E-GAZETE
RÖPORTAJLAR

İzmir'deki gücümüzü Anadolu'ya yaymak istiyoruz

10 Kasım 2010, 22:19
Emine Kantarcı

İzmir'de 1976'da 150 metrekare alan üzerinde üretime başlayan Salih Esen yönetimindeki Esen Plastik, 2010 yılında 150 bin metrekare alan üzerinde üretimini büyük bir ivmeyle sürdürüyor. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'ndeki tesislerini büyüten ve Adana'da üçüncü fabrikasını hizmete açan Salih Esen, "PVC kapı-pencere sistemleri, altyapı-üstyapı sektörüne dönük geniş ürün yelpazemiz  ve tarımsal sulamada Ege Bölgesi ve Türkiye'nin gururu olmaya devam ediyoruz. Rakiplerimi de takdir edebilecek kadar rakebetin önemine inanınıyorum. Rekabet etmeyi bilmeyen kendisi silinir. Eşdeğer ürün üretenleri düşman olarak görenler var. Satış ve pazarlama konusunda günceli takip ediyoruz. 10 milyon dolarlık yeni bir yatırım gündemimizde. Menemen Plastik Organize Sanayi Bölgesi'nin altyapı yatırımları hızla sürüyor. Sektörel işbirliği ile uluslarası rekabet şansı yakalamak arzusundayız" diyor.


Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclisi'nde TOBB'a yönelik eleştirileri ile dikkati çeken Salih Esen, "Birçok kurumda yöneticilik yaptım. Zamanı gelince de işimin başına döndüm. Siyasi bir hedefim yok. O yüzden de herhangi bir sivil toplum kuruluşunun yöneticiliğini uzun süre işgal etmeme gerek yok. Benim ipim belimde. Kimseden bir  ihsan beklemiyorum. Bileğimin hakkı ile kendi gücümle şirketimi yönetiyorum üretime devam ediyorum. İşinde başkan olan her yerde her zaman başkan olur. Mutlu bir ailem var. İki çocuğum da yaşamlarının hiçbir döneminde beni utandırmadı. Her iki çocuğum da Esen Plastik için tüm enerjilerini harcıyor. Ben babamı 13 yaşında kaybettim. Babamın bizimle yaşamadığı iş arkadaşlığı ve sohbet imkanını ben kendi çocuklarımla çok şükür yaşıyabiliyorum. 32 yıllık huzurlu bir evliliğim var. Yaşamda hayalini kurduğum başka bir özlem yok" diye anlatıyor.


Gaziemir'de 150 metrekarelik atölyede üç işçiyle yola çıkan Salih Esen'in bugün Atatürk Organize Sanayi Bölgesi, Adana ve Menemen Plastik Organize Sanayi Bölgesi'nde yatırımları bulunuyor. Esen Plastik bünyesinde  2010 yılında yaklaşık 400 kişi görev yapıyor. İlk ürettikleri su hortumunun başka kurumlar tarafından üretilmemesi rekabet imkanı kazandıran Esen Plastik, 1990'da Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'ne taşındı. Esen Plastik, PVC kapı-pencere sistemleri, altyapı-üstyapı sektörüne dönük geniş ürün yelpazesi ve tarımsal sulamadaki liderliğiyle öne çıkıyor. Öte yandan telekomünikasyon ürünlerindeki zengin çeşit kurumu başarıya ulaştırıyor. Taşıma giderlerinden kurtulmak Anadolu'nun güney ve doğu bölgelerine, Irak, Suriye gibi yakın coğrafyadaki ülkelere kolaylıkla satış imkanı sağlıyor. Adana'da cam elyaf takviyeli plastik boru üretimiyle de rekabette öne geçtiklerini vurgulayan Esen Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen, "Türkiye'de sektörümüze ağırlığımızı koyduk. Kendimizle yarışıyoruz. Rekabet etmeyi bilmeyen kendisi bu sektörden silinir. Rakip kurumları saygıyla takdir edecek olgunluğa sahibiz. Eşdeğer ürün üreten kurumları düşman hiç görmedim. Pazarın şartlarına göre üretimi yönlendirmek kurumların becerisidir. Satış ve pazarlama konusunda günceli takip ediyoruz. 10 yıl önce çok sattığımız bir ürünü artık üretmeyebiliyoruz. Eğer o ürünün olduğu alana çok sektörel oyuncu girmişse, üretim detayları hızımı kesiyorsa, kar marjı düşüyorsa biz yeni alanlara yöneliyoruz. Bu da bizim rekabet gücümüzü arttırıyor. Yeni yatırımlarla başarımızı perçinliyor" diye konuştu.

Başarısız olacağımızı düşünen dostlar oldu

Yatırım ve sanayiciliğin kendisi için bir yaşam şekli olduğunu belirten Salih Esen, "2008'in 9. ayında Adana'ya yatırım başlattık. Herkesin 'Yarın ne olucam?' diye düşündüğü bir dönemdi. Bizim başarısız olacağımızı düşünen endişelenen dostlarımız hatta ekonomik ortaklarımız oldu. Yapılan piyasa araştırmasına göre taşıyabileceğimiz kadar risk aldık. 15 milyon dolarlık yatırım sonucunda Adana'da 100 kişi çalışmaya başladı. Şu anda 10 milyon dolarlık  ek yatırım yapıyoruz. Adana'daki üretimimizi üçe katlayacağız. İzmir'deki gücümüzü Anadolu'ya yaymak istiyoruz. Tüketiciye yakın olunca navlun giderleri de dahil olmak üzere birçok fiyat yükselten etmenden kurtulmuş oluyoruz. Yönetim Kurulu Başkanı olduğum Menemen Plastik Organize Sanayi Bölgesi'ne yapacağımız yeni yatırım ile İzmir'deki üretim alanımız 80 bin metrekareye çıkmış olacak. Menemen'de 4 aydır elektrik, su ve kanalizasyon altyapı hizmetleri yürütülüyor. 2011'de fabrikalar yükselebilir. Referandum öncesi temel atmaya çağırdığımız siyasetçiler inşallah fabrika temeli atmaya gelecek" diyor. Menemen Plastik Organize Sanayi Bölgesi'nden çok umutlu olduklarını anlatan Esen, "Menemen'de 1000 dönüm arazi üzerinde 40 civarında firma yatırım yapacak. Plastik alanında üretim yapan uzman bir organize sanayi bölgesi olacak. PETKİM'e yakın olması ve doğal bir kümelenme sektörel dayanışmayı beraberinde getirecek. Ar-Ge Kaynakları'nın birlikte kullanılması, bilgi birikiminin ortadak potada değerlendirilmesi, hammadde'nin toplu alımı maliyet düşürme konusunda fayda sağlayacak" diyor.


"Kendimi eleştirebilirim"

Günlük telaşlar içinde kaybolmamak için tarafsız bir gözle kendisini ve kurumunu izlediğini vurgulayan Esen, "Herkesin taşıyabileceği bir yük haddi vardır. Konumuna bakmaksızın insanları dinlemeyi bilirim. İçgüdülerinizden arınırsanız tarafsız bir bakış açısına ulaşıyorsunuz. Kendinizi aşmanız ve mevcut kargaşadan kurtulmanız için daha üst noktadan geneli değerlendirmelisiniz. Eğer bir başarısızlık ya da geride kalma sözkonusu ise başta kendim olmak üzere tüm ekibimi gözden geçiririm. Bizim düşünmediğimiz bir nokta mı? Yoksa aldığımız kararları yaşama mı geçirememişiz? diye yerinde bir inceleme yaparım. İnsanın stres taşımayı bilmesi gerekir. Çünkü zaman kısa ve işlerimiz oldukça yoğun. Stresi insan sağlığına yararlı hale dönüştürmek için sporu seçtim. Zaman bulduğumdan değil, zaman yarattığımdan spora vakit ayırabiliyorum. Örneğin; her sabah 06.00'dan 08.00'e kadar salonda ve dışarıda yürüyüş yaparak kendimi zinde tutuyorum. 35 yaşında tenise başladım, 45'imde kayak yapmayı öğrendim. 50 yaşından sonra da rüzgar sörfüne başladım. Sporla, iş stresinin olumsuzluklarından kurtuluyorum. Alkolü ölçülü tüketmeye dikkat ediyorum, sigara kullanmıyorum. Atlet, yarış esnasında arkasına bakarsa, zaten bu durum geçilmesi anlamına gelir. Önemli olan yarışta olmaya devam etmek. Hayat bir maraton. Yarışın neresinde olduğunuz o kadar da önemli değil. Yolunuza, koşunuza devam ederken kendi bünyenize uygun hareket etmelisiniz. Bu düşünceyle hayata baktık. Hiçbir şekilde gereksiz hırslara kapılmadık. İlle de birinci olacağız diye bir düşünceye sahip olmadık. Geçen zaman haklı olduğumuzu gösterdi. Nefesine göre koşarsan başarıya ulaşırsın" diye anlatıyor..


"En büyük zenginliğim çocuklarım"


Siyasi bir hedefi olmadığını vurgulayan Salih Esen, "Bugüne kadar sanayi alanında birçok meslek kuruluşunda yöneticilik yaptım. Bu koltuklar görev yeridir. Gereğinden fazla işgal edilmemesi gerekir. Ben bu anlayışla zamanı gelince de meslek kurumlarındaki görevimi tamamlayarak kendi işimin başına döndüm. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin başkanı ve yöneticilerine saygım var. Ama zaman içinde TOBB temsil ettiği kesime rakip kurum haline dönüştü. Akçeli işler insanları sıkıyor ve temsil edilen kurumları zedeliyor. O şahısları baskı altında tutuyor. Meslek kurumlarını gerçek işlerini yapmaktan alıkoyuyor. Benim ipim belimde. Kimseden bir ihsan beklemiyorum. Bileğimin hakkı ile kendi gücümle şirketimi yönetiyorum üretime devam ediyorum. İşinde başkan olan her yerde her zaman başkan olur" diyor. Yaşamda en büyük zenginliğin aile ve sağlık olduğunu hatırlatan Esen, "Çok şanslıyım.Mutlu bir ailem var. İki çocuğum da yaşamlarının hiçbir döneminde beni utandırmadı. Her iki çocuğum da Esen Plastik için tüm enerjilerini harcıyor. Ben babamı 13 yaşında kaybettim. Babamın bizimle yaşamadığı iş arkadaşlığı ve sohbet imkanını çok şükür kendi çocuklarımla yaşıyorum. Reyhan Hanım ile 32 yıllık huzurlu bir evliliğim var. Yaşamda hayalini kurduğum başka bir özlem yok. Keşke babam da bugün bizlerle torunlarının yanında olabilseydi diye düşündüğüm anlar oluyor" diye anlatıyor.


"Markalaşmaya önem veriyoruz"

Haksız rekabetten kurtulmak için markalaşmaya önem verdiklerini ifade eden Esen, "Herkesin güvenini kazanmak çok önemli. Üretim kapasitesi ve kalite önemli bir güven etkeni. Ancak geniş kitlelere ulaşmak için reklamın da çok önemli olduğunu görmekteyiz. Geçmişte reklam harcamalarını bir külfet olarak değerlendiriyorduk. Geçen süreçte gördük ki, reklam harcamaları gider değil. Tamamen ihtiyaç olan bir harcama. Nasıl ki fabrikanıza araç-gereç alıyorsanız, yatırım yapıyorsanız, reklam da demirbaş harcamaların başında geliyor. Markalaşmanın da olmazsa olmazlarından. Son yıllarda attığımız adımlarla bu yöndeki çalışmalarımızın sonuçlarını aldık. Çünkü buna paralel olarak yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Şirketimizi 1976'da kurduk. Yeni görüşler doğrultusunda daha modern bir anlayışla, yeni kuşak anlayışlarla yolumuza devam ediyoruz. Bu anlamda çocuklarım Eldem ve Eren de şirkette önemli roller üstleniyor. Çocuklarımın desteğinden çok mutluyum. Onlarla omuz omuza çalışıyorum. Enerjilerinden, görüşlerinden yararlanıyorum. Kendime daha fazla zaman ayırabiliyorum.

Yükleniyor...

YAZARIN DİĞER KÖŞE YAZILARI