Ramazan'la birlikte lüks sofralara dikkat!


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

16 Mayıs 2018, 09:03

Yine, çok önemli bulduğum için, önceki bir iki yazımda sözünü ettiklerimi anımsatacağım...

Pazar günü, yani 'Anneler Günü' şu AKP'li Menderes Belediyesi'nin yüzyıllarca süren bir değişim sonucu, Urla'nın 'Kum Denizi' gibi güzelliğe sahip olan tabii Özdere Plajını, nasıl beton dökerek, oturma alanı yaptığı yere gittim.
Acaba çevrecilere göre büyük hatadan dönülmüş, betonlar kırılarak, yeniden eski tabii haline döndürülmüş müydü?
Tabii ki hayal kırıklığına uğradım.
Çünkü; kumluk alanı küçültülmüş alanda, ama AKP'li belediye, ama kiraya verdikleri müsteciri yoğun bir çalışma içindeydi.
Bir yandan demir konstrüksiyon boyanıyor, diğer taraftan mutfak tarafı hazırlanıyordu.
Ama belediyeye tapulu arazi ve arsalarının deniz kıyısı tarafındaki paha biçilmez değerindeki altı ya da 12 metrelerini bağışlamalarına rağmen, neredeyse 'vatan haini' ilan edilen ve bilmeyenlere 'işgalci' olarak tanıtılan bazı evlerde ise hâlâ 'satılık' levhaları asılıydı.
Ama cümbür cemaat gelen Suriyelilerden, ama plajları temiz tutmayanlardan, ama kendilerine yapılan haksız muameleden üzüntüye katıldıklarından veya belediye tarafından değerlendirildiği iddia edilen evlerinden nemalanmak, yani yüksek para kazanarak bir başka yere gitmek istiyorlardı.
Buna ancak kendileri ve yakınları bilir.
Ama yerli halkın, 'Bizim askerimiz şehit olurken', Suriyeli gençlerin plajın ve denizin keyfini çıkarmalarına, şakalaşmalarına olumlu gözle baktıklarını sanmıyorum, benim gibi...
İnanın, neredeyse bir tane bile bizim gencimiz yokken, bu güzel Cenneti bu Suriyeli gençler nasıl bulmuşlar ve tatilden yararlanarak değerlendiriyorlardı?
Bırakın İzmirlileri, Egelileri yerli halktan bile birkaç kişi yoktu...
Sadece jandarmanın sıkı tertibat aldığına tanık oldum.
Bu arada beton kaplanan sahil şeridinde de birkaç denize girilmesi için yapılan merdivenlerin kırıldığı ya da çalındığı için yerlerinde olmadıklarını da belirledim.
Aslında en iyi çalışanlar da Menderes Belediyesi'nin temizlik işleri...
Hatta bu belediye görevlileri bence güvenlik görevini de üstlenmiş durumdalar.
Çünkü yerli halkı da, tatilcileri de, ikinci konut sahiplerini de tanıyor ve biliyorlar.
Kötü niyetlileri belirleyerek, jandarmaya ya da amirlerine duyuruyorlar diye düşünüyorum,
Belki de içimden, beynimden geçen bu...
AKP'li belediye başkanı seçimden önce ve sonrasında, Kuşadası Liman Başkanını yanına almış, devlete ait bir tekne ile sahillerde gezmiş ve kendince belirlediği bir yere de 'Buraya yat limanı yaptıracağım!' demişti...
Herhalde, bir zamanlar, yani kendinden önce Konak Belediye Başkanlığını yapan eski bakanlardan, Belediye Başkanı Dr.Hakan Tarkan'ın şu sözlerini anımsamış, beğenmiş ve kendini de öyle görmüştü:
'Ben hem Milli Eğitim Bakanı, hem Ulaştırma Bakanı, hem Spor Bakanıyım! Onların tüm hizmetlerini belediye başkanı olarak yerine getiriyorum...'
Ama Dr. Hakan Tartan, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Onursal Başkanı Erol Akıncılar, Ünal Tümin, Murat Eştürk, Bilgin Güler, Turgut Uluhan'ın da belirttiği gibi bu bakanlıklar adına yaptığı çalışmalarını anlatıyordu.
Örneğin; Milli Eğitim Bakanlığı'nın işi olan okulların onarımından tutun da, çocukların sağlık ve güvenliği için yaptığı büyük, özverili çalışmaları...
Ramazan ayında da, şimdi olduğu gibi, tüm camilerin temizliğinden tutun da, fakir fukaranın ve de oruç tutanlar için karşılıksız kurduğu iftar çadır ve sofralarını....
Şimdi aynı sistemi tüm CHP'li belediyeler de, İzmir'de azınlıkta olan diğer partiler de yapmaya çalışıyor....
Tabii bu arada kesinlikle karşı olduğum bir durum var...
Devletin, ya da dernek ve benzeri kuruluşların, ya da odaların, şirketlerin, ya da bizlerin alın teri ve helal para ile halktan toplanan yardımlarla, ödediğimiz vergilerle hoyratça yapılan harcamalar ve de sırf gösteri için belli kişilere verilen lüks iftar sofraları kuranlar...
Bunları yüce devletimizin, namuslu müdür ve yetkililerine ihbar ederek duyuruyorum, daha ilk günlerden:
'Devletten vergi kaçırıyorlar! Peşlerine düşün ve yakalayın!'
Yani görevinizi yapın, hiç kimseden korkmadan ve çekinmeden...
Özellikle dini siyasete alet edip, kendi keselerinden değil, halkın yani bizim ceplerimizden belli kişilere lüks otellerde, mekanlarda iftar yemeği verenler mutlaka ve mutlaka ama bugün, ama yarın hesap vermelidir.
Neden kendi cebinden değil de, devletin kesesinden, sorusunun yanıtı alınmalıdır.
Sözde iş adamları ya da oda ve dernek yöneticilerine de, aynı şekilde sorulmalıdır, yaptıkları özel harcamalar...
Tabii ki, bu büyük ve lüks harcamaları vergiden keserek, sözde hava atıp, kaçakçılık yapanlar de, tağşişciler gibi afişe edilmelidir.
Allah rızası için ceplerinden, helal kazançlarından, harcama yaparak bu kutsal ay içinde bir kişinin bile karnını doyuran, yetim ve öksüzleri, dulları sevindirenlerin dualarının kabulünü ben de Allah'tan niyaz ediyorum...
Onları yürükten kutluyorum...
Ama fakir fukaranın hakkını, kendi ceplerinden gibi harcayanları, vergi kaçıranları, üyelerin aidatlarını yiyen ve yedirenleri de lanetliyorum...


KURDELA

Spor Life'ın yeni sayısı raflarda

İlk sayısı iki gün içinde tükenen Ege'nin tek spor dergisi Spor Life'ın Mayıs 2018 sayısı yayınlandı.
Sporun her alanında yine dolu bir içerikle okurlarıyla buluşan derginin kapağını uluslararası başarılarla dikkat çeken İzmir'li triatlon yıldızı İpek Onaran süslüyor.
'Anıt Adam Mazhar Zorlu','Sporda nasıl daha başarılı olabiliriz?', 'Bir Cruyff öldü diyeler','Badmintonda bir şampiyon','Amatör Denizciler Eğitimi'dergide yeralan konular arasında.
Şampiyon İzmirspor'un öyküsü 'Mavi Beyaz Bir Tarih'olarak Spor Life'da ye ralırken dosya konusu 'Bisiklet'olarak belirlenmiş durumda.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.