Kılıçdaroğlu'ndan 6 maddede İdlib açıklaması

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. Kılıçdaroğlu, İdlib ile ilgili düşüncelerini 6 maddede anlattı

Kılıçdaroğlu'ndan 6 maddede İdlib açıklaması

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisini grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

Karamsar bir süreçten geçiyoruz bunu farkındayım. Herkes Türkiye’nin geleceğinden kaygı duyuyor. Ama bizi sevindiren olaylar da var. Dün ampute milli takımımız dünya şampiyonu oldu. Dün kendilerini aradım kutladım. Bu karamsar hava içinde bize ufuk açtılar.

2 yıl önce bugün hiç kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. Ankara’da 2 canlı bomba 103 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden oldu. İnsanlar can derdindeydi.

Dönemin başbakanı bu terör eylemini IŞİD yaptı diyemedi. Çünkü onlara silah gönderiyorlardı. Nasıl sulandırırız dediler kokteyl terör dediler.

Hayatını kaybedenlerin yakınları bugün bir anma töreni yapmak istediler. Çocuklarını kayıplarını anmak istediler. Ama buna izin verilmedi. Neden izin verilmedi?
İzin vermemek terörün yanında durmak demektir.

“HİÇ KİMSE KUMPAS KURAMAYACAKTIR”

Enis Berberoğlu üzerinden CHP’ye nasıl kumpas kurarız çabası var. Hangi makamı işgal ederseniz edin CHP’ye hiç kimse kumpas kuramayacaktır.

“BU ÜLKEDE NAMUSLU HAKİM VE SAVCILAR DA VAR”

Sözde hakim ve savcılar aldılar. Talimatla iddianame düzenleyen sarayın hakim savcılarına görev verdiler. Ama bu ülkede namuslu hakim ve savcılar da var. Enis Berberoğlu hakkındaki karar bozuldu. Enis Berberoğlu’nun bir an önce serbest bırakılmasını TBMM’ye gelip görevinin başında olmasını bekliyoruz. Suçsuz adam neden kaçsın? Hiçbir davayı boş bırakmadı. Bütün duruşmalara katıldı. Neden kaçsın?

Enis Berberoğlu aylardır boşu boşuna hapishanelerde yatıyor. Bir an önce dönmesini ve parlamentoda görevinin başında olmasını istiyoruz.

“O ZAMAN TOPLANAN BU VERGİLER NEREYE GİTTİ?”

Köprü yaptılar. Bütçeden 5 kuruş çıkmadı. Havaalanı, şehir hastaneleri, otoyol, elektrik santrali nükleer santral yaptılar bütçeden 5 kuruş çıkmadı.

O zaman toplanan bu vergiler nereye gitti? İsraf, israf, israf. Altlarında uçaklar arabalar. Nereden bakarsanız bakın israfın iktidarın dokularına sindiğini görüyorsunuz. İşçiye,memura, emekliye, çiftçiye, taşerona verse deriz ki onlara verdi. Kime verdiler bu kadar parayı.

Ampute milli takımımız Avrupa şampiyonu oldu. Bakan hemen Erdoğan’ı arıyor. Takımı kutluyor. Beşiktaş’a teşekkür ediyoruz diyor bakan. Ne demek diyor. Parasını biz verdik diyor. Beyefendi sanki cebinden ödemiş. Cebinden mi ödedin sen. Ne demek parasını biz verdik. O parayı bu ülkede tüyü bitmemiş yetim ödedi. O vergiyi sen çarçur et diye ödemedi. Tek adam rejimini Türkiye’yi getirdiği nokta budur işte. Kimsin sen ya kimsin sen…

DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİSİ

Dış politikanın ayrı bir dili vardır. Bu dili kullananlara da diplomat deriz. Dış politikanın milli olması gerekliliğidir. Dış politikada milli bir duruş sergilenir. O nedenle iktidar olanlar dış politikadaki bütün gelişmeleri muhalefete aktarmak zorundadırlar. Bugün dış politikada ortak bir dilimiz yok. Eğer dış politikada yanlış yaparsanız bunu sonuçları uzun süre telafi edilemez. Dış politikada hatayı bütün ülke öder. Her şey tek bir adama bırakılırsa Türkiye freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı gider. Dış politika tartışmalarını basın üzerinden yapmak arka kapı diplomasisini tamamen kapatmak hiçbir şey kazandırmaz.

ABD İLE VİZE KRİZİ

Rehin alma politikasıyla soru çözülmez. Aksine sorun derinleşir. Dış politikadan Erdoğan o kadar habersiz ki emin olun okuduğum zaman gözlerime inanamadım. ABD ile yaşanan vize kriziyle ilgili şöyle diyor: bu karar üzüntü verici. Yani Ankara’da bir büyükelçinin bu karar alması üzüntü verici.

Ya büyükelçi böyle bir karar alabilir mi? Yani diyor ki ABD’yi kızdırmayalım suçu büyükelçiye atalım. Böyle dış politika yönetilebilir mi? Erdoğan ABD’ye gittiği zaman havuz medyasında bayram havası vardı. Manşetlerde hiç olmadığı kadar yakınız manşetleri vardı. Şimdi hiç olmadığı kadar uzaklar. Kısa süre içinde bu noktaya geldi. ABD’nin yaptığı yanlıştır asla doğru değildir asla desteklemiyoruz.

Akılcı politikalar üretilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Her iki ülkenin de sağduyulu davranması lazım. Toplumlara zarar vermenin faydası olmayacaktır.

İDLİB DESTEĞİ

Biz askerin İdlib’e gitmesine destek veriyoruz.

Peki Türkiye bu noktaya nasıl geldi? Yanlış politikalar sonucu 4 milyon Suriyeli Türkiye'ye geldi. Şu ana kadar 30 milyar dolar harcandı.

İlk kez bizim tarihimizde bu kadar ağır bir itibar kaybına uğradı. Astana’dan sonra Esed tekrar oldu Esed. Rusya ve İran kimden yana tavır aldı? Esad.
Türkiye şimdi kimden yana tavır alıyor? Esad’dan yana.. Bu nasıl oldu peki? Adamın burnunu böyle sürterler işte. İdlib’te kim var? Heyet tahrir El Şam… Bunların çekirdeğini El Nusra oluşturuyor. El Nusra’yı Erdoğan terör örgütü olarak görüyor mu? Hayır görmüyor. Tam tersine El Nusra’ya silah da gönderdiler cephane de gönderdiler.

19 Ekim 2016’da şunu diyor: Dün akşam Sayın Putin ile görüştüm ve Halep’i görüştük. Hava bombardımanın durduracaklarını söylediler. El Nusra’yı terk etmeleri konusunda ricaları oldu. Arkadaşlarımıza bu konuda gerekli talimatı verdik.

Bir terör örgütünün Halep’i terk etmesini başvurulan kişi Recep Tayyip Erdoğan.

Bedeli bu ülkenin fakir fukara çocukları ödeyecek. TSK gidecek oraya.

İdlib ile ilgili düşüncelerimizi 6 madde halinde belirtmek istiyorum:

1 Türkiye halkı AK Parti’nin yanlış Suriye politikasının bedelini ödemeye devam etmektedir. İdlib’ten gelecek her şehidin sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır.

2 İdlib’teki cihatçıların temizliği Türkiye’ye havale edilmiştir. Temizledikten sonra Esad’a teslim edecektir.

3 Bu temizliğin maliyeti çok yüksek olacaktır

4 Erdoğan’ın beslediği cihatçı örgütlerle şimdi TSK çatışacaktır. TSK’nın fırat kalkanından çok daha fazla sorunla karşılaşacağı açıktır.

5 Siviller Türkiye’ye yönelebilir

6 Cihatçı teröristlerin Türkiye’ye sızması olabilir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.