir Mimarlar Odası’nda gerçekleşen toplantıya çok sayıda insan, çevre ve doğa yaşam savuncusu kurum katılırken, basın açıklaması İzmir’e Sahip Çık Platformu adına TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Başkanı Özlem Şenyol Kocaer yaptı. Siyasi iktidarın İstanbul ve Ankara’da ranta çevrilecek alan kalmayınca gözünü İzmir’e diktiğini söyleyen Kocaer, ‘İzmir’i hedef alan rant politikaları sonucunda kentimizin tamamı yapılaşmaya açılmaya, suyumuz kirletilmeye, havamız, doğal yaşam alanlarımız, kıyılarımız, ormanlarımız, tarım alanlarımız yağmalanmaya çalışılıyor. İzmir’i talan edecek, rant çevreleri tarafından yağmalanmasına neden olacak projelere bugün karşı çıkmazsak yarın çok geç olacak’ dedi.


‘Yağmacı sermaye gözünü İzmir’e dikti’


‘Ülkemizde son 15 yıl boyunca sürdürülebilir ekonomik bir model yerine ranta dayalı ekonomi politikaları uygulanması nedeniyle kentlerimiz, tarım alanlarımız, kıyılarımız, ormanlarımız, derelerimiz yapılaşmaya açılmış ve talan edilmiş;  kamu arazilerimiz sermayeye peşkeş çekilmiştir’ diyen Kocaer, ‘Bunun sonucunda özellikle İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde uygulanan rant politikaları ve gerek merkezi gerek yerel idareler tarafından uygulanan yanlış kentleşme politikaları bu kentleri yaşanmaz hale getirmiştir. Yaşanan trafik sorunları, hava kirliliği, kişi başına düşen yeşil alan miktarının azalması, sel felaketleri, heyelanlar vb. bunun en net örnekleridir. Ancak özellikle İstanbul’da ranta çevrilecek alanlar azaldıkça, yağmacı sermaye gözünü İzmir’de ranta çevrilecek alanlara dikmiştir. Daha önce defalarca dile getirdiğimiz gibi İzmir’de son yıllarda artan nüfusla birlikte parçacıl planlama anlayışıyla uygulanan şehircilik politikaları ile oluşan çarpık kentleşme,  deprem ve sel gibi doğal afetlerin gerçekliği ve  riskleri, su kaynaklarının tükenmesi, hava kirliliği gibi sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkını bire bir etkileyecek sorunlar İzmir’in kapısına dayanmışken, bunları göz ardı edip yasa ve yönetmeliklerde özellikle İzmir’de uygulanacak rant politikalarının önünü açan değişiklikler yapılmıştır’ diye konuştu.
 

‘Ranta bugün karşı çıkmazsak yarın çok geç olacak’


Körfez Geçiş Projesi, kuzeyde yapım aşamasında olan İstanbul Otoyolu ile Çiğli’de sulak alanların ve Kuş Cenneti’nin olduğu bölgeden güneyde doğal sit statüsü değiştirilen İnciraltı ve Çeşme yarımadasını birbirine bağlayacağına işaret eden Kocaer, sözlerini şöyle sürdürdü:  Tüm bu ardı ardına gelen yönetmelik, sit derecelerindeki değişiklikler, üst ölçek plan kararları ve mega proje niteliğindeki İzmir Körfez Geçişi (İKG) Projesi ile İzmir için gelecekte çizilen senaryonun; doğal yapısından gitgide uzaklaşan, ekolojik değerlerini kaybeden, betonlaşmaya teslim edilmiş, parça parça plan değişiklikleri ile yüksek rant artışlarının önünü açan, kıyılarını betona teslim eden rant talanı altında sağlıksız bir kent olacağı ortadadır. Bu gidişat bir an önce engellenmelidir. Yoksa Ege’nin incisi İzmir; tarihi, kültürel ve doğal hiçbir değerini geleceğe taşıyamayacaktır. İzmir üzerinde planlanan rant politikalarının en önemli aracı imar planlarıdır. Kentimizi sermayenin şekillendirdiği yağmacı bir anlayışa teslim etmek istemiyorsak; imar planlarında şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarından uzaklaşmamak ve kamu yararını öncelemek gerekmektedir. Merkezi yönetimin ranta dayalı planlama anlayışının karşında duracak en büyük gücün yerel yönetimler olması gerekir. Söylendiği gibi “İzmir’in İstanbul olması” istenmiyorsa buradan başta İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere tüm İzmir halkına sesleniyoruz. Sözünü ettiğimiz talan projelerine bugün karşı çıkmazsak yarın çok geç olacak.


‘Hep birlikte İzmir’e sahip çıkalım’


‘Eğer karşı çıkılmazsa, Güzel İzmir’imizin tarihi, kültürel, doğal bütün değerleri gözümüzün önünde bir bir yok olup gidecektir’ diyen Kocaer, ‘İzmir’e dayatılan bu rant ve talan politikalarına hukuki, siyasi tüm yolları kullanarak karşı çıkmamız gerekiyor. Bu karşı çıkışın daha koordineli ve örgütlü gerçekleştirilmesi doğrultusunda biz aşağıda isimleri bulunan kurumlar, ‘İzmir’e Sahip Çık Platformu’nda bir araya gelme doğrultusundaki kararımızı kamuoyuyla paylaşmak isteriz. Bu birlikteliğin genişleyerek güçleneceğine inanıyor; doğa, kültür ve tarih talanına karşı kentimizin geleceği için mücadele vermek isteyen tüm meslek örgütü, sendika, demokratik kitle örgütü ve yurttaşları platformumuza ve platform çalışmalarına dâhil olarak İzmir’e sahip çıkmaya davet ediyoruz’ ifadelerini kullandı.

İzmir’e Sahip Çık Platformu’nun kurucuları
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.