E-GAZETE
RÖPORTAJLAR

İzmir'de kadın sığınma evi sayısı 9'a çıkıyor

Kadına şiddetin artmasıyla birlikte gözler kadın sığınma evlerine çevrildi. İzmir'de 7 kadın sığınma evinde kimse reddedilmese de sığınma evi sayısına 2 ev daha eklenecek

27 Ocak 2012 Cuma 15:31
Esin Gençel- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İzmir İl Müdürü Zekeriya Ertaş, şiddet mağduru her kadının durumunun kendi içinde özel olarak ele alındığını belirterek sığınma evinin hizmet amacının; kadını varsa beraberindeki çocuğuyla birlikte güvenli bir ortamda barındırmak, temel ihtiyaçlarının karşılanması, hukuki ve psikolojik danışmanlık, sağlık, eğitim, gibi hizmetlerle desteklenerek kadının güçlendirilmesi olduğunu belirtti. Ertaş, İzmir'de 3 devletin, 4 yerel yönetimlerin 170 yatak kapasiteli sığınma evleri ile talebe cevap verildiğini, artması kadına şiddet ya da mağduriyetin artışını da gösterdiği için pek istenmese de sayıya 2 tane daha ekleneceğini söyledi.

50 bin nüfusu aşan yerlerde olmalı

Kadın sığınma evleri bakımından şanslı bir il olduklarını söyleyen İzmir İl Müdürü Zekeriya Ertaş, "Aile ve Sosyal Politikalar Balkanlığı İzmir İl Müdürlüğü'ne bağlı sığınma evlerinin dışında sığınma evi hizmeti veren hem Büyükşehir Belediyesi'ne, hem de ilçe yerel yönetimlerine bağlı kadın sığınma evlerimiz mevcut. 5393 sayılı Belediyeler Kanunu'nun 14-a hükmüne göre '50 bin nüfusu aşan yerel yönetimler kadın sığınma evi açarlar' demektedir. Temennimiz henüz sığınma evi açmayan yerel yönetimlerinde en kısa zamanda bu kanun hükmüne bağlı olarak kadın sığınma evlerini açmaları. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü'ne bağlı 3 sığınma evi mevcut. Bunlardan bir tanesi ilk kabul birimi diğerleri ise sığınma evidir. İlk kabul birimi, mesai saati sonrasında, resmi tatil günlerinde şiddet mağduru kadının emniyet güçleri tarafından yasal işlemleri tamamlandıktan sonra güvenli bir yerde barınması için getirildiği ve temel ihtiyaçlarının karşılanıp barındırıldığı bir merkezdir. Ayrıca ilimizde Büyükşehir Belediyesi'nin ve 4 tane de ilçe belediyelerine ait kadın sığınma evi var. Şiddet mağduru olduğunu söyleyen kadının müracaatını reddetme veya 'bugün git yarın gel' deme gibi bir durum yok. İzmir'de talebi karşılamaktayız. Ayrıca 2 yerel yönetim de kadın sığınma evlerini açma hazırlığında" dedi.

Alo 183 ile anında müdahale

Kadın sığınma evleri için ihbar hattının da mevcut olduğunu ve 183 nolu ihbar hattına birçok vaka iletildiğini belirten Ertaş, "Kadının durumu kadın sığınma evi kabul koşullarına uygun değilse, kadın sığınma evine alamasak da, onu sokağın tehlike ve tehditlerine karşı korumak ve barındırmak zorunda olduğumuz için, uygun hizmet modeli belirlenene kadar kısa süre il vakfımızın anlaşmalı olan oteline yerleştirmesini yapıyoruz" diye konuştu.

Çoğu şiddet mağduru

Kadın sığınma evlerinde kalan kadınların çoğunun şiddet mağduru olduklarını belirten Ertaş, "Fiziksel, cinsel, ekonomik, sosyal ve psikolojik şiddete maruz kalan kadınlar, hapisten çıkıp bir düzeni olmayan, alkol kullanmayan, fuhuş yapmayan ya da daha önce yapmış ama yeni bir yaşam kurmak isteyen kadınlar, evlilik dışı hamile kalan ya da çocuk sahibi olan ve ailesi tarafından kabul edilmeyen, istenmeyen evliliklere zorlanan kadınlar, kadın sığınma evi hizmetinden yararlanabilir" dedi.

Sığınma evi hizmetini sürdürürken yerel yönetimlerle de işbirliği yapıldığını ifade eden Ertaş, "Şiddet uygulayan kişi, kadın sığınma evinde kalan kadının yerini tespit ettiği taktirde kadını il içerisinde ya da başka bir ildeki sığınma evine yerleştirebiliyoruz. Her ay sığınma evi olan yerel yönetimlerin idarecileri ve çalışan meslek elemanlarının katılımıyla vaka değerlendirme toplantıları yapıyoruz" şeklinde konuştu.

Gelecek ve güvenlik planlaması

Kadınların yeni bir hayata başlamaları için eğitimler verdiklerini söyleyen Ertaş, "Her kadının durumu kendi içinde özel olarak değerlendiriliyor. Kadınların ortak noktası şiddet ama her kadının bir kapasitesi, bir yaşanmışlığı var. Dolayısıyla kadın sığınma evlerine geldikleri zaman, sığınma evlerinde bulunan meslek elemanları ile bireysel görüşmesi yapılır. Bu görüşme ile kadının durumu saptanır. Hem geleceği ile ilgili gelecek planlaması hem de güvenlik planlaması yapılır. Eğer kadının can güvenliği problemi varsa ona göre sığınma evindeki yaşantısı belirlenir. Can güvenliği problemi yoksa iş aramaya da çıkar, hukuksal sorunlarını halletmek için baroya da gider. Ama kadının can güvenliği ile ilgili bir problemi varsa, korumalı olarak dışarı çıkar" dedi.
Yükleniyor...