Kızamık uyarısı var. Aşı yaptırmadan bu ülkelere gitmeyin!

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Almanya, İtalya, Romanya ve Yunanistan'da çok hızlı yayılan kızamık hastalığının Avrupa'da salgın tehlikesi olabileceği uyarısında bulundu. Hastalık şuan için Türkiye'de bir tehlike arz etmiyor. Türkiye'de ve özellikle İzmir'de kızamık salgını tehlikesi öngörmediklerini belirten İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Fehmi Akçiçek, 'Avrupa'ya gidecek olan vatandaşların ise gerekli sağlık tedbirleri alması gerekiyor' uyarısında bulundu

Kızamık uyarısı var. Aşı yaptırmadan bu ülkelere gitmeyin!

Ali Budak- Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kızamık hastalığının Avrupa'da yayıldığı uyarısında bulundu. Hastalık şu an için en çok Almanya, İtalya, Romanya ve Yunanistan da görüldü. WHO, kızamık hastalığının son derece bulaşıcı olduğunu ve seyahatler nedeniyle hiç kimsenin tamamen koruma altında olmadığını ifade ediyor. Örgüt iyi bir koruma için nüfusun en azından yüzde 95'inin hastalığa karşı aşı olmasının gerektiğini de belirtti. Kızamık vakaları da aşı uygulamasının giderek azaldığı ülkelerde daha çok görülüyor.
 

WHO'dan 'Acil önlem' çağrısı


Kızamık vakalarında ölümle sonuçlanabilen yüksek risk taşıyan gruplar arasında aşı olmamış bebek ve çocuklar gösteriliyor. Kızamık doğrudan temas ya da hava yoluyla öksürük ve hapşırmayla bulaşıyor. Virüs temas ettiği yüzeylerde iki saat aktif kalabiliyor. Hastalık ilk işaretlerini yüksek ateş ve burun akması gibi soğuk algınlığı belirtileriyle gösteriyor. Bir kaç gün sonra genelde yüzde ve ensede döküntüler beliriyor ve uzuvlara yayılıyor. Aşılamanın yetersizliği nedeniyle Avrupa'da kızamık salgınları devam ediyor. Buna karşılık Avrupa ülkelerinde aşılama çalışmalarında aksama ve bu nedenle de salgınlar var. Kasım 2016 ile Aralık 2017 arasındaki son bir yılda Romanya'da 7977, İtalya'da 4854, Almanya'da 904 vaka bildirildi. Yunanistan'da 2017 yılı ortasında hala devam eden bir salgın patlak verdi. Avrupa'daki vakaların yüzde 87'si aşısız ve yüzde 45'i de 15 yaş altındaki çocuklar. Bu durum da aşılamanın ne denli önemli olduğunu gösteriyor. Türkiye'de de 2013 yılında kızamık salgını ortaya çıkmış ve 7000'in üzerinde vaka tespit edilmişti. Kızamığın elimine edilebilmesi için bebeklerin iki kez aşılanması ve aşılama oranının yüzde 95'in üzerine çıkarılması gerekiyor. WHO Avrupa bölgesel direktörü Dr. Zsuzsanna Jakab ise geçtiğimiz günlerde, 'Salgın olan tüm ülkeleri sınırları içinde kızamık hastalığının yayılmasını engellemek adına acil önlemler almaya ve bunu başarmış ülkelere de yüksek aşılama oranlarını sürdürme çağrısında bulunuyorum' acil çağrısında bulundu.
 

Kızamık salgını tehdidi yok


İzmir'de özellikle il sağlık müdürlüğünün aşılamadaki sorumluluğunu yerine getirdiğini söyleyen İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Fehmi Akçiçek, 'İzmir'de özellikle il sağlık müdürlüğü aşılamadaki sorumluluğunu yerine getiriyor. Özellikle bu konuda müdürlük son derece titiz davranıyor. Zaten olağan dışı bir duruma karşı İzmir'in ve Ege Bölgesi'nin de aşı stokları yeterli. Bunların hepsi de belli bir programa göre yürüyor. Zaten kızamık aşısının yapılması da ülkemizde zorunlu. Gerek Türkiye'de gerekse İzmir'de şu an için böyle bir tehlike yok. Ancak göç hareketlerinde çok ciddi bir hızlılık yaşanırsa belki bir ihtimal böyle bir sorunla karşı karşıya kalınabilir. Ancak böyle bir sorunla mücadele edebilecek yeterli aşı stoku da var.
 

Seyahat öncesi gerekli kontrolleri yaptırın


Akçiçek, özellikle Almanya, İtalya, Romanya ve Yunanistan olmak üzere Avrupa'ya gideceklere şu uyarılarda bulundu: Aslında dünyanın herhangi bir ülkesine gidecek olan vatandaşlarımızın aşılarının tamam olmasına özen göstermesi gerekiyor. Bu sadece kızamık için de geçerli değil. Hepatit ya da diğer hastalıklar içinde aşılarının tamam olması gerekiyor. Bu konuya çok dikkat edilmeli. Burada sağlık kuruluşlarının yanı sıra bireylerin de bilinçli davranması gerekiyor. Kızamık konusunda ise zaten ülkemizin genelinde yeni doğan bebeklerden başlayarak bu aşı yapılıyor. Bu konuda ülkemizde kızamık aşısı olan herkes görülebilir. Ülkemiz bu verilere sahip. Ancak bu hastalıklar özellikle bağışıklık sistemi güçsüz olanları tehdit ediyor. Organ nakli yapılanlar, düzenli rahatsızlıkları gereği ilaç kullananlar ve yaşlıların özellikle yurtdışına çıkarken bu konuya ayrıca önem göstermesi zorunludur. Başka nedenle bağışıklık sistemleri baskılanan hastaların da yurtdışına çıkmadan önce bulaşıcı hastalıklar hekimlerine başvurup, kanarlındaki antikorların yeterli seviyede olup olmadığını araştırmalarını tavsiye ediyorum.


'İzmir'de hastalık tehdidi yok'


Suriyelilerden dolayı İzmir'in ve Türkiye'nin de tehdit altında olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu belirten Akçiçek, 'Ülkemizde olağanüstü bir göç hareketliliği yaşanmadıkça herhangi bir kızamık tehlikesi yok. Doğal hareketliliğin ötesinde yaşanacak olağanüstü bir hareketlilik dışında ülkemizde ciddi boyutlarda bir salgın tehlikesi yaşanacağını da düşünmüyorum. İzmirliler ve İzmir'de misafir olan 120 bin Suriyeli de il sağlık müdürlüğü tarafından takip ediliyor ve aşıları yapılıyor. Bu noktada herhangi bir sorun olmadığı gibi şehrimizi bekleyen salgın tehdidi de bulunmuyor' dedi. n Ali Budak
 

Suriyelilerin yaşam alanları iyileştirilmeli


Özellikle Suriyeli mültecilerin Türkiye'ye göçleri sırasında gerekli sağlık hizmetlerini alamadıkları ve ülkede ciddi tehdit oluşturabilecek bulaşıcı hastalıklara yol açabileceğini ve bunu önlemek adına Sağlık Bakanlığı'nın gerekli tedbirleri almadığı iddialarını sorduğumuz Akçiçek, '3 hafta önce İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, üniversiteler ve İzmir Tabip Odası olarak bir araya geldik ve karşılıklı bilgi alışverişinde bulunduk. Valiliğin açıklamasına göre İzmir'de yaşayan Suriyeli misafirlerimizin sayısı 120 bin civarında. Ancak bu misafirlerimizin gerekli aşılama işlemleri ve sağlık taramaları da düzenli olarak yapılıyor. Zaten yapılanlar da kayıt altına alınıyor. Olası sağlık sorunlarının önüne geçmek için sağlık il müdürlüğümüz elinden geleni yapıyor. İzmir'de şu an yayılan ya da çok sık rastlanan herhangi bir hastalık yok. Ancak bütün bu çalışmalara rağmen çok az da olsa bazı hastalıklara rastlayabiliyoruz. Hekim arkadaşlarımız, araştırmaları ve kendilerine gelen vakalar sonrasında özellikle Suriyeli misafirlerimizin getirebileceği belirtilen 'Şark Çıbanı', 'Sıtma' gibi hastalıkların tespit edildiğini de biliyoruz. Bunlar için de gerekli çalışmalar anında yapıldı ve ortada herhangi bir hastalık tehlikesi yok. Ancak özellikle İzmir'de yaşayan Suriyeli misafirlerimizin yaşadığı evler sağlık açısından tehlike arz ediyor. Çünkü hem tehlikeli hem de eski binaların olduğu mahallelerde ciddi bir altyapı sorunu var. Bu duruma çözüm geliştirilmesi gerekiyor. Çünkü buralar, sağlık açısından ciddi sorunlar doğurabilecek alanlar' diye konuştu.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.