Tüketici hakkını aramak için  bilinç eğitimden daha önemli

TÜKODER İzmir Başkanı Gülçin Tonguç, Tüketici haklarının korunması konusunda Avrupa ülkelerinden çok geride olduğunu söyledi. Tonguç, tüketicinin hak araması noktasında toplum bilincinin eğitimden daha önemli olduğunu söyledi

Tüketici hakkını aramak için  bilinç eğitimden daha önemli

Simge Özden-Yılın ilk altı ayında tüketici hakem heyetlerine 888 bin 489 başvuru yapıldı. Ekim ayı itibariyle bu sayı 1 milyon 155 bini buldu. Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) İzmir Başkanı Gülçin Tonguç, 'Bu durumun tüketicilerin, mağduriyetini giderme konusunda artık daha bilinçli olduğu anlamının yanısıra alınan mal ve hizmetlerde de sorunların çoğaldığının da göstergesi' dedi. Tonguç, tüketicilerin haklarını arama konusunda geçmiş yıllara oranla daha önde olduklarının altını çizerek, 'Tüketiciler haklarını arama konusunda başvurularını yapıyorlar. Hakem heyetine gelişinin yanında ters orantılı olarak düşünürsek, satılan mal ve hizmetlerde sorun çok fazla olduğu için tüketici bunu yaşıyor ve hak aramaya başlıyor. Bu sayılardan yalnızca tüketicilerin bilinçlenmesi olarak değil aynı zamanda hizmetlerde bir sıkıntının olduğu anlamını da çıkarabiliriz. Karşılıklı bir orantı söz konusu. Ayakkabıdan televizyona kadar üretilen ürünlerin güvenliği olarak baktığımızda çok fazla sorun yaşıyoruz' dedi. Tonguç derneğe en çok cep telefonu konusunda şikayet geldiğini belirterek, 'Telefonu aldıktan bir gün sonra sorun yaşayanlar var. Üretimden kaynaklanan sorunlar çok fazla. Bilirkişi raporları da bunu destekliyor. Cep telefonlarını, mobilya, beyaz eşya, ayakkabı izliyor. Amerika'da üretilen malla uzak doğuda üretilen arasındaki kalite farkını görebiliyorsunuz. Özellikle spor ayakkabılarda bu sorun çok fazla. Bunun yanında örneğin, berbere giden birisinin saçı yanlış işlemden dolayı dökülmüştür. O kişi de gelip bize şikayette bulunabiliyor.'

Bilinçli olmak önemli

İzmir'de tüketicilerin bilinçli olup olmadığı konusunda da konuşan Tonguç, 'Eğitim düzeyi düşük olmasına rağmen haklarını arayan çok kişi var. Eğitim düzeyi çok yüksek ama hiç hak aramayan insanlar da bulunuyor. İstatistiki bilgiye baktığımız zaman eğitimle orantılı bir bağdaştırma yapamıyorum. Hiç tahmin etmediğiniz kişiler bir kuruş için hakkını arayabiliyor. Önemli olan, bizim gibi sivil toplum kuruluşlarının, derneklerin bu bilginin yaygınlaşması konusunda öncü rolü oynaması' dedi.

Almanya'da tüketici bakanlığı var

Avrupa ülkeleri ile karşılaştırma yapıldığı zaman tüketici haklarını koruma konusunda Türkiye'nin geride olduğunu belirten Tonguç, 'Bazı ülkelerde yasa dahi yok. Bazı ülkelerde ise tüketici hakları çok fazla korunuyor, çünkü bu bilinç topluma oturmuş durumda. Her ne kadar biz 1985'te Birleşmiş Milletler ile bu hakkı kabul etmiş veya 15 Mart Dünya Tüketici Hakları Haftasını kutluyor olabiliriz ama yasa 1995 yılında ülkemizde yürürlüğe konuluyor. Ancak olay yalnızca yasayı koymak değil.  Bu, halkın gerçekten bilinçlenmesiyle ilgili bir şey. Sivil toplum kuruluşlarının bu konuda çok uğraş vermesi gerekiyor. Örneğin, Almanya'da Tüketici Bakanlığı var. Artı bütün dernekler yerel yönetimlerle ve devletin ayırdığı fonlarla destekleniyor. Onlar da çok büyük çalışmalar yapabiliyorlar. Laboratuvarlar kurabiliyorlar. Biz sadece devletin kurduğu yasalar artı kurum ve kuruluşlarla ilerlemeye çalışıyoruz. Sivil toplum ayağı gerçekten zayıf. Yasa içerisindeki eksiklikler, düzenlemeler Avrupa Birliği'ne uygun bir şekilde yapılıyor ama biz yine de gerideyiz. Almanya dışında Fransa, İtalya ve Romanya'da tüketici yasası var. Şu anda İtalya Tüketici Derneği olarak yılda 1 milyon avro devletten yardım alıyor. Bunlar önemli şeyler. Almanya'da konfederasyon var. Buraya bağlı aşağı yukarı 700 tane içinde dernek barındırıyor. En büyük dernek de kiracılar derneği. Çok değişik uygulamalar var ama Türkiye, umarım en kısa zamanda sivil toplum düşüncesini ve tüketici bilincini daha ileri boyutlara taşıyabilir' dedi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.