Organ bağışının lideri son 5 yıldır İzmir!

Organ nakillerinin büyük kısmının canlı vericiden karşılandığı Türkiye'de, son yıllarda yapılan çalışmalar sayesinde bağışçı sayısı 20 ilin nüfusunu geride bırakarak 283 bin 694'e ulaştı. En çok organ bağışı yapan il ise 5 yıldır İzmir

Organ bağışının lideri son 5 yıldır İzmir!
23 Ağustos 2017 Çarşamba 11:19

Sağlık Bakanlığı'ndan alınan bilgilere göre, son 4 yıl içindeki tanıtımlar, bilinçlendirme çalışmaları ve kampanyalar neticesinde Türkiye genelindeki organ bağışçı sayısı, Kırıkkale, Hakkari, Bingöl, Yalova, Erzincan, Sinop, Kırşehir gibi 20 ilin nüfusunu aşarak 283 bin 694 kişi oldu.

Organ bağışında İzmir'in 5 yıldır liderliği devam ederken, bu kentte 41 bin 211 kişi organ bağışında bulundu.

İstanbul 33 bin 593, Manisa 18 bin 510, Kocaeli 16 bin 643, Muğla 14 bin 416 bağışçı ile en fazla bağış yapan diğer iller oldu.

Organ bağışının en az olduğu il ise 34 kişi ile Bayburt oldu. Iğdır'da 81, Hakkari'de 131, Bitlis'te 162, Kilis'te ise 196 kişi organ bağışlamak için merkezlere başvurdu.


"Ege illerinde 3 bin 361 hasta organ bekliyor"

İzmir İl Sağlık Müdürü Bediha Salnur yaptığı açıklamada, organ bağışı konusunda İzmir halkının çok duyarlı olduğunu ama toplumda organ nakline ihtiyacın her geçen gün arttığını söyledi.

Türkiye'de bu kadar bağışa rağmen 28 bin hastanın hala organ nakli beklediğini belirten Salnur, "İzmir, Aydın, Denizli, Manisa, Uşak ve Muğla illerinin içinde bulunduğu İzmir Bölge Koordinasyon Merkezi'nde 2 bin 300 kişi böbrek, 200 kişi kalp, 55 kişi karaciğer, 5 kişi ince bağırsak, bir kişi akciğer, 800 kişi kornea nakli bekliyor." diye konuştu.

Salnur, Türkiye genelinde 2017 yılının yedi ayında 2 bin 910 organ naklinin yapıldığını, Ege kentlerinde ise bu rakamın 386 olduğunu aktardı.

Organ nakillerinin Avrupa'da daha çok kadavralardan yapıldığını anlatan Salnur, şöyle konuştu:

"Türkiye, canlıdan organ bağışının daha fazla yapıldığı bir ülke ancak bizim istediğimiz, toprak olacak kadavralardan organ bağışı. Bir anne çocuğunun ihtiyacı olduğu için böbrek ve karaciğer bağışında bulunuyor ama bizim istediğimiz bu değil. Beyin ölümü gerçekleşmiş artık hayata dönüşü olmayan kadavralardan organ bağışı olmasını bekliyoruz. Türkiye genelinde 10 beyin ölümü tanısı koyulan hastalardan ailesinin oluruyla iki hastanın organları bağışlanırken bu rakam İzmir'de 8'i buluyor."


"Herkes organlarını bağışlamalı"

Organ bağışı konusunda İzmir genelinde seferberlik ilan ettiklerini kaydeden Salnur, sözlerini şöyle tamamladı:

"Organ bağışı konusunda toplumda yanlış bilgilerin olduğunu fark ettik. Ölmeden organların alınabileceği bunun sakıncası olmadığı konusunda müftülüğümüzle iş birliğine gittik. Cuma vaazlarında, ramazan ayında, teravih namazları öncesi, hutbelerde görevli imamlarımız vatandaşlara bunun dinen bir sakıncası olmadığını anlattılar. Hocalarımızdan bağışlar aldık. Milli Eğitim Müdürlüğü ile çalışmalar yaptık. Okullarda rehber hocaların, ailelerin, belli yaş üstü çocukların organ bağışı konusunda bilgilendirilmesini sağladık. İlçelerde kaymakamlar ve muhtarlarla toplantılar yaptık. Organ bağışının önemini insanlar kendi yakınlarından birinin hastalanması durumunda daha iyi anlıyor. Bu duruma gelmeden önce tüm insanlar organ bekleyen hastalar için bağışta bulunmalı."


Kaynak: AA
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mehmet ercan erarslan - 8 ay önce
Kalbi atan, solunumu devam eden bir kişiyi beyin ölümü gerçekleşti diye götürüp gömebiliyor muyuz.Tabi ki hayır. Peki bu durumdaki kişinin beyin ölümü gerçekleşti diye organlarını almanın hükmü nice ola ki. Dinen bir insanın ölümü ne demek ruhun bedenden çıkmış olması demektir.Beyin ölümü gerçekleşen fakat kalbi halen atan ve solunumu devam edenin ruhu daha henüz bedendedir.Halbuki bu olmadan kalp çalışmaya devam ederken vücut organları çalışmaya devam ederken BEYİN ÖLÜMÜ gerçekleşti doktor raporu kanaati ile kişinin organları kendisi daha ruhu bedende iken organı alınıyor. Çünkü ruh bedende olmasa yani dinen ölse solunum ve kalbi durmuş olsa organ işe yaramıyor.Görüldüğü gibi organ nakli neresinden bakarsanız bakın bir muamma.Beyin ölümü gerçekleşti denilip aylar ve seneler sonra tekrar normale dönen insanlar mevcuttur.Bazı Avrupalı doktorların "beyin ölümünün bir safsata olduğuna ilişkin makaleleri bile mevcut.Hukuken ölümle,tıbben ölüm ve fıkhen ölüm birbirinden çok farklıdır.