Utanma yok!


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

13 Eylül 2017, 08:50

Meğer çekicilerden ne kadar çok şikâyetçi varmış...
Hatta dert yananlardan 'fotoğraf çektik!' diyerek göndermek isteyenler bile çıktı. Bunlardan biri de Kütahya Gediz'den Turgut Uluhan, 'Bunlara hesap soracak yok mu? Yasalarda onlara özel bir hak verilmiyor. Bunlar gücünü kimden alıyorlar?' diyor...
Aslında daha çok şey söylüyorlar da, suç olacağı için bu kısımları atlıyorum. Nasıl televizyonlarda, özellikle canlı yayınlarda 'Bip' sesi duyuyorsak, onun gibi bir şey!
Bugün daha da önemli bir konu var. Hepimizin sağlığını ilgilendiriyor. Eczanelerde ilaç yok!
Ne yapıyor eczacılar, 'İki saat sonra gel, ilacın hazır!'
Neden?
Çünkü parayı ilaca bağlayamıyorlar, yoksa sermayeyi kediye yüklerler. Ecza depolarını arayıp, ilacı kurye ile getirtiyorlar.
Böylesi zincirin halkasını bozmuyor. Çünkü batma, kaçma ya da fiyat dalgalanmalarından etkilenme azalıyor. Asıl sorun bu değil!
Örneğin Ege Üniversitesi, ya da Dokuz Eylül Üniversiteleri hastanelerine gidip muayene olun. Hekimler ilaçlarını yazsınlar...
Hastanelerin karşılarında eczaneler var. Sırasıyla soruyorsunuz, bazı ilaçlar yok!
Onda, yanındakinde, daha da yakınındakilere bakın hep sorun aynı. Reçeteyi geriye veriyorlar. Bu ne demek?
'Depoda da yok!' demek...
Bilgisayar görevini yerine getiremeyince, yani ilk anda bir şekilde istediğiniz site çıkmayınca, o bile 'Söylemekten utanıyoruz ama!' diye bir yazı görüyorsunuz. O bile utanıyor, ama bizim yetkililer de bu konularda hiç utanma yok!
Eski yıllarda normal bir şekilde davranmayana  'Yüzsüzün teki!' derdik. Şimdi bazılarının yüzüne tükürseniz bile 'Yarabbi Şükür!' diyorlar. Sanki yağmur yağıyor gibi davranıyorlar. Bu konuda daha fazla konuşmak istemiyorum. Her Türk vatandaşı gibi halimize şükrediyor, 'Bugünleri aramayalım!' diye dua ediyorum.

Racon kesenler
 
İşin aslını bilmiyorum. Ama şiddete kesinlikle karşıyım. Eski yıllarda 'Ölen mi haklı, öldüren mi?' derlerdi. Yani, bazen öldürülenin bile haklı olduğunu, haksız bir şekilde yaşamını yitirdiğini ima ederlerdi. Bizde ölenin arkasından konuşulmaz...
Ama şiddetin her türlüsüne hele silah ya da kesici aletle olanı kabul etmemiz mümkün değil. Mafia bozuntuları, kendilerine göre 'racon' kesiyorlar. Hani bu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyaseten söz ettiği 'racon kesme' değil...
Bunlar ne bileyim kalçadan bıçaklıyorlarsa, kesilen cezanın anlamı bir başkadır. Ne bileyim; baldırdan, yeni belden aşağı tabancayla vuruyorlarsa yine bir anlamı vardır. Tabii ki bunu yapan da yaptıranlar da bellidir. Polis, daha doğrusu cinayet masası veya asayiş ekipleri hepsinin manasını ve nedenini bilir. Bizim polis ve adliye muhabirleri de bu konuda uzmanlaşmışlardır. Eski Polis Muhabirleri Nuri Bilim, Mümin Sertbaş, Sermet Öge şu anda aklıma gelen isimler...

Hayret bir şey!

Sürekli açıklamalar yapılıyor, 'Sağlıkta şiddeti kınıyoruz!' diye...
Dün de bu konuda bir açıklama geldi. 8 Eylül Cuma günü saat 14.00' da, Özel Ege Şehir Hastanesi doktorlarından Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Erhan Sesli, hastanedeki odasında, hasta olarak gelen 2 kişi tarafından silahlı saldırıya uğradı. Büyük bir fedakarlıkla vatandaşımıza hizmet vermeye çalışan, sağlık çalışanlarının uğradıkları şiddeti kabullenmek mümkün değil. Hastane doktorlarımızdan Prof. Dr. Erhan Sesli'ye yapılan saldırı, Özel Ege Şehir Hastanesi olarak bizleri derinden yaralamıştır. Bu vahşice saldırıyı kınıyor, yapanların en ağır cezayı almalarını istiyoruz.' deniliyor.
Açıklamada imzası olan; Özel Ege Şehir Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Volkan Ertuğrul...
Bir hastanın birden silahını çekerek doktoru hem de özel bir hastanede vurmasını düşünmek bile istemiyorum. Saldırı sonrasında sağ kasık altından vurulan Prof. Dr. Erhan sesli, acil ameliyata alınmış, operasyonu başarılı bir şekilde tamamlanmış. Herhangi bir kemik, damar yaralanması olmadığı da açıklandı. Anladığım kadarıyla, yani bu açıklamalara göre bu işi yapanlar, yani silahı kullananlar da oldukçu profesyonel. Herhalde polis işin sağlık mı, alacak verecek mi, ya da başka bir nedenle mi olduğunu hemen ortaya çıkarır. Ama biz de ne olursa olsun bu işi yapanların en ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyoruz. Özellikle hasta olarak, şifa bulmaya gelenin böyle bir davranışta bulunması kabul edilemez.

Başhekimin söyledikleri

Bu arada Başhekim Uzm. Dr. Volkan Ertuğrul aklımızda soru bırakmayacak şekilde şu açıklamayı yapıyor:
'8 Eylül Cuma sabahı saldırgan arkadaşıyla beraber hastaneye tekrar geldi. Doktorun ameliyatta olduğunu bildiği halde beklemeye başladı. Saat 14.00 sıralarında saldırgan ani bir şekilde odaya girerek Prof. Dr. Erhan Sesli'ye muayene olmak istediğini ama yeterli ödemeyi yapacak gücünün olmadığını ifade etti. Bunun üzerine Prof. Dr. Erhan Sesli, saldırgana yardımcı olarak şikâyetini sordu. Bel ağrısı olduğunu anlatan şahıs 'ağrılarım arttı' dedi.
Muayenesi gerçekleştirilen ve önerilerde bulunulan hastaya, Prof. Dr. Sesli, el hareketleri yardımıyla yapması gereken hareketleri gösterdi. Bunun üzerine saldırgan Prof. Dr. Sesli'ye, "el kol hareketleri yapma, günlerdir buradayım bana yardımcı olmuyorsunuz?' dedi ve silahını çıkartarak bir el ateş etti. Hastaneden kaçmaya çalışırken biri hastane özel güvenlik görevlisi, diğeri de polis tarafından yakalandı. Maalesef sağlıkçılarımızın hali böyle işte...
Hastaların durumu da ortada....
Eczanelerin durumunu ise az önce anlattım...

İçim cız etti...

Önceki gün inşaat için birbirinden güzel iki incir ağacı ile bir portakal ağacının dibinden kesildiğine öğrenince 'Beynimden vurulmuşa' döndüm. Hiç kimse için kötü düşünmem ama haberi alınca koşarak gittim ve 'Projede yok!' diyen ve mimar olduğunu söyleyen kişiye 'Bu eski ağaçları kim kestiyse ve kestirdiyse elleri kırılsın' diyerek beddua ettim. Sonra da bu yetkiliye, 'Ağaç kesmenin cezasını siz bilmiyor musunuz?' diye sordum....
Elim ayağım titrerken TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi'nden adıma şu mektup geldi...
Bir kısmını sizinle paylaşmak istiyorum..

İşin aslı

Büyükşehir Belediyesi ve ODTÜ yönetiminin, Bilkent Entegre Sağlık Kampüsü'ne hizmet etmesi amacıyla yapılacağı söylenen yollar konusunda bir protokol imzalanarak anlaştıkları 8 Eylül 2017 tarihinde kamu ile paylaşılmıştır. Bunun üzerine tam bir gün sonra 9 Eylül gecesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne ait iş makineleri ve polisin TOMA desteği ile ODTÜ arazisine girilmiş, İncek Bulvarı ile Ankara Bulvarını birbirine bağlayacak yolun ODTÜ arazisi içerisinde kalan kısmında yol gövdesi açılarak ormanlık alanda büyük tahribat yaratılmıştır.

Aklımıza takılanlar

Öncelikle, hem sağlık hizmeti hem kentsel hizmet alanı olarak hem de ekonomik altyapısı sebebi ile ciddi problemleri ardından getirecek olan ve bu kapsamda birçok mercide tartışılan, yap-işlet-devret modeli ile gerçekleştirilmesi planlanan Şehir Hastaneleri projesi için planlanan bu yollar için açılmış davaların devam ettiğini belirtmek isteriz. Son süreçte ise ilgili planda ODTÜ alanını içeren kararlar kapsamında, ODTÜ Rektörü tünel yola ilişkin kendi istekleri doğrultusunda Belediye ile mutabakata vardıklarını ve İncek Bulvarı ile Ankara Bulvarını birbirine bağlayacak kuzey-güney hattının genişliğinin ise 50 metreden 38 metreye düşürüldüğünü açıklamasında duyurmuştur.

Oldu bitti...
 
9 Eylül gecesi gerçekleştirilen tahribat, planda 50 metre genişliğinde önerilen, protokol kapsamında ise 38 metre olacak şekilde anlaşılmaya varılan yol alanını kapsamaktadır. Fakat Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek'in Twitter'dan paylaştığı görsellerde, yol gövdesi için açılan alanın 38 metreden çok daha geniş olduğu (yaklaşık 90-100 metre olduğu) anlaşılmaktadır.

Üsküdar'ı da geçtiler

İlgili yollar özelinde belirtilen problemlerin, detaylı bir teknik çalışma ve direk muhatabı olan bütüncül bir planlama anlayışı ile çözülmesi yerine Valilik, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ODTÜ Yönetimi işbirliği ile imzalanan protokol ile olası problemler görmezden gelinmiştir. Bu işbirliğinden sadece bir gün sonra Ankara Büyükşehir Belediyesi araziye girerek yol gövdesini oluşturmuştur. Gelinen bu hazin noktada aklımızda bazı sorular bulunmaktadır;
Yeni yol genişliğine göre teknik çalışma ve yeni bir imar planı neden yapılmamıştır?
Ankara Büyükşehir Belediyesi bu kadar kısa sürede nasıl yeni bir yol projesi yapmıştır?
Yol projesi ne zaman araziye aplike edilmiştir, bu aplikasyon işlemi ODTÜ tarafından kontrol edilmiş midir?
38 metre olan yol için neden yaklaşık 100 metre genişliğinde bir gövde açılmıştır? Bu tahribatın denetimi kimler tarafından yapılacaktır?
Bu işbirliğin sonucu olan doğal tahribat neden bir gece yarısı operasyonu olarak yapılmıştır?
 
İçimiz yine cız ediyor...
 
ODTÜ Ormanı şu anda Ankara'nın en büyük ve en önemli yeşil alan arzını sağlayan alandır. Böylesine önemli bir değer söz konusuyken öncelikli olarak bu alanın korunması, özellikleri ile geliştirilmesi ve alan için son derece titiz çalışmalar yürütülmesi gerekmektedir. Buna rağmen Ankara Büyükşehir Belediyesi bu alanı da Ankara'nın en önemli değerlerinden biri olan AOÇ arazisi gibi tahribata açık boş arazi olarak görmektedir. Melih Gökçek yaklaşık çeyrek asırlık Belediye Başkanlığı döneminde bir metrekarelik dahi bir kent ormanı yaratamamışken Ankara'nın yaratılmış değerlerini yağmalamakta beis görmemektedir. Bunu gerçekleştirirken imar kanununun öngördüğü ilgili idari süreçleri gerçekleştirmeden idari, teknik ve hukuki olarak problemli bir sürecin işletilmesinde hiçbir sıkıntı görmediği aşikârdır. Şimdilik bu kadar yeter herhalde...
Her fırsatta İzmir'e yüklenen İ.Melih Gökçek'in durumu da bu!

 
KURDELA

İzmir'in farkı
 

Kentimizin tarihi ve kültürel mirasını geleceğe taşımak, sahip olduğumuz değerlere dikkat çekmek amacıyla, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis toplantısını, 2 bin 300 yıllık antik Smyrna Agorası'nda gerçekleştirecek. Kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılan meclis yapısında Romalıların çok önemli kararlar aldığı bu özel mekan, bu kez İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi kararları ile kentin geleceğine damga vuracak. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak, bu toplantı ile tarihe saygı konusunda önemli bir farkındalık da yaratılacak. Toplantı; bu akşam 18.00'de Smyrna Agorası, İkiçeşmelik'te gerçekleştirilecek.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.