YALAN DÜNYA'YA TRANSFER OLUYOR
ÇİKOLATANIN DA TADI KAÇTI
İŞTE ZAYIFLAMANIN YENİ YOLU
OYLARIN HEPSİ AZİZ BAŞKAN'A
21 Mayıs 2012 Pazartesi
RÖPORTAJLAR
Öğretim üyelerimiz YÖK kriterlerinin çok üstünde
İzmir Üniversitesi, Doğanata Eğitim ve Kültür Vakfı'nın uzun yıllardır sürdürdüğü azimli çalışmalar sonucunda 2007 yılında kuruldu. İzmir'in 3. vakıf üniversitesi olarak 2008-2009 yılında eğitim-öğretim vermeye başladı. 2010-2011 akademik yılına gelindiğinde üniversitede toplam 1383 öğrenci ve 112 öğretim elemanı yer alıyor. Prof. Dr. Kayhan Erciyeş'in rektör olarak görev yaptığı üniversite kendine özgü tarzını uygulamalarıyla kanıtlıyor. Beyin göçünü engellemek için kurumlara görevler düştüğünü ifade eden Erciyeş, "17 yaşında yurtdışına öğrenci olarak gittim. Lisans, yüksek lisans ve doktoramı 3 İngiliz Üniversitesi'nde tamamladım. 3 Amerikan Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yaptım. Türkiye dönüşünde de Ege Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi ve İzmir Üniversitesi'nde görev aldım. Yurtdışında yeni bir yaşam kurmanın ne kadar zor olduğunu ben yaşadım. Babam Almanya'da mühendislik eğitimine gitmiş ama vazgeçip Türkiye'ye geri dönmüş. Kaymakam olarak uzun yıllar görev yaptı. Onun öngörüsü ve annemin desteğiyle yurtdışına gidişim mümkün oldu" diye anlatıyor. Ailesinin yanında liseyi bitiren öğrencinin üniversite aşamasında birçok sorumluluk altına girdiğini hatırlatan Erciyeş, "Yeni bir ev kurmak, çamaşır, yemek, faturaların ödenmesi kişiyi zorlar. Doğal ortamında öğrencinin yükseköğrenimini görmesi akademik açıdan başarı da sağlar. Üniversite sonrasında başka bir ülke ya da şehir için altyapı da hazırlanmış olur" diyor.
Sadece İzmir'den değil Ege Bölgesi'nden de yoğun ilgi gören İzmir Üniversitesi bir ilke imza atarak 2010-2011 öğretim yılında eğitim bedelinde yüzde 20 indirim sağladı. Çocuklarına iyi bir eğitim vermek isteyen aileler için önemli bir uygulama yaptıklarını dile getiren Erciyeş, "Kalitemize göre oldukça indirimli bir fiyatla eğitim veren bir vakıf üniversiteyiz. 2010-2011 öğretim yılında yaşanan ekonomik krizi gözönüne alarak harekete geçtik. İlk kayıt yaptıranlar da üst sınıflarda öğrenim görenlerin de eğitim bedellerinde yüzde 20 indirim yapıldı. 12 bölümümüz var. Bu bölümlerdeki öğrencilerin indirim bedelleri öğrenci başına bin TL 2 bin TL arasında değişti. Ailelerin çocuğunu başka bir kentte üniversitede öğrenimi görmesi için cebine ayda bin lira sadece harçlık koyması gerekiyor. Özel bir üniversite ise onun eğitim ve barınma bedeli de var. Sağladığımız indirim ile hem öğrenciler hem de aileler için iyi bir eğitim fırsatı yarattığımıza inanıyoruz" diye anlatıyor. İzmir Üniversitesi'nin kent üniversitesi olma özelliğini vurgulayan Rektör Erciyes, "İzmir Üniversitesi kentimizin nezih semtlerinden Güzelyalı-Üçkuyular'da bulunuyor. Üniversitemizin konumu ulaşıma elverişli bir noktada yeralıyor.Türkiye'nin en büyük kültür merkezlerinden biri olan Ahmet Adnan Saygun Kültür ve Sanat Merkezi'ne, Göztepe Spor Kompleksi'ne ve büyük alışveriş merkezlerine yürüme mesafesindeki yakınlığı üniversitemizin konumuna ayrı bir önem kazandırıyor. Üniversitenin bu konumu sayesinde öğrencilerin tüm ihtiyaçları anında karşılanabiliyor. İzmir dışından Ege Bölgesi genelinden gelen öğrencilerimiz için de Güzelyalı semtinde öğrenciler kiralama yoluyla barınma sorununu rahatlıkla çözebiliyorlar. Yine Yüksek Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun İnciraltı Yurdu'na da üniversitemiz yakın bir uzaklıkta" diye anlatıyor.
Eğitim vermeye 2008 yılında başlayan İzmir Üniversitesi henüz 3. Akademik Yılı'nı geçiriyor. Üniversite bünyesinde 4 fakülte ve 12 bölüm yer alıyor. Fen-Edebiyat Fakültesi, Hukuk Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi var. Ayrıca üniversite bünyesinde Sağlık Yüksekokulu'nda hemşirelik Meslek Yüksekokulu'nda ise Bilgisayar Programcılığı, Elektronik ve Haberleşme Teknolojisi, Turizm ve Otel İşletmeciliği ile Muhasebe ve Vergi Uygulamaları Programlarında Yabancı Diller Yüksek Okulu'nda ise İngilizce Hazırlık Programı adı altında eğitim veriliyor. Öğrenim dili İngilizce ve Türkçe. 2010-11 öğretim yılında 1383 öğrenci ve 112 öğretim üyesi bulunuyor. Öğrenciler basketbol, voleybol, tenis, step-aerobik, kondisyon ve yüzme branşlarında üniversitenin tüm imkanlarını kullanabiliyor. Türkiye genelinde 17. Ancak uzun soluklu bir eğitim kurumu olmak için ciddi adımlarla ilerliyor. İlk aşamada öğretim üyelerinin seçimine büyük bir önem verdiklerini vurgulayan Rektör Erciyeş, "İzmir Üniversitesi'nin öğretim üyelerini belirlerken YÖK kriterlerinin daha da üstüne çıkarak seçtik. Örneğin kıymetli yayın sayısını daha da yükselttik. Yurtdışı deneyimi olanlara farklı kültürleri tanımış olanlara öncelik tanıdık. Konulara daha üst noktadan bakabilmek için uluslarası gelişimleri aynı anda izlemek istiyoruz. Yabancı öğretim üyelerine de sıcak bakıyoruz. Alman, Rus, Hintli, Çinli, İranlı öğretim üyelerimiz var. Kısacası vaktini boşa geçirmemiş ve özel üniverisete de yeni atılımlar yapmak isteyen kişileri tercih ettik" diyor. Güçlü ve bilinen bir vakıf üniversitesi için çalıştıklarını aktaran Rektör Erciyeş, "Ege Bölgesi eğitime çok önem veren bir yapıya sahip. Aileler her türlü fedekarlığı yaparak çocuklarının iyi bir eğitim almasını sağlıyor. Türkiye'nin bilinen ilk vakıf üniversitesi Bilkent'tir. Bilkent'in başarı ve kalitesi kararlı yükselişi bize en güzel örnek. Büyük hedeflerimiz var. Uzun soluklu bir eğitim kurumu olarak ailelerin ve çocukların yaşamında olumlu gelişmelere imza atmak istiyoruz" diyor.
İzmir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kaynan Erciyeş, yöneticilerin özelikle de eğitim alanında görev yapan kişilerin toplumların gelişmesinde büyük rol üstlendiğini söylüyor. Meslek Yüksekokulu açılmasının kendi önerisi olduğunu gülümseyerek anlatan Erciyeş, "İngiltere'de 3 üniversitede eğitim aldım. Amerikan üniversitelerinde eğitim alanında çalıştım. Portekiz, Almanya gibi ülkelerde de endüstri tecrübem var. 2008'den beri İzmir Üniversitesi'nin içindeyim. 2 yılık endüstriye ara eleman ihtiyacını karşılamak için Meslek Yüksek Okulu planladık. 113 mezun verdik. İngiltere'de öğrencilik yaparken önemli bir eğitim yaklaşımı edindim. İngilizler öğrencinin ellerini kirletmesine çok önem verirler. Teorik bilgiyi yeterli bulmazlar. Tüm aşamalarda öğrencinin yer alması ve sistemi yönetebilmesi için onu uygulamalarla geliştirirler. Böylece hem öğrenci, hem şirket hem de toplum kimseye bağımlı olmadan istediği çalışmaları yürütebilir" diye anlatıyor.
Yurtdışındaki üniversitelerde sosyal sorumluluk projelerinin çok önemli olduğunu hatırlatan Erciyeş, engelli haklarına yönelik çalışmaları anlatıyor. İzmir Üniversitesi'nde mevcut 2 bedensel engelli öğrenci olduğunu vurgulayan Erciyeş, "Bizi saygın bir üniversiteden arayıp bizim okulumuzda engelli tuvaleti bile yok diyen öğrenciler var. Türkiye'de 8 milyon civarında bedensel engelli var. Türkiye nüfusunun yüzde 10'na filan denk geliyor. ABD'ye gittiğimde sokaklar tekerlekli sandalyeli insanlar ile doluydu. Ben herkesi engelli sanmıştım. Bizdeki bedensel engelliler toplumdan soyutlanmış evlerinde yaşıyor. Oysa hepimiz her an bir kaza sonucu bedensel engelli olabiliriz. Toplumsal yaşamı bu gerçeğe göre düzenlememiz gerekiyor" diye anlatıyor. İzmir Üniversitesi Görme Engelliler Kütüphanesi'ne destek veriyor. Karşıyaka Ampüte Basketbol takımına sponsor olan üniversite Bosna Hersek'te savaşın sembolü olan Kemal Kariç'e de burs verdi. Engelli Hukuku konusunda çalışmalar yaptıklarını ifade eden Erciyeş, "Anne karnında doğmadan şarapnel nedeniyle engelli olan Kemal Kariç'e burs vereceğiz. Üniversitemize gelecek akademik yıl da geliyor. Fırsat verilen tüm insanlar birçok başarıya imza atar" diye anlatıyor. Yükleniyor...
YAZARIN DİĞER KÖŞE YAZILARI |
|