Doğru egzersiz her derde deva

Teknolojiyle birlikte daha hareketsiz yaşama geçmemize yanlış beslenme alışkanlıkları da eklenince, toplum olarak sağlık sorunlarımız giderek artmaya başladı. Egzersiz tüm hastalıkların düşmanı; ancak kişinin vücut yapısı, hastalıkları, genetik faktörleri ve yaşam stiline uygun olmayan egzersizler de daha büyük sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu nedenle özellikle batı ülkelerinde yaygın olan “egzersiz eğitim danışmanlığı” ülkemizde de son yıllarda yaygınlaşmaya başladı

Doğru egzersiz her derde deva

Burcu Şahin-Dr.Fizyoterapist Hülya Özlem Şener, Ege Bölgesi’nde bir ilki gerçekleştirerek İzmir Alsancak’ta kurduğu “FisioTerapia Egzersiz Eğitim Danışmanlığı”ile solunum güçlüklerinden, lenfödeme, skolyoz denilen omurga eğriliğinden idrar kaçırmaya, doğuma hazırlık egzersizlerinden sağlıklı ve fit bir vücuda sahip olmaya kadar pek çok alanda tedavi imkanı sağlıyor. 

26 yıldır fizyoterapistlik mesleğini icra eden Şener, “Her bireyin vücut yapısı, genetik faktörleri, yaşam stili ve yaşamdan beklentileri farklı olduğu için kişiye özgü vücut analizi yapılarak, elde edilen verilerle o kişiye özgü egzersiz programı oluşturuyoruz. Doğru zamanda, doğru şekilde uygulanan egzersizle iyileştirilmeyecek sağlık sorunu azdır” diyor.

Lenfödemi Klinik Pilatesle Tedavi Ediyor

Özellikle yeterli anatomik bilgisi olmayan eğitmenlerle ya da DVD’lerden izlenerek yapılan yoga ve pilates gibi egzersizlerin doğru yapılmadığında kırık, kas yırtığı, bağ dokularında zedelenmelere kadar varan sağlık sorunlarına neden olabildiğine dikkati çeken Şener, “Tüm vücudu bir arada çalıştırmayı amaçlayan klinik pilates ve reformer egzersizlerini pek çok rahatsızlığın tedavisinde kullanıyoruz. Lenfödeme özel klinik pilates tedavisinden hastalarımız çok iyi sonuçlar alıyor. Ayrıca hamile pilatesi ile doğuma hazırlık daha keyifli olurken, hamilelik sonrası toparlanmayı kolaylaştırıyor” diyor. 

Solunum, Skolyoz ve İdrar Kaçırma Terapisi

Kalp hastaları başta olmak üzere solunum sorunu olanlara solunum (nefes) terapisi veren Şener,skolyoz gibi ilerleyici bir omurga hastalığının üç boyutlu egzersiz yöntemleri ile eğriliği azaltılarak cerrahiye gidişin azaltılabildiğine dikkati çekti. Ayrıca idrar kaçırma sorunu olanlar için de ürojinekolojik fizyoterapi uzmanı fizyoterapist ile etkili tedaviler sunulduğunu söyledi. 
Dr. Fizyoterapist Hülya Özlem Şener, sağlık sorunu olanların da, tüm sağlıklı bireylerin de egzersiz yapması gerektiğinin altını çizerek, “Egzersizi, bilim dalı olarak eğitim gören, tüm hastalıklara ve kişiye özel değerlendirmeler yapıp egzersiz reçetesi oluşturabilen ve tüm bunları kişinin yaşamına bilimsel yöntemlerle entegre eden fizyoterapistlerle çalışmak yaşamınıza kalite ve sağlık katacak, sağlıklı yaş almanızı sağlayacaktır” diye konuştu. 



“Egzersizin çözemeyeceği sağlık sorunu çok az”

Günümüzde artık egzersizin insanların hayatında olması gerektiğinin altını çizen Şener, “Sağlıklı ya da hasta olsun hiç önemli değil, hayatımızda tembelliğe yer yok. Aktiviteden uzak bir milletiz ve maalesef egzersiz  alışkanlığımız yok. Sosyal medya, akıllı telefon ve internet dolayısıyla fiziksel aktivitemiz azaldı. Egzersiz alışkanlığımız da olmadığı için sürekli oturduğumuzdan dolayı kalp damar sağlığımız da bozuluyor. Bu nedenden dolayı türlü türlü hastalıklar vücudumuza yapışıyor. Hipertansiyon, diyabet, obezite ve onları takip eden birbirini tetikleyen diğer hastalıklar, eklem rahatsızlıkları ve ortopedik rahatsızlıklar, kalp damar hastalıkları, nörolojik rahatsızlıklara da sebep oluyor. Saydığımız tüm bu hastalıklar zamanla vücudumuzda ortaya çıkıyor. Bu yüzden egzersiz her derde devadır. Birçok yerde beden eğitimi ve spor meslek yüksekokulu mezunları ve spor merkezleri gibi yerlerde egzersiz eğitimleri veriliyor. Fakat tam olarak anatomi ve fizyoloji temelinde egzersizi en iyi bilen kişiler bizleriz. Teşhisi konmuş her hastalığa tedavi programı oluşturabilen kişiler de biz olduğumuza göre bu fikirle yola çıktım” diye konuştu.

“Hepimiz potansiyel bel ve boyun hastasıyız”

Sağlıklı görünen herkeste bir duruş bozukluğunun olduğuna dikkat çeken Şener, “Hatalı davranış, duruş ve çalışma koşullarımızdan dolayı vücudumuzda postür bozukluğu oluşuyor. Merkezimizde tamamen bilimsel yöntemlerle kişiye özel detaylı postür analizi doktor fizyoterapist tarafından yapılarak kişinin kas, kuvvet, esneklik, eklem hareket genişli kayıpları, duruş hatalarını belirliyoruz. Herhangi bir travma, hastalık veya yanlış duruş alışkanlıklarına bağlı olarak gelişen yoğun ağrılardan kurtulup, düzgün ve doğru duruşun sağlanması, bu sayede ağrısız ve özgürce hareket edebilme gücü oluşturabilmek için kişiye özel egzersiz reçetesi oluşturuyoruz. Hepimiz hiçbir şey olmasa bile potansiyel bir bel ve boyun hastasıyız. O yüzden herkesin bir fizyoterapiste ihtiyacı var. Yeni kurulan bir kurum olmamıza rağmen pek çok hastalık grubundan hastamız var. Lenfödem, bel boyun problemleri, skolyoz, ampute gibi çeşitli hastalıklardan dolayı buraya başvuranlar var. Burada perspektifi ve yelpazesi geniş bir hizmet sunmaya çalışıyoruz. Sağlıklı insana her zaman egzersiz eğitimi veririm. Ama burayı kurarken amacım da gerçekten ihtiyacı olana ulaşmaktı. Burada bunu başarabiliyorum” dedi.

Sağlıklı yaş almak için egzersiz şart

Bireylerin sağlığının yerinde olduğu dönemlerde koruyucu fizyoterapi yönteminin önemine değinen Şener, “İnsanların kendileri için bir şey yapmalarına çok seviniyorum. Ben her egzersiz seansından sonra kişilere kendisini sevdiriyorum. Bir şeyler oluşmadan önce bir şeylerin fakına varıp önlem almak çok önemlidir. Sonuçta hepimiz yaşlanıyoruz. Ancak sağlıklı yaş almamız gerekiyor. Yaşlanırken bir sürü hastalıklar biriktirerek yaşlanıyoruz. Kalp ve tansiyon hastaları doktora gidip ilaçlarını alıp oturuyorlar. Bu saatten sonra olay giderek daha bir korkunç hal alıyor. Sonuç itibarı ile bütün doktorlar hastalara egzersizi öneriyor. Egzersize yöneliş varsa bunu desteklemeliyiz. Sağlıklı iken bunun farkına varılıyor ise zaten bütün bunlar başımıza gelmeden önce hepsini egzersiz ile engellemiş olacağız. Egzersiz derken de yoğun ter atacakları bir programdan bahsetmiyoruz. Derdimiz o spor salonlarında verilen programları vermek değil önemli olan postürün ve genel vücudumuzun duruşunu oturtan gövde içerisindeki derinde yer alan kasların farkındalığını oluşturup onları kuvvetlendirilmesini ve onları nasıl kasması gerektiğini öğretip ondan sonra diğer kol ve bacak hareketlerine başlıyoruz. Bütün bunları bir bütün olarak ele alıyoruz. Yaptırdığımız her hareketin açıklamasını hastaya yapıyoruz. Kişiye yaptığınızı anlatmazsanız yoksunuzdur. Ona yaptıklarınızı onunla paylaşmanız gerekir. Böylece hasta da kendisine ne yapıldığını bilmelidir. Hastalara çeşitli ödevler vererek de günlük hayatına yaptıklarımızı yansıtmaya çalışırım” şeklinde konuştu.



Bilinçsiz pilates omurgada zedelenmeye yol açıyor

Şener, herkesin birbirinden farklı olduğunu ve bu nedenden dolayı kişiye özel programlar geliştirdiğine değinerek, “Vücut yapımız, duruşumuz ve alışkanlıklarımızın hepsi farklıdır. O nedenle kişiye özel programlar uyguluyoruz. Genel bir egzersiz programı içerisine bir hastaya daha çok bacak çalıştırırken diğer bir hastaya kol çalıştırıyorumdur. Ama temelde önemli olan gövde düzgünlüğüdür. Burada klinik pilates temelli hareketler yapıyoruz. Pilates hareketleri çok zor hareketler içerir. Dışarıda o kadar çok pilates yaptıran yerler var ki… Bilinçsizce yaptırılan hareketler omurgada zedelenmelere yol açıyor. Kontrollü ve dikkatli olmakta fayda var. Klinik temelli pilates bilen fizyoterapistlerden yardım almakta fayda var. Biz o nedenle kendimizi ayırmak için klinik pilates diyoruz. Klinik pilates egzersizleri, bu konuda eğitimlerini tamamlamış, deneyimli uzman ve doktor fizyoterapistler tarafından yaptırılıyor. Klinik pilates egzersizleri, temel düzgünlük prensipleri öğretilerek mat egzersizleri başlanan, top-elastik bant uygulamaları ile devam eden kişinin kendi vücut ağırlığı ile kuvvetlenmeye ve sıkılaşmaya yol açan bir egzersiz modelidir. Hasta, sağlıklı, hamile ve yediden yetmişe herkes tarafından yapılabilecek bir egzersiz modeli olup fizyoterapistler eşliğinde yapıldığı takdirde yaralanma riskini ortadan kaldıran güvenli bir egzersiz modelidir. Klinik pilates merkezimizde kişilerin hastalık ve beklentilerine uygun gruplar halinde yaptırılabildiği gibi bireysel eğitimlerle de yaptırılıyor”ifadelerini kullandı.

“Ezgersizi işkence olarak görmeyin”

Egzersiz yaparken mutluluk hormonunun salgılandığını belirten Şener, “Eğer egzersiz sizi yoruyorsa hiç yapmayın daha iyi. Zevk alarak ve aşk ile egzersiz yapmanız gerekir. Klinikteki tüm hastalarıma ev programları veririm. Burada da onlar için en zevkli saat hangisi ise o saatte egzersiz yapmalarını önerirdim. Evde keyif halinde televizyon seyrederken ya da sabah arkadaşları ile kahvaltı yaparken kahve içerken birlikte egzersiz yapmalarını önerdim. Egzersiz asla işkence haline gelmemeli. Vücudumuza yatırım yaptığımız için bu işi işkence olarak görmemeliyiz. Günde 1 saatimizi egzersize ayırarak daha mutlu olabilir ve daha iyi yaşlanabiliriz. İnsanlar kendisine hiçbir şey yapamıyorsa en azından yürüyüş yapsın. Yürüyüş yaparken vücut bütün vücudu çalıştırır. Sabah güne zinde başlamak ve akşamda günün yorgunluğunu atmak için 20 dakika kadar ayaklarınızı yastıkla destekleyin ya da ayaklarınızı koltuğa dayayın. Ayak bileğinize pompalama hareketi yaparak iyice çekin ve iteleyin. Bu yaptığınız hareket günün yorgunluğunu yok ederken biriken laktik asitleri atacaktır. Bunları yapmadığımız için üst üste günler boyunca birikip bizlere geceleri kramp olarak geri dönüyor” diye konuştu.

KİMLER FAYDALANABİLİR?

Sağlıklı tüm bireyler
Duruş bozukluğu olanlar
Skolyoz, klifoz, kifoskolyoz
Hamileler
Kronik bel ve boyun ağrıları
Obezite
Diyabet
Solunum problemi olanlar
Geriatrik (yaşlı) hastalar
Ürojinekolojik (idrar kaçırma problemleri, ameliyat öncesi ve sonrası) problemi olanlar
Kardiyovasküler hastalığı olanlar (Hipertansiyon, kalp problemi olanlar, Kronik bacak ağrısı)
Nörolojik hastalığı olanlar (Multiple Skleroz, Parkinson, tüm felç türleri)
Ortopedik problemi olanlar (Menisküs, tenisçi dirseği, kas yırtılmaları gibi tüm omuz, dirsek, el, kalça, diz, ayak bileği problemi olan hastalar)
Tüm romatizmal hastalıklar (Osteoartrit, Romatoid Artrit, Fibromiyalji, Osteoporoz, Ankilozan, Spondilit…)
Ameliyat sonrası dönemlerde fizyoterapiye ihtiyacı olan hastalar

Hülya Özlem Şener kimdir?

Hülya Özlem Şener 1991 yılında Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu’nda lisans eğitimini, 1996 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu’nda yüksek lisans eğitimini tamamladı. Aynı üniversitede doktora eğitimi de alan Şener, 26 yıldır hem akademisyen hem klinisyen olarak çalıştı. Şener, halen kurucusu ve sahibi olduğu FisioTerapia Egzersiz Eğitim ve Danışmanlık'ta danışanlarına hizmet vermektir. 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.