Yıldırım, Barzani'yi Lozan ile uyardı!

Başbakan Binali Yıldırım, "Henüz zaman, bitmiş değil. Kuzey Irak Yönetimi, Barzani bu sevdadan ve bu inattan vazgeçmelidir. Bütün dünyanın karşı çıktığı, açık olarak ikili ve uluslararası hukuka aykırı olarak inatla yapmaya çalıştığı bu referandum, bölgedeki Kürt kardeşlerimiz için hayırlar getirmez. Bölge için hiç hayırlı olmaz" dedi.

Yıldırım, Barzani'yi Lozan ile uyardı!

Başbakan Yıldırım, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nu (TÜRK-İŞ) ziyaretinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Genel olarak çalışma hayatıyla ilgili konuları ele aldıklarını dile getiren Yıldırım, "TÜRK-İŞ'e gelip, taşeron konusu konuşmamak olmaz. Bu konu için hükümet olarak uzun süreden beri bakanlıklarımız çalışma yürütüyor. Bu meseleyi gündemden muhakkak çıkaracağız. Kamuda taşeron olarak çalışanların statülerini bir kalıcı esasa bağlayacağız. Çalışmalar, çeşitli alternatifler dikkate alınarak, tamamlanmak üzere. Buradaki son tarihimiz, bu yıl çıkmadan bu işe noktayı koymak. Bu yönde de çalışmalar devam ediyor. Önümüzdeki haftalarda Bakanlar Kurulu'na gelecek. Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda görüşülecek. Varılan sonuç, kamuoyuyla paylaşılacak" diye konuştu.


"TÜRKİYE, ANLAŞMALARDAN DOĞAN HAKLARINI KULLANMAKTA KARARLI"

Kuzey Irak'ta 3 gün sonra yapılacak referandumla ilgili de açıklamalarda bulunan Başbakan Yıldırım, şunları söyledi: "Bu karara uluslararası alanda hiçbir destek yok. Ülkelerin hemen hemen tamamı, bunun yanlış bir karar olduğunu ve bu referandumun yapılmaması gerektiğini ifade ettiler. Şu ana kadar bu konuda, herhangi bir değişiklik yok. Aslında meselenin kaynağı olan Irak Merkezi Yönetimiyle Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin arasında anayasadan kaynaklanan hakların tam anlamıyla uygulanmadığı ve burada merkezi hükümetin, bölgenin beklentilerine karşılık vermediği yönünde şikayet var. 'Biz, bu konuda gerekli desteği yaparız; aranızdaki anlaşmazlığı da giderebiliriz' diye teklif de götürdük. Şu ana kadar beklediğimiz olumlu adımı görmedik. Bu referandum kararı ve referandumun gerçekleşmesi, Türkiye'nin ulusal güvenlik meselesidir. Türkiye, ulusal güvenlik meselesi konusunda, uluslararası ve ikili anlaşmalardan doğan haklarını kullanmakta kararlıdır. Tereddüt göstermez. Nedir bu anlaşmalar? Lozan, madde 3 ve madde 16. 1926 Ankara Anlaşması, 1946 Türkiye ile Irak Arasında Dostluk ve İyi Komşuluk Anlaşması ile 1983 Türkiye-Irak Sınır Güvenliği ve İş Birliği Anlaşması"


"BARZANİ BU SEVDADAN VE İNATTAN VAZGEÇMELİ"

Türkiye'nin uluslararası ve ikili anlaşmalardan doğan haklarını kullanacağını vurgulayan Yıldırım, "Gerek Suriye'de gerek Irak'ta mevcut statülerde değişikliğe gidecek herhangi bir girişim, anlaşmalardan doğan haklarımız çerçevesinde, Türkiye'nin hiçbir zaman kabul etmeyeceği bir sonuçtur. Bunun gereği de yapılacak. Ben, buradan bir çağrı daha yapmak istiyorum. Henüz zaman bitmiş değil. Kuzey Irak Yönetimi, Barzani bu sevdadan ve bu inattan vazgeçmelidir. Bütün dünyanın karşı çıktığı, açık olarak ikili ve uluslararası hukuka aykırı olarak inatla yapmaya çalıştığı bu referandum, bölgedeki Kürt kardeşlerimiz için hayırlar getirmez. Bölge için hiç hayırlı olmaz. Bölgede zaten sorunlar var. PKK terör örgütü var, DEAŞ terör örgütü var. Suriye'de YPG/PYD ve DEAŞ örgütleriyle mücadele var. Sorunların üzerine yeni sorunlar ilave etmekten kaçınmaları gerek" dedi.


"ÜMİT EDERİZ, REFERANDUM GERÇEKLEŞMEMİŞ OLUR"

Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti: "Hele hele Kerkük'ün bu meselenin içine dahil edilmesi apayrı bir fecaattir. Kerkük, esas itibariyle demografik yapısı 'oldu bitti'lerle değiştirilmeye çalışılmış bir şehirdir. Kerkük'ün yüzde 70'i Türkmen. Bu demografik yapı değiştirilmiş olduğu için orada yapılabilecek bir referandum, aslında yanlış kişilere sorularak yapılmış bir referandum olacaktır. Bu, tamamen hukuksuz bir durumdur. Neresinden bakarsak bakalım Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetiminin giriştiği bu maceradan, bu sevdadan vazgeçmesi gerekir. Ümit ederiz ki bu referandum gerçekleşmemiş olur"


'TEZKERE' AÇIKLAMASI: PKK İLE MÜCADELE EDİYORUZ, O ÇERÇEVEDE YENİLENİYOR

TBMM Genel Kurulu'nda cumartesi günü yapılacak Irak ve Suriye tezkeresi görüşmelerine ilişkin Yıldırım, "Gelen tezkere, Türkiye'nin güney kara hudutları ötesinde olabilecek her türlü ülkemiz aleyhine, ülkemiz milli güvenliğini tehdit edebilecek gelişmelere karşı müdahale hakkını ve asker gönderme hakkını veriyor. Uzun yıllardan beri bu, yenileniyor. PKK ile mücadele ediyoruz. O çerçevede yenileniyor. Bu kez de 30 Ekim'den geçerli olmak üzere 1 yıl süreyle tekrar yenilenmiş olacak. Yarın, Meclis'imiz konuyu enine boyuna değerlendirecek ve kararını verecektir" diye konuştu.


'TEOG' AÇIKLAMASI: ÖĞRENCİNİN 8 YILLIK BAŞARI DURUMU DİKKATE ALINACAK

Bu yıl yapılmayacağı açıklanan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavının yerine ne getirileceğiyle ilgili devam eden tartışmalara da değinen Başbakan Yıldırım, "TEOG, bir sistem değildir. Ortaokuldan liseye geçiş usulünde, sistem değişikliğine gidilmiyor. TEOG, okullarda yapılan yazılı sınavların, her sömestr birer tanesinin merkezi yapılması. Bunun yerine yine okullarda sınav yapılmaya devam edilecek. Öğrencinin ilk okuldan orta sona kadar ilk 8 yıllık başarı durumları dikkate alınarak, lisede hangi tarafa yönlendirileceğine karar verilecek. TEOG yerine geçecek uygulamayla ilgili Milli Eğitim Bakanlığımız, çalışmaları alternatifli olarak sürdürüyor. Bu Bakanlar Kurulu'ndan görüşülmeyecek; ama daha sonraki kurulda konuyu görüşmüş olacağız. Ben, buradan velilere şunu söylemek isterim. Hiçbir şekilde yavrularımızın ve anne-babaların mağduriyetine yol açacak bir uygulamaya fırsat vermeyeceğiz. Böyle bir endişe olmasın" dedi.


"KADİR BEY, BUGÜN AÇIKLAMA YAPACAK"

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Kadir Topbaş'ın istifa ettiği yönündeki iddialar da sorulan Başbakan Yıldırım, "Bu konuda bugün içerisinde Kadir Bey, bir açıklama yapacak" diye yanıt verdi.


Kaynak: DHA
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.