Nedense anlaşamıyoruz!


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

06 Aralık 2018, 08:56

En fazla olay, nakliyeciler ile kargo şirketleri arasında oluyordu. Sonra bunlara temizlik şirketleri katıldı. Güvenlik şirketleri arasında olaylara ramak kalmıştı, anlaşma yaptılar. Tabii ki bunların, yani anlaşmazlıkların temelinde yatan belli; geçim ya da rant diyebiliriz, buna...

Bunları neden yazdım;
Bornova Point Nokta A.Ş. ile Hane Güvenlik Limited Şirketi ve Hane Temizlik Şirketi arasında imzalanan hizmet sözleşmesi krize dönüştü de ondan...
Firmalar arasında sözleşme devam ederken, Point Bornova Alışveriş Merkezi'nin imza yetkisini alan Metehan Kavuk, aynı hizmeti veren başka bir şirketle sözleşme imzaladı. Geçtiğimiz günlerde Point Bornova Alışveriş Merkezi Nokta A.Ş. ve Hane Temizlik A.Ş ile Temizlik Hizmeti Alımı Sözleşmesi, Hane Güvenlik Limited Şirketi ile Özel Güvenlik Hizmeti Alım Sözleşmesi imzalandı. Fakat Metehan Kavuk bunu göz ardı etti. Kavuk, aynı hizmetlerle ilgili başka güvenlik ve temizlik firmaları ile anlaşma yaptı.
Point'e temizlik ve güvenlik temin eden şirketin Genel Koordinatörü Mehmet Murat Durur, 'Sözleşme başladıktan sonra Kavuklar Ailesi'nin temsilcisi Metehan Kavuk, imza yetkisine sahip olduktan sonra bir görüşme talebinde bulundu. Bizim de yetkilimiz görüşmeye katıldı. Bu görüşmenin her iki tarafında lehine sonuçlanmasını istedik. Ancak sorun çözülmedi' dedi.
Şimdi karşılıklı suçlamaları duyacağız. Hak edişler ödendi ödenmedi. Ya da; alınan malzemelerin parası....
Yani; devler çarpışıyor, arada tedarikçiler ile işçiler yanıyor. Aynen konkordato ilan eden büyük firmaların taktıkları borçlar yüzünden geçim sıkıntısına düşen küçük esnaf ve sanatkârlar gibi...
Konuyu gündeme getirmemin bir nedeni de, mağdur durumda oldukları ve tapularını bir türlü alamayanlar için. Ateş düştüğü yeri yakar, belki hiç kimseyi ilgilendirmiyor, 'bana ne?' diyoruz ama sonunda bizler de aynı duruma düşebiliriz. Fransa'da yaşananları biliyoruz. Televizyonlarda gördük...
Bizim yandaşlar, 'Olağanüstü hal!' falan dediler, ama dilekleri yerine gelmedi. Baştakiler, halkın sokaklara dökülmesi sonucu geri adım atarak, hem akaryakıt zamlarını geri aldılar, hem de vergileri...
Bir zamanlar bizdeki solcular da, 'Hak verilmez alınır!' sloganını atarlardı.

Her yolu deniyorlar

Pes etmeyenleri, mücadele ruhlarını kaybetmeyenleri seviyorum. Bunlardan biri de, İnciraltı Gelişim Derneği Başkanı Tayfun Karabulut. Başbakanlık zamanında Başbakana gittiler, 'tamam' dendi, olmadı...
Cumhurbaşkanına dertlerini anlattılar, kendilerini dinlettiler, sonuca gidemediler. Önceden; tüm partileri bile gezmişlerdi. Valiler de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da buna dahil...
Şimdi de AKP'nin Başkan adayı Nihat Zeybekci'ye çağrı yaptılar. '40 yıldır planlama bekleyen İnciraltı ve Bahçelerarası toprak sahipleri olarak biz de planların çıktığı gün; hep birlikte zeybek oynamak istiyoruz' dediler...
İnciraltı Gelişim Derneği Başkanı Tayfun Karabulut, 40 yıldır planlama beklediklerine anımsatarak, 'Hem biz hem şehrimiz hem de ülkemiz bir gün daha kaybetmesin. İzmir, İnciraltı'nı ve Bahçelerarası'nı kazansın istiyoruz' diye konuştu.
Geçtiğimiz haftalarda AKPi İzmir İl Başkanı Aydın Şengül, 'İnciraltı ve Bahçelerarası imar planlarını en geç Şubat 2019'a kadar askıya çıkaracağız' sözü vermişti. Yani seçimden önce...
Bakalım sonuç ne olacak?
Dernek üyeleri mutlu sona ulaşacak mı, yoksa hayal kırıklığı devam edecek mi?

Rekor kırılacak gibi

Önceki seçimleri anımsayın;
Her mahalleden, sayısız muhtar adayı çıkmıştı. Bence bu seçimde rekor kırılacak...
Baksanıza yurt dışı seyahatleri bile var. Milli Piyangonun slagonu neydi?
'Ya çıkarsa!'
Şimdi politikacılar da, umut dünyası içinde 'Ya çıkarsa!' diyorlar...
Küçük bir örnek vereyim: Üç gün öncesine kadar sadece Foça'da aday adayı olarak ortaya çıkanların sayısı belki de 20'ye yaklaştı. Sadece CHP'den 11 aday adayı olduğuna göre gerisini, diğer ilçeleri düşünün?
Bu arada şunu da belirteyim; tüm ilçelerde kadın aday adaylarının sayıları da oldukça yüksek...

KURDELA

Hava kirliliği yüzünden

Hava kirliliği Avrupa'da her yıl 400 bin, Türkiye'de ise 30 bin kişinin yaşamını kaybetmesine neden oluyor. Ülkemizdeki kentsel nüfusun %97'si 224 toksik kimyasaldan oluşan kentsel toza maruz kalıyor. Hava kirliliği kış aylarında, özellikle de kentlerde cilt hastalıklarını artırıyor.
33 Avrupa ülkesinde 2.500 gözlem noktasından elde edilen verilere göre, havada yer alan partikül madde oranlarında yaşanan yıllık değer aşımlarının % 92'si ülkemizde gerçekleşiyor. Trafikten kaynaklanan nitrojen oksit oranlarında ise Türkiye, Norveç ve Yunanistan ile birlikte, Avrupa'da hava kirliliği açısından en tehlikeli üç ülke arasında yer alıyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.