Niyetleri gayet açık


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

29 Ocak 2018, 09:07

PKK ve bölücü örgütlere yüzlerce tır silah gönderen Amerika Başkanı Trump'un 'Önce Amerika' planını tüm dünyaya kabul ettirmek için nasıl sinsice çalışma yürüttüğünü herhalde duymuşsunuzdur. Bu yıl 2000 yılında Bill Clinton'dan sonra ilk kez bir Amerika başkanının, Davos zirvesine katıldığını da işitmişsinizdir.
Trump'ın her sözünde olduğu gibi, küreselleşme ve serbest ticaretle ilgili tutumu, gözle görülür bir gerginlik havası yaratmış durumda. Mevcut ticari sistemin Amerika'nın aleyhine olduğunu savunan Trump, Salı günü imzaladığı kararnameyle ithal malı çamaşır makinaları ve güneş panellerine ağır gümrük vergisi uygulaması getirdi. Yani 'Rabbena hep bana' sözcüğünü açıkça yürütüyor. Siyasette de öyle...
Amerikan Başkan Donald Trump, İsrail'le barış çabalarını kesmesi halinde Filistinlilere yapılması planlanan Amerikan yardımının iptal edileceği uyarısında bulundu. Daha doğrusu sözlerini tekrarladı. Trump, Filistinlilerin İsrail'i ziyaret eden Başkan Yardımcısı Mike Pence'le görüşmeyi reddederek ABD'yi küçümsediğini savundu. Yani bahanesi hazır...
Ben de bugün Kudüs'ten söz etmek ve bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum...
Hatta bu konuyu birkaç kez daha ele alacağım ki, bilgilerimiz tazelensin, yenilensin...
Kudüs'ün gizemli tarihinden kesitler sunduktan sonra, bizimle ilgisini ve de bizi arkadan hançerleyenleri de dillendirmeye çalışacağım dilim döndüğünce...

Öyle bir şehir ki!

Kudüs, öyle bir şehirdir ki; üç ilahi din için de vazgeçilmezdir. Yahudiler için tanrının dünyayı yaratmaya başladığı yer, Hıristiyanlar için mahşerdeki dirilişin mekânı, Müslümanlar için ise ilk kıbledir. Kudüs'ün gizli tarihi bilinmeden neden üç din için de ölesiye istendiği bilinemez. Kutsallıkla anılan Kudüs'ün Yahudiler ve Hıristiyanlar için vazgeçilmez olmasının çok önemli bir nedeni var. Zira her iki dinin geleceği de Kudüs'e bağlıdır. Hıristiyan inanışına göre; Mesih bu şehre inecek ve yeryüzünde bin yıl sürecek Tanrı Krallığı kuracak. Kudüs'e inecek Mesih, Deccal hâkimiyetine son verecek ve iyilerle kötülerin savaşına yani Armageddon'a komutanlık edecek. Yahudilerin geleceği de tartışılmaz biçimde Kudüs ile ilişkilidir.
Eğer Süleyman Mabedini kurabilirlerse, kurtarıcıları Mesih gelecek ve Tanrı'nın İhtişamına yeniden kavuşacaklar, böylece de dünyaya hükmedebileceklerdir. Kudüs Hz. Muhammed'in ifadesiyle 'Allah'ın seçtiği toprak ve onun kullarının vatanı, onun duvarlarından dünya dünya oldu, ona doğru inen çiğ taneleri hastalıklara şifa oldu. Çünkü geldiği yer cennetin bahçeleri.'
Bu kısa girişten Kudüs'ün ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Önce 'Kudüs Yahudiler için neden kutsal?' bunu anlatmaya çalışayım...
 
Yahudileri ele alalım;

Yahudiler için kutsal olma nedeni ise Yahudilerin Tevrat ve Zebur'u kapsayan kutsal kitabı Tanah'ta Kudüs'ü 'tanrının seçtiği şehir olarak tanımlar. Dünyanın merkezi de derler. Yahudi dini metinlerinde Kudüs için 'Tanrı dünyayı yaratırken güzelliği on parçaya taksim etti bunun dokuzunu Kudüs'e birini dünyaya verdi' denilir. Efsaneye göre Tanrı dünyayı yarattığı zaman tahtının altından bir parça koparıp boşluğa fırlatmıştır. Yahudiler bu taşa Even Şatiah (Nirengi Taşı) derler ve bu taşın yeryüzünde düştüğü yere Tanrı'nın Kudüs şehrini inşa etmelerini istediğine inanırlar. Onlara göre yeryüzünün merkezi bu taş ve üzerine inşa edilen Kutsal Tapınaktır. Yahudilerin kıblesi olan Süleyman Mabedini içinde barındırır Kudüs. Kudüs tanrı tarafından seçilmesi sebebiyle Yahudiler için en yüce değerlerin, ümitlerin simgesi olmuştur. Yahudiler burada hac ve kurban ibadeti yaparlar. Kurban için yılda üç kez Pesah, Şavuot, Sukkot adıyla bayram düzenlenir. Yemek dualarında bile Kudüs'ün yeniden inşası için dua eden Yahudiler günde üç defa tekrarladıkları Amidah (Şemone Esre ) adlı duayı da yine Kudüs'e dönerek yaparlar. Yahudiler yıllık üç oruçta Kudüs'ün yıkılışının anısına yas tutarlar. Yahudiler Yahudi devletini Mesih'in burada kuracağına inanırlar. Yahudiler için Kudüs olmadan ibadetleri yarım kalacağı için Süleyman mabedinin ayakta olması gerekir ve bu yüzden vazgeçmezler.
Hz. Musa'nın neden kutsal topraklara giremediğine gelince ise Yahudiler Hz. Musa'nın kavminin altın buzağı yapıp ona taptığını görünce çok sinirlendiğine ve Tanrı'nın ona verdiği 'on emir' in yazdığı taş levhaları kırdığına, buzağıya tapanların üstüne Levilileri gönderip onları katlettiğine inanırlar.
Bunu Het Haegel ( buzağı günahı) adıyla anarlar. Sözüm burada bitmedi...
Devamı tabii ki gelecek ve sonunda Filistinlileri, Arapları ve de biz Türkleri anlatacağım... Hatta İsrail Deveti Projesi'nin nerede kimler tarafından başlatıldığını ve 'Kızıl elma'nın anlamını da paylaşacağım...
Belki de söze; Hz. Musa'ya inen ve Ahit Sandığı'nda olduğu söylenen on emir ile başlayacağım...

KURDELA

Millî duruş çağrısı


Türkiye'de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının sağlanması için 30 yıldır çalışan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), Türkiye'nin Suriye'nin Afrin kentinde terör tehdidini sonlandırmak amacı ile başlattığı 'Zeytin Dalı Harekâtı' sonrası gelişmeleri değerlendirerek millî duruş çağrısında bulundu. Türkiye'nin önemli bir süreçten geçtiğini ifade eden Başkan Yavuz Işık, 'Milletimiz, içeriden ya da dışarıdan gelebilecek her türlü tehdide karşı bugüne kadar olduğu gibi birlik ve beraberlik içerisinde kenetlenmelidir. Ülkemize tehdit oluşturan terör unsurlarına karşı Afrin'deki tüm kahraman askerlerimizin yanındayız' dedi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.