14 Şubat Sevgililer Günü denilince aklımıza ne geliyor? Bu günü sadece aşkla  ve romantizimle ilişkilendirmek ve sevgililikle sınırlandırmak doğru mu?  Türkçe’ye “Sevgililer Günü” olarak geçmiş olsa da aslında “Valentine’s Day” denilen bu gün, Amerika ve Avrupa’da birbirini seven insanların, arkadaşların, aile bireylerinin ve sevgililerin birbirlerine sevgilerini gösterme günü olarak kutlanıyor. Bu yazımda dünya genelinde sevginin günü olarak kutlanan ve birçok insanda tatlı bir heyecana yol açan 14 Şubat Sevgililer Günü’nün arka yüzünü ortaya koymayı amaçladım.  

‘‘Sevgililer Günü’’ ismi nasıl ortaya çıktı?

Farklı kaynaklarda St. Valentinus olarak adlandırılan  birden fazla kişi olduğu bildiriliyor. Antik Roma’da, II. Claudius zamanında yaşadığı iddia edilen iki farklı Aziz Valentinus’un hikayesi kaynaklarda yer alıyor. Hikayelerin birinde II.Claudius, evli askerlerin savaşta düşük performans gösterdiğini düşünerek genç erkeklere evliliği yasaklar. Aziz Valentinus, bu adaletsiz yasağı deler ve genç erkeklerin evliliklerini gizlice gerçekleştirmeye devam eder. Aşkın ve adaletin koruyucusu olan Aziz Valentinus, II. Claudius’un askerleri tarafından yakalanır ve ölümle cezalandırılır.
Aynı yüzyılda yaşadığı söylenen diğer Aziz Valentinus ise Roma hapishanelerinde işkence gören Hristiyanları kaçırdığı için hapise atılır ve hapisteyken gardiyanının kızına aşık olur. Ölüm cezasına  çarptırılmadan önce gardiyanın kızına bir aşk mektup yazar ve mektubunu “Senin Valentine’inden…” sözleriyle bitirir. O günden sonra, “valentine” sözcüğü İngilizcede “sevgili” anlamında kullanılır. 

Antik Roma’dan Günümüze Sevgililer Günü

Şubat ayınını  aşk ve bereketle ilişkilendirmenin kökeni çok eskilere dayanıyor. Antik Atina'da Ocak ortası ile Şubat ortası arasındaki zaman, Zeus ile Hera'nın kutsal evliliğine odaklanan Gamelion ayıydı. Sevgililer Günü, diğer adıyla Valentine’s Day kökenini Lupercalia isimli bir pagan festivalinden alıyor. Bu festival her yıl 15 Şubat’ta cinsellik, doğurganlık ve şiddet temaları çerçevesinde düzenleniyordu. Lupercalia festivali, erkek keçilerin ve köpeklerin Romalı rahipler tarafından kurban edilişi ile başlıyordu. Kurban edilen hayvanların kanı, soyunan rahiplerin alınlarına sürülüyordu ve daha sonra süte batırılmış bir yün ile kanları siliyorlardı. Bu ritüel tamamlanınca ziyafet veriliyordu ve rahipler kurban edilen hayvanların derilerinden kırbaçlar yapıyordu. Rahipler, bu kırbaçlarla kadınlara vuruyordu. Kurban edilen hayvanların derisinden yapılan kırbaçla kadınlara vurmanın birden fazla çocuk doğurmaya sebep olacağına inanılıyordu. Bunun önemli olduğunu düşünen bazı kadınlar, rahiplerin kendilerini kırbaçlamasına ses çıkarmıyor ve daha doğurgan olacaklarına inanarak mutlu oluyorken, bazıları ise maruz kaldıkları şiddetten büyük bir üzüntü, rahatsızlık ve aşağılanma hissediyordu.

Hristiyanlığın yükselişe geçtiği ilk yıllarda Lupercalia festivali kutlanmaya devam edildiyse de, Papa Gelasius döneminde 15 Şubat Lupercalia kutlamaları, 14 Şubat Sevgililer Günü ile değiştirildi. Şiddet ve doğurganlık temalarından uzaklaşıldı ve yalnızca sevgi ile ilişkilendirilen bir gün olarak kutlanmaya başlandı.

Sevgililer Günü Nasıl Dünyaya Yayıldı?

Sevgililer Günü, İngiliz edebiyatı sayesinde bugünkü ünününe kavuştu. Orta Çağ süresince, 14 Şubat tarihi kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı olarak kabul ediliyordu. Ünlü İngiliz şair Geoffrey Chaucer, “Kuşlar Meclisi” isimli şiirinde aşık olmanın, sevgili olmanın günü olarak 14 Şubat’a dikkat çekti ve tarihteki ilk Sevgililer Günü yazınını oluşturmuş oldu. Daha sonra  Shakespeare  ve Donne gibi İngiliz edebiyatının önde gelen  diğer isimleri de eserlerinde “St. Valentine’s Day”den bahsederek Sevgililer Günü’nün popüler hale gelmesinde rol oynadı. Daha sonraki süreçte, özellikle 19. yüzyılda kartpostallarla başlayan sevgililer günü kutlamaları, önce çikolatalarla, ardından türlü türlü hediyelerle her geçen yıl biraz daha büyüdü ve Sevgililer Günü için çeşitli hediyeler alınması gelenek haline geldi. Böylelikle, Sevgililer Günü endüstrisi ortaya çıkmış oldu. 21. yüzyıla gelindiğinde ise tüketim çılgınlığı ve kapitalizmin tüm dünyaya hakim olması nedeniyle,  Sevgililer Günü için alışveriş yapılması eleştirel bir boyut kazandı.  

Günümüzde Sevgililer Günü

14 Şubat günümüzde nasıl oldu da sevgiliye aşkını ifade eden masum kartlar göndermekten küresel bir alışveriş çılgınlığına dönüştü? Şubat ayının ilk günlerinden itibaren her yerde sevgililer günü reklamlarıyla karşılaşıyoruz. Özellikle sosyal medya kullanımının her geçen gün  artmasıyla taraflardan gül ve çikolatadan çok daha fazlası beklenir oldu. Birçok kişi  için, sevgililer günü, hediyeler, özel yemekler, romantik tatiller ve süprizler içeren bir dizi beklentiyi ifade ediyor. Sevgililer gününe yeterince önem verilmemesi, ilişkiye ve sevgiliye karşı umursamazlık olarak algılanıyor ve bu beklentiler gerçekleşmediğinde hayal kırıklıkları da büyük oluyor. Ayrıca Sevgililer Günü reklamları; sevgi, aşk gibi insana ait yüce duyguların hediyenin büyüklüğüyle ölçüleceğine vurgu yaptığı için toplumsal yozlaşmayı da beraberinde getiriyor.

Kişiler sosyal medya hesaplarında paylaşım adı altında kendi kutlamalarınının mükemmelliğini  gösterme eğilimindedir. Sosyal medyada takip ettiğimiz kişilerin “harikulade bir sevgililer günü” geçirdiğini görmek; ne kadar tatmin edici olsa bile, kendi kutlama şeklimiz hakkında memnuniyetsiz olmamıza yol açıyor.

Sevgililer günü ile ilgili diğer  büyük bir sorun ise sevgimizi, sadece tek bir özel gün abartılı şekilde kutlamak, geri kalan günlerde ilişkimizi geliştirecek ve ileriye taşıyacak olan duygularımızı bastırmamıza yol açıyor. 

Gelin bu 14 Şubat’ta  sevdiklerinize sıkıca sarılın ve sevdiklerinizin gözbebeklerinde kendinizi görmeyi deneyin… İlk 14 Şubat Sevgililer Günü kutlamalarının masumiyetini ve içtenliğini  koruyun. Bir demet çiçek, birkaç parça çikolata, sevgi sözlerinden oluşan renkli kartlar, şiirler ve kitaplar ile sevgilinizin yanında olun.  Kapitalizmin körüklediği alışveriş çılgınlığını ve sosyal medya paylaşımlarınızı ardınızda bırakın. Sevginizi tek bir gün ile sınırlamak yerine, yıl boyunca sevdiklerinize ve ilişkinize gereken özeni gösterin…bazı günler ansızın yapacağınız jestlerle aşkınızı canlandırın. Sevgiyle kalın, aşkla kalın, hoşça kalın…