'Bel fıtığı ameliyatı son çare' deyip geciktirmeyin!

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Erbayraktar, bel fıtığı rahatsızlığı olan hastalarda ameliyat son çare olarak görülüyor. Çeşitli tedavi yöntemleriyle hastanın ağrılarını kısa süre geçirerek hasta oyalanmamalı" dedi

'Bel fıtığı ameliyatı son çare' deyip geciktirmeyin!

Nihal Işık - Teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanların iş yaşamlarında, bilgisayar başında uzun süre hareketsiz sabit iş yapması bazı sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Genellikle boyun, sırt ve bel ağrısı şikayeti ile başvuran kişilerde ağrının kısa süreli giderilmesi ile asıl tedaviye geç kalınabileceği belirtiliyor. Toplumda genel bir hareketsizlik olduğunu, insanların sağlıklı beslenmeyip, spor yapmadığını söyleyen Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Erbayraktar, her insanın vücuduna iyi bakması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Erbayraktar, "Genelde uzun süre masabaşında sabit çalışan kişilerde boyun, sırt ve belde omurga problemleri görülüyor. Ağrısı olan hastalara ağrı kesici ilaç veya fizik tedavi programları öneriliyor. Hasta da bilinçaltında 'ağrıyı, ilaç kullanma ve fizik tedavi geçirir' diye düşündüğü için ameliyat olmaktan kaçıyor, durumu o şekilde idare etmeye çalışıyor. Unutulmamalıdır ki bazı hastalarda ağrının sadece kısa süreli geçmesi değil, tamamen geçmesi için ameliyat ilk tercih oluyor. Bunun için 'ameliyat son çare' anlayışının değişmesi gerekir. Ameliyat kararı için fizik tedavi kliniği, ağrı kliniği ve beyin cerrahi kliniğine muhakkak görünmek gerekir" dedi.


Sinir sistemi ciddi hasar görebilir

Hastanın tüm ağrılarından ameliyatla kurtulabileceği bir durumda yıllarca beklemesinin mantıklı olmadığını söyleyen Prof. Dr. Erbayraktar, "Kişi ciddi şekilde günlük yaşam aktivitelerini yapmakta zorlanıyorsa, kol, bacak ve bel hakimiyetinde güçlük çekiyorsa ameliyat olmayı geciktirmemesi lazım. İdrar ve büyük abdest tutamayan, bir kaç metreyi bile zorla yürüyebilen hastalar son aşamaya gelmiş acil olarak ameliyata alınılacak hastalardır. Gecikildiğinde sinir sistemi çok ciddi hasar görür" dedi. Prof. Dr. Erbayraktar sözlerine şöyle devam etti: "Ağrıyı önemsemek lazım. Hastalar genelde hastalığının son aşamasında ellerinde film ile geliyor. Daha önce hastalığa en uygun tedavi belirlenerek, hasta günlük hayatında bunlara birebir uymalı. Hasta kontrolsüz vücut hareketleri yapmamalı, ağır kaldırmamalı ve kilo almamalıdır."


Hasta ertesi gün taburcu

Bel fıtığı, bel kayması ve belde daralmaya bağlı olarak yapılan ameliyatların kişinin durumuna en uygun şekilde yapıldığını söyleyen Prof. Dr. Erbayraktar, "Beldeki kanal daralmalarının bir kısmı fıtık, bir kısmı da yaşla birlikte dejenaratif daralma olmasından kaynaklanır. 40'lı yaşlardan sonra belde daralma meydana gelmeye başlayabilir. Çünkü omurga içindeki sinirlerin olduğu kanal, yaşa bağlı olarak daralır. Sinirler sıkıştığı için de kişi ayağa kalktığında bacakta uyuşma ve yürüyememe gibi bulgular ortaya çıkar. Bu durumla çok sık karşılaşıyoruz. Ameliyat olan hastalar artık eskisi gibi uzun süre hastanede yatmıyor. Hastayı ertesi gün taburcu ediyoruz ve hemen yürütmeye başlatıyoruz. Ne kadar normal hayata adapte olursa o kadar sinirler hareket eder, ağrılar daha az olur ve kolay iyileşir" dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.