E-GAZETE
RÖPORTAJLAR

JAPONLAR HAKKINDA İKİ TESPİT

04 Ağustos 2011, 20:42
Haluk GÜNERMAN

Ünlü şairimiz Mehmet Akif Ersoy, şiirlerini topladığı "Safahat" adlı kitabında, Japonlar için şunları yazar:
Sorunuz, şimdi Japonlar da nasıl millettir?
Onu tasvire zafer-yab olamam, hayrettir!
Şu kadar söyleyeyim: Din-i mübiynin orada,
Ruh-u feyyazı yayılmış, yalınız şekli: Buda.
Siz gidin, safvet-i İslamı Japonlar'da görün!
O küçük boylu, büyük milletin efradı bugün,
Müslümanlıktaki erkanı siyanette ferid,
Müslüman denmek için eksiği ancak tevhid.
Doğruluk, ahde vefa, va'de sadakat, şefkat;
Acizin hakkını i'laya samimi gayret;
En ufak şeyle kanaat, çoğa kudret varken;
Yine ifrat ile vermek, veren eller darken;

...

Şu sıralarda, Japonya'nın uğradığı, deprem ve tsunami felaketinden sonra, internette dolaşan İngilizce bir metinde ise şu özellikler yer almakta:
"Su ve yiyecek kuyruklarında disiplin var. Hiçbir kaba söz ya da sert el kol hareketi yok.
Sakinlikleri takdire ve övgüye değer. İnsanlar sadece o anda ihtiyaçları olan şeyleri satın aldılar; herkes bir şeyler alabilsin diye. Hiçbir dükkan yağmalama yok. Lokantalar fiyatlarında indirim yaptı. Korunmayan bir bankamatiğe hiç kimse saldırmadı. Güçlüler zayıflara baktı. Yaşlılar ve çocuklar dahil herkes ne yapacağını biliyordu. Aynen de yaptılar.
Bir mağazada, elektrikler kesildiğinde, insanlar aldıkları şeyleri tekrar raflarına koydular ve sessiz bir şekilde çıktılar..."

...

Bunlar da muhtemelen o sırada Japonya'da bulunan bir batılı gözlemcinin izlenimleri.
Mehmet Akif'in yazdıkları ile ne kadar örtüşüyor, görüyorsunuz.

İslamın öğretisi içinde yer alan önemli bir husus: 'Diğerkam' olmaktır. Yani başkalarının hakkını gözetmektir; yapılan her eylemde, başkalarını düşünmektir. Bu konuda çok sayıda Ayet ve Hadis vardır. Allah'ın her günahı affedebileceği, ancak "kul hakkı"nın, yalnızca, zarar gören tarafından bağışlanabileceği söylenir. Bu konuda bilinen bir Hadis şudur:

"Kaçmayarak, yalnız Allah'tan sevap bekleyip sabrederek, düşmana karşı durduğun halde öldürülürsen, borçlarından başka bütün günahlarına kefaret olur. Bunu bana Cibril söyledi."
Görülüyor ki, en yüce makam olan şehitlik mertebesine erişenler bile, kul hakkı taşıyorlarsa, affedilmiyorlar.
Dinimizin  bu kesin söylemlerine karşın, günümüzde, halkımızın çoğunluğunun buna ne kadar uyduğu bilinmez. İşin daha da acısı, Asya'nın öteki ucundaki bir milletin, İslami söylemlere, yüzyılların Müslümanları olan bizlerden daha fazla yatkınlık göstermeleridir.
üzerinde düşünülmeye değer sanırım...

Yükleniyor...

YAZARIN DİĞER KÖŞE YAZILARI