Ayakkabıda estetikten önce sağlık

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Üyesi ve Çilingiroğlu Kundura'nın sahibi Candan Çilingiroğlu, kişilere özel ayak tabanı yaptıklarını belirterek, 'Avrupa ve Amerika'da ayakkabılar bu şekilde üretiliyor. Ülkemizde ise yeni yeni başladı. Bizim için estetikten öncede sağlık geliyor' dedi

Ayakkabıda estetikten önce sağlık

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Üyesi ve Çilingiroğlu Kundura'nın Sahibi Candan Çilingiroğlu kişiye özel ayakkabı ve tabanının insanların sağlığında önemli bir yeri olduğuna dikkat çekti. Çilingiroğlu, 'Biz 1926'dan beri ayakkabı satıyoruz. 90 yıllık bir firmayız. Ayakkabının her alanıyla uğraşıyoruz. Ama şu anda ağırlıklı olarak, 'Doğru ayakkabı sağlıklı ayak' bizim sloganımız. Özellikle Türkiye'de insanlar ayağını tanımadığı için hep yanlış ayakkabı giyiyorlar. Yanlış ayakkabı da ayak problemlerine sebep oluyor. Ayak problemi sadece ayakta kalmaz; dizinizi, belinizi, sırtınızı her tarafınızı ağrıtır. Zaten yurt dışında böyle yapılıyor. Biz de diyoruz ki önce ayağınızı bir tanıyın bakalım. Düz taban mısınız? Çukur taban mısınız? Topuk dikeni var mı? Kemik çıkığı var mı? Bunları görüp bir de ayağınızın eni nedir? Çünkü ayak üç boyutludur. Ayağın taraklı olması çok önemli. Onları tespit ediyoruz ve, 'Sizin şu tabanla kullanmanız lazım ki basmanız gereken şekilde basın. Bu ayakkabıyı alın ve şunu almayın lütfen, çünkü bu sizin ayağınıza uygun değil' diyoruz. Farklı tarak kemiklerinde ayakkabılar satıyoruz. Bu sistem Amerikan bir sistemdir. Amerika'da ve Avrupa'da ayakkabılar ve tabanlık böyle satılıyor. Türkiye'de de ilk olarak bunu gerçekleştiren bizim firmamız. Ayakkabıda da yine o ayak tipine göre örneğin beş tane tarak genişliği var bizde. Hani elbiselerin kupları olur ya o şekilde. Yani sizin ayağınız 36'dır ama dardır. Benim 36'dır ama geniştir. Onu ayarlamaya çalışıyoruz. Sizin ayağınıza doğru benim ayağıma başka bir doğru oluyor' dedi.

Ülkemizde sadece estetiğe önem veriliyor

'Ayakkabılarımızın çoğu Almanya'dan tabanlıklarımız da Amerika'dan geliyor' diyen Çilingiroğlu sözlerine şöyle devam etti: ' Türkiye'de de biraz biraz bu tür ayakkabı yaptırmaya çalışıyoruz ama teknolojik ayakkabı bunlar. Bu konuda Almanlar en iyisi. Önceden tedbir alın ki sonradan doktora ihtiyacınız olmasın. Ama maalesef Türkiye'de hala kadınların, özellikle 50 yaşından sonra hepsinin ayaklarında problem oluyor. Bir bölümü genetik olabilir. Bir bölümü de yanlış ayakkabıdan oluyor. Biz bunu çözmeye çalışıyoruz. Yurtdışında bu çok normal karşılanıyor ve bizde yeni bir olay. Bizde sadece estetiğe önem veriliyor' dedi.

Ekonomik gidişattan çok etkilenmedik

Ülke ekonomisi gidişatının kendilerini nasıl etkilediği konusuna da değinen Çilingiroğlu ekonominin ayakkabı sektörünü kötü etkilediğini belirtti. Çilingiroğlu, farklı bir kulvara geçtikleri için insanların sağlık açısından kendilerine muhtaç olduğunu söyleyerek, 'Çok fazla sarsılmadık' dedi. Çilingiroğlu satışların düştüğünün altını çizerek, 'Biz her sene en azından Alsancak mağazamızda yüzde 25 büyüme koyardık. Bu sene o pek olmadı, ama düşme de görmüyoruz. Bizden ayakkabı alan ayağının kıymetini bilen dönüp yine bize geliyor. Yine aynı tabanlık yine aynı ayakkabı alıyor. Bununla biz hem farkındalık yarattık hem farklılık yarattık. İnovasyon denilen moda bir kelime var. Bence biz şu anda en iyi inovasyonu yapıyoruz. Onu yapmazsanız kayboluyorsunuz. Yığınla ayakkabıcı var ve çoğu kapanıyor. Yazıktır, günahtır. Herkes aynı işi yapıyor. Hep estetik olarak düşünülüyor. Sadece fiyat kırarak satış yapmaya çalışıyorlar. Ama bizim olayımız öyle değil. Bizim için sağlık ve ayakkabımız önemli fiyat sonradan geliyor. Çoğu da pahalı ayakkabılar. İnovasyon yaparsanız, çok da fazla etkilenmiyorsunuz diyebilirim.

Kadınlar muhakkak çalışmalı

Kadın girişimci olarak sektördeki zorluklardan ve girişimci olmak isteyen kadınlara önerilerde bulunan Çilingiroğlu, 'İZİKAD'ı kuran 7 iş kadınından biriyim. Kadınların kesinlikle çalışması gerektiğini düşünüyorum. İzmir İş Kadınları Derneği'nde 'İşte Kadın Güçlü Kadın' sloganımızdı. Kadınlar muhakkkak çalışacak. Girişimci tabii ki olsunlar ama genelde üniversiteyi bitirince iyi, rahat bir iş bulayım diyorlar. Girişimci olmak pek istemiyorlar. Bir kaç sene bir yerde çalışıp, hem maddi hem manevi birikim kazanıp girişimci olmaları gerekiyor. Bu tür eğitimler çok var. Tavsiye ediyorum. Girişimcilikte insanın daha bir özgüveni oluyor. Daha korkmadan çalışabilirsiniz. Zaten kadın kuvvetli bir canlı. Hararetle kadınların girişimci olmalarını tavsiye ediyorum.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.