Kepekli ekmekte hile kaygısı

Temmuz başından itibaren yürürlüğe girecek olan ve beyaz ekmek yerine kepekli ve tam buğday unlu ekmek üretimini zorunlu kılan tebliği genel hatlarıyla olumlu bulan gıda mühendisleri, denetimin sıkı yapılmasını isterken, diyetisyenler ise kepekli ekmekte hile yapılabileceğine dikkat çekti

Kepekli ekmekte hile kaygısı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından bu yıl içinde hazırlanan ve alınan görüşlerle son şeklini alan Ekmek Tebliği 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe girdikten sonra ekmekteki kepek oranı artırılacak, tam buğday unuyla üretilmiş ürünlere yönelinecek. Ekmeğin kasap ve manav gibi her yerde satılamasına izin verilmezken, tuz miktarı azaltılacak ve kesinlikle ambalajlı satış yapılacak.

Tebliği genel hatlarıyla olumlu bulduğunu dile getiren Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Genel Başkanı Petek Ataman, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Tuz miktarının azaltılması, tam buğday ekmeği, kepekli ekmek bulundurulması ve bunların tüketiminin özendirilmesinin beslenme ve sağlık açısından olumlu olduğunu belirten Ataman, daha önceki tebliğlerde zorunlu olup da uygulanmayan pek çok kural bulunduğuna dikkat çekti.

'FIRINLARDA UYGULANMASI ZOR'

Bu olumlu özelliklere rağmen halk sağlığının sadece tuzu azaltmak, tam buğday unu kullanmakla sağlanamayacağını vurgulayan Ataman, kayıtdışı veya ilkel koşullarda üretim yapan fırınların da halk sağlığını tehdit ettiğini dile getirdi. Ataman, şu açıklamaları yaptı:

"Kurallara göre bu tür fırınlar katkı maddesi kullanıyor mu, hijyen ve pişirme kurallarına uyuyor mu, unda aflatoksin var mı bunlara bakılması gerekiyor. Bunların hepsi halk sağlığını direkt etkiliyor. Ancak yasaya göre bunları yaparken küçük ve orta ölçekli fırınlarda uzman bulunması gerekmiyor. Fırıncılar federasyonu ve Bakanlık 2 günlük bir eğitim veriyorlar, peşinden tüm sağlığımız ustalara emanet ediliyor. Denetimlerin de yeterli olmadığı dikkate alınırsa, fırınlara bir şekilde uzman görüşü ve eli ulaşmadıkça getirilen kuralların uygulanması zor gözüküyor."

'DENETİM SAĞLIKLI DEĞİLSE HİLE RİSKİ VARDIR'

Ekmekte hile yapılması konularında da değerlendirme yapan Ataman şu endişeleri dile getirdi:

"Ekmekte hile konusuna gelince, gıda maddelerinin tümünde eğer denetim sistemi sağlıklı değilse hile riski vardır ve olacaktır. Bunu engellemek kağıt üzerinde getirilecek kısıtlamarla değil, uzman varlığında doğru bilinçli üretim ve etkin denetimle mümkün olacaktır. Kepekli ekmek ve beyaz ekmek yasalara uygun üretildiğinde gıda güvenliği anlamında risk oluşturmazlar. Bunu denetlemek de kamunun görevidir."

DİYETİSYENLERDE 'KEPEKLİDE HİLE' KAYGISI

Tebliği desteklediklerini söyleyen Türkiye Diyetisyenler Derneği Başkanı Ayhan Dağ da "Karar daha önce alınmalıydı. Beyaz ekmek daha kolay sindiriliyor. Kan şekerini yükseltiyor. Açlık hissini tam bastırmıyor. Bize danışanlara, kepekli ekmekten ziyade tam buğdaylı ekmeği öneriyoruz. Ancak bu da önemli bir gelişmedir. Desteklenmeli ve tebliğin takibi iyi yapılmalıdır. Kepekli ekmeklerde, kepek yerine renklendirici de kullanılıyor. Denetimler sıkılaştırılmalı" dedi.

BEYAZ EKMEĞE 'SAĞLIĞA ZARARLI' YAZILMALI

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı da, tam buğday unundan yapılmış ekmeklerin birçok hastalıktan koruduğunu, beyaz ekmeğin ise kanseri tetiklediğini, şeker hastalığına neden olduğunu dile getirdi. Türkiye’de beyaz undan yapılmış ekmeklere 'Sağlığa Zararlıdır' ibaresinin yazılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Kaymakçı, Türkiye’nin, endüstriyel beyaz un ve beyaz ekmekle tanışmasının 1948 yılındaki Marshall yardımıyla olduğunu, evlerde tam buğday unundan yapılmış ekmek üretimi özendirilmesinin yararlı olacağını sözlerine ekledi.

BEYAZ EKMEKTEKİ KİMYASALLAR VE ZARARLARI

Beyaz ekmeğe on kadar kimyasal madde konuluyor. İşte bunlardan bazıları:

E 170 kalsiyum karbonat. Yüksek dozlarda zehirleyici. Safra, böbrek taşı, hemoroit, müzmin kabızlık, fistül kanaması gibi hastalıklara neden olabiliyor.

E 471, E 477 mono ve di-gliseridler ve modifiye edilmiş fırkaları. Bitkisel ve hayvansal olabilir. Domuzdan elde edilenleri de var.

E 280 propiyonik asit, E 281 sodyum propiyonat, E 282 kalsiyum propiyonat,*E 283 potasyum sorbat. Koruyucu olarak kullanılır. Migren ağrılarına neden olabilir. Ekmeklerde yaygın olarak kullanılıyor.

E 200 sorbik asit. Cilt kaşıntılarını ortaya çıkartıyor.

E 420 sorbital. Kıvam artırıcı, tatlandırıcı, nem tutucu... Bebek ve küçük çocuk gıdalarında kullanılması yasaktır. Fazla miktarlarda alınırsa baş ağrısı, susuzluk, bulantı ve kan şekerinin yükselmesine neden oluyor.

E 920 sistain: İnsan saçından, başta domuz olmak üzere hayvan kılından, tavuk tüyünden elde edilir.

E 924 potasyum: Un işleme ajanıdır. Fazla miktarda alınırsa bulantı, kusma, ishal ve sancı yapıyor.

E 928 benzoil peroksit: Unu beyazlatmak için kullanılıyor.Ekmeklere bunları dışında çeşitli boyalar konuluyor.


Kaynak: DHA
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.