Siber zorbalık hayat karartıyor

Uzman Klinik Psikolog Efsun Tatar, son zamanlarda artış gösteren 'siber zorbalık' ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Siber zorbalık hayat karartıyor
24 Aralık 2018 Pazartesi 14:55

Siber zorbalığın teknolojik kaynakları kullanarak bir kişiye zarar verme olayı olduğunu anlatan Tatar, "Karşı tarafı küçük düşürme, ifşa etme, utandırma, alay etme, hakaret etme gibi olaylar internet üzerinden yapılıyorsa buna siber zorbalık diyoruz" dedi. Tatar, siber zorbalığın son dönemde Türkiye'de de görülmeye başlandığını, en fazla siber zorbalık yapan yaş grubunun ergen çocuklar olduğunu kaydetti. Ergen yaştaki çocuklarda bu olayın gittikçe arttığını ifade eden Tatar, "Bunu çok eğlenceli buluyorlar. Zorbalığın her çeşidine maruz kalmak kötü bir şey; ancak siber zorbalıkta güvenlikle ilgili tehlikeler de olabiliyor. Yani kişinin özel bir şeyi ifşa edilebiliyor ve bunu herkes görebiliyor" diye konuştu.

Şiddet meşrulaşıyor

Siber zorbalığın 3 farklı grup açısından sonuçları olduğunu vurgulayan Tatar "Birincisi zorbalığı yapan bakımından çeşitli sonuçları var. Burada şiddet meşrulaşmaya başlıyor. Yani zorba anonim kalabiliyor. Örneğin bir çocuk okulda zorbalık yaptığı zaman bu zorbalığın kim tarafından yapıldığı açık şekilde belli. Ama siber zorbalıkta anonim kalma şansı var. Belli bir noktadan sonra iş adli süreçlere gidiyor ve bu kişinin kim olduğu ancak öyle ortaya çıkabiliyor. Ama adliyeye gidilmediği zaman bu zorbalık devam edebiliyor. Zorba da zamanla bundan haz almaya başlıyor ve zamanla diğer zorbalık çeşitlerine dönüşebiliyor. Onun dışında herhangi bir şekilde de ceza almaması bu kişide sonsuz bir güç hissi yaratabiliyor. Ergen yaştaki çocuklar ve gençler arasında da biten ilişkilerin sonrasında bu tür şeyler yapılabiliyor. Zorba, burada sonsuz güç hissiyle karşı tarafın gerçekten canının yanmasına sebep olup çok zarar verebilecek şeyler yapabiliyor" dedi. Tatar, siber zorbalığa tanık olan kişiler açısından ise şiddetin meşrulaşabildiğini ifade ederek "Yani birisinin birisine zorbalık yaptığına tanık oluyorlar ve bunun sonucunda bir şey olmuyor. Bu his onlara zamanla iyi gelebiliyor. Ayrıca bu durumda güçlünün yanında da olmak isteyebilirler. Ya da kendisi de zorbalığa uğramamak için kişiyi durdurmak yerine tam tersine zorbanın yanında olmak isteyebiliyor" diye konuştu.

Destek alınmalı

Bu sorunlarını yaşayan kişilerin zamanla kendine zarar verme boyutuna geldiklerini de vurgulayan Tatar, "Bu süreç kendi hayatından vazgeçmeye kadar gidebiliyor. Böyle bir olay yaşanmadan da bu konuda da çocuklara okullarda bilgi verilmesi gerekiyor. Çünkü bu tür vakaların yüzde 90'ı susmayı tercih ediyorlar. Çocuğun ya da ergenin siber zorbalık yüzünden tüm kimliği yerle bir olabiliyor" sözlerini sarf etti.

Sosyal sorunlar

Siber zorbalığın hem zorbalık yapanı hem zorbalığa maruz kalanı hem de buna tanık olanları etkileğidini; ama en çok zorbalığa maruz kalanı etkilediğini söyleyen Tatar, şöyle devam etti:
Ergen ya da genç yaşta siber zorbalığa maruz kalıp bunu da ailelerine açıklayamayan çocuklar ileride adalet duygularını yitirmiş oluyor. Çocuk burada hak etmediği bir şeye maruz kaldığı için hakkını aramayı zamanla bırakıyor. Burada sadece ifşa edilmek korkusunun yanı sıra hakaret edildiği için özgüveni de düşüyor. Dış görünüşüyle ilgili bir zorbalık yapıldıysa bedeniyle ilgili olarak kendisini suçlamaya başlayacak ve tüm algısı bu yönde değişecek ve hayatının sonuna kadar belki de kendisinin çirkin birisi olduğunu düşünebilecek. Çocuk ailesine de bildirmeye korkuyorsa bu sorunlar maalesef ileriki hayatını da çok olumsuz etkileyecektir. Ancak çocuğun burada yaşayacağı sıkıntılar sadece psikolojik değil. Bunun sosyal kısmı da var. Çocuk zamanla kendi içine çekilmeye başlayıp yalnızlaşıyor. Çünkü hem özgüveni düştüğü için yalnızlaşıyor hem de bu olayın tanıkları olduğu için bu yüzden de yalnızlaşıyor. Akademik başarıları da gitgide zayıflıyor.


Etiketler; #siber zorbalık
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.