E-GAZETE
RÖPORTAJLAR

Tek gündemim 'referandum'

29 Temmuz 2010, 12:27
Halide Dinler
“Deniz Baykal’ın benimle çalışmak istememesi
 kararına nasıl uyduysam, herkes genel başkanın iradesine uyacak” diyerek Ekrem Bulgun’un istifasını yorumlayan CHP İzmir İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu, MYK tarafından Buca Belediyesi’nde yapılacak olan inceleme için ise “Buca, benim gündemimde  yok. Tek gümdemim referandum” dedi


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, İzmir’de Deniz Baykal’ın isteğiyle il başkanı seçilen Ekrem Bulgun ile çalışmak istememesi üzerine, istifa eden Bulgun’un yerine atanan Rıfat Nalbantoğlu, göreve geliş sürecini ve İzmir’deki referandum çalışmalarını değerlendirdi.

“Deniz Baykal’ın benimle çalışmak istememesi kararına nasıl uyduysam, herkes genel başkanın iradesine uyacak” diyerek Ekrem Bulgun’un istifasını yorumlayan Nalbantoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’yla beraber genel merkez ile il yönetiminin birbiriyle uyum sağlayamadığını söyledi. Deniz Baykal’ın isteğiyle 27 Şubat 2010 tarihinde yapılan il kongresinde adaylıktan çekildiğini ifade eden Nalbantoğlu, “İki dönemdir parti meclisi üyeliği görevimden istifa ederek, genel merkez tarafından il başkanlığına atandım. Sanıyorum, iki dönem üst üste parti meclisinden istifa ederek il başkanlığı görevine atanan başka bir partili yoktur. İl kongresi sürecinde yoğun bir dönem yaşadık. O dönemki genel başkanımız Deniz Baykal’ın inisiyatifiyle aday olmadım ben. Bu genel başkanımızın iradesiydi. Her partilinin uyması gerektiği gibi genel başkanın çağrısına katılsak da, katılmasak da biz de uyduk. Herkes genel başkanın iradesine uyacak. Bu böyledir. Bu, ben onu istiyorum, bunu istiyorum meselesi değildir. Kongreler tamamlandıktan sonra İzmir İl Örgütü ile ilçe yönetimlerinin iradeleri örtüşemedi. Örtüşmesi lazımdı, bu iradenin bir kaşlığının olması lazımdı, bu yoktu. Genel merkezle de örtüşmesi lazımdı, bu da olmadı. Arkadaşlarımızda bunu görmüş olacaklar ki zaten istifa ettiler. Siyasi partilerde bu tip şeyler olur, buralar bizim babalarımızın yerleri değil, buralar görev yapma yerleri. Bugün bu görevi biz yaparız yarın bir başkası yapar. Biz bunları bir tarafa bıraktık zor işlere, zor görevlere bakacağız “ dedi.
Buca benim gündemimde yok

Buca Belediyesi ile ilgili genel merkeze yapılan şikayetlerin artması üzerine, CHP Merkez Yürütme Kurulu tarafından oluşturulan 3 kişilik bir komisyonun Buca’da inceleme başlatacak olmasını ise “Buca Belediyesi benim gündemimde yok” şeklinde yorumlayan Nalbantoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “MYK, bazı konuların kesinlik kazanması nedeniyle bir çalışma başlattı. Neyin, nasıl çözülmesi konusunda MYK, bir inceleme yapacak. Bu konu bizim dışımızda. Bizle ilgili bir konu değil. Benim gündemimde yok.”
Kendisinin tek gündeminin referandum olduğunu belirten Nalbantoğlu, 5 Ağustos 2010 tarihinde 301 kişinin katılımıyla yapılacak olan ‘İl Danışma Meclisi’ toplantısına odaklandığını vurguladı. İl danışma meclisinin İzmir’deki en üst karar alma organlarından biri olduğunu ve bu toplantıda görüşülecek tek konunun ‘referandum’ olacağının altını çizen Nalbantoğlu, “Geçen seneye kadar 6 yıldır il danışma meclisi toplantısı, İzmir’de yapılamıyordu. Bu sene 6 yıl aradan sonra ikinci kez tekrar toplayacağız. Gündemimizdeki tek madde referandum olacak. İkinci bir gündem maddemiz yok. İzmir il kongresinden sonra, il danışma meclisi bir alt karar organıdır. Dolayısıyla tüzüğümüzün öngördüğü bütün arkadaşlarımızı bu toplantıda bir araya getireceğiz” diye konuştu.

Hedef belli, hayır!
Toplantıda, genel merkezin belirlediği hedefler ve gösterdiği yol doğrultusunda referandum süreciyle ilgili İzmir İl Örgütü’nün neler yapabileceği konusu üzerinde durulacağını kaydeden Nalbantoğlu, şunları söyledi: “Bu referandum meselesi Türkiye’nin gerçek gündemiyle uyuşmuyor. Genel seçimlerden önce AKP’ye yapılacak son büyük uyarı olduğunun altını çizerek, İzmirlilerin duyarlılığını bir kez daha hatırlatmak konusunda çalışacağız. Toplantıda, İzmir’de genel merkezin önümüze koyduğu hedefleri nasıl somut hale getirebiliriz, onu konuşacağız. Hedef belli, hayır! Bu hedefe sahip çıkıyoruz. Bu konu siyasi bir tavır olduğu için CHP tarafından büyütülmüyor, gerçekten önemli olduğu için büyütülüyor. Bugün AKP’nin demokratikleşme diye ortaya koyduğu şeylerin tamamı, külliyen yalan. Bu referandumda, anayasa değişikliğinde 12 Eylül’ün etkilerini ortadan kaldıracak bir tane bile madde yok. 12 Eylül’ün gerçek mağdurları bu işe direkt olarak karşı çıkıyorlar. Türkiye’nin gündeminde işsizlik var. Türkiye’nin gündeminde yoksulluk var, yolsuzluk var, ekonomik dar boğaz var. Bu anayasa değişikliğinde, bunlara çözüm sunacak hiçbir şey yok. Bu anayasa değişikliğinde Anayasa Mahkemesi’nin, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısıyla oynamak, yeniden dizayn etmek var. Türk halkının, İzmirlilerin bunu yutmayacağına inanıyorum.”

İzmir’den 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak referandum oylamasında büyük oranda ‘hayır’ cevabının çıkacağına inandığını belirten Nalbantoğlu, bu süreçte alınan kararların uygulanmasında ilçe belediye başkanlarına da büyük görevlerin düştüğünü ve kendilerine düşen sorumlulukları yerine getirmek zorunda olduklarını söyledi.

Yükleniyor...

YAZARIN DİĞER KÖŞE YAZILARI