Robotlar, insanların yerini almayacak

Günümüzde bireyleri robotlar, yapay zeka, kendi kendine öğrenen makineler, dijitalleşme gibi bir dizi yeniliklerin beklediğini söyleyen Ford Otosan İnsan Kaynakları Direktörü Nursel Ölmez Ateş, 'Yeni süreçte insan her zaman sürecin belirleyicisi olmayı sürdürecek. Robotlarla birlikte insan çalışanların ortadan kalkacağı algısı oluşmuştu. Ancak bu algı gerçeği yansıtmıyor' dedi

Robotlar, insanların yerini almayacak

  Ali Budak-PERYÖN Ege Şubesi'nin bu sene 14'üncüsünü düzenlediği İnsan Yönetimi Zirvesi'nde 'Gelecek Geldi' başlığı altında düzenlenen etkinlikte dijitalleşme, sanayi 4.0 gibi kavramlar alanında uzman kişiler ve şirket yöneticileri tarafından tartışıldı. Fordizm kavramıyla dünyadaki iş yapış şekillerini değiştirip dönüştürerek farklı bir noktaya ulaştıran firmanın İnsan Kaynakları Direktörü Nursel Ölmez Ateş ile bireyleri bekleyen yenilikler hakkında konuştuk.

'İnsan yönetiminde 2 kere 2 dört etmiyor'

Sunumunda robotlar, yapay zeka, makinelerin kendi kendilerine öğrenmeleri ve sürecin dijitalleşmesi gibi bir dizi yeniliklerin bizleri beklediğini söyleyen Ford Otosan İnsan Kaynakları Direktörü Nursel Ölmez Ateş, 'İnsan yönetimi konusunda, duygular işin içine girdiği için 2 kere 2'nin dört etmediği durumlarla karşı karşıya kalıyoruz. Haliyle durumlar da çok karışık oluyor. Endüstri 4.0 ile birlikte ise bütün sanayi bambaşka bir dönüşümün içine girdik. Sürekli giriyor diyorduk ama artık girildi. Bu sürecin içinde ise robotlar, yapay zeka, makinelerin kendi kendilerine öğrenmeleri ve sürecin dijitalleşmesi gibi bir dizi yenilik bizleri bekliyor. Bu yeniliklerle şu anda karşı karşıyayız. Bu yenilikler tabii ki insan yönetiminde de etkili olacak. Artık operasyonel süreçlerimizin içerisine de bu yeni süreç girecek. Bu süreçler ise aslında çalışanlarımızın ve yöneticilerimizin daha kaliteli işler yapmasını sağlayacak' dedi.

Robotlar, insanın yerini almayacak

Yeni süreçte insanın her zaman sürecin belirleyeni olmayı sürdüreceğine dikkat çeken Ateş, şöyle devam etti: Aslında yeni süreçte en çok bu merak ediliyordu. Robotlarla birlikte insan çalışanların ortadan kalkacağı algısı oluşmuştu. Ancak bu algı gerçeği yansıtmıyor. Tabii çalışan her zaman olacak ama yetkinliklerini de bu değişim gelişim içerisinde geliştirmesi gerekiyor. Duygusal zeka, karmaşık problemleri çözebilme yeteneği ve teknoloji okur yazarlığı gibi kavramlar artık daha da önem kazandı. Önümüzdeki süreçte ne olursa olsun mutlaka bu dönüşüme uyum sağlamamız gerekiyor' dedi.

Devlet-özel sektör işbirliği arttırılmalı

Bu süreçte en çok eleştirinin ise eğitim alanında olduğunu hatırlattığımız Ateş, 'Şirket olarak, yaşadığımız problemler karşısında proaktif davranıyor ve çözüm üretme konusunda gereken işbirliklerini yapıyoruz. Türkiye'de sanayinin aradığı işgücünün bulunması ya da istenilen nitelikte çalışanın bulunması konusunda her zaman bir sıkıntı zaten vardı. Bu sıkıntı da maalesef hala devam ediyor. Bu sorun devlet-özel sektör işbirliği içinde çözülmezse problem olmayı sürdürecek. Bu konuda örnek olabilecek güzel girişimlerimiz oldu. Kocaeli Üniversitesi ve Milli Eğitim Bakanlığı'yla ortaklaşa projeler gerçekleştirdik. Öğrencilerin eğitimlerinde firma olarak aradığımız nitelikleri kazanmalarını istiyoruz. Bu noktada eğitimlerini sürdürmelerini destekliyoruz. Yetişmiş işgücü olan bu öğrencilerimizin böylelikle işleri de hazır oluyor. Yani direkt işbaşı yapıyorlar. İşte farklı alanlarda da bu modelin yaratılması gerekiyor. Firmalar ihtiyacını bilmeli ve ona göre yetişmiş iş gücünün oluşmasına çalışmalı. Bu noktada da işbirlikleri büyük önem taşıyor. Bu işbirlikleri sağlandığında Endüstri 4.0 için gereken Eğitim 4.0'ı da çözmüş oluruz' ifadelerini kullandı.

'Almanya'yı örnek alıyoruz'

Almanya'nın uzun yıllardır teknik eleman ya da ara eleman sorununa yönelik çalıştığını ve bu sorunu tamamen çözüme kavuşturduğunun dile getirildiğini hatırlattığımız Ateş, şöyle devam etti: Avrupa ülkeleri içerisinde firma olarak biz de Almanya'yı örnek alıyoruz. Bu noktada da gidip yerinde incelemeler yaptık. Özel şirketlerle, eğitim kurumlarıyla ve üretim süreçleriyle sürecin nasıl işlediğini gözlemledik. Devletin bütün sistemi tanımladığı Almanya'da ihtiyaca göre öğrenci yetiştiriliyor ve bu yetişen nitelikli güç de istihdam ediliyor. Bu çok zor bir şey değil. Aslında bunun örneğini de yaptık. Biz, 'Meslek lisesi, memleket meselesi' adlı bir kampanya başlattık. Bu süreci de ciddi süre boyunca yönettik. Sonrasında da başka bir kamusal kuruma devrettik ve dışarıdan desteğimizi de sürdürüyoruz. Bu sosyal sorumluluk projesi rahmetli Mustafa Koç tarafından da yıllar önce başlatılmıştı. Çünkü kendisi meslek lisesinin önemini yıllar öncesinden kavramış ve buna göre çalışmalarına başlamıştı. Buradaki temel amaç; mesleki liselerin kalitesinin arttırılması, öğrencilere mentörlük verilmesi, eğitim kalitesine yardımcı olmak adına burs ve stajlarla desteklenmesiydi. Burada yaratılan ortamla da takip ettiğimiz ve nitelikli iş gücüne dönüştürdüğümüz öğrencileri istihdama sağladık. Model doğruydu ve hala da devam ettiriyoruz.


 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.