Uzun tatiller bayram kültürünü öldürdü

Tarihi Kemeraltı Çarşısı Esnaf Derneği Başkanı Ümit Kaya, İzmir'in tarihine tanıklık eden Kemeraltı Çarşısı, ürün yelpazesi, tarihi değerleri hakkında bilgi verdi. 'Çarşımızı dünyaya daha çok açmak için yeni sektörlere kapı aralayacağız' diyen Kaya, uzun tatillerin bayram kültürünü öldürdüğünü de ifade ederek, çarşıda bayram yoğunluğu yaşamadıklarını söyledi

Uzun tatiller bayram kültürünü öldürdü

Zeynep Kaya- Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanlığı'nın yanı sıra, 7 il bir araya gelerek oluşturdukları Tarihi Çarşılar Federasyonu'nun başkanlığı görevini yürüten Ümit Kaya, İzmir'in markalaşmış, tarih kokan, küçük esnaflarıyla adeta yıllara meydan okuyan en ünlü tarihi çarşısı Kemeraltı'nın, modern yapısıyla gelişen AVM dünyasında bile değerini kaybetmediğini belirtti. Kültürel yapısının yanı sıra sırdaş ve vefa özelliklerini de bir arada barındıran Kemeraltı'nın zaman içerisinde daha çok gelişmesi için proje ürettiklerini vurgulayan Kaya, Türkiye tarihinin unutulmaması için beraberliklere ihtiyaç olduğunu ifade etti. Kaya, 'İzmir'in önemli simgelerinden olan Kemeraltı'nın dünü, bugünü, yarını, geleceği ve sorunları hepsi tarihe birer ışık tutuyor. Kemeraltı sadece yerelde değil, genelde de marka bir çarşı olma özelliğine sahip. Burası nasıl güzelleşecekse el birliğiyle bir şeyler yapacağız. Toplantılar düzenliyoruz, Kemeraltı'na daha çok hareketlilik getireceğiz. Herkes Tarihi Kemeraltı Çarşısı için elini taşın altına koymaya hazır' dedi. Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı Ümit Kaya ile Kemeraltı'nın tarihi güzellikleri, ürün yelpazesi, gelecekle ilgili projeler, pazar alanı ve İzmir için önemi hakkında söyleşi yaptık.

*Tarihi Kemeraltı Çarşısı Esnaf Derneği Başkanı olarak, esnafın sorunlarını takip ediyor musunuz?

Ben aynı zamanda Türkiye Tarihi Çarşılar Federasyonu Genel Başkan Yardımcısıyım. Biz 7 il bir araya geldik. Edirne, Konya, Kayseri, İzmir, İstanbul, Bursa ve Maraş olarak Tarihi Çarşılar Federasyonu'nu kurduk. Orada da İzmir'i temsil ediyorum ve genel başkan yardımcısıyım. Merkez Bursa. Şu an Türkiye genelinde 64 tane tarihi çarşıya ulaştık. Sadece Kemeraltı'ndaki 12 bin esnaf değil, bu çarşılarda geçimini sağlayan 750 bin esnafın temsilciliğini yapıyoruz. Bu bağlamda da tüm Türkiye'deki esnaf sorunlarını yakından takip ediyoruz. Sorunları olan esnaf bizimle irtibata geçiyor. Gerek işyerleri gerek çarşıyla alakalı oluşan olumsuz durumları ortadan kaldırmak için çalışıyoruz, çözüm üretiyoruz. Esnafımız mutlu olmalı ki çarşılarımız yaşasın. Çarşılarımız yaşasın ki tarihimiz yaşasın.


*Tarihi Çarşılar Federasyonu kurma fikri nasıl oluştu?

Bir sene önce iller arası toplanarak bir beraberlik yapma kararı aldık. 7 il bir araya gelerek çalıştaylar düzenledik. Bu çalıştayların 1.'si Bursa, 2.'si İzmir, 3.'sü İstanbul'da düzenlendi. 10 gün önce ise Konya'da 4. çalıştayımızı yaptık. 2. çalıştayımız 6 Aralık tarihinde İzmir'de yapıldı. 52 heyete ev sahipliği yaptı İzmir. Tarihi çarşıların sorunlarını konuşup tarihlerinin yaşatılması, küçük esnafın yaşatılması için çalışma kararı aldık. Çünkü Türkiye tarihinin unutulmaması için, bunun gibi beraberliklere ihtiyaç var. Konya çalıştayının son finalinde de Başbakan ve Cumhurbaşkanı ziyaretlerinde mutabık kaldık. Bayram sonrası Ankara'ya davet edileceğiz diye bekliyorum. Tarihi çarşılar hakkında konuşarak, tarihimizi daha çok yaşatmak için projeler üreteceğiz.


Dünyanın en büyük açık hava alışveriş merkezi


*Kemeraltı Çarşısı, İzmir için ne ifade ediyor?

Kemeraltı dünyanın en büyük çarşısı, en büyük açık hava alışveriş merkezi. Kemeraltı'ndaki ürün yelpazesi Türkiye genelinde hiçbir AVM'de yok. Buradaki ürün yelpazesi başka yerde olmadığı için sadece İzmir'de değil, Ege Bölgesi'nin de olmazsa olmazı sayılıyor. Ve bu da İzmir'in önemli simgelerinden olan Kemeraltı'nın dünü, bugünü, yarını, geleceği ve sorunları hepsi tarihe birer ışık tutuyor. Kemeraltı sadece yerelde değil, genelde de marka çarşı olma özelliğine sahip.

*Kemeraltı'nın marka çarşı olmasını neye bağlıyorsunuz?

En basitinden şu an sezon itibariyle sünnet, nişan, düğün denildiği zaman tarihi Kemeraltı Çarşısı olmazsa olmazlar arasında. Manisa, Muğla, Denizli, Aydın ve Kütahya hepsi buraya geliyor. Bütün Ege Bölgesi'ni Kemeraltı'na toplayacak kadar iddialı bir çarşı olma özelliğine sahip. Gelen kişiler de alışveriş yapmadan kesinlikle gitmiyor. Özellikle bu düğün sezonlarında Kemeraltı Çarşısı ciddi bir yükselişe giriyor. İzmir olarak gelinlik, damatlık ve nişanlık ürünlerinde çarşı içerisinde çıtamızı bayağı yükselttik. İstanbul ve Arap ülkeleri bile buraya geliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği fuarlar var. Gelin damat şovları, kuyumcular, ayakkabıcılar fuarı gibi. Fuarın da Kemeraltı'na mesafesi 500 metre. Doğal olarak Kemeraltı çok ciddi misafirlere ev sahipliği yapıyor.

*Kurban Bayramı'na yaklaştık. Bayram vesilesiyle çarşıda bir hareketlenme oluyor mu?

Öncelikle belirtmeliyim ki yazın her durumda esnafımızın yüzü daha çok gülüyor. Bayram yaz tatiline denk geldi ama ne yazık ki çarşıdaki hareketlenmeyi bayram alışverişine bağlayamıyorum. Artık bayram tatilleri çok uzun olduğundan farkında olmadan örf ve adetlerimizi bitiriyoruz. Uzun tatiller olduğu zaman bayramlaşma veya bayramda kıyafet alma gibi bir lüks kalmadı. Tam tersine düğün alışverişi olduğu için Kemeraltı'nda bir hareketlilik var. Çünkü millet uzun tatil olduğu için ya otellere gidiyor ya yazlığına gidiyor. Bayramlaşma faslı sosyal medyada kaldı. Herkes sanal alem üzerinden bir bayram tebriği yolluyor, bayram kutlanmış sayılıyor. Uzun tatiller bayram kültürünü öldürdü.

*Yoksa siz de mi 'Nerde o eski bayramlar!' diyenlerdensiniz?

Bayram kültürünü biraz da teknolojiye bağlı olarak yeni nesil öldürdü diyebilirim. Arkadan gelen yeni nesil bizim eski bayram alışkanlıklarımızdan oldukça farklı yetişti. Sıcak ve bire bir görüşmeler, yerini internet dünyasında sanal ilişkilere bıraktı. Bir bayram tebriği veya bir ayakkabısıyla uyuma, elbisesine sarılarak yatma heyecanı kalmadı eskisi gibi. Çünkü çocuklarımızın isteklerini her zaman yapabilir duruma geldik. Elbise almak onlar için yeni bir şey, özel bir gün ifadesini taşımıyor. Harçlıklarını da her zaman veriyoruz. Aileden uzak, sosyal medyaya bağlı bir nesil yetişti. Bunun dışında bayramlarda tatile gidildiği için bir anneanne, babaanne, komşu bayramlaşmaları yitirildi. Doğal olarak da bayram kültürünü fark etmeden bitirmiş olduk. Üzülerek söylüyorum ki 'Nerde o eski bayramlar!'

*Bayramların eskisi kadar samimiyetini yitirmesi, Kemeraltı Çarşısı'nın yoğunluğunu etkiliyor mu? Aynı zamanda ürün yelpazesi yeterli mi burada?

Eskiden kurban bayramları genelde takım elbise bayramıydı. Şimdi maalesef bayram için giyinen, kendine etek, pantolon, gömlek, ayakkabı, takım elbise alan bir müşteri profili kalmadı. Alışveriş artık keyfi bir hal aldı. Dışarda dolanan herkes her an her gün alışverişini yapıp, kıyafetini alır oldu. Ya da nişan, düğün, sünnet zamanı alışveriş yapılıyor. O dönemler Kemeraltı ziyaretçi sayımız bayağı artıyor. Hafta içi 400 bin, hafta sonu 800 bin insan ağırlıyor Kemeraltı. Bu bağlamda yazın esnafın yüzü gülüyor. Kışın ise bu sayı düşüyor. Ayakkabı, kınalık, gelinlik, şeker-lokum, mağaza, ev araç gereçleri gibi yüzlerce ürüne pazarlık ediyor Kemeraltı Çarşısı. Bunlar görünen büyük kalemler. Küçük kalemlere gidersek, baharatçısı var. Hediyelik eşyacısı var, tokacısı, nazar boncukçusu var. Aklınıza ne geliyorsa. Ürün yelpazesi 2000'in üzerinde.


Kemeraltı kaybolmaya yüz tutmuş meslekleri yaşatıyor


*Adı üstünde, Tarihi Kemeraltı Çarşısı diyoruz ama bu çarşı tarih içerisinde unutulmuş meslek dallarını yaşatıyor mu?

Kemeraltı Çarşısı'nda bitmeye yüz tutmuş meslekler var. Bakırcısı var, kalaycısı var, sıcak demircisi, halıcısı var. Kalay kültürü mesela eskiden çok vardı. Evlerdeki tabak, çanaklar kalaydan yapılırdı. Çünkü yemeğin tadını daha çok verir diye düşünülürdü. Şimdi ise kalay kültürü bitti. Ama halen evlerinde kalay kullanan veya restaurantlarında kalay taslarla, tabaklarla hizmet veren mekanlar var. Örneğin etin tadını kalay tabakta daha farklı alıyorsunuz. Kültürümüzün bir parçası bunlar. Ve çarşımızın içerisinde bu tür meslekler halen yaşatılıyor.

*Çarşı, yeni modern alışveriş merkezlerine kıyasla neden bu kadar çok tercih ediliyor?

Çünkü gezilmeye ve görülmeye değer bir yer. İzmir'in neresinde olursanız olun, İzmir'in dışından kiminiz gelirse gelsin, kesinlikle gezdireceğiniz ilk yerlerden biridir Kemeraltı. Çünkü her şehrin aynası çarşısıdır. Bu bağlamda oradan geçimini sağlayan esnafımızı şanslı hissediyoruz. Müşterilerle esnaf arasında sıcak muhabbeti yakalayacağınız yer burası. Kemeraltının ziyaretçisi bitmez. Hiçbir şey olmasa bile Kemeraltı'nda yaşayan kurumlar var, ticarethaneler var, bankalar var. Bu kurumların çalışanları, öğlen yemeğinde Kemeraltı mekanlarını tercih ediyorlar. Yemek sonrası kahve içelim deniyor, yine Kemeraltı tercih ediliyor. Kısacası Kemeraltı yaz kış demeden hayatımızda. İş yeriniz Alsancak'ta, Konakta'da olsa, haftada en az bir kere Kemeraltı'na giriyorsunuz. Biz bu istatistiği yaptık. Şehrin göbeğindeki AVM'lerden daha sıcak yapısı var, ilgi çok fazla. Burada biraz da ahilik yapısı var denilebilir. Böylece insanların tercih alanı oluyor.

*Kahveciler demişken, Kemeraltı'nda kahve falı bakan çok yer var. Falcılar da çarşıya renk katıyor olsa gerek...

Falcılık da artık ayrı bir sektör oldu. Özellikle kadın müşterilerimiz falı çok önemsiyorlar. Fala inanma falsız da kalma misali. Bizim halkımız seviyor öyle şeyleri. Doğal olarak kendi içinde yaşamaya çalışıyor sektör. Kemeraltı'na da ayrı bir doku kazandırıyor diyebilirim; çünkü ünlü bir sokağı var kahvecilerin ve fal bakan kişiler orada tanınıyor. Sahilde fal bakan hanımefendiler fal bakmak için dil dökerken, Kemeraltı falcılarımız müşteri çekiyor.


Herkes Kemeraltı için elini taşın altına koymaya hazır


*Bazı dükkanlar boş. Onların canlandırılması, yeni sektörlere yer açılması, çarşıyı daha çok hareketlendirmez mi?

O konuda Büyükşehir ve Konak Belediyesi ile çalışmalar yapıyoruz. O metruk binaları tekrar yaşanılır hale getirme eğilimindeyiz. Esnaflıkta da bazen iniş çıkışlar olabiliyor. Sezona göre dükkanlar açılıyor. Ama Kemeraltı'nda boşalan çok yer olduğu kesin. Mesela adliyenin gitmesiyle esnaf etkilendi, ayakkabıcıların Işıkkent'e taşınmasıyla burası yine etkilendi. Sigorta ve vergi dairelerinin buradan gitmesiyle yine etkilendi. Binali Yıldırım Bey'in sayesinde Kemeraltı'na MOBESE koymayı başardık. Enformasyon bürosu açıldı. Şu an Valimiz, Kemeraltı için çalışıyor. Burası nasıl güzelleşecekse el birliğiyle bir şeyler yapacağız. Toplantılar düzenliyoruz, Kemeraltı'na daha çok hareketlilik getireceğiz. Herkes Tarihi Kemeraltı Çarşısı için elini taşın altına koymaya hazır. Çarşımızı dünyaya daha çok açmak için yeni sektörlere kapı aralayacağız.
 

300 bin kişinin karnı Kemeraltı'ndan doyuyor


*Bu kadar çok kapsamlı, sırdaş ve vefalı çarşı, kaç esnafın ürünlerine evsahipliği yapıyor?

Organize sanayi bölgelerinden bile daha fazla kişi çalışıyor bu çarşıda. Şu anda yaklaşık 12 bin esnaf aşağı yukarı 60 bin çalışan bulunuyor. 12 bin mekanımız var yazın. Ama çalışan esnaf sayımız 60 bin kadar kişi. Yani 60 bin kişi buradan evine ekmek götürüyor. 300 bin kişinin karnı Kemeraltı'ndan doyuyor.
 

3 aylık dergi çıkarıyoruz


*Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı olarak, geniş kitleye ulaşacak projeler üretiyorsunuz. En son Kemeraltı'nı anlatan dergi çıkardınız, çokça da takdir topladınız.

Uzun zamandır planladığımız bir projeydi. 3 ay önce hayata geçirdik. Kemeraltı Çarşısı'nın değerlerini anlatacak bir dergi İzmir'e de iyi geldi. Burada Kemeraltı'nın yaşayan tarihini anlatıyoruz. Biliyorsunuz dünyanın hiçbir yerinde olmayan hoşgörü şehrimiz İzmir'de camiler ve havralar bir arada bulunuyor Kemeraltı'nda. Tarihimizi anlatıyoruz. Kemeraltı'nda nelerin yapıldığına değiniyoruz. Kemeraltı'na bir insan daha nasıl getirebiliriz diye insanlara ulaşmaya çalışıyoruz. Esnafımızın da reklamını veriyoruz. Siyasiler olsun, Valimiz, Kaymakamımız olsun hepsi ücretsiz dağıttığımız dergimize destek verip, Kemeraltı ile ilgili düşüncelerini de yazıyorlar. Bu dergi Türkiye tarihi çarşılarında da dağıtılıyor. İlk sayıda marka dergi olduk. Bunun üzerine nasıl çıkarız diye düşünüyoruz. Herkes tarafından takdir topladı. 3 aylık bir dergi bu. İkinci sayısı Ağustos sonunda çıkacak.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.