Konak Saat Kulesi'nin dikiliş öyküsü: Taşlar çürük!

Her ne kadar 33 yıllık hükümdarlığı döneminde istibdadıyla ünlü Sultan II. Abdülhamit'in (ki 1842 yılında dünyaya gelmiş, 31 Ağustos 1876'da tahta çıkmış, 33 yıl hükümdar olmuştur

Konak Saat Kulesi'nin dikiliş öyküsü: Taşlar çürük!
31 Temmuz 2014 Perşembe 09:50

Lütfü Dağtaş-34. Osmanlı Padişahı olup, iktidarı 1909'da noktalanmıştır.) tahta çıkışının 24. yıldönümü onuruna dikilmiş olsa da Konak Saat Kulesi'nin Zat-ı Şahane için inşa edilmiş olmasında işler ilk elde öyle tıkırında yürümemiş, şark anlayışı hemen kendini belli etmiştir. Biz, konunun burasında, 'Taşlar çürük!' yaygarasından başlayarak anlatımımızı sürdürelim.

'Taşlar çürük!' yaygarası


Çağcıl çizgiyi yakalayamayan topluluklarda, fısıltı gazetesi ve yaygara her zaman için tehlike oluşturmuş; acı sonuçlara, zaman yitirmelerine yol açmıştır. Düşüncelerine engel olunamayınca bombalı suikastla parçalanarak öldürülen Uğur Mumcu (22 Ağustos 1942-24 Ocak 1993)'nun şu sözünü o yüzden sıklıkla anımsar ve dillendiririm: Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak!
    
Sarayköy'den (Denizli) getirtilen taşların özelliği kolay yontulur ve kesilir olmasıdır. Bu nedenle yüzeylerine kabartmalar yapma açısından da elverişlidir. Yumuşak taşlar sınıfındandır. Taşlar vagonlardan indirilir; ustalar, kuleyi inşa için taşları testere ile kesmeye, kabartma çiçeklerini oymaya başlarlar. Eşraf ve halk, parasını verdiğinden olsa gerek, yapım aşamasında pek dikkat kesilmiştir. Kolay kesilen, kolay yontulan, kolay bezeme yapılan taşları görünce gözleri faltaşı gibi açılır. Taşların çürük ve yağacak yağmurlara karşı dayanıklı olmadığını ileri sürerek yaygaraya başlarlar. Genel arzu karşısında Vali Bey ne yapsın; işi durdurur, çağırdığı mimarlarla ustalara taşları inceletir. İnceleme sonucunda bu taşların zaman geçtikçe, yağmur ve güneş ışığı yedikçe sertleşeceği, kolay işlenir özelliğinden dolayı seçildiği, dolaysıyla kulenin bu taşların kullanılması suretiyle yapılması açısından bir sakınca olmadığı heyet raporuyla resmiyete bağlanır. Merak ve acaba kaygısı bitmese de itirazlar diner, kulenin yapımı sürdürülür.
    
Kulenin bu taşları dışında kalan mermerleriyle, diğer renkli taşları, sütunları Selçuk'tan getirilmiştir.
    
İzmir'in bu eşsiz anıt yapıtı 25 metre boyundadır. Denizden bakıldığında alanı bugün işgal etmiş olan Sümerbank, Merkez Bankası, Belediye binalarının son derece çirkin devasa beton görüntüleriyle kentin güzelliğini gölgelemediği dönemlerde bu eşsiz yapı, gerçekten inci gibi parıldamakta ve her yönden kolaylıkla görülmekteydi.
    
Konak Saat Kulesi, zarafetini hareketli mimari yapısından elde etmektedir. Birinci katın dört köşesinde mermerden yapılma kubbeli çeşmeler ve bunların arasında dört giriş kapısı yer alır. Kulenin ilk iki katında toplam 68 sütun kullanılmıştır. Yirmi taş merdivenle çıkılan ikinci kat, sekiz kenarlı bir balkonla çevrilidir. Yeşil ve pembe renkli 40 sütunun bulunduğu bu katta, sütunların üzerini polmetlerle süslü frizler örter.
    
Üçüncü kat, sekizgen prizma biçiminde yükselen kule bölümüdür. Sekizgen kulenin her yüzü baklava biçiminde ve içi yaldız motiflidir. Dört geniş yüzün üçünde küçük balkonlu seyir pencereleri bulunur. Yine geniş yüzlerin doğu ve batısında birer Osmanlı Arması, kuzey ve güneyinde Sultan II. Aldülhamit'in tuğrası yer almaktaydı. Kulenin yapım sırasındaki adı, 'Hamidiye Kulesi' dir. Cumhuriyet Döneminde tuğra ve armalar yerlerinden çıkartılmış, yukarı doğru bakan dört ay yıldız kabartması konulmuştur.
    
Bu bölüm mukarnaslı bir bölümle sonlanır. Bunun üzerinde saat odası vardır. Saat odası da sekizgendir. Dört saat kadranı bu sekizgenin dört geniş yüzünde yer alır.
   
Saat odasının üzerini on iki sütun üzerine oturan bir metal çatı örter ve çatı bir alemle sonlanır. Saatin çanı da buradadır. İlk görünüşte Ortadoğu minarelerini andıran mimari görünüme sahiptir.
   
Araştırmacı Kemal Özdemir'e göre, 'Osmanlı saat kulelerinin en zarifi hiç şüphesiz ki, Konak Alanı'ndaki, İzmir'in simgesi Saat Kulesidir.' 14. yüzyıldan itibaren Avrupa'da yaygınlaşmaya başlayan, Osmanlı'nın Kanuni Sultan Süleyman ile tanıdığı, önemli kentlere saat kulesi yaptırma girişimlerinin son halkalarındandır.
    
Kule, özellikle 1928 ve 1974 depremlerinde hasar görse de (kubbesi yıkılmış, saati zarar görmüştür) bugün çalışır durumdadır. 1985 yılından bu yana ışıklandırılmaktadır. Saat, elektrikli sistemle çalıştırılmaktadır. Bakım, onarım ve çalıştırılması İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne aittir.
    
Alan saatleri Anadolu'da pek yaygındır. Bu saatleri çalıştıran ustalar, o kentlerde, valisinden sokaktaki insanına kadar ayrı bir sevgi ve saygı görür. Ben o ustalardan birkaçını tanıdım. Baktıkları, onardıkları, çalıştırdıkları saat kulelerine birlikte çıktım, gölgelerinde söyleştim. Açıkçası hiçbirinde 'Ah, Konak Saat Kulesi'nin ustası ben olaydım!' biçiminde bir özlemin varlığını görmedim. Demek ki her usta kendi saat kulesini bağrına basıyor!                   

Saat Kulesi'ni yapan Mimar Perret, ailesiyle birlikte 1932 yılında Marsilya'ya göç etmiş, burada yaşama gözlerini yummuştur. Gömütü, Marsilya'daki Katolik Gömütlüğü'nde olup, eşiyle yan yana yatmaktadır.                                                             
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.