Erdoğan'dan Arap Bakan'a tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah Bin Zayed El Nahyan'ın, sosyal medyadaki mesajına tepki göstererek, "İstanbul'dan kalkıp Medine Müdafaası için oraya gelen Fahreddin Paşa niçin geldi? O mukaddes toprakları orayı işgal etmek için gelenlere karşı korumak üzere geldi. Peki senin ecdadın neredeydi?" dedi

Erdoğan'dan Arap Bakan'a tepki
20 Aralık 2017 Çarşamba 14:07

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de düzenlenen 42. Muhtarlar Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, "Muhtarlarımızı üzenler beni de üzerler, o zaman ben de onları üzerim. Muhtarlarımızdan da bu temsil düzeyinize, kendilerine sağlanan imkanlara, üstlendikleri sorumluluğa uygun bir duruş vakar, bir gayret bekliyorum" dedi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah Bin Zayed El Nahyan'ın, sosyal medyadaki mesajına tepki gösteren Erdoğan şu ifadeleri kullandı: "Ecdadımız bin yıl boyunca kanı ve canı pahasına Kudüs'ü ve tüm İslam coğrafyasını korumuştu. Bugünlerde birilerinin büyük bühtanı ile hatırladığımız bir başka destanımız da Medine Müdafaadır. Zalimlerin yanında yer almayı maharet sananların Medine müdafaasını ve onun büyük kahramanı Fahreddin Paşa'yı hedef almaları boşuna değildir. Çünkü Medine müdafaası İslam'ın ve onun büyük peygamberinin sembollerini ve adının şartlar ne olursa olsun nasıl korunması gerektiğini gösteren ibretlik bir hadisedir.  
 

SENİN ECDADIN NEREDEYDİ? 

Fahreddin Paşa, bugün Bulgaristan sınırları içinde yer alan Rusçuk'ta doğmuştur. 1919'a kadar Medine'nin korunmasını üstlenmiştir. Sürgünde  bulunduğu Malta'dan döndükten sonra Ankara'daki Milli Mücadeleye katılmıştır. Medine korumasını yaparken Fahreddin Paşa ey bize bühtanda bulunan zavallı senin ceddin neredeydi? İstanbul'dan kalkıp Medine Müdafaası için oraya gelen Fahreddin Paşa niçin geldi? O mukaddes toprakları orayı işgal etmek için gelenlere karşı korumak üzere geldi. Peki senin ecdadın neredeydi? 

Fahreddin Paşa'nın 2 yıl 7 ay süreyle müdafaa ettiği Medine'de yaptığı işler, gösterdiği kararlı duruş ve son ana kadar sergilediği direniş gerçekten takdire şayandır. Utanmadan, sıkılmadan Erdoğan'ın ecdadının mukaddes emanetleri oradan çalarak İstanbul'a getirdiğini söyleyecek kadar hezeyan içerisinde olan bu zavallılar, bunun adı çalmak değil, tam aksine oraları istilaya, işgale gelenlerden onları korumaktır. Ne adına? Şehit olmak adına. Şimdi bu emanetler nerede İstanbul Topkapı Müzesi'nde. Batıdaki o malum yerlere mi gitseydi? Oralarda ne olacağı belli olamayan yerlere mi gitseydi? Bunların kafası, zihniyeti de batıcı da onun için bu saldırıyı başlattılar. 
 

SİZİN ŞU ANDA NE TÜR GARABETLER, YANLIŞLAR İÇERİSİNDE OLDUĞUNU GAYET İYİ BİLİYORUZ

Oraya yakın topraklarda bulunanlar bize utanmadan sıkılmadan bühtanda bulunuyorlar. Önce haddini bil ya. Sen demek ki bu milleti tanımamışsın. Sen Erdoğan'ı da tanımamışsın Erdoğan'ın ceddini ise hiç tanımamışsın. Sizin şu anda ne tür garabetler, yanlışlar içerisinde olduğunuzu gayet iyi biliyoruz. Ama bizim ecdadımız şartların zorlaştığı, yiyecek, içeceğin kalmadığı bir dönemde Medine'yi büyük bir çekirgeler sürüsü basmıştı. Öyle bir dönemde Fahrettin Paşa askerlerine, 'çekirgenin serçeden ne farkı var? Temizdir, tazedir, şifalıdır' diyerek aylarca onları şehri istila eden çekirgelerle besledi. İmana bak. İşte imanlı olanlar işte imansız olanlar arada fark bu. Bu arada hem İstanbul hükümeti, hem de çevresindekiler tarafından sürekli teslim olması yönünde zorlanan paşa sonunda kılıcını peygamber efendimizin kabrine bırakarak teslime mecbur kalıyor. Medine'nin tesliminde sonra korkulan oluyor şehir günlerce yağmalanıyordu. 

 

DİRENİŞE DİL UZATANLARIN, BUGÜN NE İŞLER ÇEVİRDİĞİNİ GAYET İYİ BİLİYORUZ

Tarihimizin işte bu mümtaz şahsiyetine ve onun Medine'de gösterdiği şanlı direnişe dil uzatanların, bugün kimlerle, nerelerde, ne işler çevirdiğini biz gayet iyi biliyoruz. Yeri gelecek bunları da açıklayacağız. Fahreddin Paşa, Medine'nin tek taşına dahi elini uzatmamış, şehir halkının tüm mallarını güvence altına almış, adaletten asla ayrılmamış bir komutandır.  Acaba batıya giden o emanetler şu anda ne durumda? Onlara gidip hiç baktın mı? Geri almak için hiç çaban var mı?

Arap halkları, bizim canımız, kardeşlerimizdir. Can ciğer olduğumuz kardeşlerimizdir. Arap ülkelerindeki kimi yöneticilerin Türkiye'ye yönelik husumetlerinin kendi dirayetsizliklerini, acziyetlerini hatta ihanetlerini örtme amaçlı olduğu da açıkça ortadadır. Meydanı kendi şahsi çıkarları uğruna Müslümanların birliğine ve dayanışmasına çamur atanlara asla bırakmayacağız."

ABD'nin geçtiğimiz günlerde açıkladığı güvenlik stratejisine değinen Erdoğan, "Bu stratejiyi 'Her şey Amerika için' diyerek özetlemek mümkündür. Elbette her ülkenin kendine göre bir güvenlik stratejisi belirleme ve bunu hayata geçirme hakkı vardır. Dolayısıyla biz de bu hakka sahibiz. Türkiye olarak kendi güvenlik stratejimizi biz şu şekilde özetleyebiliriz. 'Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.' Bizim güvenlik stratejimiz de bu. Mili birliğimize, beraberliğimize, haklarımıza, toprak bütünlüğümüze saygı duyan herkesle birlikte yol yürümeye, müttefiklik ilişkisi içine girmeye hazırız. Bu değerlerimizden herhangi birine el uzatanların elini kırmak da boynumuzun borcudur. Türkiye hiçbir zaman terör örgütleri üzerinden başka ülkeleri, başka toplumları hedef almadığı gibi buna tevessül edenlere de asla teslimiyet göstermez. Türkiye hiçbir zaman ekonomiyi bir sömürü, tehdit, şantaj aracı gibi kullanmadığı gibi buna kalkışanlara da eyvallah etmez" diye konuştu. 


Kaynak: DHA
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.